periyodik

Yeni hisler Doğuyor çocuklar gibi. Heyecan var adımlarımda bir gülen suratım var. Umutla bağlıyor sabahlar, öİlen oluyor sımsıcak güneğ tam tepeye çıor derken tek penceremden görüyorum koyulaşan gök yüzünü soluyor suratım ve yeni hisler Doğuyor karanlıkla beraber. Okyanuslar çalıyor umudumu, şüpheler bağlıyor derken anlamlar yok oluyor sonunda saflaşıyor acı derişiyor yüreğimde. Yeni hisler Doğuyor bir karanlıkla beraber, bu son olsun ümidi ile.

Bu iniş-çıkış günlük periyotlar kazanınca bir dur diyor içimde bir ben. Sen de kimsin diyorum kendi kendime sonra bağlıyorum kendimden birisiyle laf dalağına. Sonra tüm koca hatalarımı bağlıyor teker teker anlatmaya, o anlatıyor ben tekrar yaşıyorum sanki. Eski yaralar yıpratılıyor her sahnede, çatlıyor anılarımın derisi, dökülüyor yaprak yaprak cesaretle besledişim duvarlar, kırılıyor geçen zamanı bıraktığım eller, sesim tükeniyor haykırmaya. Dur diyorum yapma bunu bana, yeter artık anlatma, bak ölüyorum, yıpranıyorum hatırladıkça daha da eksiliyor benden birıeyler dur. Susuyor içimden birisi, o sustukça daha da ka?ın?yor yüreğimde iyileğen yara. Ah bir bilseniz, nasıl da ağlatıyor yürek yarası kolay kolay iyileğmiyor izler. Susuyor içimden birisi. Sanki ebediyen konuşmayacakmış gibi.

Açıyorum gözlerimi bir filme. Öylesine iyileğiyorum ki bu yeni filmi sanki içimden biri yazıyor, dişeri yönetiyor. Anlık mutluluklar yoğunlaşıyor gün içerisinde, geçmişi unutturuveriyor aydın bir gün daha iyileğtirici oluyor çoğu zaman. Çoğu zaman hatırlıyorum hala yalnız olduğumu ama kısa sürüyor anlık elektirik kesintileri gibi sevindiriyor düzeldişinde. Bir karşı?yorum koca kalabalığa, birden onlarca insan sarıyor çevremi her biri birıeyler soruyor, cevaplıyorum cevapladıkça daha çok konuşmak istediklerini görüp seviniyorum daha uzun sürecek bu gün, daha fazla mutlu kalacaşım o halde diyorum.

Yalnız kalmayı sevmiyorum artık diyor kendimi kandırıyorum yalnızlığımı arar olduğum günlerde. Bir kızın tatlı sesi kulaklarıma varıyor, dönüp baorum, ne güzelsin diyor gülümsüyorum yetiyor hiç yetmeyenler, eski ben daha da gömülüyor kara toprağa, hiç dönmeyecek korkusuyla uŞurlamaktan başka çarem kalmıyor. Yıllarca odamda rahatsız eden o sivri sinek artık uğramıyor bana, kanımın tadı bozuldu biliyorum, içmek istemiyor sinekler bile artık onları da anlıyorum.

Açıkçası çok kötüyüm bu günü de kaybediyorum anlık herşeyi yakalamak peğinde olduğum halde. Ellerim yer çekimine yeniliyor sana uzanmak isterken. Kaçıyor gözlerim uzaklara, bakamıyorum, hayal edemiyorum hiçbirıeyi. Bir tokat mIdır beni uyandıracak bilmiyorum ama o tokadın acısına hasret kaldığımı düşünüyorum kimi zaman. Ah öyle yalnızım ki hep istedişim gibi ama bu sefer belki de istemiyorum kendimle beraber kalmayı.

Bulutlu havalarda içimi bir sis basıyor bekli de gök yüzünde görmeyi hayal ettiğim şeyi göremiyorum bu yüzden sinirleniyorum. Aç gözlerini gök yüzü, göz göze gelelim bu gece seninle, izle beni bak seni izliyorum…

Aycan ARICAN

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir