Servet Somuncuoğlu – Türklerin Peşinde Bir Kaşif 6
İşte o tarihlerde ortaya çıktı kıvılcım, öyle ya fikir dediğimiz bir kıvılcımdır, bir kibrit bir ormanı yakıyor!.. Kıvılcımdan ateşe ulaşmak hiç zor değildi, çünkü yol haritasını, nerde ne bulacağımı biliyordum. Bir şey daha öğrendim, eğer kocaman bir gönül ateşi, bilgi ateşi yakıp etrafı ısıtmak, çevreye ışık olmak istiyorsanız kıvılcımı, ilk ateşi saklamak gerekirmiş, yoksa o kıvılcım ateşten, gönülden, ışıktan, yürekten, kordan, alevden bilmezlerin eline geçer, ormanlar yanarmış sebepsiz yere!..
Servet SOMUNCUOĞLU
Servet hoca göçeliberi arkasından çok yazılar yazıldı, ağıtlar okundu, gözyaşları döküldü. Sevenleri onu her ortamda andılar ve anmaya devam edecekler.
O, kısacık hayatına birçok başarı sığdırmıştı. Dünyada ayak basmadık Türk diyarı bırakmadı. Canla başla, imkansızlıklara göğüs gererek çalıştı çok sevdiği Türk için.
Aradı taradı Türk’ü. Sibirya’ya gitti. Orta Asya, Anadolu’da gezdi. Kah Kanada’daydı kah Doğu Avrupa’da.. Vee daha nice yerlerde…
Bir yapbozun peşindeydi o Türk tarihine ait. Parçaları dağılmış, bir o yana bir bu yana savrulmuş bir yapbozun. Yavaş yavaş doldurdu bu yapbozun parçalarını, bir hata yapmayayım diye..
Korkmadı kimseden. Hakkari dağlarında teröristlerden, mayınlardan çekinmeden Türk izlerini aradı. Bölgenin tehlikeli olduğunu hatırlatan komutana “Biz buraya gerekirse ölmeye geldik” dedi ve buldu Türk’ün izini Hakkari dağlarında.
Hep hayal kurdu ama hiçbir zaman hayalleriyle konuşmadı. Söylediği her kelimenin ardında hep kanıtlar vardı. Yavaş yavaş ilerledi bu yolculuğunda ama ayakları hep sağlam basarak.
Büyük yol katetti Türk’ün peşinde Servet hoca. Bir çığır açtı. Emsalsiz bir miras bıraktı her bir Türk’e.
PEKİ BU MİRASI NASIL DEĞERLENDİRECEĞİZ?
Bugün Servet Somuncuoğlu gibi Türk’e sevdalı birçok akademisyen ve araştırmacı var. Onlar da Türk’ün peşinde Türk’e doğru gidiyorlar. Ancak burada karşımıza çıkan bir sorun var… Sistemsizlik, Dağınıklık, İmkansızlık..
NELER YAPMALI?
-Bu çalışmaları toparlayacak -devlet tarafından veya özel bir teşebbüsle kurulacak- bir enstitü şu anda bu araştırmalar açısından en önemli gerekliliktir.
Gelinen noktada konunun çok kapsamlı ve bilinmeyenlerle dolu olması nedeniyle disiplinler arası çalışmak da oldukça önemli..
Burada Servet Somuncuoğlunun şu sözlerine kulak vermekte fayada var:
“Ben şunu savunuyorum: Benim yaptığım gazeteciliktir, televizyonculuktur, fotoğrafçılıktır. Tabii ki kendimce de gördüklerimi anlatıyorum. Ama bundan sonra yapılması gereken bu konuyla ilgili bir Enstitü’nün kurulmasıdır. Bu enstitü’de, Arkeoloji, Sanat Tarihi, Sosyoloji, Antropoloji, Tarih, Türkoloji, Halkbilim, Filoloji hatta Psikoloji, Felsefe, Fotoğraf gibi farklı disiplinlerden insanların bir araya gelerek, öncelikle tam bir envanter çıkarılması, sonrasında ise Antik dönem Türk kültür ve medeniyetinin verilerini içeren bu envanterin yorumlanması çalışmalarının başlatılmasıdır”.
-Bugün her Türk evladının Türk Abecesi’ni öğrenmesi gerekmektedir. Evlerde, okullarda, özel kurslarda ve özellikle sanal ortamlarda bu abecenin öğretilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.
Yine kayaresimleri ve damgalar da aynen harfler gibi okunup anlamlandırılabilmektedir. Bu yazı sistemlerini çözmek için araştırmalar yapılmalı ve bu çalışmalar desteklenmelidir.
-Daha önce de bahsettiğimiz gibi kayaresim alanlarının çevresinde kurganlar mevcuttur. Bu kurganlarda yapılacak çalışmalar bize bu alanların tarihlenmesi açısından çok önemli bilgiler sağlayacaktır. Bu kazılar için arkeologlar desteklenmelidir.
-Kayaresim alanlarına her yaştan Türk sevdalılarının katılabileceği geziler düzenlenmeli ve bu alanlar herkese tanıtılmalıdır.
Bu alanlar yabancılar tarafından da oldukça dikkat çekmektedir. Bu bölgeler turizme açılmalı ve Türk’e ait oldukları özellikle vurgulanmalı.
Alanlar günümüzde dahi tarih hırsızlarının talanına uğramaktadır. Devletimizin bu bölgeleri koruma amaçlı çalışmalar yapması gerekmektedir.
-Saha araştırmaları çoğaltılıp kayaresim alanlarının envanteri çıkarılmalıdır. Bu konu ile ilgili ‘tek’ bir resim arşiv alanı oluşturulmalı ve isteyen araştırmacıların rahatça bu arşive ulaşabilmesi sağlamalıdır.
Servet hocanın vefatından önce başladığım bu yazıdizisini onun yasını tutarak bitirmek nasipmiş. Ona ve çalışmalarına olan sevgimi, saygımı kağıda dökmeye çalıştım. Eksiklerimiz çoktu mutlaka..
İlerleyen yıllarda Türk’ün peşine düşen araştırmacılar onun Türk tarihine attığı bu merdivene basarak Türk’ü bulmaya çalışacaklar..
Elveda Türk’ün peşindeki adam.
Tekrar görüşmek dileği ile,
Mekanın cennet olsun.
Yazı Serisinin Tamamı
