Hipoglisemi

Kan şekerinin birdenbire ve hızla düşmesine ‘hipoglisemi’ denir. Açlık şekerinin 70’li hele hele 60’lı rakamların altında olması, yemeklerden daha 1-2 saat geçmeden, kan glikozunun bu rakamlara inmesi halinde ‘hipoglisemi’ tanısı konuyor.

Hipoglisemi sorununa en sık diyabetli kişilerde, özellikle de insülin kullanan şeker hastalarında rastlanıyor. Hipoglisemi merkezinden alınan verilere bakılırsa karın göbek bölgesinden kilo alan, gövdesinin üst kısmı hızla yağlanan kişilerde de hipoglisemi riski var.

Bunlar özellikle yemeklerden sonra (reaktif) hipoglisemi atakları yaşıyor. Örneğin terliyor, uyukluyor, çarpıntı nöbetleri yaşıyorlar. Zayıf yapıda, iyi beslenmeyen hanımlar ve anorektiklerde de hipoglisemiye yakalanma ihtimali artıyor.

Sık sık diyet yapanlar özellikle açlık kürleri ile kilo vermeye çalışanlar, yanlış detoks programlarını ısrarla uygulayanlarda da hipoglisemi sık görünen bir problem olabiliyor. Ailesinde şeker hastalığı olanlarda da hipoglisemi riski daha fazla.
Hipoglisemide, sorunun tedavisinden çok yönetimine odaklanmakta fayda var. Çünkü birkaç istisna dışında hipogliseminin tedavisi yok.

Ayrıca hipoglisemiyi yönetmenin de öyle pek kolay bir şey olmadığını hatırlatalım. Bu iş bilgi, dikkat ve yaşam tarzı değişikliği gerektiriyor. Özellikle beslenme yanlışlarınızdan vazgeçip yaşam tarzınızı değiştirmezseniz, bu işi başarmanız zorlaşıyor.

Hipoglisemi eğer “insülin fazlalığı” veya “insülin direnci” ile alakalıysa (yani yemeklerden 1-2 saat sonra ortaya çıkan bir reaktif hipoglisemi söz konusuysa), başarının anahtarı kandaki insülin seviyesini azaltmaktan geçer.

ÜÇLÜ TAKIMLA ÇALIŞIN

Kan analizlerinizde insülin direnci belirlenmişse, “üçlü bir plan yapmak” ve sorunu “doktorunuz, beslenme uzmanınız ve egzersiz danışmanınız” ile birlikte çözmek zorundasınız.

Doktor pankreas bezinizin aşırı insülin salgılanmasına engel olacak bir reçete düzenlemeli (örneğin metformin kullanmayı düşünmeli), diyet uzmanı düşük glisemik yüklü bir beslenme planı için sizi eğitmeli, egzersiz uzmanı daha fazla fiziksel aktivite konusunda yardımcı olmalıdır. Bu üçlü takımın birlikte çalışması kanınızdaki insülin miktarının azalmasını ve sonuçta insülin direncinin kontrol altına alınmasını sağlayacaktır.

Yani ne sadece metformin kullanarak, ne yalnızca diyet yaparak, ne de gün boyu yürüyerek problemi çözebilirsiniz. Bu üçlü program insülin şeker dengenizi düzgün hale getirecek, sizi un, şeker, nişasta yüklü yiyeceklerden, tatlı krizleri veya açlık nöbetlerinden kurtaracaktır.

Bir süre sonra yemek sonrası uyuklamalarınızın azaldığını, kuşluk ya da ikindi saatlerinde ortaya çıkan sinirlilik, öfke patlamaları, alınganlık, unutkanlık, odaklanma güçlüğü gibi problemlerinizin azaldığını ve o bir türlü veremediğiniz kilolara veda ettiğinizi görürseniz sakın şaşırmayın!

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Kanal 7 ‘de yayınlanmakta olan Memleket havaları Programında hipoglisemiye karşı patates kürünü önerdi.

Gün içinde kan şekeri düşenlerin öğle yemeğine başlamadan önce 1 adet orta boy haşlanmış patates yemeleri hipoglisemiye karşı mükemmel bir çözümdür.

Eğer gün içinde sık sık kan şekeriniz düşüyorsa sabah kahvaltısında da 1 adet orta boy haşlanmış patates tüketerek güne başlayabilirsiniz.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir