Bankalarda Kurumsal Yönetim

Basle Bankacılık Gözetim ve Denetim Komitesi (Basle Committee on Banking Supervision) bankacılık gözetim ve denetiminde uluslararası işbirliğini sağlamak amacıyla G-10 ülkeleri Merkez Bankaları Guvernörleri tarafından 1975 yılında oluşturulmuştur. Komite’de ülkeler (Belçika, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Lüksemburg, Hollanda, İsveç, İsviçre, İngiltere, ABD) ulusal bankacılık gözetim ve denetim otoriteleri ve Merkez Bankaları üst düzey yetkilileri tarafından temsil edilmektedir.

I. Giriş

1. Son zamanlarda gerçekleştirilen bir çok ulusal ve uluslararası forumda kurumsal yönetim konusuna büyük önem verilmektedir. OECD (Organization for Economic Cooperation and Development), hükümetlerin şirket yönetimi konusunda kendi ülkelerinde yasal ve kurumsal altyapının değerlendirilmesi ve iyileştirilmesinde gösterdikleri çabalara yardımcı olmak üzere kurumsal yönetim standartlarına ilişkin bir dizi kural yayımlamıştır. Bu kurallar aynı zamanda menkul kıymet borsaları, yatırımcılar, şirketler ve etkin kurumsal yönetimin geliştirilmesinde rol alan diğer kişi ve kurumlar için önemli bir kılavuz niteliği taşımaktadır[1].

2. Basle Komite bankacılık gözetim ve denetim konusunda sürdürdüğü çalışmalarının bir uzantısı olarak, üyelerinin denetim alanındaki tecrübelerinden ve diğer ülkelerin denetim otoritelerinin güvenilir ve etkin bankacılık uygulamalarının geliştirilmesine yönelik yaptığı çalışmalardan da yararlanmaktadır. Basle Komite, OECD prensiplerinin bankalar için taşıdığı önemi vurgulamak, daha önce yayımlamış olduğu dokümanlarda bahsi geçen kurumsal yönetim konusuna dikkat çekebilmek ve bankalar ile denetim otoritelerine kurumsal yönetim konusundaki bazı yeni başlıkları aktarabilmek amacıyla bu dokümanı yayımlamıştır.

3. Etkin kurumsal yönetimin uygulanamaması halinde bankacılık gözetim ve denetim mekanizması da iyi çalışamaz. Dolayısıyla, bankacılık gözetim ve denetim otoriteleri her bankada etkin kurumsal yönetimin yerleşmesi konusuna büyük önem vermektedir. Gözetim ve denetim uygulamalarındaki tecrübeler, her bankada uygun ölçülerde yetki ve sorumluluk dağılımı ile kontrollerin olması gereğinin altını çizmektedir. Açıkça tanımlanmış ve uygulamaya konulmuş etkin bir kurumsal yönetim denetçilerin görevlerini yapmasını oldukça kolaylaştırır. Etkin kurumsal yönetim aynı zamanda banka yönetimi ile banka gözetim ve denetim otoriteleri arasındaki işbirliğinin artırılmasını sağlar.

4. Basle Komite’nin son dönemlerde yayımladığı bankacılıkta etkin uygulamalar konusundaki yeni dokümanlar, bankaların faaliyetleri ile ilgili stratejiler geliştirmeleri ve bu stratejilerin uygulanmasına yönelik sorumluluğun belirlenmesi gereğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, mevcut koşullara, kararlara ve faaliyetlere ilişkin bilginin şeffaflığı büyük ölçüde banka yönetiminin değerlendirilmesine yönelik piyasa katılımcılarına yeterli bilgi sağlanması yönünde üstlenilen sorumluluk ile ilişkilidir.

5. Bu dokümanda banka yönetim yapısı ile ifade edilmek istenen yönetim kurulu ve üst düzey yönetimdir. Ancak Komite, yasal ve idari düzenlemelerdeki farklılıklara bağlı olarak bankalarda yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin görev ve sorumluluklarının ülkeden ülkeye değişmekte olduğunun da bilincindedir. Yönetim kurulu bazı ülkelerde yürütme fonksiyonu bulunmayan denetim kurulu olarak bilinmektedir. Bazı ülkelerde ise yönetim kurulu banka yönetiminin genel altyapısını yapısını belirlemek üzere daha geniş yetkilere sahiptir. Bu farklılıklarla birlikte, dokümanda kullanılan yönetim kurulu ve üst düzey yönetim kavramları ile yasal yapının tanımlanması değil bir bankanın karar alma mekanizmasında yer alan iki yönetim seviyesinin sınıflandırılması amaçlanmıştır. Dokümanda yönetim kurulu ve üst düzey yönetim zaman zaman kurumsal yönetim bünyeleri olarak ele alınmıştır.

6. Basle Komite bu dokümanı, bankacılık yapan kuruluşlarda etkin kurumsal yönetim uygulamalarının yerleştirilmesinde gözetim ve denetim otoriterine yardımcı olacağı inancıyla yayımlamıştır. Farklı ülkelerde kurumsal yönetim konusunda farklı yapısal yaklaşımların olabileceğini dikkate almakla beraber, bu dokümanın değişik yönetim yapılarında bile kurumsal yönetimin güçlendirilmesine yönelik uygulamaları teşvik edeceği düşünülmektedir.

II. Banka Kurumsal Yönetimi

7. OECD’nin çalışmasında kurumsal yönetim “bir şirket yönetiminde yer alan yönetim kurulu, hissedarlar ve diğer pay sahipleri arasındaki ilişkiler dizini” olarak tanımlanmıştır. Kurumsal yönetim aynı zamanda bir şirketin amaçlarının oluşturulduğu ve bu amaçlara ulaşılmasında kullanılacak yöntem ve araçlar ile izleme performansının belirlendiği bir yapıyı da gerektirir. Etkin kurumsal yönetim, şirket ve hissedarların çıkarları doğrultusundaki amaçların takip edilmesi konusunda yönetim kurulu ve üst düzey yönetimi yeterli ölçüde teşvik edebilmelidir. Ayrıca, etkin kurumsal yönetim izleme fonksiyonunun etkinliğinin artırılmasına yardımcı olmalı ve böylece kaynakların verimli kullanılmasını teşvik etmelidir.

8. Bankalar, ekonominin en önemli yapıtaşlarından birisidir. Bankalar, ticari işletmelerin finansmanı, temel finansal hizmetlerin sunumu ve ödeme sistemlerine erişim gibi bir çok olanak sağlamaktadırlar. Bunlara ek olarak, bazı bankalardan güç piyasa koşullarında kredi ve likidite temin etmeleri beklenmektedir. Bankaların ulusal ekonomiler için öneminin altını çizerken şu gerçekten yola çıkılmaktadır; “bankacılık hemen hemen üniversal düzenlemelere tabi bir endüstri haline gelmiştir, ayrıca bankalar belli konularda hükümetin güvenlik ağına erişim sağlayabilmektedir. Bu nedenlerden dolayı bankalarda güçlü bir kurumsal yönetim büyük önem taşımaktadır.

9. Bankacılık endüstrisinin bakış açısıyla kurumsal yönetim, kuruluşların iş ve faaliyetlerinin yönetim kurulu ve üst düzey yönetimlerince idare edildikleri bir yapıyı ifade eder. Kurumsal yönetimin yapısı bankaların,

kurumsal hedeflerin oluşturulması (ekonomik kazançların sağlanması dahil),

günlük operasyonel faaliyetlerin sürdürülmesi,

pay sahiplerinin[2] menfaatlerinin gözetilmesi,

bankacılık sisteminin mevcut yasalara ve düzenlemelere uyumlu olarak daha güvenilir ve etkin bir şekilde faaliyet gösterebilmeleri beklentisi ile kurumsal faaliyet ve davranışların düzenlenmesi,

mevduat sahiplerinin haklarının korunması,

konusundaki yaklaşımlarını etkilemektedir.

10. Basle Komite kurumsal yönetimin öneminin vurgulandığı çeşitli konularda bir çok yeni doküman yayımlamıştır. Bu dokümanlar; “Faiz Riski Yönetimine İlişkin Prensipler” (Eylül 1997), “Bankalarda İç Kontrol Sistemlerine İlişkin Prensipler” (Eylül 1998), “Banka Şeffaflığının Artırılması” (Eylül 1998) ve “Kredi Riski Yönetimine İlişkin Prensipler” (Haziran 1999) olarak sıralanabilir. Söz konusu dokümanlarda altı çizildiği üzere; etkin kurumsal yönetime yönelik temel teknikler ve stratejiler aşağıdaki hususları içermektedir:

kurumsal değerler, etik ilkeler ve diğer doğru davranış standartları ve bunlarla uyumlu bir sistem,

tüm kurumun başarısının ve bireysel olarak katılımların ölçülebileceği açıkça tanımlanmış kurumsal strateji,

karar alma otoriteleri ile yetki ve sorumlulukların açık olarak tayin edilmesi, yönetim kurulu seviyesine kadar alınacak onaylara ilişkin hiyerarşik yapının oluşturulması,

yönetim kurulu, üst düzey yönetim ve denetçiler arasında işbirliği ve etkileşimin sağlanmasına yönelik mekanizmanın kurulması,

çıkar çatışmalarının önem arz ettiği durumlara ilişkin risklerin özel olarak izlenmesi, (bankanın yan kuruluşları, büyük ortakları, üst düzey yöneticileri ya da bankada önemli pozisyonlarda görevli personel ile ilişkiler dahil olmak üzere)

üst düzey yönetim, bölüm yöneticileri ve çalışanlara uygun şekilde davranmalarını ve çalışmalarını teşvik etmek üzere hizmet tazminatı, terfi ve benzeri şekillerde finansal ve idari teşviklerin oluşturulması,

kurum içinde ve kamu oyuna yeterli bilgi akışının sağlanması.

11. Farklı ülkelerde çeşitli kurumsal yönetim yapılarının bulunması, yapısal konularda evrensel olarak kabul görmüş doğru çözümlerin olmadığını ve her ülkede yasaların birbirine benzer olması gereğinin bulunmadığını göstermektedir. Bu yaklaşımla, bir bankanın uygulamakta olduğu yöntemden farklı olarak da etkin yönetim uygulanabilir. Uygun kontrollerin yapılması ve kurum içi dengelerin oluşturulmasını sağlamak üzere bir bankanın örgütsel yapısı içinde dört ayrı gözetim şekli bulunmalıdır. (1) yönetim kurulu ya da denetim kurulunca yapılan gözetim, (2) günlük operasyonel faaliyetlerin sürdürülmesinden sorumlu olmayan kişilerce yapılan gözetim, (3) farklı faaliyet alanlarının doğrudan denetim ve gözetimi, (4) bağımsız risk yönetim ve denetim fonksiyonları. Bunlara ek olarak, yetkili pozisyonlardaki personelin görevleri için uygun ve yeterli olmaları da önem taşımaktadır. Bir bankanın kamu otoritesine ait olması durumunda hem bankanın amaç ve stratejilerinin hem de kurum içi yönetim yapısının değiştirilmesi olasılığı bulunmaktadır. Dolayısıyla, etkin kurumsal yönetime ilişkin genel prensipler aynı zamanda kamu bankalarının da yararınadır.

III. Etkin Kurumsal Yönetim Uygulamaları

12. Daha önce belirtildiği gibi, gözetim ve denetim otoritelerince bankaların etkin bir kurumsal yönetime sahip olmaları büyük önem taşımaktadır. Bundan sonraki bölümde bankaların kurumsal yönetime ilişkin problemleri ve bunların çözümlerine yönelik uygulamalar konusunda gözetim ve denetim otoritelerinin deneyimlerine yer verilmektedir.

Banka örgüt yapısı içinde kurumsal değerlerin ve stratejik amaçların oluşturulması.

13. Stratejik amaçların ya da kurumsal değerlerin oluşmadığı bir kurumun faaliyetlerini sürdürmesi oldukça güçtür. Bu nedenle, yönetim kurulu bankanın aralıksız faaliyetlerinin yönetimine ilişkin stratejileri oluşturmalıdır. Ayrıca yönetimin en üst noktasındaki yaklaşımın belirlenmesinde ve hem kendisi hem de üst düzey yönetim ve diğer personel adına kurumsal değerlerin oluşturulmasında öncülük etmelidir. Söz konusu değerler problemlerin zamanında ve samimi olarak tartışılmasının önemini yansıtmalıdır. Özellikle, bu değerlerin hem kurum içinde hem de dış işlemlerde rüşvet ve yozlaşmanın önüne geçilmesine yönelik olması önem taşımaktadır.

14. Yönetim kurulu, üst düzey yönetimce kurumsal yönetimin kalitesinin düşürülmesine yol açacak davranış, eylem ve ilişkilerin önlenmesine yönelik gerekli politikaları uygulamasını sağlamalıdır. Bu eylem ve ilişkiler;

çıkar çatışmaları,

banka mensuplarına ve diğer çalışanlarına kredi açılması ve diğer kişisel işlemler (örneğin; kurum içi kredilendirme işlemleri piyasa vadeleri ve genel kredi çeşitleri ile sınırlı olmalı, yönetim kuruluna söz konusu krediler ile ilgili düzenli rapor verilmeli ve bu raporlar hem iç hem de dış denetim sürecinde incelenmelidir),

banka ile bağlantısı olan kişi ve kuruluşlara ve gözetilen diğer müşterilere ayrıcalıklı imkanlar tanınması (örneğin, oldukça iyi vade imkanları sağlanması, komisyon alınmaması vb.).

Yönetim kurulu tarafından söz konusu politikalara uygunluğun izlemesine ve çeşitli yönetim seviyelerinde muhtemel sapmaların rapor edilmesine imkan verecek işlevler oluşturulmalıdır.

Kurum içinde yetki ve sorumlulukların açıkça belirlenmesi ve uygulanması.

15. Etkin olarak çalışan bir yönetim kurulu kendisine ve üst düzey yönetime ait yetki ve sorumlulukları açıkça tanımlamalıdır. Ayrıca, çok yönlü ve birbiriyle çakışan yetki ve sorumlulukların yavaş ve yetersiz tepkiler alınması sonucu problemlerin daha da şiddetlenmesine yol açacağının farkında olmalıdır. Üst düzey yönetim, banka personelinin yetki ve sorumluluklarını gösteren hiyerarşik yapının oluşturulmasından sorumludur. Ancak tüm personelin nihai olarak yönetim kuruluna karşı sorumlu olduğunun da bilincinde olmalıdır.

Yönetim kurulu üyeleri görevlerinin gerektirdiği nitelikleri taşımalı, kurumsal yönetimde üstlenmiş oldukları rolün bilincinde olmalı, hem banka yönetiminden hem de banka dışından yasal ve uygun olmayan herhangi bir etkiye maruz kalmamalıdır.

16. Yönetim kurulu bankanın faaliyetlerinden ve finansal etkinliğinden nihai olarak sorumludur. Yönetim kurulu, banka yönetiminin değerlendirilmesine yönelik yeterli ve düzenli bilgi almalıdır. Yeterli sayıda yönetim kurulu üyesi alınan kararların uygulanmasından sorumlu olmalı, ancak hükümetin, büyük ortakların ya da banka yönetiminin görüşlerinin etkisinde olmamalıdır. Banka yönetiminde görev almamış olmak kaydıyla nitelikli yönetim kurulu üyelerinden oluşan bir komite ya da ayrı bir denetim komitesi bağımsız ve tarafsız değerlendirme yapılmasını sağlayabilir. Söz konusu yönetim kurulu üyeleri diğer çalışma alanlarındaki deneyimlerine bağlı olarak yönetim stratejilerine yeni bir bakış açısı getirebilirler. Yönetim kurulu düzenli olarak kendi performansını değerlendirmeli, kusurlarının nerede olduğunu belirlemeli ve mümkünse gerekli düzeltici tedbirleri almalıdır.

17. Yönetim kurulu, bankanın kurumsal yapısının güçlendirilmesine katkı sağlayabilmek için,

banka ve hissedarlara karşı sadakatle görevini yürütmeli ve banka gözetimindeki rolünü anlamalı,

bankanın günlük faaliyetlerinin yönetiminde ‘kontrol-denge’ fonksiyonunu yerine getirmeli,

banka yönetimini sorgulama yetkisine sahip olduğunu bilmeli ve yönetimin doğru ve dürüst açıklama yapması konusunda ısrar etmeli,

farklı durumlardan sonuç çıkararak etkin uygulamaları tavsiye etmeli,

tarafsız öğütler verebilmeli,

gereğinden fazla genişlememeli,

diğer kuruluşlarla çıkar çatışmalarından ve taahhüt vermekten kaçınmalı,

banka politikaları ve kurum içi iletişim kanallarının oluşturması, kurumsal amaçların gerçekleşmesinde kaydedilen ilerlemelerin izlenmesi için üst düzey yönetim ve denetim kurulu ile için düzenli olarak toplanmalı,

tarafsız görüş bildiremeyeceği durumlarda karar alırken kendi görüşlerini dikkate almamalı,

bankanın günlük faaliyetlerinin yönetiminde yer almamalıdır.

18. Bazı ülkelerde yönetim kurulları özel çalışma komitelerinin oluşturulmasını yararlı görmektedir. Bu komiteler aşağıda yer almaktadır:

Risk yönetimi komitesi: Bankanın kredi riski, piyasa riski, faaliyet riski, yasal riski ve diğer riskleri ile ilgili olarak üst düzey yönetimin gözetiminden sorumludur (Bankanın taşıdığı riskler ve risk yönetimi faaliyetleri hakkında üst düzey yönetimden düzenli olarak bilgi alınmalıdır).

Denetim komitesi: Komitenin görevleri arasında, banka müfettişlerinin ve bağımsız denetçilerin gözetimi, atanmaları ve işten çıkarılmalarının onaylanması, denetim kapsamının ve hangi sıklıkta yapıldığının incelenmesi ve onaylanması, denetim raporlarının alınması ve tespit edilen denetim zayıflıklarına, politika, yasa ve düzenlemelerle uyumlu olmayan hususlara ve denetçilerce tespit edilen diğer problemlere yönelik banka yönetimince gerekli düzeltici tedbirlerin alınmasının temin edilmesi bulunmaktadır. Komitenin bankacılık ya da finansal alanda tecrübe sahibi bağımsız kurul üyelerinden oluşması komitenin bağımsızlığını artırabilir.

Ücretlerden sorumlu komite: Komite, banka üst düzey yönetiminin ve diğer yetkili pozisyonlardaki personelin ücret ve özlük haklarının gözetiminden sorumludur. Personele yapılan ödemelerin bankanın kendi kültürü, amaçları, stratejisi ve denetim yapısı ile uyumlu olmasını sağlamalıdır.

Atamalardan sorumlu komite: Yönetim kurlunun etkinliğinin değerlendirilmesi ve kurul üyelerinin yer değiştirmesi ve yenilenmesi işlevinin yönetiminden sorumlu komitedir.

Üst düzey yönetim tarafından uygun gözetimin yapılması

19. Üst düzey yönetim kurumsal yönetimin en önemli unsurlarından birisidir. Yönetim kurulu üst düzey yöneticilerle ilgili gerekli kontrollerin yapılmasından ve gerekli dengelerin oluşturulmasından sorumludur. Benzer şekilde üst düzey yöneticiler de bankanın çeşitli faaliyet alanlarında görevli müdürlerin gözetimini üstlenmelidir. Küçük ölçekli bankalarda dahi önemli yönetim kararları birden fazla kişi tarafından alınmalıdır. Etkin yönetimde kaçınılması öngörülen durumlar şöyle sıralanabilir:

Bankanın operasyonel faaliyetleriyle ilgili karar alma süreçlerinde yer alan üst düzey yöneticiler,

Gerekli bilgi ve yeteneğe sahip olmadıkları bir alana yönetici olarak atanan üst düzey yöneticiler,

Personel kaybetme korkusuyla başarılı ve yetkili pozisyonlardaki personele yönelik gerekli kontrollerin yapılmasında isteksizlik gösteren üst düzey yöneticiler.

20. Üst düzey yönetim banka yönetiminden sorumlu bir grup idareciden oluşmaktadır. Bu grupta departman müdürleri, mali işler müdürü, denetim kurulu başkanı gibi kişiler bulunmaktadır. Üst düzey yöneticiler, sorumlu oldukları alanlarda banka faaliyetlerinin kendi gözetimleri altında sürdürülmesi için gerekli bilgi ve yeteneğe sahip olmalı ve yetkili pozisyonlarda bulunan personelin üzerinde gerekli kontrol yetkisine sahip olmalıdır.

Banka müfettişleri ile bağımsız denetçilerin kontrol fonksiyonlarının öneminin anlaşılması ve çalışmalarından etkin olarak yararlanılması.

21. Denetçiler kurumsal yönetiminde çok önemli bir rol oynarlar. Yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin etkinliğinin sağlanması için öncelikle (1) denetim işlevinin önemi anlaşılmalı ve tüm banka personeli bu konuda bilgilendirilmelidir, (2) denetçilerin statü ve bağımsızlıklarının korunmasına ilişkin gerekli önlemler alınmalıdır, (3) denetim bulgularından zamanında ve etkin olarak yararlanılmalıdır, (4) denetim kurulu başkanının bağımsızlığı, yönetim kurulu ya da denetim kuruluna raporlama yapması suretiyle sağlanmalıdır, (5) iç denetimlerin etkinliğinin değerlendirilmesi için bağımsız denetçiler görevlendirilmelidir, (6) denetçiler tarafından ortaya çıkarılan yönetim problemleri zamanında çözümlenmelidir.

22. Yönetim kurulu, banka müfettişleri ve bağımsız denetçilerin kendileri için büyük önem taşıdıklarının bilincinde olmalıdır. Özellikle yönetim kurulu, banka performansı ve operasyonlarından sorumlu yöneticilerden alınan bilginin bağımsız denetiminin yapılması yönünden denetçilerin çalışmalarından yararlanmalıdır.

Ücret politikaları bankanın etik değerleri, amaçları, stratejisi ve denetim yapısı ile uyumlu olmalıdır.

23. İş stratejisi ile uyumlu teşvik primlerinin olmaması yöneticilerin, bankanın kısa ya da uzun dönemli risklerinin doğuracağı sonuçlara itibar etmeksizin hacim ve/veya kısa dönemli karlılık kriterlerine göre banka faaliyetlerini yürütmelerine neden olabilir ya da teşvik edebilir. Bu durum özellikle kredi sorumlularında görülebilir, ancak diğer memurların performanslarını ters yönde etkileyebilir.

24. Yönetim kurulu üst düzey yönetim ve diğer yetkili pozisyonlardaki personele ilişkin ücretleri onaylamalı ve bankanın etik değerleri, amaçları, stratejisi ve denetim yapısı ile uyumlu olmasını sağlamalıdır. Böylece üst düzey yönetim ve yetkili pozisyonlarda görevli diğer personel banka çıkarlarının korunması yönünde motive edilebilecektir.

25. Aşırı derecede risk alınmasına yol açacak teşviklerden kaçınılması için, tamamen kısa dönemli performans değerlendirmesine bağlı olmayan, genel iş politikası çerçevesinde ele alınan ücret skalaları oluşturulmalıdır.

Kurumsal yönetimin şeffaf olarak sürdürülmesi

26. Basle Komite’nin yayımladığı “Banka Şeffaflığın Artırılması” konulu dokümanda belirtildiği üzere şeffaflığın olmaması durumunda yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin davranış ve performanslarından dolayı yeterli ölçüde sorumlu tutulmaları güçleşecektir. Bu durum, pay sahipleri, piyasa katılımcıları ve kamuoyunun bankanın yapısı ve amaçları hakkında yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin etkinliğinin değerlendirilmesine yönelik yeterli düzeyde bilgiye sahip olmaması durumunda söz konusudur.

27. Şeffaflık etkin kurumsal yönetimin uygulanmasını destekleyecektir. Bu nedenle aşağıda sıralanan konularda kamuoyuna bilgi sağlanması arzu edilmektedir:

Yönetim kurulunun yapısı (üye sayısı, üyeler ve nitelikleri, verdikleri taahhütler),

Üst düzey yönetimin yapısı (sorumlulukları, nitelikleri ve deneyimleri),

Temel örgütsel yapı (temel faaliyet alanları ve tüzel kişilik yapısı),

Bankanın teşvik sistemine dair bilgi (özlük haklarına ilişkin politikalar, yönetici ücretleri, primler ve hisse senedi opsiyonları),

Yan kuruluşlar ve bağlantılı kişi ve kuruluşlarla yapılacak işlemlerin yapısı ve sınırları.

IV. Etkin Kurumsal Yönetimi Destekleyici Koşulların Sağlanması

28. Basle Komite bankalarda etkin kurumsal yönetimin öncelikle yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin sorumluluğunda olduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte, kurumsal yönetimi teşvik edici başka yol ve yöntemler de bulunmaktadır. Bu konuda

hükümetler – (yasalar ile),

menkul kıymet alanındaki düzenleyiciler, menkul kıymet borsaları – (kamuoyuna bilgi verilmesi ve listeleme gibi yükümlülükler yoluyla),

denetçiler – (yönetim kurulu, üst düzey yönetim ile gözetim ve denetim otoritelerine bilgi verilmesine ilişkin denetim standartları),

bankacılık sektöründeki birlik ve dernekler – (sektörün çalışma prensipleriyle ilişkili çalışmalar, etkin bankacılık uygulamalarının yayınlanması konusunda mutabakat sağlanması),

uygun teşvikler sağlayabilirler.

Kurumsal yönetim bir dizi yasal meselenin ele alınması ile geliştirilebilir. Örneğin; hissedarların haklarının korunması, sözleşmelerin geçerliliği, yönetim kurallarına açıklık getirilmesi, kurumlarda rüşvet ve yozlaşmanın önlenmesi, yasalar, yönetmelikler ve diğer tedbirler ile yönetici, çalışan ve hissedar haklarının düzenlenmesi. Tüm bu uygulamalar etkin kurumsal yönetimi ve denetim insiyatiflerini destekleyici nitelikte yasal altyapının oluşturulmasını ve bankaların sağlıklı biçimde faaliyetlerini sürdürmesini teşvik edebilir.

IV. Gözetim ve Denetim Otoritesinin Rolü

29. Gözetim ve denetim otoritesi, kurumsal yönetimin öneminin ve banka performansı üzerindeki etkisinin bilincinde olmalıdır. Bankalardan uygun kontrolleri ve kurum içi dengeleri içeren örgütsel yapılarını tamamlamalarını istemelidir. Düzenleyici kurallarda bankalarda sorumluluk ve şeffaflığın önemine yer verilmelidir. Gözetim ve denetim otoriteleri yönetim kurulu ve üst düzey yönetimin tüm görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerine ilişkin işlevleri oluşturmalarını sağlamalıdır.

30. Bir bankanın yönetim kurulu ve üst düzey yönetimi bankanın performansından nihai olarak sorumludur. Gözetim ve denetim otoriteleri bir bankanın uygun biçimde yönetilmesi yönünde gerekli kontrolleri yapmalı ve denetim işlevi neticesinde ortaya çıkardığı problemlere banka yönetiminin dikkatini çekmelidir. Düzenlemelerde yer alan koruyucu hükümlerde banka sorumluluğu ve şeffaflığı konularına yer verilmelidir. Gözetim ve denetim otoritesi, bankanın ölçemeyeceği ve kontrol edemeyeceği riskler almasından, banka yönetim kurulunu sorumlu tutmalı ve belli bir programa bağlı olarak gerekli düzeltici tedbirlerin alınmasını istemelidir. Gözetim ve denetim otoriteleri, banka faaliyetlerinin yönetiminde her hangi bir kötüleşme belirtisi şeklindeki uyarılara karşı hassasiyet göstermelidir. Etkin kurumsal yönetim ve destekleyici diğer uygulamalar konusunda bankalar için kılavuzlar yayımlamalıdır. Ayarıca, diğer konularda yayımladığı kılavuzlarda da kurumsal yönetim konusunu dikkate almalıdır.

31. Etkin kurumsal yönetim, çoğu zaman çıkarları dikkate alınmayan mevduat sahipleri de dahil tüm pay sahiplerinin menfaatlerinin korunmasına yönelik olmalıdır. Bu nedenle gözetim ve denetim otoriteleri, bankaların mudilerin menfaatlerine zarar vermeyecek şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünden emin olmalıdır.

Dipnotlar


* Türkiye Bankalar Birliği, Bankacılık ve Araştırma Grubu, Melike Alparslan tarafından derlenmiştir.


[1] “Kurumsal Yönetim Konusunda OECD Prensipleri” (OECD Principles of Corporate Governance), 21 Haziran 1999.

[2] Pay sahipleri (stakeholders), çalışanlar, müşteriler ve hizmet sunan kuruluşu kapsamaktadır. Bankaların ulusal ve yerel ekonomiler ve finansal sistemlerdeki tartışılmaz rolü dolayısıyla, gözetim ve denetim otoriteleri de bu tanım içinde yer alabilmektedir.

Buradan indirebilirsiniz.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir