Plastik Kart Sistemlerinin Bankalar Arasında Ortak Kullanılması
Bilindiği gibi plastik kartlar, kağıt paranın yerine kullanılan, belirli bir standartta üretilmeleri zorunlu olan ve plastik hammaddesinden imal edilen çağdaş ödeme araçlarıdır. Bu kartlar, diğer ödeme araçlarının olumsuz etkilerini ortadan kaldırarak bireylerin hayatlarını kolaylaştıran ve tüm çağdaş toplumlarda kabul edilen en önemli bireysel bankacılık enstrümanlarındandır.
Plastik kartlar; kredi kartı, banka kartı, mağaza kartı, personel kimlik kartı ve çok sayıda değişik fonksiyonları icra etmek için üretilebilmektedir. Bu yazıdaki plastik kart deyimi, uluslararası standartlara uygun olarak üretilmiş olan ve uluslararası düzeyde geçerliliği olan banka ve kredi kartları için kullanılmaktadır.
Bireylerin gerek alışveriş gerekse nakit gereksinimlerini gidermek amacıyla kullanılan plastik kartlar, teknoloji yoğun ve pahalı bir üretim sürecinde ortaya çıkarılmaktadır. Uluslararası düzeyde kullanıma açık olan bu kartlar belirli altyapısı olan, gerekli güvenlik önlemlerini ve uluslararası kart kuruluşlarının (Visa, Master Card) kart basma iznini almış üretim tesislerinde imal edilebilmektedirler. Ham kart olarak üretilen söz konusu kartlar, yine teknoloji yoğun cihazlarda kişilere özel kullanım için hazırlanmakta ve paketlenerek müşterilerin kullanımına sunulmaktadır. Burada vurgulanması gereken konu, plastik kartların bankalar tarafından müşterilerin kullanımına hazır duruma getirilinceye kadar ki süreçte aşırı derecede pahalı cihazlar kullanılarak hazırlanması ve özellikle ülkemizdeki yoğun rekabet ortamı nedeniyle her bankanın bunu kendisinin yapma isteğidir. Plastik kartlara ait müşteri ekstrelerinin basılması ve gönderilmesinde de yine teknoloji yoğun ve maliyeti yüksek cihazlar kullanılmaktadır.
Türkiye plastik kartlar konusunda 1990’lı yıllarda önemli yol katetmiştir. Türk halkı plastik kartların hayatı kolaylaştıran bir ödeme ve kredi aracı olduğunu kısa sürede kavrayarak plastik kart kullanımına alışmıştır. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.’nin verilerine göre ülkemizde 31.12.1999 tarihi itibariyle 10.045.643 adet kredi kartı, 24.107.323 adet de banka kartı bulunmaktadır. Bu sayılar yıllar itibariyle sürekli artan bir trendin sonucudur. Ayrıca ülkemizde yüzlerce mağazanın da kendi kartları bulunmaktadır. Plastik kart sayısındaki bu gelişme, bankalarımızın operasyonel maliyetlerini tekrar gözden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır. Aksi takdirde kontrolsüz büyüme felaketle sonuçlanabilecektir. Bu makalede söz konusu amaca hizmet etmek üzere operasyonel maliyetleri azaltmanın en önemli yollarından bir kaçı ele alınmaktadır.
Plastik kartların üretilmesi (issuing) ve müşterilere bu kartlara ilişkin üretim sonrası hizmetlerin verilmesinde olduğu gibi, kartların alışveriş ve nakit gereksinim amaçlı kullanılması (acquiring) sürecinde de yine teknoloji yoğun ve maliyeti yüksek cihazlar kullanılmaktadır. Plastik kart sisteminde kullanılan tüm makine teçhizatın tamamına yakın bölümü yurtdışından ithal edilmektedir. Bu nedenle plastik kart sisteminde kullanılan cihazların bankalar tarafından ortaklaşa kullanılmaları büyük önem arz etmektedir.
II. Plastik Kart Basım Cihazlarının Ortak Kullanılması
Plastik kart sisteminde kart başına getirinin düşük olması, operasyonel maliyetlerin yüksek olması ve kitle üretim zorunluluğundan dolayı bankalar en son teknolojiyi kullanmak zorundadırlar. Tersi durumda piyasadaki diğer rakiplerle rekabet olanağı kalmamaktadır. Bu sektörde her geçen gün operasyonel maliyetlerin azaltılması yönünde araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Ülkemizdeki uygulamada uluslararası standartlara uygun ve evrensel geçerliliği olan ham kartların üretimi genellikle yurtdışında yaptırılmakta ve bankalarımız bu kartları ithal etmektedirler. Bu aşamadan sonra kartların üzerine kart numaraları, müşteri adı soyadı, vade sonu yazılması ile manyetik bantların kodlanması ve paketlenmesi, insan emeğinin çok sınırlı ancak teknolojinin en üst seviyede kullanıldığı kart basım makinelerinde yapılmaktadır. Ülkemizdeki birçok banka plastik kart kapasitesine göre bu makinelerden satın almaktadırlar. Söz konusu cihazlar yetersiz kaldığında ise, yeni bir makine ilave olarak alınmaktadır.
Kart çıkaracak kuruluşun kapasitesine uygun olarak çok kısa sürede ve çok sayıda kart basıp paketleyen makineler de bulunmaktadır. Ancak ülkemizde her banka basımını yapacağı kartlar için ayrı bir makine aldığından maliyet son derece artmaktadır. Yurt dışında gerek kartların basılması ve paketlenmesi gerekse de müşterilere gönderilen hesap bildirim cetvelleri, bankaların kendi aralarında kurdukları merkezler ya da diğer şirketler tarafından dev makine ve yazıcılarda yapılmaktadır. Ülkemizde bu konuda en önemli hizmeti Anadolu Kredi Kartı Turizm ve Ticaret A.Ş. adlı şirket vermektedir. Ancak mevcut durumda toplam kart sayısında bu şirket önemli bir paya sahip bulunmamaktadır. Plastik kartların basılması ve bu kartlara ilişkin müşteri ekstrelerinin üretilmesinde bankalar arasında gerçekleştirilecek ortak bir kullanım olağanüstü operasyonel maliyet azalışı sağlayacaktır. Bu yöntemle bankalar kart operasyonlarını başka şirketlere devrederek maliyetleri düşürecekler ve kart basımı yapan bir fabrika ya da atölye görünümünden kurtularak kaynaklarını daha verimli alanlara kanalize edebileceklerdir.
III. ATM’lerin Ortak Kullanılması
Bankaların çıkardıkları kredi ve banka kartları, alışverişte “POS” ve “imprinter” cihazlarında kullanılabilmelerinin yanı sıra özellikle nakde gereksinim olduğu durumlarda ATM’lerden (Automated Teller Machines) nakit para çekilmesi amacıyla da kullanılabilmektedirler. Evrensel geçerliliği olan Visa, MasterCard kredi kartları ile yine bu kuruluşların yetkisi dahilinde dünyanın çeşitli ülkelerinde çıkarılan Plus ve Cirrus markalı kartlar turistler tarafından ilgili kart kuruluşlarının logolarının bulunduğu tüm ATM’lerde kullanılabilmektedir.
Ülkemizde kredi kartı çıkaran bankaların tamamına yakını ATM hizmeti de vermektedirler. 1990’lı yılların başında her bankanın banka ve kredi kartları sadece ilgili bankanın ATM’inde kullanılabilmekte idi. Daha sonra bazı bankalar kendi aralarında ikili anlaşmalarla ATM’lerini birbirlerine açmışlardır. Sektörde daha fazla ATM sahibi olan bankalar ATM’lere yüksek miktarlarda yatırım yapmış olmaları nedeniyle ATM paylaşımına girmemekte ya da diğer bankalardan yüksek miktarlarda ücret talep etmektedirler.
ATM sistemleri, küçük tasarruf sahiplerini bankadan uzaklaştırarak yüksek mevduat tutan ve bankalar tarafından yüksek hacimli olarak kabul edilen müşterilere daha iyi hizmet vermek için geliştirilmişlerdir. Bu sistemler, daha çok acil nakit kredi kullanımı avantajını ve diğer tüm bankacılık işlemlerini anında sıra beklemeden yapabilme avantajını kart sahiplerine vermektedir. Ancak söz konusu sistemin kurulmasının maliyet açısından pahalı olması küçük ve orta ölçekli bankaların kendi sistemlerini kurmasını olanaksız kılmaktadır. Bu sebeple söz konusu bankaların bu sistemi kurmuş olan bankalara belli oranlarda masraf ödeyerek hizmete dahil olması ekonomik olmaktadır.
Kredi ve banka kartlarında birçok banka, kaynakların etkin ve rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla ATM’lerini birbirlerinin kullanımına açmaktadırlar. Bu sayede kart hamilleri paylaşıma katılan bankaların ATM’lerinden nakit çekebilmekte ve bakiye sorabilmektedirler. Türkiye’de birçok banka kendi aralarında anlaşmalar yaparak banka ve/veya kredi kartlarını ATM’lerde tek taraflı ya da karşılıklı olarak birbirlerinin kullanımına açmışlardır.
Ülkemizde bazı bankaların kendi aralarında yaptıkları ikili ATM anlaşmalarının yanı sıra birçok bankanın oluşturduğu ATM paylaşım grupları da bulunmaktadır. Bunlardan ilki “Altın Nokta” ATM paylaşım grubudur. Altın Nokta ATM hizmeti veren 3 banka tarafından 1990’lı yılların başında kurulmuş olup, daha sonra bu birliğe diğer bazı bankaların katılımı ile üye sayısı 6’ya ulaşmıştır. Altın Nokta üyesi bankaların isimleri aşağıdadır;
1.Akbank,
2.Dışbank,
3.Garanti Bankası,
4.Halkbank,
5.Osmanlı Bankası,
6.Vakıfbank.
Birliğe üye olan bankaların banka ve kredi kartı sahipleri, sözkonusu bankaların tüm ATM’lerinden para çekebilmekte ve bakiye öğrenebilmektedir. Altın Nokta’nın logosu insan eli şeklinde olup, üye bankaların ATM ve kartlarında da bu sembol bulunmaktadır. Altın Nokta grubuna ait ülkemizde 3.500 civarında ATM bulunmaktadır. Gruba katılımın bazı prensipler ve karşılıklı kurallar çerçevesinde mümkün olduğu Altın Nokta yetkililerince ifade edilmektedir.
1998 yılında orta ve küçük ölçekli 16 banka biraraya gelerek gerek ülke ekonomisine katkıda bulunmak, gerekse müşterilerine yaygın ATM ağı ile hizmet verebilmek amacı ile ayrı bir logosu da bulunan “Ortak Nokta” adlı ikinci bir ATM paylaşım grubunu oluşturmuşlardır. Birliğe üye bankalar, makul bir ücret karşılığında ATM’lerini karşılıklı olarak kayıtsız ve şartsız birbirlerinin kullanımına açmışlardır. Ortak Nokta ATM paylaşım protokolünü imzalayan tüm bankalar gerek kredi kartlarını gerekse banka kartlarını birbirlerinin ATM’lerinde kullanabilmektedirler.
Ortak Nokta grubunu kuran ve daha sonra bu birliğe katılan bankaların isimleri aşağıdadır;
1.Alternatifbank,
2.Anadolubank,
3.Bankkapital,
4.Citibank,
5.Denizbank,
6.Egebank,
7.EGSbank,
8.Esbank,
9.Etibank,
10.Finansbank,
11.İktisat Bankası,
12.İnterbank,
13.Kentbank,
14.Koçbank,
15.MNGbank,
16.Oyakbank,
17.Sitebank,
18.Sümerbank,
19.Şekerbank,
20.Tarişbank,
21.TEB,
22.Tekstilbank,
23.Yurtbank.
Grup üyesi bankaların sahip olduğu ATM sayısının farklılık göstermesi, az sayıda ATM yatırımı yapmış bankalar ile ciddi büyüklüklerde ATM yatırımı yapmış bankalar arasında bir denge kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu denge de işlem başına fiyatlama yoluyla sağlanmıştır. Bu sistemde fiyatlama, başka bir bankanın ATM’sini kullanan bankanın, ATM’nin sahibi olan bankaya % 1 + 30 cent ödemesi suretiyle yapılmaktadır. Böylece ATM cihazı kullanılan banka gelir sağlamakta, yatırım yapmak istemeyen banka da yatırım yapanların finansmanına, “aldığı hizmet ölçüsünde” katılmak suretiyle bir bedel ödemektedir. Ortak Nokta ATM paylaşım grubuna ait yaklaşık 1.000 adet ATM bulunmaktadır. Ortak Nokta grubu, kredi kartı tahsilatında da ortak hareket etme yönünde çalışmalar yapmaktadır.
Tüm bankaların ayrı ayrı ATM şebekesi kurmak için yatırım yapması, her kurulan ATM’nin rekabet gerekçeleri ile sadece kendi bankasının müşterilerine hizmet vermesi ve bu ATM’lerin diğer yurtiçi bankaların kartlarına kapalı tutulması sonucu, çoğu ATM atıl kalmakta, yatırımlar geri dönemez hale gelme riskini taşımaktadır. Ayrıca uluslararası kart kuruluşlarının izni ile çıkarılmış kartlarla ülkemize gelen yabancı kart hamillerine, ülkemizdeki çoğu ATM’yi kullanma izni verilirken, aynı ATM’leri diğer yurtiçi bankaların kartlarını taşıyan kendi insanlarımızın kullanımına yasak getirilmesi de her zaman tartışılan bir nokta olarak karşımıza çıkmaktadır.
Plastik kart sistemleri konusunda ülkemizden ileride olan ülkelerde tüm kart sistemlerinde ortaklaşa kullanım sözkonusu olmaktadır. Örneğin İngiltere’de 34 finansal kuruluş LINK adı altında bir ATM paylaşım grubu oluşturmuşlardır. Tüm İngiltere pazarında % 60’ın üzerindeki işlemler LINK üzerinden gerçekleştirilmekte ve her geçen gün bu oran daha da artmaktadır. LINK şebekesine bağlı toplam 27.180 adet ATM bulunmakta ve ülkede 73.378.070 adet plastik kart bu sistemde kullanılabilmektedir.
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.’nin verilerine göre 31.12.1999 tarihi itibariyle ülkemizde 9.939 adet ATM bulunmaktadır. Sözkonusu ATM’lerin yurt sathındaki dağılımı eşit değildir. Hangi gerekçe ile olursa olsun tüm bankaların ATM’lerini birbirlerine açmamış olmaları nedeniyle, özellikle büyük şehirlerde bir cadde üzerinde değişik bankalara ait 20-30 adet ATM bulunmakta ve bu cihazların çoğu atıl beklemektedir. Bankalar arasındaki rekabet kaygısından dolayı ülkemiz kaynakları, sözkonusu makinelerin tamamının yurt dışından ithal edilmeleri nedeniyle, israf edilmektedir. Her bir ATM’nin ortalama USD 25.000 değerinde olduğu düşünüldüğünde kanaatimce atıl olarak kullanılan yaklaşık 3.000 adet ATM’den dolayı ülkemiz kaybı yaklaşık USD 75.000.000 düzeyindedir. ATM’lerin alımı ve kuruluş sonrası hizmetlerin ayrı bir şirket tarafından gerçekleştirilmesi sözkonusu maliyetleri daha da aşağı çekebilecektir. Bankaların her bir ATM için tuttukları nakitlerin alternatif maliyeti de dikkate alınırsa bankalarımızın ve ülkemizin ne derecede bir finansal kayba uğradığı açıkça ortaya çıkacaktır.
IV. Satış Noktalarındaki Cihazların (POS-Point Of Sale) Ortak Kullanılması
Mal ve hizmet alımında kullanılmak üzere üye işyerlerine kurulan kart kabul cihazları tüm dünyada genellikle ortak kullanılmaktadır. POS’ler ülkemizde de gerek yurtiçi gerekse de yurtdışı banka ve kredi kartlarına açık bulunmaktadır. Bu sistemde üye işyerlerine ödeme yapmak için ibraz edilen kartın uluslararası markasıyla (Visa-MasterCard gibi) kart kabul eden işyerinin hizmet aldığı bankanın ilgili uluslararası kart kuruluşundan yetki almış olması gerekmektedir. Ülkemizde tüm işyerlerinin tamamına yakın kısmında hem Visa hem de MasterCard kredi ve banka kartlarının geçerli olduğu dikkate alındığında, POS’lerin bankalar arasında ortaklaşa kullanılmasıyla ilgili herhangi bir problem bulunmadığı görülmektedir.
Plastik kartların üye işyerlerinde kabulü ile ilgili bir sorun olmamakla birlikte, özellikle son yıllarda işyerlerinde çok sayıda POS cihazı bulunduğu gözlenmektedir. Bazı işyerlerinde bankalar arasındaki fiyat rekabetinden dolayı 7 ya da 8 adet POS cihazının bulunduğu ve ülkemizdeki POS sayısının işyeri başına 3 adede yakın olduğu tespit edilmiştir. Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.’nin verilerine göre 31.12.1999 tarihi itibariyle ülkemizde 188.957 adet POS bulunmaktadır. Her üye işyerine bir adet POS kurulmuş olsa, 100.000’in üzerindeki cihazın fazladan aynı işyerlerine konulduğu ortaya çıkacaktır. Yaklaşık olarak bir cihazın bedelinin ortalama USD 400 olduğu kabul edildiğinde ise, USD 40.000.000’ın üzerindeki ülkemiz kaynağının yok yere yurt dışına ödenmiş olduğu açıktır. Her bankanın ihtiyacı olan POS cihazlarını yurtdışından ayrı ayrı alması yerine bankalar tarafından kurulacak bir şirketin bu alımı toplu pazarlık yapılmak suretiyle daha ucuza yapması mümkündür. Bu cihazların işyerlerine kurulması ve kuruluş sonrası bakım-onarım hizmetlerinin söz konusu şirket tarafından yapılması da maliyetlerin düşürülmesinde önemli rol oynayacaktır.
V. Sonuç ve Öneriler
Dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni binyılda Türk bankacılık sektöründe rekabetin daha da artması kaçınılmazdır. Bunun sonucunda kar marjları daralacak ve en iyi hizmeti en uygun fiyat ile birlikte sunabilen bankalar önemli rekabet avantajı elde edeceklerdir. 2000’li yıllarda kaliteli hizmeti uygun fiyata sunabilmek için operasyonlarda verimliliği artırıcı ve maliyetleri azaltıcı köklü değişimlerin gerçekleştirilmesi şarttır. Yukarıda belirtildiği gibi plastik kart sektöründe operasyonel maliyetlerin azaltılması ve kaliteli hizmet sunabilmek için kart sistemlerinin hemen her aşamasında ortak çalışma ve ortaklaşa cihaz kullanımı zorunlu olacaktır.
Ülkemizde her bankanın ayrı ayrı kart ve hesap bildirim cetveli basması yerine, bu operasyonların ayrı şirket ya da şirketlerce yapılması daha verimli ve düşük maliyetli olacaktır. Bankalar bir imalathane gibi kart operasyonu yapmayarak müşterilerine daha kaliteli ve ucuz hizmet sunmaya çalışmalıdırlar.
İlgili bölümde belirtilmiş olan nedenlerden dolayı, Türkiye’deki tüm ATM’lerin tek bir çatı altında birleşerek bir şebeke olması en rasyonel seçenek olarak görünmektedir. Ülkemizde bir cadde üzerinde onlarca ATM bulunması ve bunların yeterince verimli kullanılmaması memleket birikimlerinin heba edilmesi anlamına gelmektedir. Tüm bankaların birleşerek Türkiye ATM şebekesini oluşturmaları nihai hedef olmalıdır. Belirtilen biçimde bir birlik oluşturulması durumunda bazı bankalarımızın önündeki insan kuyrukları sona erecek ve ATM’ler gerçekten ihtiyaç olan bölgelere kurulacaktır. Plastik kart sektöründe yeni binyılda operasyonel maliyetlerin azaltılmasında ATM paylaşımı önemli bir rol oynayacaktır. ATM’lerin bakım, onarım ve nakit takviyelerinin her bankanın kendisinin yapması yerine bu hizmetlerin başka bir şirket tarafından verilmesi de maliyetleri daha aşağılara çekecektir.
Ayrıca, bir işyerinde çok sayıda POS cihazı bulunması yerine bu makinelerin mülkiyetinin bir şirkete devredilmesi ve bu şirketin POS kuruluş, bakım ve onarımlarını da gerçekleştirmesi plastik kart sisteminde önemli bir tasarruf sağlayacaktır.
Türkiye’nin plastik kart sektöründe daha ileri düzeylere ulaşabilmesi, kart kullanımının toplumun tüm katmanlarına nüfuz edebilmesi ve bankalarımızın bu sektörden kar elde edebilmeleri için plastik kart sistemlerinde ortak kullanıma geçilmesinde büyük yarar bulunmaktadır. Operasyonel maliyetler aşağıya çekilmeden bankalarımızın plastik kart faaliyetinde bulunmaları, yeni binyılın bankacılık anlayışındaki “birleşme” ve “küreselleşme” gerçeklerine ters düşmektedir.
Ülkemizde uygulanan Merkez Bankası para politikası ve IMF ile yapılan Standby düzenlemesine ilişkin Niyet Mektubu çerçevesinde; bankacılık sisteminin güçlendirilmesi ve düzenlenmesiyle ilgili kural ve prosedürlerin uygulanabilmesi için bankalarımızın kesinlikle operasyonel maliyetlerini düşürmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, bankacılık sisteminde operasyonel maliyetlerin azaltılmasında önemli paya sahip olan ve yukarıda kapsamlı olarak açıklaması yapılan plasik kart sistemlerinin ortak kullanılması konusu, içinde bulunduğumuz dönemde daha fazla önem kazanmıştır.
Kaynaklar
Bankalararası Kart Merkezi A.Ş., (1999), Website http//:www.bkm.com.tr.
Dünya Ekonomi-Politika Gazetesi, (11 Kasım 1999), Kredi Kartları Özel Eki.
LINK Network Interchange Ltd, (1999), Website http//:www.link.co.uk.
Ortak Nokta ATM Paylaşım Grubu, (1999), Website http//:www.ortaknokta.com.
SUNGUR, İlhan, (Ağustos/Eylül 1998), “Ortak Nokta ATM Paylaşımı”, Active Bankacılık ve Finans Dergisi, Sayı 2.
Türkiye Bankalar Birliği, (Haziran 1999), 2000’li Yıllarda Türk Bankacılık Sektörü, Yayın No.211.
YILMAZ, Dr. Eyyüp, (1999), “Türkiye’de Kredi Kartı Uygulaması ve Ekonomik Etkileri”, Yayınlanmamış Doktora Takdim Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
YÜCELİR, Haluk, (17 Ekim 1994), “Banka ATM’lerinin Ortak Kullanımı Sağlanmalıdır”, Dünya Ekonomi-Politika Gazetesi, Kredi Kartları Özel Eki.
