Diş Ağrısına Dikkat
Stress, aşırı çalışma, iş gezileri, yorgunluk,zorlayıcı koşullar vücut direncinin iyice düştüğü dönemler.Tatil ya da seyahat sırasında ağrıyan diş ise gezi programınızı altüst etmeye yetiyor.
İş adamlarının bir çoğu zamanın kendilerine yetmediğinden, takip edilmesi gereken işlerin çokluğundan zamana karşı çalışıp, zaman fakiri olduklarından yakınırlar. Fakat ihmal edilen çürük dişler iş temposunun öyle yoğun bir zamanında kendini gösterir ki toplantı, iş gezisi veya tatili berbat etmeye yeter. Bu umulmadık zamanda dayanılmaz hale gelen diş ağrılarına teslim olmamak için uzmanlar diş bakımına aşırı özen göstermek gerektiğini vurguluyorlar. Çürük dişlere dolgu veya dolguların yenilenmesi, sık fırçalamak, diş taşlarından kurtulmak, çekilen dişlerin boş kalan yerlerini doldurmak, beslenme, diş fırçası seçimi ilk akla gelen tedbirler belki ama diş bakımı konusunda dikkat edilmesi gereken birçok ayrıntı bulunuyor. Yaşa göre farklılık gösteren problemler, genç yaşlarda çürükler, 35 yaşından sonra bu defa diş eti hastalıkları olarak artış gösteriyor.Diş eti iltihaplarında dişi taşıyan kemik dokusunun iltihabı sonucu hasta dişi kaybediyor.
Diş hekimi Dr. Sinan Özkan, bu tip durumlarda erken tanı, çürük ve iltihaplara genç yaşlarda müdahalenin önemine dikkat çekiyor. Gecikme durumunda biyomekanik teknik tedaviler gerekebiliyor.
Özellikle diş konusunda labaratuvar ve klinik uygulamalarda Türkiye’de hiç bir yerli malzeme imal edilmemesi ve böyle bir sanayiinin kurulmamış olması nedeniyle diş malzemelerinin İtalya, Almanya, İngiltere, Bulgaristan gibi ülkelerden ithal edildiğini ve diş tedavilerindeki gecikmenin hastaya maliyet artışını da beraberinde getirdiğini vurguluyor.
Nelere dikkat etmeli
Periyodik aralıklarla diş kontrollünün yanısıra diş bakımında dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle sıralanıyor: Diş taşları: En çok dil altı tükürük bezleri önlerinde görünen, alt ön dişlerin arkasında biriken diş taşları bakterilerin kolayca yerleşebileceği bir ortam ve dişin çürümesine neden oluyor. Tükürük salgısıyla biriken diş taşları belli dönemlerde temizlenmeli.
Diş minesi, çatlamasına neden olan aşırı sıcak ve soğuktan, darbelerden korunmalı.
Ağız hijyeninin yetersiz olduğu durumlarda diş eti kanamalarına rastlandığında bu iltihaplanma öncesi bir ikaz olarak algılanmalı.
Organik olan diş dokusunda açık olan dolgu açık yara gibi mikrobu içeri transfer edeceği koku ve enfeksiyona sebep olup, ekonomik ve biyolojik sorunu büyüttüğü düşünülerek erken tedbir alınmalı.
Diş macunu kullanımında tedavi edici terapötik etki bekleniyor. Oysa macun aynı oaranda aşındırıcı özelliğe de sahip. Her yemek sonrası ağız içinin temiz kalması için suyla da olsa diş fırçalanıp, beş dakikada oluşabilen bakteri plağı temizlenmeli. Diş arası fırçaları, diş ipi, diş suyu kullanılmalı. Uzmanlar, bu konuda terkibinde bir çeşit toprak olan macunların aşırı fırçalamada diş minesinde aşınma ve erimeye de neden olabileceğini belirtiyorlar. Diş eksikliğinde boşluk yaratan bölüme diğer dişlerin kayma gösterip ağız içi şekil bozukluklarına ve diş uzamalarına neden olacağı için çekilen dişlerin yeri köprü, protez gibi metodlar kullanılarak dolduruluyor.
Beslenme, süt ve süt ürünleri dişler üzerinde olumlu etki sağlarken diş etrafına yemek sonrası kaplanan emisyonun temizlenmesi bakterilerin yerleşmesine en uygun ortamdan arındırılması diş sağlığında büyük önem taşıyor. Kürdan kullanımında bakterilerin dişeti arasına ittirilmesi nedeniyle mahsurlu sayılıyor.
Dişlerin bakımı, temizliği, uzun ömürlü olup ağızda kalabilmeleri sadece diş fırçalamakla sağlanmıyor. Her yenen, her atıştırma sonrası diş temizliği gerekli görülüyor. Bakteri plakları 3-4 dakikalık bir süre içinde zarar vermeye başlıyor ki bu bazen diş çürümelerine bazen de diş eti iltihaplanmalarına yol açabiliyor.
Diş çürükleri tedavisi, dolgularla yapılan restorasyonlar konusunda bilim adamları arasında farklı görüşler olduğu gibi bunlar halka da yansıyor. Diş dolgularında uygulanan dolgu çeşitleri arasında Amalgam dolgular, ışınlı dolgular, veya bunlara ek olarak seramik dolgular. Bunlar arasında en ekonomik sağlam ve güvenilir olanı Amalgam dolgular sayılıyor. Halk arasında amalgam dolguların civa kapsadığı ve bunun vücut sağlığı konusunda sakıncaları olduğu endişeler konuşuluyor. Oysa civa hiç bir zaman direk olarak değil metal tozlarla karıştırılarak hazırlanan dolgu malzemesi amalgamı oluşturuyor. Bu karışımda, civa özelliğini kaybediyor ve vücuda hiçbir zararı olmuyor.
Işınlı dolguların yapımında ise kullanılan madde plastik olduğu için, kırılgan ve çabuk aşınabilirlik özelliği taşoyor. Uygulama sırasında asitle dişe bağlanıyor ve dişe zarar verme riski bulunuyor. Dolgularla restorasyon aşamasını geçmiş dişlerde bu defa da kaplama ihtiyacı doğuyor. Yeni kaplama malzemeleri arasında seramik malzemeler dirençli, estetik, ağız yapısına doku uyumlu olmaları kullanıcıya avantaj sağlıyor.
Kişinin tükürük, pH (asit) özelliği dişin ömrünü tayin ediyor. Ağız boşluğunda oluşabilecek fokal enfeksiyon odakları seyahat öncesi, hastalık, üzüntü gibi stresli durumlarda vücudun zayıf durumlarında ortaya çıktığı için diş kontrolleri periyodik aralıklarla yapılması gerekiyor.
Diş hekimi Dr.Sinan Özkan diş çekimlerinin en son başvurulacak çare olduğunu belirterek çürük dişin tedavi ve restorasyonla yeniden kazanılabileceğini vurguluyor.
Diş hekimi Sinan Özkan, tedavi seanslarında steril ortama büyük önem veriyor. Tüm aletler özel muhafazalar içinde 135 derece sıcak buharla steril hale getiriliyor. Özellikle iğneden korkan hastalar için önce sprey ile uyuşma sağlanıp daha sonra iğne yapılsa bile hasta bunu hiç hissetmiyor. Tedavi boyunca klasik müzik dinleyen hastalar gerginlik yaşamıyor.
Dr.Sinan Özkan
Tel: 0212 251 07 80
Gümüşsuyu – İstanbul
