Facebooktan Google Karalama Kampanyası
Facebook Google’yi sevmiyor.
Kimliği bilinmeyen birisi, dünyanın en büyük 5 halkla ilişkiler şirketinden biri olan Burson-Marsteller’dan Google’ı karalama kampanyası istemiş. Plana göre Burson-Marsteller, Google’ın özel hayata müdahale ettiği iddiasını başta gazeteler olmak üzere tüm yayın organlarına yayacak ve basının bunu araştırıması için onları teşvik edecek, biraz da kışkırtacak. Hatta Burson bununla da yetinmeyip sözü geçen, etkili bir blog yazarına Google’a yönelik saldırgan yazılar sipariş etmiş ve karşılığında bu yazıların geniş kitlelerce takip edilen The Washington Post, Politico ve The Huffington Post’ta yayınlanması sözünü vermiş. Dananın kuyruğu da burada kopmuş. Blogger bu teklifi reddetmekle kalmamış, yememiş içmemiş Burson’dan gelen teklifi, konuyla ilgili gönderdiği e-postaları kendi blogunda yayınlamış. USA Today’in konuyu ele alması ve Burson’ı “fısıltı kampanyası” yapmakla suçlamasıyla olay çığ gibi büyümüş.
Peki bu gizemli müşteri kim? Çoğu insan Apple ve Microsoft için bahis oynarken, The Daily Beast bu müşterinin kim olduğunu bulmuş… Kimsenin aklına gelmeyen isim: Facebook. Anlaşılması çok da zor değil. Facebook ve Google veritabanı, sosyal ağ ve e-posta hizmetlerine kadar her alanda birbirlerinin rakibi durumuna geldiler. İkisi de boş durmuyor, rakibi saf dışı bırakacak yeniliklerle karşımıza çıkıyorlar.
Site kanıt gösterene kadar hikaye güzel bir komplo teorisi idi. Kanıtlar da ortaya çıkınca Facebook sözcüsünden durumu kabullenen açıklama geldi. Ama söyleyeceğinden de geri kalmamış, iki tane de mazaret sunmuş:
• Google sosyal ağlarda, kişisel gizlilikle ilgili kaygıları artıran bir şeyler yapıyormuş…
• Ayrıca Google’ın kendi sosyal ağ hizmetlerinde Facebook verilerini kullanıyor olması, Facebook’u çok gücendirmiş.
Miş, mış, muş… Hikayenin sonunda gökten parlak kırmızı elmalar düşmüyor. Hatta tam anlamıyla soğuk savaş döneminden kalma aksiyonu çok ve ajanı bol romanları hatırlattı bana. Öyle ya da böyle bu PR teşebbüsü ters tepti: Google’ı karalayalım derken hem Burson hem de Facebook saygınlıklarını zedeledi. Artık Google’da musluk açık kalıp, tuvaleti su bassa herkes Facebook’tan bilecek.
Not: Burson’ın sitesine girdim. Her kurumsal sitede vizyon – misyon bölümü vardır. Burson-Marsteller zamanında o bölüme bir de etik kodlar diye bir bölüm eklemiş. Uzun uzadıya bir liste yazmışlar “Efendim, şu etik değil o yüzden bizim böyle şeylerle işimiz olmaz” mealinde. Hatta bu beyler hiç etik bulmadıkları için tütün endüstrisine iş yapmayı bırakmışlar. Bu uzun etik kod listesini eğlence olsun diye okuyun derim. Mesela listede şöyle bir madde var: “Şirketimiz; toplum, çevre ve insan haklarıyla ilgili konularda kasıtlı olarak yanıltma amacı taşıyan işler almaz.” Gel de Mevlana’yı anma “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.” Ya da “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!” Aslında ben de boş zaman değerledirmesi olarak bu uzun etik kod listesine karşılık gelen, bilumum atasözü, deyim, özdeyiş listesi hazırlayabilirim.
kaynak: yenimedyaduzeni.com
