Önce Sağlık: Kalp Sağlığı
Sağlık pek çoğumuzun hastalanmadığımız sürece kıymetini bilmediğimiz değerlerin başında gelir. Oysa günümüzde ve tarihte pek çok lider ve doktor sağlığın bir insanın en değerli varlığı olduğunu vurgulamaktadır. Toplumumuzda yaygın bilinen örnekler olarak Kanuni Sultan Süleyman’in “Halk gözünde değerli bir nesne yok devlet gibi,/ Olmaya devlet cihanda bir sıhhat nefes gibi” ve Atatürk’un “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözlerini sayabiliriz.
Bugün pek çok ülkede kalp hastalıkları, kanser ve felç en yaygın ölüm nedenleridir. Kalp hastalıkları orta yaşlardan itibaren en yaygın ölüm nedenleri listesinin başlarında yer alır. ABD’de 45yaşındaki bir insanın 65 yaşına gelinceye kadarki ölüm riski (20 yıl içinde) %14’tür. Yani bugün 45 yaşındaki 100 insandan 14’u 65 yaşına ulaşmadan aramızdan ayrılmaktadır.
Diğer önemli bir nokta da önleyici sağlık hizmetlerine sağlık bütçelerindan ayrılan payın pek çok ülkede %1’ler seviyesinde kalmasıdır. Pek çok insan hastalıkları önlemek için çok az enerji, vakit ve para harcar. Fakat insanlar hastalanıp yaşam kaliteleri düşunce enerji, vakit ve paralarının tümünü kaybettikleri sağlıkları için harcamayı göze almaktadırlar. Ne yazıkki pek çok defa eski sağlık ve yaşam kalitesine tam dönüş mümkün olmamaktadır.
Bizi içinde taşıyan sağlam bir araca benzetebileceğimiz vücut ve aklımızı daha iyi koruma konusunda bilgi ve becerilerimizi arttırmak için bu yazı serisini başlatıyoruz. Yani amacımız arabanın kaza ve arıza riskini azaltacak kaliteli bilgi ve önlemleri sizlere ulaştırmak. Sağlığı belirleyen etkenler genel olarak genetik ve çevre etkenler ve davranışlar şeklinde üçe ayrılır. İnsanlar sağlıklarını %60-70 oranında sağlıklı davranış ve alışkanlıklarla etkileme ve geliştirme fırsatına sahiptirler. Yani kalp krizi, hipertansiyon, şeker hastalığı, kanser, felc, vb. gibi pek çok önemli hastalığı önleyebilir en azından zararlarını minimize edebiliriz.
Kendine İyi Bakmak Kalbine İyi Bakmakla Başlar
En yaygın ölüm nedeni olan kalp hastalıkları hakkında yakın zamanda ABD’nın en saygın yayınlarından New York Times’te “Kalp Sağlığında Yeni Gelişmeler(1,2)” başlığı ile çıkan yazılardan önemli noktaları sizler için aşağıda özetledik:
-Sigara içmemek, içiyorsak bırakmak: Sigara içenler için kötü haber her iki sigara kullanıcısından birisinin sigara nedeni ile ölmesi, iyi haber ise bıraktıktan bir kaç yıl içinde ölüm riskinin içmeyenlerle aynı düzeye düşmesi. Yani sigara içen dost ve arkadaşlarınıza bırakmaları konusunda teşvik ederek bir anlamda hayatlarını kurtarmalarına katkıda bulunabilirsiniz. Günde 2-3 adet bile sigara içmek bazı hastalık risklerini arttırmakta.
-Hipertansiyon, kolesterol ve şişmanlığı kontrol altına almak.
-Kalp ve damar sistemini formda tutacak düzeyde düzenli egzersiz yapmak.
-Son yıllarda kalp hastalığının ana risk faktörleri olan yüksek kolesterol ve tansiyon, sigara içme, şeker hastalığı, şişmanlık (özellikle karın bölgesinde) ve sedanter yaşam tarzına yüksek C-Reaktif Protein (CRP) duyarlılığı da eklendi. Bazılarına göre CRP’nin kalp krizlerindeki rolü kolesterol kadar önemli. Kalp krizi sırasında koagulasyon faktörleri ile beraber iltihaplanmanin kandaki bir indikatörü olan CRP’nin kalp damarlarının tıkanmasında önemli rol oynadığı düşünülüyor. Fakat halen pek çok hastada CRP duyarlılığı ölçülmemekte.
-Satüre yağları (genel olarak oda sıcaklığında katı olan yağlar) azaltma ve yerine sature olmayan yağları (zeytinyağı, vb. gibi bitkisel yağları) tüketme tavsiyesine ek olarak, son yıllarda Akdeniz diyetinin kalp hastalıklarını azaltıcı etkisinin zeytinyağı, yağlı balık, susam, ceviz ve benzer kuruyemiş ve bazı bitkilerden kaynaklandığı fark edildi. Akdeniz diyetinin kolesterol dengesini düzenleyici ve iltihabi azaltıcı etkisi sayesinde kalp hastalıklarını önleyici rol oynadığı düşünülmekte.
“Lyon Diet Heart Stüdy (1999)” kalp krizi geçirmiş hastalardan, Akdeniz diyeti ile beslenenlerin o zaman ki Amerikan Kalp Kurumu diyeti ile beslenenlere göre 4 yıl içinde kalp hastalığının tekrarlama ve ölüme yol açma riskinin % 50-70 daha düşük bulundu. Kim B. Knoops’un 70-90 yaş grubunda Akdeniz diyetini ve kalp hastalığı risk faktörlerini azaltıcı yaşam tarzını sürmenin kalp hastalığı ve diğer nedenlerden ölüm riskini %50 azalttığını keşfetti.
“The Miami Mediterrean Diet” kitabının yazarı Dr. Ozner Akdeniz diyetinde yiyeceklerin manav ve pazardan taze olarak alınıp hazırlanmasının, yemeklerin lezzetli olmasınin ve işlenmiş gıdalar içermemesinin (processed food), vücutta iltihaplanmayı azalttığını vurgulamakta. Uzmanlar yemeklerin canola yağı ile pişirilmesini, daha pahalı olan zeytin yağının ise salatalarda kullanılmasını tavsiye etmekte. Balık yağı kapsülünin de faydalı olduğu belirtilmekte. Akdeniz diyetindeki meyve ve sebzelerin de antioksidan özellikleri nedeni ile damarları tahris eden LDL kolesterolün oluşumunu azalttığı düşünülmekte. Salmon, tuna ve uskumru gibi balıklar, susam, ve cevizici Akdeniz diyetinde tüketilen diğer yiyecekler arasında yer almakta.
-Kötü ağız, dış ve dişeti sağlığının da kalb hastalığı riskini arttırdığı yakın zamanda bir kaç çalışma tarafından gösterildi.
-Yirmiyedibin (27000) kişinin izlendiği “Interheart” çalışması Kronik stres’in kalp krizi riskini ikiye katladığını gösterdi. Kardiyolog Dr. Okner ve Kalp Psikoloğu Dr. Clorfene kitaplarında gevşeme cevabını (relaxation response) günde bir veya veya iki defa uygulamayı önermekteler. Sessiz bir ortamda, gözler kapalı ve kaslar gevşemiş bir halde iken derin ve ritmik olarak solumanın kronik strese iyi geldiğini vurgulamaktalar. Ayrıca yeterli uykunun kronik stresi yönetme becerisini arttırdığına değinmekteler. Alternatif tavsiyeleri ise söyle: Meditasyon, yoga, self-hipnoz, gülme, öğle uykusu, dua etme, evcil hayvan (pet) edinme, düzenli egzersiz ve bir uğraş (hobi) edinme.
-Son zamanların en önemli keşiflerden birisi de çok kısa süreli egzersizlerin bile kalp hastalığı riski faktörlerini azalttığı. Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’ndeki (American Journal of Clinical Nutrition) bir İngiliz çalışması günde toplam 30 dakikaya ulaşan 3’er dakika sureli tempolu yürümelerin bile 30 dakikalık sürekli egzersiz gibi kalp risk faktörlerini azaltıcı sonuçlar verdiğini gösterdi. 1996’daki bir çalışma da günde 15 dakikalık haftanin 5 günu düzenli egzersiz yapmanın kalp hastalığından ölüm riskini %46 azalttığını bulmuş idi.
Umarız delile dayalı ve kaliteli bu bilgiler ışığında yaşam tarzınızda bazı olumlu değişiklikler yaparak kalbinize ve kendinize iyi bakmaya başlarsınız.
