Yangının adı Leyla’ydı
Çaresiz kalmıştı Leyla’da…
Kavuşmak imkansızdı…
İhtiyar, tatlı-sert yol gösterdi.
-Gir şu odaya… Çağır Leyla’yı…
Aklı almadı önce…
Pek de inanmamıştı…
Ama yapacak da başka bir şey yoktu…
Çaresiz adam, çaresiz girdi odaya…
Sayıkladı günler boyu, geceler boyu…
Çıkmadan o odadan, çağırdı Leyla’yı…
Kırk asırdır yandığı aşkı, daha kırk vakit dolmadan…
İşte geliyordu…
İşte görüyordu; Leyla kendisini çağıranı ararcasına geliyordu…
Korktu genç adam…
Anladı genç adam…
Unuttu genç adam…
Gidip sarıldı ihtiyarın eline…
“İstersem olduğuna göre…
Çağırırsam geldiğine göre…
Bana aşkı öğret…”
Dedi ki ihtiyar:
-Bu kainat…
Aşkına yaratıldı sevgilinin…
Sen aşkı ne sandın?
Aşk…
Öyle bir istemek ki…
Kavuşmak mecbur kalsın…
Yazar : Murat Başaran
