Baş Ağrısı

Başımız vücudumuzun sinir sistemi merkezi olan beyni koruyan ve taşıyan bölgemizdir. Bedenimizden dışarıda olan yapısı ile dikkat çeker. Başımız zaman zaman ağrır ve biz çoğu zaman neden ağrıdığını bilemeyiz. Baş ağrısının asıl nedenini bilim insanları henüz tam olarak anlayabilmiş değiller. Baş ağrısının bilinen bir kaç nedeni var tabi ki, ancak çoğu zaman başımız ağrır ve biz neden ağrıdığını bilemeyiz. Bu yazı içinde aşağıdaki başlıklar ile ilgili bilgi alabilirsiniz.

İçindekiler

Baş Ağrısının Nörolojik Nedenleri

Baş Ağrısının Nedenini Anlama

Baş Ağrısının Çeşitleri

Küme Şeklinde Baş Ağrısı

Gerilim Baş Ağrısı

Gerilim Tipi Baş Ağrısının Diğer Baş Ağrılarından Farkları

Gerilim Tipi Baş Ağrısının Tedavisi

Baş Ağrısı ve Stres

Kronik Baş Ağrısı

Baş Ağrısı Tedavisi

Akupunktur ve Yoganın Baş Ağrısına Etkileri

Madde Kullanımına Bağlı Baş Ağrısının Tedavisi

Baş Ağrısı İçin Ağrı Kesici Kullanımı

Sürekli Baş Ağrısı

Sürekli Başı Ağrıyanların Dikkat Etmesi Gerekenler

Çok Şiddetli Baş Ağrısı

Baş Ağrısına Sebep Olan Hastalıklar

Migren

Bir kere kafamızın içinde beyin var, beyin zarı, beynin içinde büyük damarlar var, bunların bir kısmı ağrılı yapılardır. Beyinin kendisinin ağrı duygusu yoktur ama beyin zarı, beyinin içindeki damarlar, beyinin içindeki sıvıyı çevreleyen zarlar, kafatası, kafatasını örten deri ve kafatasında örtü şeklinde bulunan yapılar ağrılı yapılardır. Ayrıcı başımızda başka organ olarak gözlerimiz, sinüs boşluklarımız, burnumuz ve yapışak dokular bulunur. Kafatasının dışındaki bütün bu yapılar ağrı yapar, dolayısı ile bütün bu yapıları ilgilendiren rahatsızlıklar sonuçta baş ağrısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuşkusuz bu ağrılar çok değişik şekillerde ortaya çıkabilir.

Baş Ağrısının Nörolojik Nedenleri

Nöroloji polikiliniğine baş vuran hastalıklar arasında birinci sırayı tutmaktadır.Çok çeşitli nedenleri vardır.Nedenlerini iki gruba ayırabiliriz.Birinci neden nörolojik neden , ikinci grup nörolojik olmayan nedenlerdir.Öncelikle nörolojik olmayan nedenlerden bahsetmek istiyorum.Sistemik enfeksiyonlar , ateş çıkması , grip ,üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi , sinüzit, göz hastalıkları , görme bozuklukları. tansiyonu yüksek olan insanlarda hiperaensefalopati dediğimiz baş ağrılarına rastlıyoruz.Nörolojik nedenlere geldiğimiz zaman bunlar beyin içindeki ve kafayla ilgili nedenlerdir.Nörolojik nedenler arasında en sık gördüğümüz baş ağrıları özellikle migren , gerilim baş ağrısıdır.Bunun dışında özellikle Türk toplumunda ağrı kesici kullanımına bağlı baş ağrısı sıklığıda oldukça yüksektir.Bunun haricinde kafa içinde yer kaplayan lezyonlar , yani bir beyin tümörü ,beyin kanaması, beyin damar tıkanıklığı, menenjit gibi problemler baş ağrısı yapabilir.Türkiye’de en sık gördüğümüz baş ağrısı nedenleri arasında gerilim baş ağrısını saymak zorundayız.Gerilim baş ağrısı özellikle ağrı polikiniklerine başvuran hastaların yüzde otuz yedisinde , kırkında rastlanmakta.İkinci sıklıkta ise migren baş ağrısnı görmekteyiz.Migren ağrısı ise türk toplumunun yüzde yirmisinde görülür.Üçüncü ve sıklıkla gördüğümüz ve çok dikkat etmemiz gereken baş ağrılarından bir tanesi ise, ağrı kesici kullanımına bağlı baş ağrıları.bizim tahminimizden oldukça fazla ve çok sıktır.Hastaların öncelikle başka nedenlerden başı ağrıyor ,ağrı kesCİi kullanmaya başlıyor ve bir süre sonra ağrı kesici bağımlılığı gelişip ve buna bağlı baş ağrıları olabiliyor.Diğer nedenlerden birisi ise küme baş ağrısı.Özellikle ataklar halinde gelen çok şiddetli baş ağrılarıyla gözüken baş ağrılarıdır.Özellikle biz bunları tedavi etmekteyiz.Bunların haricinde temporal arterit gibi ya da farklı nedenlerden dolayı çeşitli baş ağrısı tipleride vardır.

Baş Ağrısının Nedenini Anlama

Eğer sistemik bir enfeksiyon var ise nöroloji dışında bir neden ise , bunun nedenini mutlaka araştırmak lazım.Nörolojik nedenleride mutlaka araştırmak lazım.Baş ağrısıyla gelen bir hastada yapmamız gereken en önemli şey nörolojik muayene.Çünkü basit bir nörolojik muayenesi , kafa içinde bir basınç artışını, bir kitle hakkında bize çok güzel bilgi verebilir.Nörolojik muayeneyi bitirdikten sonra, hastadan isteyeceğimiz bazı tetkikler vardır.Eğer sistemik bir şey düşünüyorsak karaciğer testi , tam kan sayımı gibi kan tablosuna bakarız.Hastaya iltihap araştırması, göz muayenesi yapabiliriz ama tabiki bizim için altın standart beyin görüntülenmesidir.Beyin görüntülenmesi için özellikle tercihimiz bizim kramier emar çektirmek.Çünkü yan etkileri açısından çok daha az yan etki profiline sahip olması sebebiyle , altın standarttır.Şöylede bir şey var özellikle migren tanısı koyarken mutlaka bir şey bulmak zorunda değiliz.Ekartasyon tanısıdır.Kliniğe semptomlarından ortaya çıkar.Baş ağrısının özelliklerine bakarız.Semptomlarını migrene uydururuz.Daha sonra tetkiklere gireriz.Migrende hiçbir bulgu bulmayabiliriz.Yani bir baş ağrısı geldiği zaman bize , biz çok şeyde bulabiliriz bu baş ağrısında , hiç birşey de bulamayabiliriz.Burada hekimlik eğitiminin çokönemli bir rolü oluyor.Bunlardan birincisi hastayı iyi dinlemek, iyi bilgi almak ve iyi muayene etmek.Çünkü bunlarla bile teşhisi koyabiliriz. Yardımcı tanı yöntemleri bize bir yere kadar yardımcı olabilir.Her zaman baş ağrısında mutlaka birşey bulacağız diye bir şey yoktur ama bulduğumuz zamanda mutlaka tedaviye yönelik bunlarla savaşmalıyız.

Baş Ağrısının Çeşitleri

Baş ağrısı doğrudan doğruya bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Örneğin migren gibi yada stres baş ağrıları, gerilim baş ağrıları gibi başlıbaşına bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Biz buna primal baş ağrısı, birinci baş ağrısı yani doğrudan doğruya baş ağrısının merkezinde olduğu hastalıklar olarak isim veriyoruz. Bunun dışında başka hastalıklar da kafadaki yapıları etkileyerek baş ağrısı oluşturabilir. Örneğin bir beyin tümorü büyük damarları etkileyip, itip bükerse ağrı yapabilir yada beyinin içindeki bir kanama yine beyin zarlarına yada beyin boşluğuna açılırsa, beyin zarı enfeksiyonları baş ağrısı yapabilir. Bunlara sekonder baş ağrısı diyoruz. Birincil baş ağrıları çok fazla sayıda değildir bunların başında da migren gelmektedir ve onu takip eden sinirsel baş ağrıları gelir. Ancak daha seyrek görülen başka baş ağrıları tipleri de vardır, küme dediğimiz yılın belli dönemlerinde gelen baş ağrısı hastalıkları gibi. Fakat sekonder dediğimiz başka hastalıkların bir yan ürün olarak oluşturdukları baş ağrısı çok sayıda ve çok çeşitli görülebilir, örneğin grip veya boğaz ağrısında baş ağrısı hissedebilirsiniz. Başınızı çarparsınız baş ağrısı hissedebilirsiniz sonuçta göz basıncınız yükselir glokomunuz vardır bu da bir ağrı oluşturabilir. Yani kafayı uzaktan yakından ilgilendiren her şey, her olay ikincil dediğimiz sekonder yani bir yan ürün olarak oluşan baş ağrısı sebebi olabilir.

Küme Şeklinde Baş Ağrısı

Küme baş ağrısı; baş ağrısının temel olarak yer aldığı hastalıklar içerisinde en şiddetli ağrılara sebep olan en bir baş ağrısı hastalığıdır. Muhtemelen genetik zeminde olan bir hastalık olduğu kabul edilen çok seyrek görülen ikibinde bir görülen bir hastalık türüdür. Bu hastalığa küme denmesinin özelliği yıl içerisinde belli bir dönemde gelmektedir. Örneğin hastamız diyor ki her sene bir ay ağrı çekerim, her gün bir yada birkaç defa baş ağrısı gelir yarım saat bir saat sürer, başımın hep aynı tarafındadır ve ağrı olduğunda çok şiddetli bir şekilde gözümde, yüzümde hatta dişlerimde bile ağrı hissederim o tarafımda burnumda bir tıkanıklık veya akıntı şeklinde olur ancak yarım saat bir buçuk saat sürer sonra kesilir taa ki bir gün sonra yine yaklaşık aynı saatlere kadar. Bu bir kere de olabilir günde 8 kere de olabilir fakat bu hastalığın özelliği yıl içerisinde geldiği süresi bir yada bir buçuk ay süren kişiye göre değişiklik gösteren kümelenme dönemi hep aynı tarafta gelecektir ve öldürücü şiddette baş ağrılarına sebep olabilir. Aslında tedavisi çok kendine özgü bir hastalıktır. Migrene benzeyebiliyor, hastaların neredeyse hepsi migren tanısı alıyor halbuki migrenden çok farklı ve migren ilaçlarının hiç işe yaramadığı bir hastalıktır kendine özgü bir tedavisi vardır. Migrenden farklı olarak tedaviye başlandığında neredeyse aynı gün atakların sonlandığı bir hastalıktır fakat biraz önce de söz ettiğim gibi çoğunlukla yanlış tanı alıyor bu hastalar. Yüzde doksandan fazlası doktora gitse bile küme tanısı almamış oluyor çünkü çok ender olduğu için doğal olarak hekim bu hastalık hakkında ayrıcı tanı yapmayı bilmeyebilir hasta kendini iyi ifade etmemiş olabilir. Sonuçta bu hastaların yüzde doksan kadarı tanılarını bilmeden bu ağrılarını migren olarak çekiyorlar bunun çok önemli bir özelliği çok şiddetli bir ağrı fakat hiçbir ağrı kesici morfin dahi bu ağrıyı kesmiyor halbuki kendine özgü tedaviye çok hızlı cevap veren bir hastalıktır.

Gerilim Baş Ağrısı

Gerilim tipi baş ağrısı çoklukla stresten kaynaklanan bir baş ağrısı türüdür. Çoklukla başın iki tarafını birden etkileyen, hafif yada orta şiddetli ağrılara sebep olan, daha çok başı cendereye alınmış gibi sıkışma hissi hissettiğiniz bir baş ağrısı şeklidir. Hareket ettirmek başınızın ağrısı arttırmıyor çünkü burada en önemli ayırım migrenle yapılmaktadır. Migren zonklayıcı baş ağrıları yapar, hareket ettirdiğinizde başınız ağrır, bulantı yapar, tek taraflıdır ancak gerilim tipi baş ağrılarında çoklukla iki taraflı hafif ağrılar, bulantısız, başınızı oynattığınız zaman başınızın ağrısının artmadığı yani migrenin tersi bir ağrı karakterine bağlı bir hastalıktır. Ama bu da bir tür hastalık fakat çoğunlukla stres sonucu gelişmekte ve tedavisinde de buna karşı etkili olan anti depresan ilaçlar etkilidir.

Gerilim Tipi Baş Ağrısının Diğer Baş Ağrılarından Farkları

Gerilim tipi baş ağrısı eskiden toplumda çok yaygın bir baş ağrısı olarak kabul edilirdi ama artık biliyoruz ki migrenden daha seyrek görülen bir baş ağrısı türü ama yinede ikinci sırada da olsa oldukça yaygın bir baş ağrısı hastalığıdır. Tipik özelliği başımızın iki yanında yaygın, sıkıştırıcı bir baş ağrısıdır zonklayıcı değildir. Ağrı sırasında başımızı hareket ettirmek migrende ağrıyı çok arttırırken gerilim baş ağrılarında ağrıyı arttırmaz hatta iyi bile gelebilir. Gerilim tipi baş ağrısı olan bir hasta başını oynattığında, boynunu hareket ettirdiğinde hatta spor yaptığında ağrısının çoğu kez hafiflediğini fark eder. Gerilim tipi baş ağrılı bir insanın başındaki ağrı zonklayıcı değildir, beraberinde bulntı olmaz , ışıktan ve sesten birlikte rahatsız olma belirtisi migrende çok tipik iken gerilim tipi baş ağrısında söz konusu değildir. Gerilim tipi baş ağrılı hastalar çoğu kez sesten rahatsız olabilir ama ışıktan rahatsız olmaları söz konusu değildir. En önemli özellik gerilim tipi baş ağrıları genellikle hafif yada orta şiddetli baş ağrılarıdır çok seyrek olarak şiddetli ağrılara yol açabilir. Gerilim tipi baş ağrısında hasta ağrısından dolayı işinden gücünden belki kalmaz fakat her gün her gün yada çok sık yaşadığı için artık ağrıdan uzaklaşır. Hasta sürekli hayatının bir parçası olarak hafif de olsa bir ağrıyla yaşamaya başladığı için o ağrıdan kurtulmak ister şiddeti yüksek olduğu için değil.

Gerilim Tipi Baş Ağrısının Tedavisi

Gerilim tipi baş ağrısı beraberinde kas spazmının olabildiği yada olmadığı türde baş ağrılarıdır. Çoklukla stresten sonra gelişim söz konusudur. Bazen kaslarımızı kötü ve aşırı kullanım sonrasında da gerilim tipi baş ağrılarımız ortaya çıkabilmektedir ama gerilim tipi baş ağrısının kalıcı olarak tedavi edilmesi profilaksi dediğimiz ağrı kesici dışında her gün ilaç kulanarak ağrılar ortadan kalksın veya tedavi edilsin amacı ile yaptığımız tedavilerde kullandığımız ilaç grubu anti depresan ilaçlardır. Fakat anti depresanları kullandığımız farklı baş ağrısı olan migrenden farklı olarak gerilim tipi baş ağrılarında hafif anti depresanlarda yani tek etkili olan sadece serotonin üzerinden etkili anti depresan ilaçlarda gerilim tipi baş ağrısında yeterli olabilir, migren tedavisinde çoklukla yeterli olmazlar migren için daha güçlü anti depresan ilaçlar kullanmamız gerekebilir. Gerilim tipi baş ağrısının temel tedavisi anti depresan ilaçlardır fakat bu tip ilaçlar gerilim tipi baş ağrısının kronikliğine yada şiddetine göre hafif ve daha güçlü ilaçlardan seçilebilir. Ne kadar dirençli, ne kadar uzun süredir yada önceden kullanılmış hafif anti depresanlara yanıtsız bir durumla karşı karşıya isek o zaman güçlü, birden fazla mekanizmayla etkili anti depresanları bazen oldukça yüksek dozlara çıkarak kullanmak zorunda kalabiliriz. Kullanımda en önemli şey uzun süreli kullanımdır asla 6 aydan erken ilaç bırakmak olmamalı ama çok daha uzun 1-2 yıllık kulanımlar olabilir.

Baş Ağrısı ve Stres

Stres baş ağrısına sebep olabilir. Doğrudan doğruya stresin oluşturduğu baş ağrısı tipleri söz konusudur. Bu tiplerin başında gelen gerilim tipi baş ağrılarıdır. Bunlar çoklukla stres sonrasında ortaya çıkan hafif ama bütün başı tutan, çok ısrarlı olabilen hastanın günlerce ahftalarca hatta yıllarca süren baş ağrısı şeklinde görülebilir. Hasta ışıktan pek rahatsız olmaz, bulantı yaşamaz, zonklayıcı bir baş ağrısı hissetmez, ağrılar çoklukla tek taraflı değildir, başını hareket ettirdiğinde ağrıda bir artış söz konusu olmaz fakat sters başka tür baş ağrılarını da tetileyebilir örneğin migren gibi. Migren stersten kaynaklanan bir baş ağrısı hastalığı değildir çok farklı sebeplerden kaynaklanabilir, adetle de gelebilir fakat stres de baş ağrısını tetikleyebilir. Ama bu birincil baş ağrısı hastalıkları dışında stres veya depresyon da kendisini baş ağrısı belirtisi ile gösterebilir. Biz buna psikosomatik belirtiler adını veriyoruz, yani kişi gerilim tipi baş ağrısı ve migrenden farklı olarak depresyon yerini veya depresyonla birlikte baş ağrısını yine bir psikolojik sorun, bir hastalık yada belirti olarak ortaya çıkartabiliyor.

Kronik Baş Ağrısı

Kronik baş ağrısı dediğimizde tanımlamamız şu şekildedir; Bir baş ağrımız olacak ve bu ağrı ayda 15 gün veya daha fazla olacaktır yani iki günde bir yada hergün başınız ağrıyacak ve bu ağrı üç ay yada daha uzun süredir devam ediyor olacak biz buna kronik baş ağrısı diyoruz. Ama kronik baş ağrıları çok değişik nedenlerle olabilir. Örneğin gerilim tipi baş ağrıları yani sinirsel nedenle ortaya çıkan baş ağrıları kronikleşebilir ve hasta aylarca yada yıllarca geçmeyen bir baş ağrısı yaşayabilir. Migren hastaları eğer sık şekilde ayda on gün yada daha fazla ağrı kesici kullanırlarsa yine ağrılar sıklaşır ve kronik baş ağrısna dönüşür. Ağrı kesici kullanmaksızın migren başka nedenlerle yada kendiliğinden kronikleşebilir ama bu tür birincil baş ağrısı hastalıkları dışında şunlar da kronik baş ağrısına yol açabilirler; örneğin, beyin basıncını arttıran durumlar bunlar ikincil olarak olabilir. Mesela bir beyin tümoru söz konusudur ve buna bağlı bir basınç artışı söz konusudur ve bu hastada sürekli geçmeyen bir baş ağrısı yapabilir. Yada tümör olmaksızın beyin basıncında bir artış söz konusudur buna biz yalancı tümör hastalığı adını veriyoruz, Bu hastalıkta da yine geçmeyen, kişinin sürekli yaşadığı bir baş ağrısı olabilir. Bunun dışında başka sebepler de söz konusu, örneğin iyi bir oksijenlenmenin olmadığı solunum yolu direnci hastalıklarında kişi her sabah baş ağrısı ile uyanacaktır yada başka metabolik hastalıklar da kronik baş ağrılarına sebep oalbilir. Ama öncelikle düşündüğümüz hastalıklar; migren, gerilim baş ağrıları, beyin suyunun basıncında değişikliğe yol açan hastalıklar yada beyinin kendisinde değişiklğe yol açan hastalıklar olacaktır.

Baş Ağrısı Tedavisi

Baş ağrısı tedavisi dediğimizde kuşkusuz ilk yapmamız gerekn hastalığın ne olduğunu ortaya koymaktır yani birincil bir baş hastalığı mı yoksa baş ağrısına sebep olan şeyin başka bir hastalık mı olduğudur. Örneğin göz tansiyonunuz yükselmişse ve bu baş ağrısına yol açıyor ise burada amaç ağrıyı tedavi etmek değil göz tansiyonunu düşürmektir çünkü burada ağrıyı tedavi ederseniz hastanın gözünü kaybetmesine yol açabilirsiniz. Çünkü ağrı bir işarettir bir alarm, sinyaldir dolayısı ile ilk yapılması gereken şey altta yatan sebebi bulmaktır. Ama altta yatan başka bir hastalık yoksa o zaman birincil bir baş ağrısı söz konusu yani migren, gerilim tipi baş ağrısı yada daha seyrek görülen başka baş ağrısı hastalıklarıdır. Bunların hepsi kendine özgü tedavi yöntemleri ile tedavi edilir. Örneğin bir ağrı kesici sinirsel baş ağrısına çok iyi gelir, migren ataklarında çoğu kez hafif dereceli yada orta derecede etkiye sahiptir ama küme baş ağrısında hiçbir etkisi yoktur. Dolayısı ile bütün baş ağrılarında etkili olabilecek temel ilaçlarımız söz konusu değil, hastalıkların hepsi farklı ilaçlara farklı tepkiler verdikleri için öncelikle adını koymak ondan sonra tedavi yöntemini belirlemek gerekmektedir. Çoklukla ilaç tedavisi yeterli olmaktadır fakat bazı baş ağrıları türlerinin tedavisi için ilaç dışı uygulamalar gerekebilir. Örneğin beyin suyu basınç artışının yarattığı bir baş ağrısı eğer tümöre bağlı değilse burada baş ağrısını geçirebilecek en etkili yöntem beyin suyunu boşaltmaktır, belden yapılan bir iğne ile o suyu boşaltarak tansiyonu düşürmektir. Dolayısı ile girişimsel yada ilaç uygulamalarıyla baş ağrısıyla mücadele edilmekte ama önce adını koymak koşuluyla.

Eğer altında yatan başka bir hastalığın belirtisi olarak baş ağrısı ortaya çıkıyorsa altta yatan hastalığı geçirmeden baş ağrısı geçmeyecektir. Siz onu ne kadar tedavi etmeyede çalışsanız günlük olarak olacaktır ya da moralinizi yüksek tutarak görmezlikten gelerek onu kaybedemesseniz. Örneğin bir enfeksiyon bir baş ağrısına yol açtıysa onu durdurmadan enfeksiyonu gidermeden baş ağrısını gidewrmenin yolu olmayacaktır. Ama birincil baş ağrısı hastalıklarında ilaç kullanmadanda ağrı ile mücadele edilebilir. Çok başarılı olurmu başarı şansı yüksek değil ama yinede yardımcı yöntemler olarak ve ya bazen ilaca alternatif yöntemler olarak kullanılabilir. Örneğin gıda ile tetiklenen migreni olan insan tetikleyici gıdaları belirlediğinde baş ağrılarında ciddi bir azxalma kaydedebilir. Ya da kendisini duygusal olarak ağrıya karşı hazırladığında ozaman yine ağrılarını daha az hissedebilir. Ya da stresle tetiklenen baş ağrıları sık olarak çeken bir insan stresle başa çıkma yolları konusunda ilaç dışında yöntemler öğrenirse meditasyon gibi yine ilaçsız olarak ağrının tetiklenmesini engelleyebilir.

Baş ağrısı çeken bir hastaya yaklaşırken çok sistemik düşünülmeli. Öncelikle baş ağrısı sebenin nörolojik olup olmadığını tespit etmek gerekir. Zaten baş ağrısı nörolojik olmayan sebeplerden kaynaklanıyorsa hasta ilgili bölümlere ve ilgili doktorlara yönlendirilir. Fakat ağrı sebebi nörolojik ise sebebe dayalı tedavi uygulanır. Eğer beyinde bir kanama ya da tümör söz konusu ise beyin cerrahları ile birlikte çalışılır. Tümör gibi kafa içinde yer kaplayan durumlarda beyin cerrahlarının yardımına başvurulur. Fakat hastanın migren ağrısı, cluster headache (küme başağrısı) ya da gerilime dayalı baş ağrısı varsa hasta iki çeşit tedaviye tabi olur. Bunlardan biri ağrının gelmesini engelleyici tedavidir diğeri de ağrı ataklarının tedavisidir. Bu ikisi çok önemlidir ve birbirinden ayrılmalıdır. Ağrının gelmesini engelleyici tedavi için bazı kriterler vardır. Hasta bir ay içerisinde ikiden fazla ağrı atağı geçiriyor ise, ağrı atakları iki-üç günde bir tekrar ediyor ise, ağrılar hastanın yaşam kalitesini etkiliyor ve düşürüyor ise ağrı engelleyici tedavi uygularız. Bu tedaviye “profilaktik tedavi”denir. Diğer tedavi de ağrı sırasında olan tedavidir. Ağrı geldiği zaman ağrı kesiciler kullanılarak ağrı tedavisi yapılır. Hasta muayene edilirken hasta ile birlikte ağrının neden kaynaklandığını bulmak çok önemlidir. Mesela bir hastada günde on kahve içmek ağrıya sebep oluyorsa bu hasta için ağrı kesici kullanmak yerine tüketilen kahve miktarını azaltmak da faydalı olacaktır. Uykusuzluktan kaynaklı baş ağrısı çeken bir hastanın uykusunu düzenlemek yeterli olacaktır. Çözüm öncelikle ilaçtan gelmemelidir. Hasta önce hayatını düzenlemeli, hatalarını fark etmeli, düzeltmeli ve daha sonra gerekirse ilaçlara başvurmalıdır.

Akupunktur ve Yoganın Baş Ağrısına Etkileri

Baş ağrısı hastalığının türüne bağlı olarak bu yöntemler etkili olabilir. Örneğin kas kökenli ağrılarda yada daha sinirsel ağrılarda akupunktur etkili olabilir. Migrende akupunkturun etkisi oldukça düşüktür. Baş ağrısı merkezine yapılan bütün bilimsel çalışmalar yalancı akupunktur dediğimiz gerçek akupunktur noktalarına ve protokollerine uyulmaksızın yapılan uygulamadan istatiksel olarak çok farklı bir sonuç alınmadığı ortaya koyulmaktadır. Ama yine bu çalışmalar hastaya ister gerçek akupunktur ister yalancı akupunktur, hangisi uygulanırsa uygulansın migren ağrılarında bir miktar değişim, azalma olduğunu göstermektedir. Akupunkturun böyle bir moral etkisi söz konusu olabilir ve ağrı üzerindeki etkisi de söz konusu olabilir. Migren dışı bazı kas kökenli hastalıklarda akupunktur düzenli uygulandğında daha iyi sonuç verebilir. Yoga ise bir anlamda stresle başa çıkabilmek için uygun bir yöntem olarak kullanılabilir ama yogadaki bazı hareketler eğer sert olarak uygulanırsa baş ağrısını arttırabilir. Bazı yoga pozisyonları migreni tetiklemek için çok uygun pozisyonlardır. Bu nedenle baş ağrısını gidermede yoga baş ağrısını gidermede en etkili yöntem değildir ancak stres baş ağrılarını gidermede oldukça etkili olabilir. Meditasyon gibi yöntemler gerek migren gerekse stres kaynaklı gerilim baş ağrıları için uygun yöntemler olabilir.

Baş Ağrına Karşı Şifalı Bitkiler Kullanımı

Bugüne kadar ağrıyı geçirmek için çok çeşitli bitkisel seçenekler sunulmuştur. İngilizlerin geçtiğimiz yıllarda yaptığı çok güzel bir çalışma sonucu bir derleme yayınlanmıştı, burada neredeyse her bir bitkisel madde tek tek tartışılıyor ve ortaya koyuluyor, bunlarla ilgili çalışmalar sunuluyor ve bunların placebo dediğimiz yalancı etkiden pek bir farkı olmadığı ama kişilerin bunlara yine de yarar görüyor ise kullanmakta bir sakınca olmadığı sonucuna varılmıştır. Çünkü baş ağrısı hastalıkları her zaman çok güçlü altta yatan sebeplerin bir belirtisi olmayabilir. Stres baş ağrısıda hafif de olsa bir baş ağrısı sebebi olabilir ve bu tür ağrılar placebo dediğimiz yalancı ilaçlardan etkilenebilir çünkü sizin duygusal olarak eğer eşiğiniz yükseldiyse, ağrılara karşı kendiniz iyi hissediyorsanız o zaman ağrı uyaracak bir şey sizde ağrı uyarmayabilir ve sizde ağrısız kalabilirsiniz. Buaradaki en tehlikeli şey şu, bazı bitkiler içinde aspirin benzeri ağrı kesici madde içerebilir dolayısıyla siz bunları tükkettiğinizde bizim migren hastalarında çok sık karşılaştığımız bir durum “filanca bitkiyi içiyorum, alıyorum ve çok memnunum ağrımı çok iyi kesiyor ,çünkü onu içmediğim zaman hergün başım ağrıyor.” Bu madde kullanımı baş ağrısıdır. Aynı aşırı ilaç ve ağrı kesici kullanımının bir süre sonra kişinin ağrılarını kronikleştirmesi gibi bu tür bitkileri de tükettiğinizde ayda on gün veya daha fazla tükettiğinizde bunlara karşı bağımlı oluyorsunuz ve aslında bu yüzden her gün ağrınız oluyor ve bu bitkileri kullandığınızda ağrınız geçiyor. Bitkileri tekrar kullandığınızda ağrılarınız geçtiği için beyniniz sizden bu maddeyi tekrar almanızı istiyor. Siz bu bitkilerle ağrınızı kronikleştirmiş oluyorsunuz her bitki için söz konusu değil ama bazı bitkilerde bu tehlike söz konusu bu nedenle en iyisi bunlara bulaşmakmak, hastalığın adını doğru koyup buna yönelik doğru, bilimsel ve etkili tedaviler uygulamak.

Madde Kullanımına Bağlı Baş Ağrısının Tedavisi

Madde kullanımına bağlı baş ağrıları dediğimizde uyarıcı maddeler yada beyni herhangi bir şekilde etkileyen maddelerin oluşturduğu baş ağrıları olarak bir gruba ayırmak lazım. Bir de migrende olduğu gibi ağrı kesici ilaçları yani aslında potansiyel olarak zararlı olmayan, bağımlılık yapma yetisi olmayan ilaçların sık kullanıldığında baş ağrılarını arttırması şeklinde ayrı bir grupta toplamamız lazım. Ağrı kesici ilaçların kullanımı dışında, diğer madde kullanımı baş ağrılarında temel tedavi prensibi madde kullanımını bıraktırmaktır ama madde kullanımını bıraktırmak çok kolay olmayabilir. Buna yönelik psikoterapi yada bu maddeyi bırakmaya yönelik ilaçlar, bu maddelerin bırakılması sırasında vücutta oluşabilecek tepkileri dindirmek için kullanılabilecek ilaçlarla tedavi etmelisiniz. Ama migrende olduğu gibi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrıları ile karşı karşıya isek hem migreni tedavi etmemiz lazım hemde aşırı ilaç kullanımını bıraktırmamız lazım. Tek başına birini engellemeye çalışmanın hiçbir etkisi olmayacaktır. Sadece ilaçları bırakmak yeterli değildir çünkü bir süre sonra migren tekrar ağrıalrı sıklaştırır ve tekrar sık bir şekilde ağrı kesici aldıracaktır. Sadece migrene yönelik tedavi sürdürüp ağrı kesici kullanımına izin verirsek yine ağrı kesici kullanımının tetiklemesi nedeniyle oluşan baş ağrısı nedeniyle bu tedavimiz başarısız kalacaktır. Yani her ikisinde de temel hedef madde kullanımını bırakmak ama migren hastalığında altta yatan migreni tedavi etmektir. Diğer madde kullanımlarında ise buna götüren psikolojik sorunları beraberinde tedavi etmektir.

Baş Ağrısı İçin Ağrı Kesici Kullanımı

Bazı baş ağrısı hastalıklarında ağrı kesici kullanmanın yada ağrı kesiciyi sık kullanmanın bir zararı olmayabilir fakat bazı baş ağrısı hastalıklarında ki migren bunun en tipik örneği ağrı kesiciyi sık kullanmak sonuçta ağrıların dahada sıklaşmasına yol açar çünkü ağrı kesicilerin iş gördüğü uyardığı beyin yapıları beyin resökteri dediğimiz algılayıcı yapılar aynı zamanda beynin migrende ağrıyı bastırmak için kullandığı yapılar dolayısıyla bunu siz ağrı kesicilerle habire oynadığınızda kurcaladığınızda sanki bir musluğun yalama olması gibi beyin kendisi bu yapıyı kullanmaya kalktığında yani ağrıyı durdurmaya çalıştığında artık o musluğu kapatamiycaktır yalama olmuştur ve başarısız olur ve sürekli bir ağrı döngüsü içine girebilir buna ağrı kesici bağımlılığı adı veriyoruz yada ağrı kesici aşırı kullanımı baş ağrısı adını veriyoruz dolayısıyla ağrı kesiciyi kullanmak için altta yatan hastalığı yada baş ağrısına neden olarak hangi hastalığın sebep olduğunun adını bikere koymak gerek migrense ağrı kesici kullanımından olabildikçe kaçınmak gerek gerilim yada stres baş ağrılarında ağrı kesici kullanımı migrene göre daha masum bazı hastalıklarda ağrı kesici kullanımının hiçbir faydası olmuyor ama ikinci birşeyde genel olarak ağrı kesici kullanmanımında dikkat edilmesi gereken ağrı kesici ilaçların çoğu kez alerji sebebi olabilmeleri ve güçlü ağrı kesicilerin bizim nonsteroid yani steroid dışı romatizmal hastalıklarda kullandığımız ilaçlar aynı zamanda mide kanaması yapabilicek ilaçlar dolaysıyla sindirim sistemi üzerine ağrı kesicilerin olumsuz etkisi kesinlikle söz konusu bunun dışında böbrek üzerinde de olumsuz etkileri söz konusu olabilir karaciğer enzimlerimiz yükselebilir fonksiyonunu bozabilir alerji yapabilir ölümlere sebep olabilir anaflaksi dediğimiz bir reaksiyona dolayısıyla ağrı kesiciler çok bilinçsiz kullanılıcak ilaçlar değildir kişinin hayatına bile mal olabilir.

Sürekli Baş Ağrısı

Sürekli baş ağrısı dediğimiz zaman bu8nu iki gruba ayırmak lazım bunlardan bir tanesi bir insanın başlayan günlerce ya da aylarca süren baş ağrısı ya da bir insanın başlayan ve ataklar halinde gelen baş ağrısıdır.çünkü sürekli bağ ağrısı dediğimiz zaman bu iki grubu birbirinden ayırmak lazım.eğer bir insanın sürekli geçmeyen ağrıları oluyorsa , ağrı kesici kullanmasına rağmen bu ağrıları geçmiyorsa burda biraz daha tetikte olmak lazım .çünkü beynin içine olan çok küçücük kanamalar bazen büyük bulgular vermeyebilir ama sürekli baş ağrısı nedeni olabilir. yada bir beyin tümörü bir bulgu vermeden önce baş ağrısıyla kendini gösterebilir.beyin damar tıkanıklıklarında sürekli baş ağrısı çok rastlaığımız bir şey değildir.menenjitlerde sürekli baş ağrısı olabilir , kafa içi basınç artış sendromlarında da baş ağrısı olabilir.ama burada önemli olan dikkat etmemiz gereken şey sğrekli baş ağrısı terminolojisidir.sürekli baş ağrısı dediğimiz şey bugün başlamış 2 hafta boyunca hiç geçmeyen baş ağrısı olan bir hasta olduğu zaman çok dikkatli olmamız lazım.ama bir de sürekli baş ağrısı dediğimiz bir kavram vadır ki hastanın yıllarıdr başı ağrıyordur.yıllardır ay içinde iki kere üç kere ,on beş günde bir , haftada bir , üç günde bir gelen ağrılar olabilir. bunlarda sürekli baş ağrısı grubuna girebilir. ama bizi rahatlatan en önemli faktörlerden bir tanesi ağrının yıllar içinde olmasıdır. ağrı yıllar içinde hastanın aynı cins ağrısı varsa çok korkulcak bir olay değildir ama tabi altından birşey çıkmayacakda değildir.eğer baş ağrısının şekli değişmişse bu bizim için dikkat etmemiz gereken bir durum haline gelmektedir.

Sürekli Başı Ağrıyanların Dikkat Etmesi Gerekenler

Baş ağrısı çeken bir hastaya yaklaşırken çok sistemik düşünülmeli. Öncelikle baş ağrısı sebenin nörolojik olup olmadığını tespit etmek gerekir. Zaten baş ağrısı nörolojik olmayan sebeplerden kaynaklanıyorsa hasta ilgili bölümlere ve ilgili doktorlara yönlendirilir. Fakat ağrı sebebi nörolojik ise sebebe dayalı tedavi uygulanır. Eğer beyinde bir kanama ya da tümör söz konusu ise beyin cerrahları ile birlikte çalışılır. Tümör gibi kafa içinde yer kaplayan durumlarda beyin cerrahlarının yardımına başvurulur. Fakat hastanın migren ağrısı, cluster headache (küme başağrısı) ya da gerilime dayalı baş ağrısı varsa hasta iki çeşit tedaviye tabi olur. Bunlardan biri ağrının gelmesini engelleyici tedavidir diğeri de ağrı ataklarının tedavisidir. Bu ikisi çok önemlidir ve birbirinden ayrılmalıdır. Ağrının gelmesini engelleyici tedavi için bazı kriterler vardır. Hasta bir ay içerisinde ikiden fazla ağrı atağı geçiriyor ise, ağrı atakları iki-üç günde bir tekrar ediyor ise, ağrılar hastanın yaşam kalitesini etkiliyor ve düşürüyor ise ağrı engelleyici tedavi uygularız. Bu tedaviye “profilaktik tedavi”denir. Diğer tedavi de ağrı sırasında olan tedavidir. Ağrı geldiği zaman ağrı kesiciler kullanılarak ağrı tedavisi yapılır. Hasta muayene edilirken hasta ile birlikte ağrının neden kaynaklandığını bulmak çok önemlidir. Mesela bir hastada günde on kahve içmek ağrıya sebep oluyorsa bu hasta için ağrı kesici kullanmak yerine tüketilen kahve miktarını azaltmak da faydalı olacaktır. Uykusuzluktan kaynaklı baş ağrısı çeken bir hastanın uykusunu düzenlemek yeterli olacaktır. Çözüm öncelikle ilaçtan gelmemelidir. Hasta önce hayatını düzenlemeli, hatalarını fark etmeli, düzeltmeli ve daha sonra gerekirse ilaçlara başvurmalıdır.

Çok Şiddetli Baş Ağrısı

Şiddetli baş ağrısını ikiye ayırmak gerekir. Eğer bir kişi hayatında ilk defa çok şiddetli bir baş ağrısı ile karşılaşıyor ise, yaşı 40 ya da 20 olsun hiç fark etmez, ağrı ani bir şekilde ve çok şiddetli geliyor ise dikkat etmek gerekir. Halk arasında Ebru Gündeş hastalığı olarak da bilinen subaraknoit hemoraji anevrizma kanamaları böyle bir baş ağrısı ile gelir. Eğer bir anda daha önce hiç çekmediğiniz kadar şiddetli baş ağrısı çekmeye başladıysanız hemen dinlenmeniz gerekir ve derhal bir doktora başvurup gözlem altına alınmanız gerekir. Şiddetli başağrıları söz konusu olduğunda nöroloji doktorları olarak en çok korktuğumuz subaraknoit hemoraji denilen beyin kanamasıdır. Çok korktuğumuz bir hastalıktır çünkü çok kötü yerlere varabilir. Bu hastalığın en önemli özelliği küçük bir kanama ile başlayıp ilerleyen safhalarda kanamanın hayati teklike yaratacak boyuta gelebilmesidir. Yoğun bakımda yatan subaraknoit hemoraji vakalarının sayısı da az değildir. Şiddetli baş ağrısı konusunda bir doktor olarak hayatında ilk defa ani ve şiddetli başağrısı yaşayan bir hasta geldiğinde çok dikkatli olmak gerekir. Bir de dönem dönem baş ağrısı çeken hastalarımız vardır. Daha önce benzer bir baş ağrısı yaşanmış ise çok korkmuyor ve hastalarımızı da korkutmuyoruz. Tabii ki araştırma yoluna gidiyoruz. Migren atakları baş ağrısı ile birlikte gelebilir ve hasta acil servislere başvurmak zorunda kalabilir. Buna benzer durumlarda profilaktik tedavi dediğimiz migren hastalığını engelleyici tedavi uygulamak gerekir.

Baş Ağrısına Sebep Olan Hastalıklar

Baş ağrısına neden olan hastalıkları iki gruba ayırabiliriz.Bunlardan bir tanesi nörolojik , ikincisi ise nörolojik olmayan hastalıklar.Öncelikle nörolojik olmayan hastalıklardan başlamak istiyorum.Bir tanesi enfeksiyon hastalıkları , insanın vücüdunda enfeksiyon olması , ateşinin çıkması ya da ateşi olmaksızın enfeksiyon tablosu biçiminde olması , damar genişleterek bir baş ağrısına neden olabiliyor.Çok kıymetli nedenlerden bir tanesi baş ağrısıyla gelen hastanın özellikle hastaya dokunarak, doktor olarak ,ateşine bakması bizim için çok faydalı bir bilgi olabilir.İkinci olarak , kafa içindeki sinüzit gibi enfeksiyonları katabiliriz.Üçüncü olarak göz kaynaklı baş ağrıları olabilir.Bunların nedenleri insanların görmemelerinden dolayı , gözlerini kısarak bakmaları ya da göz içi basıncının artmasıyla giden , glukum denilen hastalıkta özellikle bu basınca bağlı olarak şiddetli baş ağrısının olması.Akut bir baş ağrısında eğer hafif bir görme bulanıklığıda varsa , mutlaka glukumu yani göz tansiyonunuda ekarte etme durumundayız.Diğer nedenler tabiki toplumda şu anda çok yaygın olan bazı madde kullanımları var. Bu madde kullanımının bırakılması da baş ağrısına neden olabilir. Normal madde kullanımı dediğimiz opiyoid dediğimiz madde kullanımları dışında , çok fazla çay ,kahve ,kola tüketmekte baş ağrıları nedenleri arasında sayılır.Bazı kan hastalıklarıda baş ağrısı nedenleri arasındadır.Minik kılcak damar tıkanıklıkları görülür ve bunlarda baş ağrılarına neden olur.Yine aynı şekilde küçük menenjit geçiren hastalarımızda baş ağrıları olur.Boyun problemlerini hiçbir zaman ekarte etmemek lazım.Özellikle boyun fıtığı , boyun düzleşmesi olan ya da çok gergin olan insanlarda boyun kaynaklı baş ağrıları olabilir.Nörolojik nedenler arasında direk olarak kafayı ilgilendiren nedenler diyeceğiz.Bunlar arasında migren ,gerilim baş ağrıları çok kymetli ama sadece bunları dediğimiz zaman diğerlerini ekarte etmemek lazım.Bunların arasında da özellikle beyindeki yer kaplayıcı kitleler , yani beyin tümörleri ,beyin kanamaları ,menenjitler yine çok kıytnmetli yer tutmakta.Bunlarla ilgili de mutlaka araştırmalaramızı yapmak zorundayız ve yine de görüntülemenin önemi ve nörolojik muayenenin önemi her zaman ön plana gelmektedir.

Migren

Migren tüm baş ağrıları içinde doktora başvurmayı en çok gerektiren hastalıktır. Aslında gerilim başağrıları migrenden daha çok yaşanmaktadır fakat hastalar bu ağrıları kanıksadıkları için özellikle migren ağrıları ile doktora başvurmaktadırlar. Migren hastalığı kronik bir hastalıktır ve özellikle kişilik yapısı hastalığıdır. Sorumluluk duygusu fazla olan kişilerde ve bayanlarda migren daha sık görülür. Migren genetik olarak da geçebilecek hastalıklardan biridir. Ailenizde migren hastalığı olan biri varsa sizde olma olasığı yüksektir. Migren özellikle gençlik çağlarında başlayan, herhangi bir ağrı kesici almazsanız dört saatten daha uzun süren ama üç günden daha az sürmesi gereken bir başağrısı çeşididir. Migrenin tipik özellikleri vardır. Mesela migrende yarım başağrıları olur, ağrılar zonklayıcıdır ve göz çevresinde olur. Hastaların çoğu ağrı gelmeden evvel ağrının geleceğini hisseder ve rahatsız olurlar. Hatta bazı hastalarda kişilik değişiklikleri bile olabilir. Migren ağrısı hastaların hayatlarını olumsuz etkiler, hastalar merdiven inip çıkmak gibi fiziksel aktiviteler yaparken rahatsız olurlar. Ağrı dönemlerinde mide bulantıları olur. Ses ve ışık hastayı rahatsız eder. Migren hastaları ağrılı dönemlerde sessiz bir yere yatıp dinlenmek isterler. Migren tedavisi için de tavsiye ettiğimiz en önemli şeylerden biri sessiz sakin bir yerlerde bol miktarda dinlenmeleridir. Migren krizleri ayda iki kereden fazla geliyorsa sürekli tedavi gerektirir. Fakat ayda iki kereden az ağrı çeken migren hastalarına daha sakin bir hayat sürmelerini öneriyoruz. Bir de çocukluk çağı migreni denen bir migren vardır. Bu migren çeşidinde en çok görülen belirti çocuklarda karın ağrılarıdır. Bazı çocuklarda anlaşılmaz karın ağrıları görülür ve araştırıldığında hiçbir sonuç alınamaz. Özellikle ailede migren hastası varsa bu çocuklarda ergenlik yaşlarına geldiklerinde başağrıları başlayabilir.Dolayısıyla çocuklarda anlaşılmaz karın ağrıları görülüyorsa çocukluk çağı migreni olup olmadığından şüphelenilebilir.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir