İLK YARDIM – YARALAR, KESİKLER VE SIYRIKLAR

Vücudumuzu örten derinin işlevlerinden biri, mikropların geçmesini engelleyerek koruma sağlamaktır.

Derinin bütünlüğü bozulduğunda, bir yaralanmadan söz edilir, bu bir dar­be, düşme, bir kesik vb. sonucu olabilir. Derinin bütünlüğünün bozulmasıyla koru/ucu engel İşlevi yitirilir ve mikroplar için bir giriş kapısı oluşur. Mikrop­lar bu yolla vücuda girerek enfeksiyon tehlikesi oluşturabilirler.

Bir yaralanma olduğunda, vücut kendini onarmaya çalışır, nedbe oluşumu ile deri bütünlüğünü yeniden kazanır.

Olağan bir durumu gözümüzün önüne getirelim, evin küçüğü dizinde bir yara ile eve geldi ve bisikletten düştüğünü söyledi (Şekil 6.1).

Yaraya “ilk yardım” için bir dizi aşamayı izlememiz gerekir :

1- Öncelikle, kullanacağımız malzemeyi hazırlamalı ve el altında bulundurma­lıyız. Gazlı bez, su, plasterler, makas vb.

2- Yarayı temizlemeden Önce ellerimizi su ve sabunla yıkamalı, daha sonra alkolle ovmalıyız. Böylece, yaraya dokunduğumuzda mikrop bulaş­tırmaktan kaçınmış oluruz (Şekil 6.2).

3- Eğer yara biraz kanıyorsa, bir süre kanın sızmasına izin veririz. Eğer ol­dukça fazla kanıyorsa, kanamanın durmasına yardımcı olmak için doğru­dan yaranın üzerine bastırırız (Şekil 5.3).

4-Kirli yaralan bolca sabunlu su dökerek yıkarız, böylece yaradan mikropları uzaklaştırın iş olunur (Şekil 6.3).

5- Yarada küçük yabancı cisimler (toprak, küçük taş parçalan, cam vb) bulu­nup bulunmadığına bakarız. Bunlar gevşek bir şekilde ise dikkatle gazlı bez yardımıyla uzaklaştırırız. Buna karşılık, yaranın içine saplan misi arsa, çı­karmaya çalışmayız (bir damara girmiş ve saplanmış bir cam parçası bir tı­pa işlevi görerek kanın akmasını önleyecektir. Bunu çıkardığımız takdirde başka zarar verebiliriz).

6- Daha sonra yarayı kirletmemek için merkezden çevreye doğru gazlı bez ile sileriz (Şekil 6.4).

7-Yara üzerine her hangi bir ilaç yada pomad sürmeyiz.

8- Normal olarak, yarayı kapatmadan havayla temasını sağlarız. Ancak, yarayla oynama eğiliminde olan kü­çük çocuklarda, yaranın yapışkanlı pansumanlarla (plasterler) ya da bir bandajla kapatılması önerilir.

9- Eğer yarayı kapatırsak, enfeksiyo­nu (yaranın kızarması, şişmesi, ağrı ve iltihap) önlemek için pansumanı 24/48 saatte bir yenilemeliyiz.

Gazlı bezi yaranın üzerinden kaldırmaya çalışırken yapışmış olduğunu görürsek, ılık suyla ıslatmalıyız.genellikle kirli ortamlarda oluşan yara mevcut olan bir tehlike, ölüme yol tanoz tehlikesidir. Çocuklar okul cağlarında ve yaş) standart bir aşılama çizelgesine uygun olarak aşılanır, 5 yılda bir aşının tekrarlanması gerekir (rapel). Her yaralanmada, bir kuşku varsa doktora baş vurulması önerilir.

11- Bir yaraya birkaç dikiş (sütür) atılması gerekiyorsa (genellikle yara ne kadar büyükse, dikiş gereksinimi o kadar fazla ola­caktır) ya da çok kirli, kötü ya da düzensiz bir görüntüsü var­sa, çok fazla dokunmadan te­miz pansuman malzemeleri ile kapatır ve tespit ederiz, uygun koşullarda bakım yapılması için bir sağ­lık kuruluşuna başvururuz.

YARALARDA HİÇBİR ZAMAN KULLANILMAMASI GEREKEN MALZEMELER :

Pamuk, kağıt mendil ya da peçete, lif bırakır ve kolayca dağılırlar, yaraların etrafına yapışarak infeksiyon tehlikesi doğururlar.

Alkol, iyot vb. güçlü dezenfektanlar yarayı yakarlar.

Antibiyotik içeren merhemler ya da tozlar, pudralar, hastanın bunlara karşı alerjisi olabilir ve yara iyileşmesini geciktirebilir.

UNUTMAYIN:

Yaralanmalarda göz önüne alınması gereken bir tehlike, sıcak iklimler­de toprakta, hayvan dışkılarında, hatta bazen insan dışkısında bile bu­lunabilen tetanoz mikrobunun bulaşmasıdır. Bu nedenle, koruyucu aşılama özellikle önem taşımaktadır.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir