Adıyaman İli Kültürel Detaylar 2

Müzik

Adıyaman, coğrafi bakımdan birçok medeniyetlere ev sahipliği yapması bakımından çok zengin ve geçmişi çok eskilere dayanan müzik birikimine sahiptir. Arkeolojik kazı çalışmalarında eski medeniyetlere ait birçok müzik aletine rastlanmıştır. Çeşitli vurmalı ve üflemeli çalgılar buna örnek verilebilir. Bu bulgular il müzesinde sergilenmektedir.

Şehirle Özdeşleşmiş Müzikler


Harfane :
Yöre halkı arasında geçmişten günümüze kadar süregelen müzikli toplantılara “Harfane” denilmektedir. Harfane, müzikli toplantı işlevine sahiptir. Osmanlı döneminde kurulmuş olan “Ahilik” teşkilatının üyeleri olan esnafların, hafta sonlarında toplanarak yorgunluk ve stres atmak amacıyla düzenlemiş oldukları toplantılar zamanla halk arasında da yaygınlaşmıştır. Bu toplantılarda günün konuları ile ilgili sohbetler yapılmakta, şarkı, türkü, mani ve gazeller söylenmekte ve çeşitli oyunlar oynanmaktadır. Bunlarla birlikte çeşitli yiyecek ve içecekler de ikram edilmektedir. Adıyaman’da geçmişte icra edilen tekke ve tasavvuf müziği günümüzde de görülmektedir. Tekkelerde okunan bu ilahi ve gazellerin eşlik çalgısı çoğunlukla bendir (Helile), def ve kudüm olmuştur.Yörede kullanılan sazlar; cünbüş, tanbur, keman, ud, kanun, kaval, mey, ney, bağlama, def ile halay ezgilerinin baş sazları olan davul ve zurna kullanılmaktadır.

Halk Oyunları

Adıyaman Halk Oyunları kadın ve erkeğin yan yana yer aldığı bir karografiye sahiptir. Bu da Adıyaman Halk kültüründe kadının rolünü göstermesi açısından oldukça mühimdir.

Oyun Çeşitleri

Sal Oyunu: Fırat nehrinde salla geçen düğün alayını konu alır.
Düz oyun : Fırat kenarında yanında çeşitliliği adamın kızına aşık olan, fakat kızı alamayan ve sevdasından hastalanan bir gencin serüvenlerini konu alır.
Oyuna Davet: Düğünlerde gençlerin birbirlerini oyuna davet etmelerini konu alır.
Hasat Oyunu : Ailece ekin biçen ve hasattan sonra yakınlarını ziyaret ve şölen düzenleyen çiftçi ailesini konu alır.
Kımıl oyunu: Kımıl (Süne) haşerenin ekinlere zarar vermesi sonucu meydana gelen kıtlığı ve halkın kımılla mücadelesini canlandırır.
Göçer oyunu: Hayvancılıkla uğraşan bazı köylülerin yaz aylarında yaylalara göç etmelerini ve burada başlarında geçenleri canlandırır.
Helli can : Helli adı bir bey kızı ile rüyasında gördüğü ve daha sonra var olduğunu öğrendiği Can adlı gencin evlenerek mutlu olmalarını konu alır.
Ağırlama: Düğünlerde yaşlı, ağırbaşlı ve hatırı sayılır kimselerin ağır ve gösterişli bir tempo ile oynadıkları oyun.
Hallaç Oyunu: Pamuk atmaya gittiği evin kızına aşık olan bir hallacın serüvenini anlatır.
Türkan: Sevdiği gencin dışında birine verilen Türkan adlı bir kızın yolda müsaade alarak iki rekat namaz kılıp ölmesi olayını canlandırır.
Dingi : Güzel ve güçlü bir kızın ding ding şeklinde ses çıkararak bulgur dövmesi sırasında aşık olan gencin hikayesi canlandırılır.
Barış: Birbirilerine düşman aile yada aşiretlerin barışmalarını canlandırır.
Kaynama Oyunu: Düğünde kaynananın gelinin önünde eline Çömçe (Kepçe) ve ayna alarak oynamasını canlandırır

Oyuncu Giysileri

Kadın Oyuncu Giysileri
Ayakkabı : yemeni ve çarıktır.yemeninin arkası düzdür.ön tarafı açık ve avaredir.yemininin rengi ise kırmızıdır.
Çorap : yünden olup (ele örülmüş) ince ve desenlidir.
Şalvar : boydan olup paçalarının uçlarına lastik geçirilir, kumaşı kırmızı saten veya kutindir
İç Gömlek : pazenden olup boydandır.kolları yarımdır.
Zıbın : kumaşı kutinden olup halep malıdır. boydan üç etektir. astarı kırmızı veya mavi küçük desenli çiçeklidir. kollar uzun kol ağzı tek yırtmaçlıdır.ön iki eteğin uçlarına basmadan ipler dikilir.arkadan üstüste gelecek şekilde çarpaz edilerek önden bağlanır, kuşak erkekte olduğu gibidir. zıbın üstüne bağlanır.
Taç : kadın oyuncular başlarının üzerine yuvarlak gümüşten yapılan yanları zincirli gümüş panezlf ile süslerler.
Keten : yazma iki kat edilip başa konulur ve uçları arkadan ilmik yapılır. adıyaman yöresinde iki çeşit baş bağlama vardır. ovadaki baş bağlama,kırsal kesimde yaşayanların baş bağlamaları. başa takılan kep buğday sapından örülür, etrafı kahverengi pazenle çevrilir,üstüne gümüşten taç takılır.tacın zincirine altın veya gümüş kazı takılır.kullabın alt kısmına pendik denilen bir kumaş dikilir. kepin üstüne ise beyaz keten veya satenden saçaklı hiddik takılır. ketenin altına pusu bağlanır, pusu tamamen sırmadandır.kahverengi ve sırmalıdır. bu bağlantı şekline üsten bağlama adı verilir.

Erkek Oyuncu Giysileri
Çorap: yün iplikle örülür,iki çeşitlidir.çorapların elde örülmesi daha makbuldür.kaba olan coliki,ince örülen ise desenlidir. renkleri beyazdır. çorabın lastik yünden iplik örülür bunlara bağlanır;
Ayakkabı ( çarık ) : hayvan derisinden olup,deri ipliği ile dikilir. etrafına delikler yayılarak deri iplikleri ile kundura bağı gibi bağlantı yapılır.
Ayakkabı ( yemeni ) : kösele veya deriden imal edilip arka kısmı azemi üç santim kadar uzundur. (paçiklidir) topuk kısmı çok alçaktır. yemeni genellikle siyah deriden imal edilir.
Şalvar: kabardin kumaşdan imal edilip uçkuru yani bel bağlantı yeri satendendir. alt peyik kısmı normal uzunluktadır, paçaları dardır. dağ köylerimizde keçi kılından yapılan kıl şalvarlarda giyilmektedir.
Kuşak: yünlü dokumadır ve desenlidir. bir buçuk metre boyunda olup kuşağın iki ucuna satenden parça dikilir. bele bağlandıktan sonra hiç görülmeyecek şekilde iç kısma alınır.
Gömlek: kumaşı kutniden olup,sığ malıda olabilir. gömlekler beyaz sarı olup çizgilidir. hakim yakalı kolları uzun ve kırmızıdır. meydane kumaşından da yapılabilir.
Kırk düğme yelek: kumaşı kabardin olup kahverengidir. ön tarafı satenden kaplı kırk adet düğme olup, ön cephesi işlemelidir. kollar gene kahverengi satenden olup, yarım kolludur.
Fes: tamamen yünden yapılan ve elle desenli olarak örülür. genç kızların çeyiz olarak hazırladıkları bu ceyizlik düğün evine getirilir. düğüne gelen davetliler düğün bittikten sonra bir terlik, yünden örülmüş bir keten hediye olarak verilir. ayrıca sekiz köşeli kasket giyilir.

Efsaneler

Adıyaman mahalli kültürü halk edebiyatı anlatıları açısından oldukça zengindir. Özellikle Adıyaman adının nereden geldiğine ilişkin efsaneler anlatılmaktadır. Buna ilişkin anlatılan en önemli efsane, YEDİYAMAN Efsanesidir.

Yediyaman Efsanesi
Çok eskilerde bu kentte oturan ve putlara tapan bir babayla yedi oğlu vardır. Bu yedi kardeş, putlara tapan babalarının dini inancını benimsemediklerinden, babalarının ava çıktığı bir gün putları kırarlar.
Baba, av dönüşü putların oğulları tarafından kırıldığını görünce onları birer birer öldürür,
Halk, yiğitlikleri ve mertlikleri nedeniyle, kahraman gözüyle baktığı bu kardeşlere, YEDİYAMAN adını takmıştır.
Sonradan bütün bölgeye yayılan. YEDİYAMAN adı, zamanla değişerek Adıyaman şeklini alır.
Bugün şehrin güneyinde YEDIKARDEŞ diye bilinen ve yedi mezarın bulunduğu yer, halk arasında halen kutsal sayılmakta ve adaklar adanıp, mum yakılmaktadır.

Hısn-İ-Mansur Kale Efsanesi
Efsaneye göre, Adıyaman kalesinin orta yerinde mil üzerinde dönen bir köşk varmış. Su köşkte savaşı seyreden Arap kumandanının kızı, kaleyi kuşatan Türk kumandanını görür ve ona aşık olur. Kız Türk kumandanına haber göndererek kendisini almayı kabul ettiği takdirde kale anahtarını vereceğini söyler.
Bir gece gizlice Türklerin tarafına kaçan kızı, Türk kumandanı kabul eder ve kendisiyle görüşür. Bu sırada kız, elbiselerinin içinde bir şeyin kendisini rahatsız ettiğini söyler.
Elbiseleri çıkarıldığında kuru bir yaprağın vücudunu tahriş ettiği görülür. Bu duruma çok sinirlenen Türk Kumandanı “Baban seni kuru bir yapraktan dahi sakınır yetiştirdiği halde kendisine ihanet ettin. Kim bilir bize ne türlü ihanetler yaparsın”, diyerek kızı öldürtür. Kale ve şehri yaptığı hücumlarla ele geçirir.

Samsat Kalesi Efsanesi
Kommagene ülkesinin baş kenti Samsat’ta oturan bir kral var. Kralın güzel kızına her ülkeden talipler gelir, hepsi de geniş topraklar, sonsuz paralar sunar kızın babasına. Kızıyla evlenmelerine izin versin diye . Kral içme suyu problemi bulunan şehre suyu kim önce getirirse kızı ona vereceğini söyler.
Yarışmacılar birbirleriyle çekişerek geceli gündüzlü düşünerek çalışırlar. Bir gün şehir halkı, yakınlarına kadar uzanan ve her gün ilerleyen dev su kanalları görür. Arkasından şehre hayat veren sular akmaya başlar. Arsameia’nın genç prensi bugüne kadar kalan su kanallarıyla şehre suları akıtır. Genç prensesle evlenerek çalışmalarının karşılığını SAMOSATA’dan alır.
Romalılar devrinde SEPTİMUS SEVERUS zamanında yaptırılan ve 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Kalıta çayı üzerindeki (Cendere köprüsününde halk arasında bir öyküsü vardır.
Septimus Severus köprünün her ucunda iki adet olmak üzere dört sütun diktirir. Bu sütunlar kendisini, eşi JULİA DONNA, oğulları CARACALLA ve GETA’yı temsil eder. Ancak savaş sırasında Geta öldürülünce sütunlardan.birini yıktırır. Böylece köprünün bir tarafında iki, diğer tarafında bir sütun kalır. Bu nedenle köprüde halen üç sütun bulunmaktadır.

El Sanatları

Geçmişte, halkın kendi ihtiyaçlarını karşılaması nedeni ile yaygın olan el sanatları, günümüzde gelişen teknoloji karşısında varlığını koruyamayarak eski yaygınlığını yitirmiştir, bazıları terk edilmiş bazıları da gittikçe azalır duruma gelmiştir.

Halı, kilim, savan dokumacılığı, dikiş – nakış, oya işi, sepetçilik, semercilik, yemenecilik gibi el sanatları rastlanan el sanatlarıdır.

Daha çok köylerde ve kırsal kesimde kişisel ihtiyaçları karşılamak amacıyla dokunan halı ve kilimler kök boyalarla boyanmış olan iplikle dokunur.

Yöreye ait Pişinik Halıları, Halı Yastıkları, kendine özgü renk ve motifleriyle oldukça ünlüdür.

Sinema

İlde eskiden beri sinema kültürü vardır. İl merkezinde faal durumda bugün iki sinema bulunmaktadır.

Aile Kültür Sineması :
Atatürk Bulvarı Otogar Karşısı no:257 Adıyaman
Tel : 0 416 2149911

Kent Sineması :
Yenipınar mah.304 sokak no:4 Adıyaman
Tel : 0 416 2134921

Tiyatro

İlde yerleşik tiyatro bulunmamaktadır. Değişik zamanlarda, Devlet Tiyatrolarının turne programları, gezici profesyonel tiyatrolar, okullarca sahnelenen oyunlarla tiyatro faaliyetleri icra edilmektedir. Halk Eğitimi Merkezi salonunda sahneye konulmakta olan oyunlar halk tarafından ilgi ile izlenmektedir.

Sportif Etkinlikler

Ulusal gururumuz olan ve dünyanın 4. Büyük Barajı olarak tarihe geçen ATATÜRK BARAJI’NDA GAP İdaresi, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Adıyaman Valiliğinin de katkılarıyla Türkiye Su Sporları Şöleni yapılmaktadır.

Ayrıca Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü gözetiminde Futbol, Basketbol, Voleybol, Hentbol, Yüzme, Güreş, Judo, Karate, Atıcılık ve Avcılık, Atletizm, Bilardo, Bisiklet, Satranç, Yelken, Su Altı Sporları, Vücut Geliştirme dallarında müsabakalar yapılmakta olup, her branşın ilimizde il temsilciliği kurulmuş, antrenörler nezaretinde sportif çalışmalar yapılmaktadır.

Yörede Yetişen Ressamlar, Sanatçılar, Şairler

Ressamlar
• Celal Binzet
• Remzi Taşkıran

Yöre Ressamları :

Mehmet Yangır, Mustafa Erkmen, Zeynal Abidin Gül

Şairler :

* Rıfat Efendi,
* Luzumi Efendi
* Lam’i Efendi
* Çırağı Baba
* Halis Efendi
* İbrahim Hakkı Baba
* Ali Rıza Efendi
* Sezai Efendi
* Âsım Efendi
* Hafız Mahmut Efendi
* Sayid Hafız
* Hicri Efendi
* Akif Hoca
* Haydar Efendi
* Haddad
* Nazif zade Ata Efendi
* Hamsi Baba
* Nusret Efendi
* Sıtkı Efendi
* Sıtkı Efendi (Besni’li)
* Sarışehoğlu Ömer Mazhar Efendi
* Nakipzade Ahmet Faik Üstün
* Mehmet Soylu (Hocazade)
* Kemal Atalay
* Abdurrahman Fehmi Bilgin
* Mehmet Zeki Adıyaman
* Abdurrahman Şeref Bilgiç
* Mehmet Kezik
* Sabri Garip Nakipler
* Ali Ağören
* Mahmut Çetinkaya
* Fahri Bildik
* Ahmet Nevfel Özçelik
* Mehmet Halit Aslan
* Mustafa Sucu
* Ebubekir Aytekin
* Hasan Duymaz
* Mahmut Recep Karadağ
* Mustafa Avni Çelik
* S. Sinan Uyandı
* Yaşar Akgün
* Alper Özyol
* Sefer Akgül
* Mehmet Özçelik
* Necati Atar

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir