Bjni Kalesi: Hrazdan Vadisinde Pahlavunilerin Kalesi

Erivan’dan kuzeye, Sevan Gölü’ne doğru giden yolda, Hrazdan Nehri’nin oyduğu derin bir vadinin kenarında, kayalık bir tepenin üzerinde bir kale yükseliyor. Kalenin eteğinde, adını Ermenistan’ın en ünlü maden sularından birine veren bir köy uzanıyor: Bjni. Ermenistan’da “Bjni” denince, çoğu kişinin aklına önce şişelenmiş maden suyu geliyor; ama bu suyun çıktığı köyün tepesindeki kale, bin yılı aşkın bir tarihe sahip. Bjni Kalesi, ortaçağda Ermeni soylu ailesi Pahlavunilerin en önemli kalelerinden biriydi.

Bu yazıda Bjni Kalesi’ni, onun içindeki ortaçağ kilisesini, köyün diğer tarihi yapılarını, ünlü maden suyunu ve Hrazdan vadisinin güzelliklerini anlatacağım. Kalenin erken tarihine dair bilgilerin sınırlı olduğunu ve bazı tarihlerin kaynaklarda farklı verildiğini belirtmek isterim.

Bjni Kalesi
Bjni Kalesi

Genel Bakış

Bjni Kalesi, Kotayk ilinde, Erivan’ın yaklaşık 45-50 kilometre kuzeydoğusunda, Bjni köyünün yukarısında bulunuyor. Kale, Hrazdan Nehri vadisinin kenarında, köyün üzerinde yükselen kayalık bir tepenin doruğuna kurulmuş. Tepenin yamaçları, özellikle nehre bakan tarafta, dik kayalıklardan oluşuyor; bu da kaleye doğal bir koruma sağlıyor.

Kalenin kalıntıları arasında, surların bölümleri, kuleler ve kalenin içinde 1031’de inşa edilen Surp Astvatsatsin (Kutsal Meryem Ana) Kilisesi bulunuyor. Kilise, kalenin en iyi korunmuş yapısı; sade ama zarif mimarisiyle, ortaçağ Ermeni kilise mimarisinin güzel bir örneği. Kalenin tepesinden, Hrazdan vadisine, Bjni köyüne ve çevredeki dağlara doğru güzel bir manzara açılıyor.

Bjni, ayrıca Ermenistan’ın en ünlü maden suyu kaynaklarından birine ev sahipliği yapıyor. Köyün adını taşıyan “Bjni” maden suyu, Ermenistan’da ve eski Sovyet ülkelerinde yaygın olarak tüketiliyor. Köyün kaynaklarından çıkan doğal gazlı su, yüzyıllardır biliniyor ve kullanılıyor.

Tarihçe

Erken dönem ve Pahlavuniler

Bjni’nin kökenleri, ortaçağın erken dönemlerine uzanıyor. Bazı kaynaklar, burada antik dönemden beri bir yerleşim bulunduğunu ve kalenin temellerinin çok eskiye dayandığını öne sürüyor. Kalenin yazılı tarihteki ilk kayıtları ise 10. ve 11. yüzyıllara ait. Bu dönemde Bjni, Ermeni soylu ailesi Pahlavunilerin topraklarının bir parçasıydı.

Amberd yazısında da ayrıntılı olarak anlattığım Pahlavuniler, 10. ve 11. yüzyıllarda Ermenistan’ın en güçlü soylu ailelerinden biriydi. Ailenin en ünlü üyelerinden Grigor Magistros, Bjni’yi ailenin önemli merkezlerinden biri olarak geliştirdi. 1031’de, kalenin içinde Surp Astvatsatsin Kilisesi’ni inşa ettirdi. Bjni, Amberd ile birlikte, Pahlavunilerin Ararat ovasının kuzeyindeki topraklarını koruyan iki önemli kaleden biriydi.

Bjni, aynı zamanda bir piskoposluk merkeziydi. Kaynaklarda, Bjni piskoposlarının Ermeni Kilisesi’nde önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Kalenin içindeki ve köydeki kiliseler, bu dini önemin somut izleri.

Selçuklular, Zakaryanlar ve Moğollar

11. yüzyılın ikinci yarısında, Selçuklu akınları Bjni’yi de etkiledi. Kaynaklarda, Bjni’nin 1075 civarında Selçukluların eline geçtiği belirtiliyor. Selçuklu döneminde, kale bölgedeki önemli savunma noktalarından biri olarak kullanılmaya devam etti. 12. yüzyılın sonlarında, Zakaryan kardeşler Bjni’yi geri aldı. Zakaryan döneminde, kale onarıldı ve güçlendirildi; bölgede yeni kiliseler ve yapılar inşa edildi.

13. yüzyılda Moğol istilası, Bjni’yi de etkiledi. Kale, Moğolların eline geçti ve bir süre Moğol yönetimi altında kaldı. 14. yüzyılın sonlarında, Timur’un seferleri sırasında Bjni ağır hasar gördü. Kaynaklara göre Timur’un orduları, 1387 civarında kaleyi kuşattı ve ele geçirdi. Bu tarihten sonra, kale eski önemini yitirdi ve zamanla terk edildi.

Sonraki yüzyıllarda, Bjni köyü varlığını sürdürdü; ancak kale harabe halinde kaldı. 18. ve 19. yüzyıllarda, bölge Erivan Hanlığı’nın ve ardından Rus İmparatorluğu’nun yönetimi altına girdi. Köyün nüfusu, farklı dönemlerde farklı etnik gruplardan oluştu. Sovyet döneminde, Bjni maden suyunun endüstriyel olarak şişelenmeye başlanmasıyla birlikte, köy yeni bir önem kazandı.

Bjni Kalesi surları
Bjni Kalesi surları

Kale ve Kilise

Surlar ve kuleler

Bjni Kalesi’nin surları, tepenin doruğunu çevreleyen düzensiz bir hat oluşturuyor. Surların büyük kısmı yıkılmış; ancak bazı bölümleri, özellikle köye bakan tarafta, hâlâ ayakta. Surlar, yerel taşlardan, kireç harcıyla örülmüş. Surların belirli aralıklarla yuvarlak ve dörtgen kulelerle desteklendiği görülüyor. Kulelerin bazıları oldukça iyi korunmuş ve kalenin savunma düzenini anlamak için ipuçları sunuyor.

Kalenin nehre bakan tarafı, dik kayalıklarla doğal olarak korunuyordu; bu taraftaki surlar daha alçak ve daha ince. Köye bakan taraf ise, daha kolay ulaşılabilir olduğu için, kalın surlar ve güçlü kulelerle tahkim edilmişti. Kalenin girişi, bu tarafta, bir kule tarafından korunan dar bir kapıdan oluşuyordu.

Bjni Kalesi kalıntıları
Bjni Kalesi kalıntıları

Surp Astvatsatsin Kilisesi

Bjni Kalesi’nin en önemli yapısı, kalenin içinde, tepenin doruğunda yükselen Surp Astvatsatsin Kilisesi. 1031’de Grigor Magistros tarafından inşa ettirilen bu kilise, haç planlı, merkezi kubbeli bir yapı. Kilisenin kubbesi, yüksek bir kasnak üzerinde yükseliyor ve uzaktan bakıldığında kalenin siluetinin en belirgin unsuru. Kilisenin dış cephesinde, inşa kitabesi ve sonraki dönemlere ait yazıtlar bulunuyor.

Kilise, yüzyıllar boyunca depremler ve savaşlar nedeniyle zarar gördü; ancak ana yapısı ayakta kaldı. Sovyet döneminde ve sonrasında restore edildi. Bugün kilise, zaman zaman dini törenler için kullanılıyor. Kilisenin önünden, Hrazdan vadisine doğru güzel bir manzara açılıyor.

Bjni Kalesi ve Hrazdan vadisi
Bjni Kalesi ve Hrazdan vadisi

Kalenin diğer yapıları

Kalenin içinde, kilisenin yanı sıra, farklı yapıların kalıntıları da bulunuyor. Bunlar arasında, konutların, depoların ve sarnıçların temelleri yer alıyor. Kalenin su ihtiyacı, sarnıçlar ve muhtemelen tepenin eteğindeki kaynaklardan getirilen kanallarla karşılanıyordu. Kalenin içinde ayrıca, haçkarlar ve eski mezar taşları da görülebiliyor.

Bjni Kalesi duvarları
Bjni Kalesi duvarları

Bjni Köyü ve Maden Suyu

Köyün tarihi yapıları

Bjni köyü, kalenin yanı sıra, başka tarihi yapılara da ev sahipliği yapıyor. Köyün içinde, Surp Sarkis Kilisesi bulunuyor. Bu kilise, ortaçağda inşa edilmiş ve sonraki dönemlerde onarılmış. Kilisenin çevresinde, haçkarlar ve eski mezar taşları yer alıyor. Köyde ayrıca, farklı dönemlere ait başka kiliseler, şapeller ve köprüler bulunuyor. Bjni’nin tarihi yapıları, köyün ortaçağda ne kadar önemli bir yerleşim olduğunu gösteriyor.

Surp Sarkis Kilisesi, Bjni
Surp Sarkis Kilisesi, Bjni

Surp Sarkis Kilisesi’nin cephesindeki süslemeler ve kilisenin çevresindeki haçkarlar, dikkatli bir incelemeyi hak ediyor. Bazı haçkarlar, oldukça ince bir işçiliğe sahip; ortaçağ Ermeni taş ustalarının becerisini yansıtıyor. Kilisenin avlusu, köyün sakin atmosferi içinde, dinlenmek için güzel bir yer.

Surp Sarkis Kilisesi detayı
Surp Sarkis Kilisesi detayı

Bjni maden suyu

Bjni köyü, Ermenistan’ın en ünlü maden suyu kaynaklarından birine sahip. Köyün kaynaklarından çıkan doğal gazlı maden suyu, yüzyıllardır biliniyor ve yerel halk tarafından şifalı kabul ediliyor. Sovyet döneminde, bu su endüstriyel olarak şişelenmeye başlandı ve tüm Sovyetler Birliği’nde tanındı. Bugün de “Bjni” markası, Ermenistan’ın en tanınmış maden suyu markalarından biri.

Bjni maden suyu, bikarbonat, kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerle zengin. Sindirim sistemine iyi geldiği düşünülüyor; ancak tıbbi iddialara temkinle yaklaşmak gerektiğini hatırlatmak isterim. Köyde, maden suyu fabrikasının yanı sıra, halkın ücretsiz olarak su doldurabildiği kaynaklar da bulunuyor. Bjni’yi ziyaret ettiğinizde, bu kaynaklardan taze maden suyu içmek, ziyaretin keyifli bir parçası.

Hrazdan Vadisi

Bjni Kalesi’nin bulunduğu Hrazdan Nehri vadisi, Ermenistan’ın en önemli nehir vadilerinden biri. Hrazdan Nehri, Sevan Gölü’nden doğup güneybatıya doğru akarak Erivan’dan geçiyor ve Aras Nehri’ne dökülüyor. Nehir, tarih boyunca Ermenistan’ın en önemli su kaynaklarından biri oldu. Sovyet döneminde, nehir üzerinde bir dizi hidroelektrik santrali inşa edildi; bu santraller, Ermenistan’ın enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor.

Hrazdan vadisi, aynı zamanda tarihi yapılar açısından da zengin. Vadi boyunca, farklı dönemlere ait kaleler, kiliseler, manastırlar ve köprüler bulunuyor. Bjni Kalesi, bu yapıların en önemlilerinden biri. Vadinin yukarı kesimlerinde, Sevan Gölü’ne yaklaştıkça, Sevanavank Manastırı gibi önemli yapılar yer alıyor. Aşağı kesimlerde ise, Erivan’ın içinde, nehrin oyduğu kanyon şehrin peyzajının önemli bir parçası.

Sevan Gölü

Bjni’nin kuzeyinde, yaklaşık 30-40 kilometre uzaklıkta, Ermenistan’ın en büyük gölü olan Sevan Gölü bulunuyor. Sevan, deniz seviyesinden yaklaşık 1900 metre yükseklikte, dünyanın en büyük yüksek dağ göllerinden biri. Gölün mavi suları ve çevresindeki dağlar, Ermenistan’ın en ünlü manzaralarından birini oluşturuyor. Gölün kuzeybatı kıyısındaki bir yarımadada, 9. yüzyılda inşa edilen Sevanavank Manastırı bulunuyor. Bjni’yi ziyaret ettikten sonra, Sevan Gölü’ne devam etmek, güzel bir gezi rotası oluşturuyor.

Sevan Gölü’nün güneybatı kıyısında, Noratus köyünde, Ermenistan’ın en büyük haçkar mezarlığı bulunuyor. Bu mezarlıkta, 9. ile 17. yüzyıllar arasına tarihlenen yaklaşık 900 haçkar yer alıyor. Noratus, haçkar sanatının gelişimini görmek için eşsiz bir yer. Gölün güney kıyısında ise, Urartu kralı I. Rusa’ya ait bir kitabe bulunuyor; bu kitabe, Urartuların Sevan bölgesine kadar ulaştığını gösteriyor.

Bjni Kalesi'nden manzara
Bjni Kalesi’nden manzara

Gezi Rehberi

Nasıl gidilir?

Bjni, Erivan’ın yaklaşık 45-50 kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor. Arabayla Erivan’dan yaklaşık 45 dakika ile bir saat arasında ulaşılabiliyor. Yol, Erivan-Sevan otoyolundan ayrılarak Hrazdan vadisine iniyor. Toplu taşıma ile gitmek isterseniz, Erivan’dan Hrazdan şehrine ya da Bjni’ye giden minibüsler bulunuyor. En pratik seçenek, taksi kiralamak ya da Sevan Gölü turuna Bjni’yi eklemek.

Kaleye çıkış

Bjni köyünden kaleye çıkmak için, köyün içinden başlayan bir patikayı takip etmeniz gerekiyor. Yürüyüş yaklaşık 15-20 dakika sürüyor; yol yer yer dik ve taşlı. Kalenin tepesine çıktığınızda, kilisenin önünden vadiye doğru açılan manzara, bu kısa yürüyüşe fazlasıyla değiyor.

Ziyaret saatleri ve bilet

Bjni Kalesi, açık bir alan olduğu için belirli ziyaret saatleri yok ve giriş ücretsiz. Kalenin içindeki kilise, genellikle açık; ancak bazı zamanlarda kilitli olabiliyor. Köydeki kiliseler de genellikle ziyaretçilere açık.

Ne kadar zaman ayırmalı?

Bjni Kalesi’ni ve köyün tarihi yapılarını gezmek için 1,5-2 saat yeterli. Bjni’yi Sevan Gölü, Sevanavank ve Noratus ile birlikte bir günlük bir gezi olarak planlayabilirsiniz.

Ne zaman gidilmeli?

Bjni’yi ziyaret etmek için en uygun dönemler ilkbahar ve sonbahar. Mayıs ve haziran aylarında Hrazdan vadisi yemyeşil; eylül ve ekim aylarında ise vadi sonbahar renklerine bürünüyor. Yaz aylarında da gidilebilir; ancak öğle saatlerinde tepeye çıkmak sıcak olabilir. Kış aylarında kar yağabiliyor; ancak kaleye çıkış genellikle mümkün.

Pahlavuni soyu: kalenin arkasındaki aile

Bjni’nin hikâyesini anlatırken, onu yüzyıllar boyunca elinde tutan ailenin adını anmadan geçmek mümkün değil. Pahlavuniler, orta çağ Ermenistan’ının önde gelen soylu ailelerinden biriydi. Kaynakların aktardığına göre aile, kökenini Part dönemine, yani Arşaklı hanedanının akrabası sayılan eski bir soya dayandırıyordu. Bu iddianın ne kadarının tarihsel gerçek, ne kadarının sonradan oluşturulmuş bir soy efsanesi olduğu tartışmalı; ancak orta çağ soyluları için böyle köklü bir geçmiş, prestijin ve meşruiyetin önemli bir kaynağıydı.

Pahlavuniler, 10. ve 11. yüzyıllarda Bagratlı krallarının hizmetinde önemli görevler üstlendiler. Ailenin üyeleri arasında komutanlar, valiler ve din adamları vardı. Bjni ve Amberd gibi kaleler, ailenin güç merkezleri arasında sayılıyordu. Bir yanda Ani’deki saray çevresine yakınlık, öte yanda kendi topraklarında neredeyse bağımsız bir yönetim; Pahlavunilerin konumu, dönemin pek çok soylu ailesi gibi bu ikisi arasında gidip geliyordu.

Ailenin en tanınmış isimlerinden biri, Vahram Pahlavuni’ydi. Kaynaklarda, Bagratlı Krallığı’nın son yıllarında, Bizans baskısı karşısında Ani’nin savunmasında rol oynadığı ve 1045 civarında yaşanan çalkantılı olaylar sırasında hayatını kaybettiği aktarılıyor. Vahram’ın, Marmaşen Manastırı’nın inşasıyla da ilişkilendirildiği biliniyor. Bu tür bilgiler, ailenin yalnızca askerî değil, kültürel ve dini alanda da etkili olduğunu gösteriyor.

Grigor Magistros: Bjni’nin bilgin efendisi

Pahlavuni ailesinin belki de en ilgi çekici üyesi, Grigor Magistros’tu. 11. yüzyılda yaşayan Grigor, hem bir devlet adamı hem bir asker hem de dönemin en bilgili insanlarından biri olarak anılıyor. Bagratlı Krallığı Bizans’a geçtikten sonra Bizans hizmetine girdi ve “magistros” unvanını aldı; adını da bu unvandan alıyor. Bizans adına Mezopotamya ve Vaspurakan gibi bölgelerde yöneticilik yaptığı aktarılıyor.

Ancak Grigor’u asıl ünlü kılan, bilgisi ve yazdıklarıydı. Grekçe ve Süryanice bildiği, antik Yunan yazarlarından çeviriler yaptığı, Öklid’in geometrisinin bir bölümünü Ermeniceye aktardığı söylenir. Mektupları, dönemin kültürel ve siyasi ortamına dair değerli bilgiler içeriyor; dili ise oldukça süslü ve zor kabul ediliyor. Ayrıca İncil’in kısa bir özetini manzum olarak yazdığı da aktarılıyor.

Grigor Magistros’un Bjni ile bağı doğrudan: kaynaklara göre Bjni, onun mülklerinden biriydi ve 1031 yılında köydeki Surp Astvatsatsin (Kutsal Meryem Ana) Kilisesi’ni onun yaptırdığı kabul ediliyor. Kendisi, Bjni ile Kecharis arasındaki bölgede çeşitli yapılarla anılıyor. Bu yüzden Bjni’ye gidenler, aslında orta çağ Ermenistan’ının en ilginç entelektüellerinden birinin izlerini de görmüş oluyorlar.

Grigor Magistros’un oğulları ve torunları da önemli kişiler oldu. Torunlarından Grigor, Ermeni Kilisesi’nin Katolikosu olarak Kilikya döneminde önemli bir rol oynadı; Nerses Şnorhali gibi büyük isimler de bu geniş aile ağıyla ilişkilendiriliyor. Yani Bjni’nin taşları, yalnızca bir kalenin değil, birkaç kuşak boyunca Ermeni kültürünü şekillendiren bir ailenin hikâyesini de taşıyor.

Haç-kubbe planı: Surp Astvatsatsin’in mimarisi

Bjni’deki kiliseyi anlamak için, orta çağ Ermeni mimarisinin en yaygın şemalarından biri olan haç-kubbe planına kısaca bakmak faydalı. Bu planda, kilisenin iç mekânı bir haç biçiminde düzenleniyor; haçın kollarının kesiştiği orta noktanın üzerinde ise bir kubbe yükseliyor. Kubbe, genellikle dairesel ya da çokgen bir kasnağa oturuyor; dışarıdan bakıldığında konik bir çatıyla örtülü bir kule gibi görünüyor.

Ermeni kiliselerinde dikkat çeken bir başka özellik, dış duvarların düz ve sade görünmesine karşın, iç mekânın nişlerle oyulmuş olması. Bu nişler, duvarın kalınlığı içinde gizleniyor; dışarıdan genellikle yalnızca dar, üçgen biçimli oyuklar fark ediliyor. Bu üçgen oyuklar, hem ışık-gölge oyunu yaratıyor hem de nişlerin yerini dışarıya belli ediyor. Bjni’deki kilisede de bu geleneğin izleri görülebiliyor.

Malzeme olarak ise, bölgede bol bulunan tüf taşı kullanılıyor. Tüf, volkanik bir taş; kolay işleniyor, farklı renk tonlarında bulunuyor ve zamanla güzel bir patina kazanıyor. Ermenistan’ın pek çok yerinde olduğu gibi, Bjni’de de kilisenin duvarlarında pembemsi, kahverengimsi ve gri tonların bir arada kullanıldığını görmek mümkün. Duvarlara kazınmış haçkarlar ve kitabeler de dikkatle bakanları ödüllendiriyor.

Kilisenin içinde, sonraki dönemlerden kalma bazı duvar resmi kalıntıları bulunduğu da aktarılıyor; ancak bunların durumu ve görünürlüğü zaman içinde değişmiş olabilir. Ziyaret sırasında kilise açık değilse, dışarıdan mimari ayrıntıları incelemek bile yeterince keyifli.

Safeviler, Osmanlılar ve Erivan Hanlığı

Moğol döneminden sonra Ermeni yaylası, uzun süre farklı güçlerin çekişme alanı oldu. Karakoyunlu ve Akkoyunlu dönemlerinin ardından, 16. yüzyılda bölge Safeviler ile Osmanlılar arasındaki savaşların sahnesine dönüştü. Erivan ve çevresi, bu savaşlar sırasında birkaç kez el değiştirdi. Bjni gibi kaleler, bu dönemde eski önemlerini büyük ölçüde yitirmiş olsa da, stratejik konumları nedeniyle zaman zaman yeniden kullanıldı.

18. yüzyılda, İran’a bağlı olarak kurulan Erivan Hanlığı, bölgenin yönetimini üstlendi. Hrazdan vadisi, hanlığın merkezine yakın bir bölge olarak, tarım ve hayvancılık açısından önemini korudu. Bjni köyü de bu dönemde varlığını sürdürdü. Köyün nüfusunun ve yapısının bu dönemde nasıl değiştiğine dair ayrıntılı bilgiler sınırlı; ancak kalenin artık bir güç merkezi olmaktan çıkıp, daha çok bir hatıra yerine dönüştüğü söylenebilir.

1827-1828 Rus-İran Savaşı’nın ardından imzalanan Türkmençay Antlaşması ile Erivan Hanlığı Rusya’ya geçti. Bu dönemde bölgeye İran’dan ve Osmanlı topraklarından Ermeni göçleri oldu; Bjni gibi köylerin nüfus yapısı da bu süreçten etkilendi. Rus yönetimi altında Erivan Guberniyası kuruldu; Bjni bu yönetim biriminin bir parçası oldu.

Bjni maden suyu: köyün öteki ünü

Ermenistan’da “Bjni” adını duyanların pek çoğu, aklına önce kaleyi değil, maden suyunu getiriyor. Köyün çevresindeki kaynaklardan çıkan doğal mineralli su, uzun süredir biliniyor ve şişelenerek satılıyor. Ermenistan’da Jermuk ile birlikte en tanınmış maden suyu markalarından biri sayılıyor; marketlerde, restoranlarda ve evlerde sıkça karşınıza çıkıyor.

Maden suyunun endüstriyel olarak şişelenmesi, Sovyet döneminde başladı. Sovyetler Birliği’nde maden suları, sağlık açısından önemli görülüyor ve sanatoryumlar, kaplıcalar ile birlikte geniş bir ağ oluşturuyordu. Bjni suyu da bu ağın bir parçası olarak üretildi ve Ermenistan dışına da gönderildi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından üretim, yeni koşullara uyum sağlayarak devam etti.

Köye gelen ziyaretçiler, bazı noktalarda kaynak suyunu doğrudan tatma imkânı bulabiliyor. Suyun hafif tuzlu ve gazlı bir tadı olduğu söyleniyor. Kaleyi gezdikten sonra, vadinin serinliğinde bir şişe Bjni içmek, gezinin küçük ama keyifli bir ritüeli olabilir.

Kecharis ve Tsağkadzor: kuzeydeki komşular

Bjni’den Hrazdan vadisi boyunca kuzeye doğru devam edildiğinde, kısa bir yolculuğun ardından Tsağkadzor’a ulaşılıyor. Tsağkadzor, adı “çiçek vadisi” anlamına gelen bir dağ kasabası; bugün Ermenistan’ın en bilinen kayak merkezi. Kış aylarında kayak, yaz aylarında ise yürüyüş ve teleferikle manzara seyri için tercih ediliyor. Sovyet döneminde burada sporcular için bir antrenman merkezi kurulduğu da biliniyor.

Tsağkadzor’un içinde, Kecharis Manastırı yer alıyor. 11. yüzyılda, Grigor Magistros’un girişimiyle kurulduğu kabul edilen manastır, Bjni ile doğrudan bir bağa sahip. Manastır kompleksi, birkaç kilise, bir gavit (giriş salonu) ve haçkarlardan oluşuyor. Sonraki yüzyıllarda da genişletilen Kecharis, orta çağda önemli bir eğitim ve dini merkez olarak anılıyor.

Bjni ve Kecharis’i aynı gün içinde gezmek oldukça kolay. Böylece, aynı ailenin yaptırdığı iki farklı yapıyı, biri vadinin kenarındaki kayalık bir tepede, diğeri dağların eteğindeki yeşil bir kasabada görmüş olursunuz. Bu karşılaştırma, orta çağ Ermeni soylularının hem savunmaya hem de inanca ne kadar önem verdiğini güzel bir şekilde gösteriyor.

Orta çağ Ermeni kalelerinde savunma mantığı

Bjni’yi daha iyi anlamak için, orta çağ Ermeni kalelerinin genel savunma anlayışına da göz atmak yararlı. Ermeni yaylası, dağlık ve engebeli bir coğrafya; bu nedenle kale yapımcıları, doğanın sunduğu avantajlardan sonuna kadar yararlanmayı tercih etti. Kaleler genellikle iki ya da üç yanı derin vadilerle çevrili burunların, sarp kayalıkların ya da yüksek tepelerin üzerine kuruldu. Böylece duvar örülmesi gereken alan azalıyor, savunma yalnızca en savunmasız taraf üzerinde yoğunlaşabiliyordu.

Bjni de bu mantığın tipik bir örneği. Hrazdan vadisinin dik yamaçları, kalenin bir bölümünü doğal olarak koruyor. Duvarlar ise daha çok erişilebilir yönlerde yükseliyor. Duvarlarda, belirli aralıklarla yerleştirilmiş yuvarlak ya da yarım daire biçimli burçlar bulunuyor. Bu burçlar, savunanların duvarın dibine yaklaşan düşmanı yandan ok atışıyla karşılamasına imkân tanıyordu.

Su, orta çağ kalelerinin en kritik sorunuydu. Uzun süren bir kuşatmada, kaledeki su kaynakları savunmanın kaderini belirleyebiliyordu. Pek çok Ermeni kalesinde, nehre inen gizli geçitlerin ya da kayaya oyulmuş sarnıçların bulunduğu biliniyor. Bjni’de de benzer düzenlemeler olduğu tahmin ediliyor; ancak bunların ne kadarının bugün görülebildiği konusunda net bilgi vermek zor. Ziyaret sırasında, yerel rehberlere bu konuyu sormak ilginç bilgiler edinmenizi sağlayabilir.

Kalelerin bir başka işlevi de, çevredeki halk için sığınak olmaktı. Bir akın haberi geldiğinde, köylüler hayvanlarını ve değerli eşyalarını alarak kalenin duvarları içine sığınıyordu. Bu yüzden pek çok kalenin içinde, yalnızca askerlere değil, geniş bir nüfusa yetecek kadar alan bulunuyordu. Bjni’nin içindeki depo ve konut kalıntıları, bu çok yönlü işlevi hatırlatıyor.

Bjni ile Ermenistan’ın diğer kaleleri

Bjni’yi gezdikten sonra, Ermenistan’ın diğer kaleleriyle karşılaştırmak ilginç bir deneyim. Amberd, Aragats Dağı’nın yamacında, iki derin kanyonun birleştiği noktada yükselen ve yine Pahlavunilerle ilişkilendirilen bir kale; Bjni’nin adeta kardeşi sayılabilir. Lori Berd, kuzeyde, iki kanyonun arasında bir orta çağ başkenti olarak öne çıkıyor. Smbataberd ise güneyde, Vayots Dzor bölgesinde, sırt boyunca uzanan uzun duvarlarıyla etkileyici bir manzara sunuyor.

Bu kalelerin her biri, farklı bir dönemin, farklı bir ailenin ve farklı bir coğrafyanın izlerini taşıyor. Ama hepsinde ortak bir duygu var: doğanın sertliğiyle insan emeğinin birleştiği, zamanın aşındırdığı ama tamamen silemediği yapılar. Bjni, bu zincirin başkente en yakın halkalarından biri; bu yüzden Ermenistan’daki kale gezilerine başlamak için de iyi bir nokta olabilir.

Pratik bilgiler

Bjni, Erivan’dan yaklaşık 40-50 kilometre uzaklıkta; trafiğe bağlı olarak araçla yaklaşık bir saatte ulaşılabiliyor. Sevan yönüne giden ana yoldan ayrılarak köye inen bir yol bulunuyor. Toplu taşımayla gitmek mümkün olsa da, seferler sınırlı olabilir; bu nedenle taksi, kiralık araç ya da tur seçenekleri daha pratik. Garni ve Geghard’a giden turların bazıları, Bjni’yi de programlarına ekleyebiliyor.

Kalenin girişi genellikle ücretsiz ve belirli bir ziyaret saati yok; ancak kilisenin açık olup olmadığı değişebilir. Köyde küçük bakkallar ve zaman zaman yerel ürün satan tezgâhlar bulunuyor; ancak büyük restoran seçenekleri sınırlı. Yanınıza su ve hafif yiyecek almanız, özellikle sıcak günlerde iyi bir fikir. Kiliseyi ziyaret ederken, omuzları ve dizleri örten kıyafetler tercih etmek, yerel geleneklere saygının bir göstergesi.

Köy hayatı ve yerel sofra

Bjni, yalnızca tarihî bir kalenin bulunduğu bir yer değil, aynı zamanda yaşayan bir köy. Taş evler, bahçeler, üzüm asmaları ve meyve ağaçları, köyün sokaklarına sıcak bir hava katıyor. Yaz ve sonbahar aylarında, evlerin önünde kurutulmak üzere serilmiş meyveleri, bahçelerde çalışan köylüleri görmek mümkün. Köy halkının misafirperverliği, pek çok ziyaretçinin anlattığı ortak bir deneyim.

Ermeni mutfağı, bu bölgede de kendini gösteriyor. Lavaş ekmeği, tandırda pişirilen etler, taze otlar, peynir ve yoğurt, sofraların temel parçaları. Yaz aylarında közlenmiş sebzeler, kışın ise kurutulmuş meyveler ve turşular öne çıkıyor. Bölgede yapılan ev şaraplarının ve meyve votkalarının da bilindiğini eklemek gerek. Köyde bir aile evinde yemek yeme fırsatı bulursanız, bu deneyim gezinin en unutulmaz anlarından biri olabilir.

Köyün kalesine, kilisesine ve maden suyuna duyulan yerel gurur da hissediliyor. Yaşlılar, kalenin eski hikâyelerini, çocukluklarında duydukları efsaneleri anlatmayı seviyor. Bu hikâyelerin hepsi tarihsel kaynaklarla örtüşmeyebilir; ama bir yerin hafızasının nasıl yaşatıldığını anlamak için onları dinlemek değerli.

Köyde zaman zaman düzenlenen dini bayramlar ve yerel şenlikler de görülmeye değer. Özellikle Meryem Ana’ya adanmış kilise için yapılan yortular, köyün en kalabalık günleri arasında sayılıyor. Bu günlerde çevre köylerden ve Erivan’dan gelen ziyaretçiler, kilisede dua ediyor, ardından bahçelerde ve vadide bir araya gelerek yemek paylaşıyor. Eğer gezinizi böyle bir güne denk getirebilirseniz, Bjni’yi yalnızca bir tarih sahnesi olarak değil, yaşayan bir topluluğun kalbi olarak da görme fırsatı bulursunuz. Tarihle bugünün iç içe geçtiği bu anlar, kalenin taşlarından çok daha fazlasını anlatıyor.

Hrazdan vadisinin doğası

Bjni’yi ziyaret edenlerin çoğu, kaleden çok manzaradan etkilenerek ayrılıyor. Hrazdan Nehri, Sevan Gölü’nden çıkan tek akarsu; gölden güneybatıya doğru akarak Erivan’ı geçiyor ve sonunda Aras Nehri’ne kavuşuyor. Bjni çevresinde nehir, volkanik kayaları oyarak derin ve dik yamaçlı bir vadi oluşturmuş. Vadinin bazı kesimlerinde, bazalt kayaların düzenli sütunlar halinde dizildiği yapılar görülüyor; bu tür jeolojik oluşumlar, Ermenistan’ın volkanik geçmişinin izleri.

Vadi tabanında söğütler, kavaklar ve meyve ağaçları bulunuyor. İlkbaharda kayısı ve elma ağaçları çiçek açtığında, vadi adeta bir tabloya dönüşüyor. Yamaçlarda ise daha kurak bir bitki örtüsü hâkim; kekik ve çeşitli otsu bitkiler, yürüyüş sırasında hoş bir koku yayıyor. Kuş gözlemcileri için de vadi ilgi çekici: yırtıcı kuşların kayalıkların üzerinde süzüldüğünü görmek mümkün.

Nehir boyunca yürümek isteyenler, köyden vadiye inen patikaları kullanabilir. Ancak yollar her zaman işaretli değil; yerel halktan yön sormak ya da bir rehberle gitmek daha güvenli olabilir. Nehrin suyu özellikle ilkbaharda kar erimesiyle yükseliyor; kıyıya yaklaşırken dikkatli olmak gerekiyor.

Mevsimlere göre Bjni

İlkbahar, Bjni için belki de en güzel mevsim. Nisan sonundan haziran ortasına kadar vadi yemyeşil oluyor, hava ılık ve yürüyüşe uygun. Yaz aylarında, özellikle temmuz ve ağustosta, gün ortasında sıcaklık yükselebiliyor; kaleye sabah erken ya da akşamüstü çıkmak daha rahat. Bu saatlerde ışık da fotoğraf için daha yumuşak oluyor.

Sonbahar, vadinin renklerinin en zengin olduğu dönem. Eylül sonu ve ekim aylarında ağaçlar sarıya ve kızıla dönüyor; bağlarda ve bahçelerde hasat zamanı oluyor. Köyde, mevsimine göre taze meyve ve yerel ürünler bulmak mümkün. Kış ise daha sessiz bir dönem; kar yağdığında kale ve vadi bambaşka bir görünüme kavuşuyor. Ancak buzlu yollarda ve kayalık yamaçlarda dikkatli olmak gerekiyor.

Çocuklarla ve fotoğraf için ipuçları

Bjni, çocuklu aileler için de uygun bir gezi noktası. Kaleye çıkış, uzun ve yorucu bir tırmanış değil; ancak kayalık ve düzensiz zemin nedeniyle küçük çocukların elinden tutmak gerekiyor. Kalenin bazı kenarlarında korkuluk bulunmadığını ve uçurumlara yakın noktalar olduğunu unutmamak lazım. Rahat ve kaymayan ayakkabılar, bu gezinin olmazsa olmazı.

Çocuklar için gezi, kalenin hikâyesini bir maceraya dönüştürerek daha eğlenceli hale getirilebilir: bir zamanlar burada yaşayan bir bilgin, kitaplar yazan bir prens, düşman akınlarına karşı nöbet tutan askerler. Vadiye bakan bir noktada kısa bir mola vermek, yanınızda getirdiğiniz yiyecekleri paylaşmak, günün en güzel anlarından biri olabilir.

Fotoğraf meraklıları için en iyi kareler genellikle vadinin karşı yamacından ya da köyün yukarı kesimlerinden çekiliyor. Buradan kale, kilise ve vadi bir arada kadraja giriyor. Sabah ışığı vadinin bir yanını, akşam ışığı ise diğer yanını aydınlatıyor; hangi saatte gideceğinize, istediğiniz fotoğrafa göre karar verebilirsiniz. Drone kullanmayı düşünenlerin, Ermenistan’daki güncel kuralları önceden kontrol etmesinde fayda var.

Bjni’den ayrılırken

Bjni, Ermenistan’ın en ünlü kalesi değil; Garni tapınağı ya da Amberd kadar çok ziyaretçi çekmiyor. Ama belki de onu değerli kılan biraz da bu. Kalabalıktan uzak, köy hayatının içinde, vadinin sesini dinleyerek gezilen bir yer. Burada, bir yanda orta çağın büyük bir ailesinin hikâyesini, öte yanda bugün de süren sakin bir köy yaşamını aynı anda görmek mümkün.

Kayalık tepeden aşağıya, Hrazdan’ın kıvrımlarına bakarken, Grigor Magistros’un da belki aynı manzaraya bakarak mektuplarını düşündüğünü hayal etmek zor değil. Yüzyıllar geçmiş, krallıklar yıkılmış, sınırlar defalarca değişmiş; ama nehir hâlâ aynı vadiden akıyor, kilise hâlâ aynı tepede duruyor. Bjni, bu sürekliliği hissettiren, sessiz ama derin bir durak.

Konaklama ve yemek

Bjni’de konaklama seçenekleri sınırlı; ancak yakındaki Hrazdan şehrinde ve Tsağkadzor kayak merkezinde çeşitli oteller bulunuyor. Sevan Gölü kıyısında da pek çok otel ve tatil tesisi var. Yemek konusunda, Bjni köyünde küçük lokantalar bulunuyor; Hrazdan vadisinin ve Sevan Gölü’nün balıkları, bölgenin önemli lezzetleri arasında. Sevan’ın ünlü alabalığı “işhan”, ne yazık ki aşırı avlanma nedeniyle nadirleşti; bugün restoranlarda genellikle çiftlik balıkları sunuluyor.

Pratik notlar

  • Kaleye çıkış için rahat ayakkabılar giyin; patika yer yer engebeli.
  • Kilisenin içinde uygun kıyafetler tercih edin.
  • Kalenin kalıntılarına tırmanmayın; bazı duvarlar kırılgan.
  • Köydeki maden suyu kaynaklarından su içmek için bir şişe yanınıza alın.
  • Hrazdan vadisinde hava hızla değişebilir; yanınıza bir ceket alın.

Kaleye ilk bakış

Bjni köyüne vardığınızda, kalenin kilisesinin kubbesi, köyün evlerinin üzerinde, tepenin doruğunda yükseliyor. Bu görüntü, köyün kimliğinin ayrılmaz bir parçası. Kaleye çıkan patikada yürürken, köyün bahçeleri, eski taş evleri ve kiliseleri, sizi yavaş yavaş ortaçağa doğru götürüyor. Kalenin surlarına vardığınızda, yıkık duvarların arasından geçerek kilisenin önüne ulaşıyorsunuz. Buradan, Hrazdan vadisine doğru bakıldığında, nehrin vadinin dibinde kıvrılarak aktığını, karşı yamaçtaki tepeleri ve uzaktaki dağları görüyorsunuz.

Bjni Kalesi kulesi
Bjni Kalesi kulesi

Son bir söz

Bjni Kalesi, Ermenistan’ın büyük ve ünlü kaleleri arasında yer almasa da, kendine özgü bir çekiciliğe sahip. Pahlavunilerin kalesi, Grigor Magistros’un kilisesi, Hrazdan vadisinin manzarası ve köyün ünlü maden suyu, Bjni’yi keyifli bir ziyaret noktası yapıyor. Sevan Gölü’ne giderken ya da dönerken, Bjni’ye uğrayın; kaleye tırmanın, kilisenin önünde vadiye bakın ve köyün kaynaklarından taze maden suyu için.

Video

Konum

Koordinatlar: 40.4569° K, 44.6497° D
Google Haritalar’da Bjni Kalesi

Aynı Yolda Görülecek Diğer Kaleler

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

One thought on “Bjni Kalesi: Hrazdan Vadisinde Pahlavunilerin Kalesi”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir