Edirne Tarihi Turistik Doğal Güzellikleri
Edirne, M.Ö. V.yüzyılda kurulmuş. Kurucu halkı Odris’ler, Trak soyundandılar. İlk yerleşimlerini Meriç ve Tunca ırmaklarının birleştiği yerde yani bu günkü Edirne kentinin yerinde kurdular. Büyük İskender tarafından fethedilerek Makedonya İmparatorluğu topraklarına katıldı. Ama asıl kuruluşu, M.S. II.Yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus zamanında oldu. İmparator kent statüsü verdiği yerleşimin kendi adıyla anılmasını istedi. “Hadrianapolis” “olarak adlandırılan bu isim söylene söylene XVI.yy.dan itibaren Edirne halini aldı. 914 Yılında Bulgar Türkleri’nin, daha sonra yeniden Bizans’ın, 1050 ve 1078 yıllarında Peçenek Türkleri’nin, 1361 yılında da (1.Murat Hüdavendigar zamanında) Osmanlı’nın eline geçti. Başkent oldu. Bu, 1453 yılına kadar sürdü. İmparatorluk buradan yönetildi.
EDİRNE’DEKİ ESERLER
Kültür turizmi açısından çok zengin bir şehir Edirne. Üç nehrin kucağına kurulmuş. Nehirler, üzerlerine kurulan köprülerle, her devirde insanların hizmetine sunulmuşlar. Köprüler de geçen zamana direnebilenler açısından harika birer tarihi mekan haline gelmişler.
Göğe uzanmış minareleriyle bir camiler, hanlar, kervansaraylar şehri Edirne. Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği muhteşem Selimiye Camisi burada bulunuyor. Muradiye Camisi (Mevlevihane), Üç Şerefeli Camii, Dar-Ül Hadis Cami ve Eski Cami bunlardan sadece bir kaçı. Kanuni’nin ünlü sadrazamı aynı zamanda sevgili damadı Rüstem Paşa’ya ait kervansaray, Ekmekçioğlu Ahmet Paşa Kervansarayı ve Deveci Han da kervansaraylara verilecek birkaç örnek. Sokullu, Mezitbey ve Tahtakale hamamları da tarihi zenginliklerden. Sweti George (Bulgar) Kilisesi, İtalyan Katolik Kilisesi, Yahudi Sinagogu da diğer inançlara ait dini merkezler. Edirne Sarayına ait Adalet Kasrı, Dolmen ve Menhirler, Tarihi Edirne Evleri, Tarihi Karakol Binası ile Belediye Binası, Su terazisi, günümüzde Trakya Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılan ve bir Mimar Kemalettin eseri olan eski Karaağaç Tren İstasyonu, Makedonya Saat Kulesi ( Hadrianus’un kent surlarına ait 4 kuleden ayakta kalabilmiş tek kuledir) Kıyıktabya, Edirne’de mutlaka görülmesi gerekenler.
Selimiye Camii ve Külliyesi : Kanunu Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın oğlu, Padişah II.Selim, Edirne’ye olan sevgisi ile de biliniyordu. Bu sevgi, Edirne Selimiye Camisi ve Külliyesi ile ebedileştirilmiştir. Bir Mimar Sinan eseri olan külliye inşasına, 1569 yılında başlanıp, 1575 yılında tamamlanmış. Cami, medrese ve dar’ülkurradan oluşur. 400 kalfanın, 14.000 işçinin çalıştığı eser, 27.760 kese akçe harcanarak tamamlanır. Mimari başarısı kısaca şöyle anlatılabilir; Osmanlı Mimari’sinin doruk noktasıdır. 31.5 metre büyüklüğünde bir çapa sahip olan kubbesi, sekiz adet fil ayak üzerine oturtulmuştur. 42.25 metre yüksekliğindedir. İbadet merkezinin neredeyse tümü bu dev kubbe ile örtülmüştür. Selimiye Camisi’nin dört minaresinin yükseklikleri 85.67 metre, cami içinde dört ayrı köşedeki çapları, 3.80 metre ölçülerindedir. Minarelerin dördü de üçer şerefelidirler (minarede bulunan balkonlar). Külliyeye ait arasta (aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu çarşı) ile sübyan mektebi, II.Selim’in oğlu olan Padişah III.Murat tarafından daha sonra Mimar Davut Ağa’ya yaptırılmışlardır. Külliyedeki taş ve mermer işler, kalemişi ve çini süslemeleri de devrin önemli ustaları tarafından hayata geçirilimiş olup, hepsi paha biçilemez güzelliklere sahiptirler. Dar’ül Kurra, günümüzde Vakıf Müzesi olarak hizmet vermektedir.
