Ege Plajları

Gökçeada Kefaloz Plajı
Güneşin son durağı
Ülkemizde güneşin en son battığı yer olarak bilinen Gökçeada’da çok sayıda kumsal olmasına rağmen Aydıncık yani Kefaloz Plajı’nın yeri bir başka. Altın Kumsalı’nın yanında, plajın hemen arkasında bulunan Tuz Gölü de ilgi çekici. Özellikle gölün şifalı olduğu söylenen çamuruna bulandıktan sonra denize girmek çok keyifli. Ayrıca bu plaj, rüzgar sörfü tutkunları için de son derece uygun. Sert rüzgarlara rağmen Aydıncık Burnu sayesinde kaba dalgaların olmaması sörf meraklılarını buraya çekiyor. Korunaklı konumu sayesinde yüzme keyfini de bu sahillerde doyasıya yaşamak mümkün oluyor.

Bozcaada Ayazma Plajı
Rüzgar ve şarap

Son yılların gözde mekanlarından Bozcaada, özellikle haftasonları oldukça kalabalık oluyor. Ancak adada bulunan 12 kumsal sayesinde bu kalabalıklar pek fazla rahatsız edici olmuyor. Ayrıca adada zaman zaman etkili olan rüzgarlar görülse de mutlaka rüzgar almayan bir plaj bulma şansına sahipsiniz.
Söz konusu bu plajlar arasında tabi ki en ünlü olanı Ayazma Plajıdır. Altın sarısı kumsalı ve her zaman serin olan sularının yanında, hemen yanıbaşında sıralanan restoranlar da insanları adeta buraya çekiyor. Ayazma’nın sığ denizi kimileri için bulunmaz nimetse de kimilerinin hoşuna gitmeyebilir.

Çamlık Kumsalı
Az bilinmenin keyfi

Bozcaada’nın ana karada tam karşısına denk düşen Dalyan ve Çamlık Kumsalları Kuzey Ege’nin pek az bilinen sahilleridir. Bu durum sayesinde bu kumsallar turizm hareketlerinin en yoğun yaşandığı aylarda bile daima sakinliğini korur.
Dalyan’ın yanıbaşındaki küçük kumsalı aynı zamanda Roma Dönemi’nden kalma ve yarısına kadar sulara gömülü sütunlara da ev sahipliği yapar. Dalyan’dan çıkıp Tavaklı’ya doğru yol aldığınızda Çamlık Kumsalı’na ulaşırsınız. Kumsala adını veren çam ağaçları, yol boyunca denize doğru uzanarak, buradaki ıssız altın sarısı kumsalların az sayıdaki ziyaretçisine doğal gölge yaratıyor.

Assos Kadırga Koyu
Deniz burada deniz

Tatilini denizle içiçe ve sakin geçirmek isteyenlerin gözde mekanı Assos, ziyaretçilerine istediklerini Kadırga Koyu’nda fazlasıyla sunuyor. Geniş ve uzun kumsalı sayesinde üst üste yığılmadan denize girme olanağı veren Kadırga Koyu, mavi bayraklı deniziyle de Kuzey Ege’nin en özel plajı. Az tuzlu suyu ve serin suları en sıcak günlerde bile insanı ferahlatıyor. Kaz Dağları’nın ferah havası burada da kendisini hissettiyor. Kumsalın hemen arkasına sıralanan, doğayla iç içe salaş restoranlarda denizden uzaklaşmadan gününüzü keyifle geçirme şansınız da var.

Foça Koyları
En güzelini siz seçin

Eski Foça ile Yeni Foça arasında uzanan sahil yolu denizi ve yüzmeyi sevenleri fazlasıyla memnun edecek koylara ve plajlara sahip.
Kosova Plajı ile Kartdere Plajı, nefis kumsalı ve turkuaz deniziyle çok çekici. Ancak yol boyunca karşınıza çıkan irili ufaklı diğer koylar da onlardan aşağı değil. Foça’nın en ünlü plajı Kosova Plajı’nda turkuaz denizle kucaklaşan kumsalın denizi, son derece sakin. Kartdere Plajı da benzer özellikler taşıyor. Her iki plajda tesis mevcut. Bu tesisler daha çok duş, tuvalet, kabin, şemsiye ve şezlong hizmeti veriyor. Aperatif olarak yiyecek ve içecek de buradaki tesislerde bulunabilir.

Alaçatı Çark Plajı
Rüzgarla el ele

Alaçatı’nın rüzgar sörfüyle ünlenmiş kıyıları, aynı zamanda altın kumsalı ve pırıl pırıl deniziyle fark yaratan Çark Plajı’na da ev sahipliği yapıyor. Tropikal plajları anımsatan Çark Plajı’nda gün boyu esen rüzgar bunalmadan güneşlenmenize olanak veriyor. Ama siz siz olun rüzgara aldanıp da Ege’nin yakıcı güneşinde fazla kalmayın.
Çark Plajı’nın yanıbaşındaki koy, dünyanın her yerinden gelen rüzgar sörfçülerinin ve bu konuda eğitim veren sörf okullarının mekanı. Bu sporu yapmasanız da Alaçatı sahillerinde olup rüzgarı bedeninizde hissetmek ve rengarenk sörfleri izlemek insana keyif veriyor.

Çeşme Ilıca Kumsalı
Hem deniz, hem termal

Ilıca Plajı, yaklaşık iki kilometreyi bulan uzunluğu ve incecik beyaz kumlarıyla ülkemizin en değerli plajlarından biri. Ayrıca denizin içinden kaynayan kükürt bakımından zengin termal suları ve Ilıca’daki termal kaynaklar bölgenin değerini iyice artırıyor. Ilıca Plajı’nın sığ denizi özellikle çocuklar için bulunmaz nimet. Bu nedenle daha çok çocuklu ailelere ve yüzme konusunda pek becerikli olmayanlara önerilir.
Ilıca Plajı’nın çevresinde bulunan ve farklı bütçelere hitap eden çok sayıdaki konaklama tesisi aynı zamanda termal hizmeti de veriyor. İzmir’e yakın oluşu nedeniyle haftasonları plaj kalabalık olabiliyor.

Gümüşlük Sahili
Bir vaha gibi

Belki Bodrum Yarımadası’nın en güzel sahili Gümüşlük değil. Ancak, “beach club” kavramından pek hoşlanmayanlar için en doğru mekan burası. Son derece sakin geçen Gümüşlük zamanları, denizinde de karşılığını bulmuş gibi. Korunaklı sahili sayesinde dalgalardan pek etkilenmeyen denizi genellikle durgun. Konaklama tesislerinin denize sıfır oluşu büyük avantaj. Burada denize ulaşmak için ayrıca zaman harcamanıza gerek yok. Akşamüstleri ise seyrine doyulmaz gün batımlarını Gümüşlük sahilinden izlemek çok keyifli. Sonrasında ise sahil boyunca sıralanan Ege restoranları sizi bekliyor.

Sedir Adası
Kleopatra’nın kumsalı

Gerek Akyaka’dan, gerekse Marmaris’ten kalkan günübirlik teknelerin ve Mavi Yolculuk yapanların olmazsa olmaz durağıdır Sedir Adası. Gökova Körfezi’nin de kesinlikle 1 numarası.
Adanın Kleopatra Plajı adı verilen küçük kumsalı ziyaretçi akınına uğruyor. Kendine özgü kumlardan oluşan plaja havlu sermek ve plajdan kum almak yasak.
Öyle ki plajın iki tarafında bulunan duşlarda yıkanmadan buradan çıkamıyorsunuz. Görevliler duş alırken başınızda bekleyerek vücudunuzun her hangi bir yerinde kum kalıp kalmadığını özenle kontrol ediyorlar. Adaya giriş, ücretli.

Kızkumu Plajı
Efsaneden doğdu

Bozburun yakınlarındaki Orhaniye Köyü’nde bulunan Kızkumu Plajı kum hareketleri sonucu oluşmuş. Son derece sıradışı görünen plajın bir efsaneden doğduğu rivayet ediliyor. Denizde yaklaşık 600 metre uzunluğu, 10 metre genişliği olan sığ bir alan oluşmuş. Koyun ağzını neredeyse kapatan bu alanda günboyu yürüyüş yapanları görmek mümkün. Sığ bölgede yürürken derin kısımlarda denize girmek çok keyifli. Turizmin talanından henüz nasibine düşeni almadığı için bu sahillerde deniz tertemiz ve pırıl pırıl. Sığlığın kıyıya bağlandığı noktada bulunan tesislerde fiyatlar biraz pahalı.

Datça’nın ‘Bük’leri
Gizli cennetler

Datça Yarımadası birbirinden sakin ve doğal güzellikteki pek çok küçük koya ev sahipliği yapıyor. Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü ve Kargı Koyu bunlardan bazıları. Ulaşımlarının zorluğu, söz konusu bu mekanları yağmadan koruyabilmiş. Hiçbirinde aşırı yapılaşma yok ve son derece sakinler. Sahillerinin kumsal ve denizi tertemiz. Çam ağaçları adeta tepelerden akarak bu koylarda denizle kucaklaşıyor. Böylece ortaya havasıyla, suyuyla kirletilmemiş gizli cennetler çıkmış. Tüm güzelliklerinin yanında derin sessizlikleriyle Datça kıyılarındaki koylar tatilde doğanın tadını çıkarıp kafa dinlemek isteyenler için ideal.

Dalyan İztuzu
Carettaların yurdu

İztuzu Kumsalı, açık denizle Dalyan Deltası arasında tam 5500 metre boyunca uzanıyor. Binlerce yıldır caretta caretta kaplumbağaları her sene yumurtalarını bırakmak için buraya geliyor. Altın sarısı bu kumsalın bir tarafında denize, diğer tarafında çaya girme şansına sahipsiniz. “Özel Çevre Koruma Bölgesi” sınırları içinde olan İztuzu, dünyanın en iyi korunan ikinci kumsalı. İztuzu’nun iki ucunda bulunan plajlara, Dalyan’dan kalkan tekne ya da minibüslerle ulaşmak mümkün. Bu iki plajın arasında yaklaşık 4 km boyunca hiçbir tesis yok. Yalnız kalmak isteyenler bu durumu göze alarak diledikleri gibi kumsalın ve denizin tadını çıkarabilirler.

Sarıgerme Kumsalı
Issızlığın ortası

Dalyan’ın hemen yanıbaşındaki komşusu Sarıgerme, bugüne dek Dalyan kadar popüler olamamış. Ancak el değmemiş 7 kilometrelik altın sarısı kumsalı geleceğin parlayan yıldızı olmaya aday. Sarıgerme Kumsalı’nın önemli bir bölümü neredeyse bomboş uzanıyor. Sakinliği sevenler için bulunmaz bir nimet olan bu durum bazen sorun olabiliyor. Bırakın yiyecek bulmayı, su bile alabileceğiniz bir işletme olmayınca işin tadı kaçabiliyor.
Kumsalın bir kısmı böylesine el değmemişken, diğer bir kısmında ise 5 yıldızlı tatil köyleri yükseliyor. Yani Sarıgerme Kumsalı’nda iki farklı ortam söz konusu. Size ise dilediğinizi seçmek kalıyor.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir