Gebekum – Datça – Marmaris – Muğla
Datça’ya 4 km. kala (Yeldeğirmenlerine gelmeden önce) Perili Köşk tabelasını gördüğünüzde sola 1 km’lik toprak yola sapıyorsunuz. Yol sizi kumsala ulaştırıyor.
Uzunluğu 7 km’yi bulan kumsalı olan Gebekum denize girmek için çok uygun. Kumsal rüzgarın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor. Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş kumul hareketleriyle.
Gebekum’da kalınabilecek iyi bir tesis var. Daha çok yatlara hizmet veriyor. Su sporları için gerekli teçhizat da bulunuyor.
Çevrede balıkçı teknekeleri var. Mevsiminde iyi balık da çıkıyor ama balık lokantası yok. Perili Köşk Otel lokantasından yararlanabilirsiniz.
Marmaris – Datça yolu üzerinde bulunan Gebekum’un kumları son derece değerli. Çünkü yıllar önce sadece temiz sularda yaşayan bir mikro organizma türü, kum yiyip kum üretmiş. Uzun süre yol çalışmalarında, inşaat sıva malzemesi olarak harcanan kumlar nihayet korumaya alınarak kullanımı yasaklanmış.
Eğer tatil için Datça yarım adasını seçtiyseniz uğramadan geçmemeniz gereken bir koydan söz edeceğim size. Gebekum.! .
Marmaris – Datça yolu arasında bu cenneti çok önceki yıllarda Bozburun röportajı yaptığım sırada tanıdım. Hala etkisinden kurtulamadım ve 2003 yılı Temmuz ayı başın da yine gittim. Denizi ve kumu ayrı güzellikte olan koyu güzelleştiren başka etkenler de var ama özellikle kumu ABD deki araştırmacıların ilgisini çekecek kadar değerli…bilim adamı araştırmacı Sadi Bayramoğlu yıllar önce ABD den kalkıp gelmiş, sırf buradaki kumları incelemek için. Temiz denizlerin bir göstergesi olan ve sadece bu sahillerde bulunduğu belirlenen, taş yiyip, taş üreten bu canlıların eşsiz bir kumsal yarattığını belirten Bayramoğlu, tabiatın bir daha kendini yenileme imkanı olmadığını dolaysıyla bu malzemenin kıymetini bilmenin gerektiğine dikkat çekmişti. Çevrede yapılmakta olan sitelerde sıva malzemesi ve Datça’da meydana döşenen parke taşları altına serilen kum, artık korunuyor ve kumsaldan taşınıp götürülmüyor. Oluşumu Patara, Dalyan, Aktur kumsalları ile aynı döneme rastlayan Gebekum da bulunan tek tesis “Perili Köşk”. Tesisin işletmecileri bir anlamda iri taneli kavisler çizerek uzayıp giden kumun korumasını da yapıyorlar. Koyun ortasında yer alan Gebekum Adası bir zamanlar kumsalla birleşiyormuş ada etrafında oluşan rüzgar tüneli ve akıntılar bu uzantının aşınımına neden olurken rüzgarın keyfini yöreye gelen sörf meraklıları çıkarıyor. Yükseltisini kaybetmiş olan uzantı üzerinden 10 yıl kadar önce omuzum ıslanmadan yürüyerek adaya çıkabiliyordum. Adanın kayalıklarına tırmanıp zirveye çıktığınızda karşılaşacağınız manzara ise övgüye değer özellikler taşıyor. Süzülmüş, tertemiz deniz havası taşıyan rüzgar dimağ yorgunluğunu silip süpürürken, ana karaya karşısından bakmanın keyfine doyum olmuyor. Ada sahile gelen dalga şiddetini de kırarak mendirek görevi yapıyor. Buna rağmen kıyıya paralel sürüklenen dalgacıklar koyda sürekli değişken denize girmenizi sağlıyor. Kış şartlarında sertleşen hava açık, deniz rüzgarları, dalgaları nadide kumun üzerine sığ deniz içinde saklanmış minare ve salyangoz gibi iri deniz kabuklarını taşıyor, sezonu erken karşılayanlara sürprizler hazırlıyor. Gebekum Koyunun temiz ve farklı lezzetli denizi (Tadına baktım) balıklar için de aynı zamanda bir cennet. Yunanistan’a ait Simi (Sombeki Adası) ve Bozburun arasındaki boğazdan geçiş yapıp sahile yumurta bırakmaya gelen balık akınlarına uygun ortam oluyor.
