Gökçeada – İmroz Adası
Gökçeada…eski adıyla İMROZ , Ege Denizinin kuzeybatısında bulunan ve Türkiye’nin sahip olduğu adalar içinde,yüzölçümü açısından en büyük olanıdır.Kirlenmemiş denizi ve bakir topraklarında maviyi yeşili bütün tonlarıyla barındıran şirin bir adamız.Dünü, bugünü ve özellikle yarınlarıyla gündemde yerini alacak olan Gökçeada yüzyılların içinden geçerek günümüze Grek kültüründen eski Rum köylerini , manastırlarını, kiliselerini taşımış, Türk ve Rum toplumlarının kaynaşarak dostluk ve kardeşlik içinde nasıl yaşanacağını göstermiştir. Tarihi ve doğal güzelliklerini her adımda görüp hissedeceğiniz Gökçeada’nın , sessizliğini sadece denizin uslanmaz dalgalarının bozduğu koylarında ve sahillerinde berrak sularıyla oynayarak yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Aydıncık(kefalos) sahilleri alabildiğince uzanır adanın güneyinde. Hemen yanı başındaki tuz gölünde çamur banyosuna girebilir flamingoları şansınız varsa görebilirsiniz. Gizli koy,Laz koyu, Yıldız koy…birkaçı sadece sayısız koylardan. Sabah ya da ikindi vakti denize girmeli güneşin olumsuz etkilerine maruz kalmamak için. Tabii bu arada köyleri gezebilirsiniz buram buram tarih kokan: Dereköy ; bundan birkaç onyıl önce içinde yaşayan binlerce insanıyla , altıyüzden fazla hanesiyle Türkiye’nin en büyük köyü olma özelliğine sahipti. Günümüzde beş on hanesinde yaşayan Rum vatandaşlarımız dışında terkedilmiş harabe bir köy görünümünde. Çamaşırhanesi,kiliseleri ve yıkık ta olsa evleriyle görülmeye değer bir köy Dereköy. Bir diğer köy Tepeköy ise adına yakışır şekilde kurulmuş bir tepenin eteklerine. Sağlam kalmış evleri ve içinde yaşayanlarla nostalji kokuyor dar sokakları. 15 Ağustos şenliklerinin yapıldığı yer de bu köy. Meryem Ana ‘ nın ölüm yıldönümünde kutlamalar için dünyanın dört bir tarafından gelir çoğu adada doğma büyüme olan insanlar . Şenliklere katılmak görmek isterseniz sabah erkenden köye gitmenizde fayda var zira günün ilerleyen saatlerinde dar toprak yol arabalarla dolup taşmaya başlar ve köye ulaşmak zorlaşır. Ve Zeytinliköy; halen en popüler ve en çok korunmuş ayakta kalmış olma özelliğini taşıyor. Köydeki evlerin çoğunluğu onarılmış ve içinde yaşam devam etmekte. Yeşillikler içinde bir tepe kenarında kurulmuş Zeytinliköy de. Kuşbakışı Gökçeada merkezine ve ovaya bakıyor. Hemen her taraf zeytinliklerle dolu. Yüzyıllık geleneğin yaşatıldığı Madamın Dibek Kahvesi’nden içmeden ayrılmayın köyden. Kiliseler, çeşmeler, evler, taş döşeli daracık sokakları birer kare hatıra yansıtır ayrılınca adadan. Yaşlı Çınar ağaçları ve tarihi çeşmesiyle Eskibademli Köyü görülmesi gereken bir diğer köy adada. Kaleköye denize ovaya en güzel buradan bakabilirsiniz. Oldukça dik bir toprak yoldan çıkılıyor köye .Şöyle gezinin köyün içinde sonra eski okul binasına gelin ve harabe okulun balkonundan güneşin batışını izleyin… anlatmak imkansız yaşayın …Gökçeada’nın en renkli en hareketli cıvıl cıvıl yeri Kaleköy … akşam saatlerinden itibaren gecenin ilerleyen saatlerine kadar dolu dolu yaşanır Kaleköy’de. Restoranlar ,barlar, kafeler,çay bahçeleri herkese ve her keseye hitap edebilecek zenginlikte. Kaleköy sırtını bir tepeye dayamıştır .Bu tepenin zirvesinde ise adını aldığı kale kalıntıları vardır. Kısa bir yürüyüşle çıkıp denizi seyretmelisiniz Semadirek ‘e karşı … Kuzulimanı ilk göreceğiniz yerleşim yeri adada.. yavaş yavaş gelişmeye başlayan küçük bir liman. Biraz çorak görünüm ilk anda sizi hayal kırıklığına uğratsa da Gökçeada’nın genelinde ve özellikle Kuzulimanı bölgesinde ağaçlandırma çalışmaları hızla devam etmekte. Gökçeada’ya İstanbul tarafından gelmek için Tekirdağ-Malkara-Keşan-Gelibolu – Eceabat yolunu kullanmanız ve Eceabat’a geldikten sonra Kabatepe Limanı’ndan adaya gemi ile hareket etmeniz gerekiyor. Gemileri ve sefer saatleri hakkında yeterli ve güncel bilgiyi ulaşım bölümünde bulabilirsiniz. İzmir ve Bursa tarafından gelecek olanlar ise doğrudan Çanakkale’ye gelerek buradan BANDIRMA feribotu ile adaya hareket etmek durumundalar.
Gökçeada Gezilecek Yerleri
KALEKÖY
Gökçeada’nın en eski köylerindendir. İlçe Merkezine uzaklığı 4 km.’dir. Aşağı ve Yukarı Kaleköy olmak üzere iki bölümden oluşur.Aşağı Kaleköy yaz gecelerinde İlçenin en hareketli mekanıdır. Kordonu ve çay bahçeleri, restaurant ile barlar da buradadır.Yukarı Kaleköy’de ise Ada’nın en eski tarihi mekanlarından birisi olan İskiter Kalesi bulunmaktadır. Cenevizliler tarafından inşa edilen kalenin surlarının bir kısmı halen ayaktadır. İskiter Kalesi, Çınarlı Ovası’na hakim bir tepededir. Kalenin bulunduğu mevkiden Aşağı Kaleköy,Yenibademli, Eskibademli ve Zeytinli Köyleri net olarak görülebilir.Ayrıca, yapısı nedeniyle tıpkı bir yelkeni andıran ve ancak denizden ulaşılabilen Yelkenkaya’yı da kuzeydoğu yönüne baktığınızda buradan görmeniz mümkündür.
YILDIZKOY
Adanın en güzel ve hatırda kalabilecek koylarından biridir. İlginç kaya oluşumlarıyla dikkat çeker. Buraya Yukarı Kaleköy’den yürüyerek ulaşılabileceği gibi Yenibademli Köyü içerisinden de araçla ulaşılması mümkündür. Yıldızkoy’dan başlayarak Yelkenkaya arasında kalan kısım su altı güzellikleri sebebiyle TÜDAV (Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı) tarafından Su Altı Milli Parkı ilan edilmiştir. Bu park Türkiye’nin ilk ve tek Su Altı Milli Parkı’dır.
YENİBADEMLİ KÖYÜ
Ispartalı vatandaşlarımız ve Karadeniz’den getirilen balıkçı ailelerin iskan edildiği köydür. Adanın nüfus yoğunluğu bakımından en büyük köylerindendir. İlçe Merkezine 4 km. mesafededir. Halkı geçimini hayvancılık, ziraat ve balıkçılıkla sağlar. Bu köyümüzde ev pansiyonculuğu yaygın olarak yapılmaktadır.
YENİBADEMLİ HÖYÜK
Gökçeada’nın ilk sistemli arkeolojik kazısı olma ünvanını taşıyan Yenibademli Höyük, Kaleköy istikametinde olup ilçe merkezine 3 km. mesafededir. Yolun sol tarafında bulunmaktadır.
Orta büyüklükte bir höyük olan Yenibademli Höyük, doğu-batı yönünde 120 m, kuzey-güney yönünde ise 130 m. kadar bir alanı kapsamaktadır. Yüksekliği araziden 9 m., deniz seviyesinden ise 18 m. kadardır. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle 1996 yılından
itibaren Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden Doç.Dr.Halime HÜRYILMAZ Başkanlığında arkeoloji öğrencilerinin ve Adalı vatandaşların katılımı ile yürütülen kazı çalışmaları neticesinde Höyük’teki yerleşmenin günümüzden 5000 yıl öncesine varan Erken ve Geç Tunç Çağları’na ait olduğu bulgulardan anlaşılmıştır
ESKİBADEMLİ KÖYÜ (Giliki)
İlçe Merkezine 4 km. mesafededir. Mimari özellik taşıyan evleriyle görülmeye değerdir. Eski ilkokul binası restore edilerek otel ve restaurant olarak hizmet vermektedir. Ayrıca tarihi çamaşıhane gezip görülecek mekanlar arasında olup çamaşırhanenin önünde bulunan asırlık çınar ağacı dikkat çekmektedir. Güneşin batışı buradan büyük bir keyifle izlenebilir.
İLÇE MERKEZİ
İlçe merkezi Yenimahalle, Çınarlı Mahallesi, Kuzulimanı Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi ve Fatih Mahallesi olmak üzere beş mahalleden oluşmaktadır. Beş mahallede de eski yerleşimden örnekler mevcuttur. Tüm resmi daireler ve alış-veriş mekanları ilçe merkezinde bulunmaktadır. Görülebilecek yerler arasında Çınarlı Mahallesi’nde bulunan Osmanlı mimari örneklerini taşıyan Merkez Camii ve ilçe merkezinin üç camisinden en büyüğü olan Fatih Camii bulunmaktadır. Biri Yenimahalle ve diğeri de Fatih Mahallesi’nde bulunan iki de kilise mevcuttur.
ZEYTİNLİ KÖYÜ (Ayatodori)
İlçe Merkezine 3 km. mesafededir. Bir tepenin yamacında, zeytin ağaçları arasında kurulmuş, daha çok Rum vatandaşlarımızın yaşadığı şirin bir köydür. Yaz, kış Adanın en çok ilgi çeken mekanlarındandır. Ada’ya özgü ve Türkiye’nin dört bir tarafına nam salmış Dibek kahvesi buradadır.
TEPEKÖY (Agridia)
İlçe Merkezi’ne uzaklığı 10 km. civarındadır. Adanın, en yüksekte kurulmuş köyüdür. Rum vatandaşlarımızın yoğun halde yaşadığı köylerden biridir. Her yıl 15 Ağustos’ta Rum vatandaşlarımız tarafından kutlanan Meryem Ana etkinliklerinde dünyanın dört bir tarafından Rumlar Tepeköy’e akın eder.Tepeköy’de görülebilecek diğer bir mekan ise Pınarbaşı (İspilya)’dır. Köye girmeden yaklaşık 100-150 m. öncesi sağa ayrılan toprak yoldan ulaşılan Pınarbaşı piknik yapılabilecek hoş mekanlar arasındadır. Akan doğal su ve koruma altındaki asırlık çınarlar buraya ayrı bir güzellik katar. Yaz aylarının bunaltıcı sıcağından kaçmak isteyenler için oldukça serin bir mekandır.
KARAYOLLARI ÇEŞMESİ
Adanın gözde piknik alanlarından birisidir. Yaz kış çeşmesinden akan su ve hemen yakınındaki çınar ağaçlarının altında ailece hoşça bir vakit geçirebileceğiniz alanlardan biri. İlçe merkezine yaklaşık 22 km. mesafededir. Baraj Göleti’nin geçilmesinin ardından Kapıkaya mevkiine giden yol takip edildiğinde Karayolları Çeşmesi’ne ulaşılır. Yolun hemen sağında olup, etrafındaki zeytin ve diğer ağaçlardan oluşmuş ormanlık arazi güzel bir görüntü sergiler.
ŞAHİNKAYA
Trabzon’un Çaykara ilçesinden iskan suretiyle getirilen Karadenizli vatandaşlarımızın yaşadığı köydür. İlçe merkezine16 km. uzaklıktadır. Halk burada geçimini hayvancılık, ziraat ve arıcılık ile sağlar. Burada köylüler tarafından kurulan ve hayvansal ürünlerin üretiminin gerçekleştirildiği bir mandıra mevcuttur.
DEREKÖY (İskinit)
Adanın en eski köylerindendir. İlçe merkezine 16,5 km. uzaklıktadır. 1950-60’lı yıllarda nüfus ve hane olarak Türkiye’nin en büyük köyüdür. Yaklaşık 1950 hanedir. Terkedilmişliği ve boş binaları ile dikkat çeker. Köy içinde bulunan tarihi çamaşırhane de görülmesi gereken mekanlarındandır. Çamaşırhanenin suyu da oldukça hoştur.
ŞİRİNKÖY
Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan vatandaşlarımızın yerleştirildiği köydür. Adanın en yeni kurulan köyüdür. Ziraat ve hayvancılığın yanı sıra ev pansiyonculuğu günden güne gelişmektedir. Şu an faal olmayan Gökçeada Yarı Açık Cezaevi’nin terkedilmiş binaları da bu köyün hemen yanındadır.
UĞURLU KÖYÜ
İlçe merkezine uzaklığı 25 km.’dir. Muğla ve Burdur’dan iskan suretiyle getirilen vatandaşlarımız yaşamaktadır. Tarım, hayvancılık ve ev pansiyonculuğu halkın geçim kaynakları arasındadır. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün eğitim ve dinlenme tesisleri bu köyümüzün sınırları içerisindedir.Adanın en doğal kumsallarından birisi olan Gizli Liman’a da bu köyden gidilir. İskeleye varmadan önce sağa ayrılan toprak yoldan yaklaşık 2 km. gidildikten sonra buraya ulaşılması mümkündür. Sahil şeridinin uzunluğu yaklaşık 1-1,5 km.’dir. Sahil tamamen bakirdir ve hiçbir yapı mevcut değildir.
MARMAROS ŞELALESİ
Marmaros Şelalesi için Dereköy’den Uğurlu istikametine giderken sağa ayrılan asfalt yoldan yaklaşık 7 km. sonra bölgeye ulaşılır. Bu noktadan sonra araçla gidilmesi mümkün değildir. Yolun sağ tarafında ormanın içerisinde yer alan ve ancak patika bir yoldan yaya olarak gidilebilen şelalede kış aylarında coşkun bir şekilde su akmasına rağmen yaz aylarında su miktarı azalmaktadır. Bu bölge Orman Koruma Alanı olduğudan girilmesi özel izne tabidir.
EŞELEK KÖYÜ
Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Eşelek Köyü, yapılan Bakacak Barajı’nın etkilenme alanında kalması nedeniyle Gökçeada’ya iskan edilmiştir. İlçe merkezine uzaklığı10 km.’dir. Halkı geçimini ziraat ve hayvancılık ile sağlar. Ev pansiyonculuğu da günden güne artmaktadır. Köylüler tarafından yetiştirilen ürünler yol boyunda kurulan çardaklarda, Aydıncık mevkiine denize giden yerli ve yabancı misafirlere ucuz olarak satılmaktadır.
AYDINCIK SAHİLİ
İlçe merkezine uzaklığı 13 km.’dir. Yaz aylarında Adanın en gözde plajı konumundadır. Tuzgölü’ne olan yakınlığı nedeniyle de daha bir ilgi çekicidir. Sahil uzunluğu yaklaşık 2 km’dir. Kamp yapma ve çadır kurma açısından uygun bir konumdadır. Kamping alanları da mevcuttur. Rüzgar sörfüne ilgi duyanlar için de uygun bir mekan konumundadır.
TUZGÖLÜ
Aydıncık sahilinin hemen yanıbaşındadır. Yaz aylarında suyunun çekilmesiyle Tuz Gölü’nde siyah renkli çamur oluşumu gerçekleşir. Bu çamur içerdiği kimyasal bileşenler sebebi ileromatizma, sedef ve kireçlenme gibi rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir.Burada oluşan ve vücuda sürülen çamurdan en iyi arınma yöntemi ise hemen yanıbaşınızda bulunan deniz suyundan faydalanmaktır. Bu özelliklerinin yanı sıra insanların, kuş ve diğer hayvanların tuz ihtiyacını da karşılar. Pek çok canlı türü için de beslenme alanı oluşturur. Göç eden pelikan, flamingo, yaban ördeği ve yaban kazı gibi kuşlara da değişik dönemlerde ev sahipliği yapmaktadır.
KAYA MEZARI
Aydıncık’ı Uğurlu’ya bağlayan asfalt yolun sağında Kokina mevkiinde yer alan Kaya Mezarı’nın ilçe merkezine uzaklığı 18 km. civarındadır. Kaya içerisine oyulmuş, iki kişilik mezarın hangi dönemden kaldığı tam olarak bilinmemekle birlikte Roma Dönemi’ne ait olduğu tahmin edilmektedir. Kaya Mezarı yolun sağında yaklaşık100 m uzaklıktadır. Araç girmesi mümkün olmayıp yürüyerek ulaşılabilir.
KUZULİMANI
Kuzulimanı Gökçeada’nın anakarayla ulaşımını sağlayan, gemilerin yanaştığı yerdir. Dolayısıyla Adaya gelenlerin ilk olarak tanıştığı ve misafirleri karşılayan yer konumundadır. Bu özelliğinin yanında plajı sayesinde Gökçeada’nın gözde mekanlarından birisidir. Plaj kenarında bulunan çay bahçelerinde sıcaktan bunaldığınız anlarda serinletici içecekler bulmanız mümkündür. Yaz aylarında plaj voleybolu ve diğer aktivitelerin bolca yapıldığı mekan konumundadır.
KAŞKAVAL BURNU (Peynir Kayalıkları)
Kuzulimanı’nın hemen solunda yer alır. Üst üste sıralanmış peynir kalıplarını andıran ilginç kaya oluşumlarıyla dikkat çeker. Burayı karadan görmeniz mümkün değildir. Ancak, tekne ile denizden görme şansınız vardır. Adanın hatırda kalabilecek görsel güzelliğe sahip doğal oluşumlarından birisidir.Bu ilginç kaya oluşumlarının bir efsanesi vardır; Efsane, sayısız keçi ve koyuna sahip olan zengin, inatçı, cimri ve yaşlı bir kadınla ilgilidir. Yaşlı kadın, cennete gidebilmek amacıyla bir çok yuvarlar kalıp peynir yapmış ve bunları üst üste sıralamış. Ama kimseyle paylaşmamış. Tanrı, ona kızmış ve cezalandırmış. Mart ayının birinde, yağmur, kar ve şiddetli rüzgarlar göndermiş yaşlı kadının üzerine. Kadın ve peynirler donmuşlar. Peynir kalıpları taşa dönüşmüş. Daha sonra insanlar bu kayalara, peynir kayaları demişler.
