Kaş – Antalya

Beyaz badanalı evler, Akdeniz’in maviliklerine irili ufaklı koylarla uzanmış Çukurbağ yarımadası ve yarımadanın ucundan neredeyse bir taş atımlık mesafedeki Meis adası. İşte; Kaş’a girmeden, ta yukarılardan bakıldığında gözler önüne serilen manzara bu. Ne yazık ki şehre girildiğinde bu etki azalıyor. Son yıllarda hızlı bir yapılaşma görüldü. Hızlı ve ne yazık ki plansız. Çok katlı binalar yapılmasına izin verildi. Çukurbağ yarımadası bile neredeyse dolmak üzere.
Karşıda, Yunanistan’a bağlı Meis adasının fotoğraflarını görüyor da insan imreniyor. Bir tiyatro dekoru görünümündeki evler ve sokaklar yıllara direnmiş. Bozulmasına izin verilmemiş. Ne olurdu sanki Kaş da, diğer turizm merkezlerimiz de Meis gibi kimliği, kişiliği olan bir şehir olarak büyüseydi.
Kaş ve Meis karşı karşıya aynı güneşle ısınıp aynı yağmurla ıslanıyolar.
Bütün bunlara rağmen şirin bir tatil kentidir Kaş. Yapılan hataların anlaşılmasıyla çevre düzenlemesine önem verilmeye başlandı ve birkaç yıl öncenin taşlı tozlu görüntüleri büyük ölçüde ortadan kalktı.
Kaş, Antiphellos antik kenti üzerine kurulmuş. Limana inen ve şimdi Kaş’ın turistik alışveriş ve eğlence merkezi olan caddenin başındaki Lykia tipi lahit, Kaş’ın bir simgesi gibidir.
Antiphellos’un Helenistik dönemde bir liman kenti olarak önem kazandığı biliniyor. Roma döneminde de çevredeki kentler arasında öne çıkmış. Antiphellos Lykia Birliğinin üyesiydi.
Kaş’ın hemen yanıbaşında küçük ve sakin koylar, denize girmek için iyi seçenek sunar.
Helenistik tiyatro bugün Kaş’ın batısında, Çukurbağ yarımadası yolunun üzerindedir. İyi korunmuş durumdadır. Tiyatronun kuzeydoğusunda da kentin nekropolü bulunmaktadır. Büyük bölümü kayadan oyularak meydana getirilmiş Dorik nizamda bir mezar ilgi çekicidir. Giriş duvarında kadın figürleri işlenmiştir.

Kaş ilçesini 10 km geçip Demre sapağından 55 km sonra ulaşılan Kaş’ın merkez yaylası Gömbe, Hıristiyanlık zamanında piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış. Çevredeki kilise ve lahitler günümüze gelebilen kalıntılar arasında.

Yaylanın önceleri Gombe olan adı, zamanla Gömbe’ye dönüşmüş. Osmanlı devrinde hayvan panayırı olarak kullanılan yaylada çok sayıda yörük bugünde yaşamlarını sürdürüyorlar. Türkiye’nin en eski yağlı güreşlerinin yapıldığı yer olarak ta bilinen Gömbe, zamanında Yunanlılara ait olan Meis ve Rodos gibi adaların tahıl ihtiyacını da karşılamış. Sulu elması kadar armut ve cevizi de ünlü olan Gömbe’de, Akdağ’ın doğu yamacından doğan üç büyük kaynak su var. Bunlardan biri olan ve şelale şeklini alarak 60 metre yükseklikten dökülen Uçarsu. Mayıs ayının ilk haftasında karların erimesiyle uçarcasına akmaya başlayan şelale ağustos ve eylül aylarına kadar bu akışını sürdürüyor. 5-7 Haziran arasında düzenlenen şenliklerde yöreye gelen ziyaretçiler Uçarsu’da dilek dileyip kurban esiyor sema törenleri ve foklor gösterileri yapıyor, sonra da Tekke Köyü Abdal Musa Türbesi’ni ziyaret ediyorlar.

Yeşil Göl
Anıt çınar ağaçlarının bulunduğu Çukurbağ Köyü çay arası mevkiinde ve deniz seviyesinden yaklaşık 900 metre yükseklikte Yeşil Göl adını taşıyan bir krater yer alıyor. 3025 metre yükseklikteki Akdağ’ın eteklerinde bulunan bir başkası ise Avlan Gölü.
Çevrede dünyada sadece Lübnan’da bulunan ve Lübnan sediri olarak anılan, eskiden gemi yapımında kullanılan hafif ve çalışması kolay bir ağaç türü sedir ağaçları buluyor.
Turistlerin uygun hava koşullarında yamaç paraşütü yaptıkları ve ilginç bir doğa olayına sahne olan Dumanlı Vadi, Dokuz Göller Mevkii ve Kaş’a 20 km uzaklıktaki piknik ve yürüyüş parkurları, çevrede en fazla ilgi gören yerler arasında gösteriliyor. Yaz aylarında Kaş ve çevresinde sıcaktan bulananların Gömbe yaylasındaki yazlık yayla evlerine gelmesiyle şenlenen bölge Fethiye’den yürüyüş yapan gruplar, su kenarında piknik yapanlar ve ata binenlerle dolup taşıyor. Nem oranı sıfır olan Gömbe’de 3025 metre yüksekliğindeki Akdağ ve 200 metre seviyeli Yumru, dağcılık sporuna gönül verenleri kucaklarken, Mayıs aynıda bile karlarla kaplı kayak pisti turizmcilerin dikkatini çekmeyi bekliyor.
Yeşilgöl çevresinde ağaç yok. Bahar aylarında açan kır çiçekleri zindelik kazandıran dağ havası ve sessizliğin çıldırtan sesi, zamanın durduğu hissine kapılmanıza neden oluyor. Kış aylarında ise gölün donmuş yüzeyine atacağınız irice bir taş farklı bir ses duymanıza imkan tanıyor. Buzulun kırılmasıyla yüzeye dağılarak ilerleyen titreşimler kıyıda son bulurken, sesin karşı yamaçlarından geri dönüşüne tanık oluyor ve kraterde yankılanan bu gizemli sesi tekrar tekrar duymak istiyorsunuz. 1300-1400 metredeki iklim şartlarına uyum sağlayan bitki örtüsü, karların erimesiyle daha da coşuyor.
Yol boyunca renkli kuşlara, meraklı sincaplara, kışın bile açan soğanlı bitkilere rastlıyorsunuz. Üstelik dağın yamaçlarında cep telefonları da çekiyor.

Kaş’ta plajlar
Kayalıklı bir arazi üzerine kurulan Kaş merkezinde kumsal yok. Ama kayalıklar üzerinde oluşturulmuş teraslardan denize girilebilir. Dalgalı havalarda bile su tertemizdir. Ama mutlaka plaj arıyorsanız, yarımadanın batısındaki koya ya da Küçük (neredeyse bir avuç) ve Büyük Çakıl plajlarına gitmelisiniz. Kaş’ın 1.2 mil güneydoğusundaki Bayındır limanı da denize girmek için uygundur. Plaj için Kaş-Kalkan arasındaki Kapıtaş plajı da tercih edilebilir. Plaj Kaş’tan 20 km uzaklıktadır.
Günübirlik tekne turları
Hem denize girmek, hem de Kaş ve Kekova adası çevresindeki güzellikleri keşfetmek için tekne turlarına katılabilirsiniz. Limandan kalkan tekneler Bayındır limanına, Kaleköy (Simena), Kekova adası (batık şehir), Tersane koyuna uğruyorlar. Yolda ya da Kaleköy’de yemek, Tersane ya da Kekova adasının batısındaki diğer koylarda yüzme molası veriliyor. Batık kent kalıntılarını seyretmek için deniz gözlüğü ve Kaleköy’de kaleye tırmanıp çevreyi seyretmek için uygun bir ayakkabı almayı unutmayın.
Dilerseniz Kekova çevresindeki yat turunu iki ya da üç güne de çıkarabilirsiniz. O zaman konaklayacağınız yerler arasına Sıçak iskelesi (Aperlai antik kent kalıntıları), Üçağız iskelesi ve Theimiussa kenti, Aşırlı adası ve çevresindeki koylar, Demre’nin limanı sayılan Çayağzı (Andriake) da eklenecektir. Birbirlerine çok yakın ama her biri kendine has güzellikleri olan bu yerler arasında yapılacak, doğa ve tarihle içiçe küçük bir mavi yolculuk, bütün yaşamınız boyunca unutulmayacak anılar işleyecektir belleğinize.
Kekova turuna çıkan tekneler yüzme molasını Tersane koyunda verirler. Suyun berraklığı fotoğrafta da görülebiliyor. Kaş’tan başlayan ve Kekova adası çevresini kapsayan günübirlik turu, altı camekanlı özel bir tekne ile de yapabilirsiniz. Çukurbağ yarımadasındaki Aquapark otel tarafından işletilen tekne ile Kekova’nın batık kentini, yarısı su altında kalmış lahitleri, Aperlai’nin denizin dibine dağılmış kalıntılarını ve anforalarını suyun içinden seyretmenin tadına doyum olmayacaktır. (Bilgi için telefon: 836 19 01)
Kaş çevresi dalmak için de çok uygundur. Dalmayı öğrenmek ya da öğretmen kontrolünde dalmak için Kaş’da dalma okulu da var. (CMAS/PADI belgesine sahip dalma okulu Kaş Medusa Otel’de. Tel: 836 14 40)
Bayındır Limanı ve Mağarası
Bayındır limanı Kaş’ın 1.2 deniz mili güneydoğusunda. Karadan ulaşmak çok zor. En iyisi tekneyle gitmek. Limanın doğu yakasında kıyı dik olarak yükseliyor. Burada kayalıklara oyulmuş çok sayıda Lykia mezarı var. Bayındır mağarası ise liman ağzındadır. Dar bir ağızdan giriliyor. 60 m. uzunluğundaki mağaranın içinde bir akarsu bulunuyor. Mağaranın tam ortasında ise Hristiyanlığın ilk yıllarına ait olduğu sanılan küçük bir kilise yer alıyor.
Çukurbağ Yarımadası
Çukurbağ yarımadasını çepeçevre dolaşan asfalt yol, Kaş’ın içinden, limanın önünden başlıyor. Antik tiyatro da bu yolun sağında kalıyor. Çukurbağ yarımadası son yıllarda yerleşime açıldı. Önce ikinci konutlar, ardından otel ve pansiyonar yapıldı. Yarımadanın çevresi kayalık. Ancak bazı otel ve pansiyonların deniz kenarında oluşturdukları setlerden denize girilebiliyor.
Meis Adası
Yunanistan’a bağlı Meis adası, Çukurbağ yarımadasının adaya bakan kesiminden neredeyse bir taş atımlık mesafededir. Bu kadar yakın olan iki nokta arasında ne yazık ki karşılıklı bir alışveriş yok. Sadece yabancı turistler gidip gelebiliyor. Eskiden Meis’le Kaş arasında yoğun alışveriş bulunmaktaydı. 6,7 Eylül olayları sonrasında bu alışveriş azaldı. Kıbrıs olayları ve 12 Eylül sonrasında da tümüyle kesildi.
Akşam alacasıyla birlikte Akdenizin taze balıkları usta ellerde pişirilip sofraya getirilir. Antik çağdaki adı Megiste olan Meis çok iyi korunmuş ve bakımlı bir turizm merkezi niteliğinde. Küçük uçakların inip kalkabileceği bir de havaalanı var. Antalya ile Dalaman arasındaki yüzlerce kilometrelik sahil şeridinde tek bir havalimanımız yokken ve Kaş’a en az 5 saat süren yorucu bir kara yolculuğuyla turistler taşınırken, küçücük Meis adasına vızır vızır uçak seferleri yapılması Kaş’lı turizmcilerimizin yüreğini sızlatıyor.

Gömbe Yayalası ve Uçansu
Yazın sıcak günlerinde çok bunaldıysanız ve bir değişiklik arıyorsanız, Gömbe yaylası tam size göre. Kaş’tan Elmalı’ya doğru, büyük bölümü çam ağaçlarının yeşilliğinde geçen 70 km’lik yolculukla Gömbe’ye çıkabilirsiniz. Yol asfalt ve rahat. Yolda, 1320 m yükseklikteki Sinekçibeli’nde durup çevreyi seyredin.
Gömbe bir yayla köyü. Ortasından dere akıyor. Köyde pansiyonculuk çok gelişmiş. Pansiyonlardaki toplam yatak sayısı 200’ü buluyor. Kaş gecelerinin sıcağından rahatsız olup serin bir gece geçirmek isteyenler deneyebilirler.
Kaş’ın merkez yaylası olan Gömbe, Hristiyanlık döneminde piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış. Kilise kalıntıları iyi izlenebilir. Önceleri Gombe olarak adlandırılan yayla, Osmanlı döneminde hayvan panayırı imiş. Yayla köyündeki yörük yaşamı bugün de sürüyor. İyi cins elması kadar, armut ve cevizi de bol, Gömbe’nin.
Şimdi dere kenarında durun ve başınızı 3000 metre yükseklikteki Akdağ yönüne çevirin. Eğer Mayıs-Eylül ayları arasında gitmişseniz, zirveden patlayıp metrelerce aşağı düşen ve Gömbe’den bile seçilebilen çağlayan çekecek dikkatinizi. Eriyen kar sularının 60 metre yüksekten dökülmesiyle oluşan şelaleye köylüler Uçarsu diyorlar. 5-7 Haziran arasında düzenlenen şenliklerde yöreye gelenler Uçarsu’da dilek dileyip kurban kesiyor, sema törenleri ve folklor gösterileri yapıp ardından Tekke köyü Abdal MUsa Müzesi’ni ziyaret ediyorlar. Uçarsu’yu daha yakından görmek ve aynı zamanda ilginç bir doğa yürüyüşü yapmak için Yeşil Göl’e gitmelisiniz.
Yeşilgöl yolunun 6-7 km’si araçla gidilebiliyor. Sonra araçtan inip, 1.5 km daha yürümek gerekiyor. Bir krater gölü olan Yeşil Göl yaklaşık 50 dönüm büyüklüğünde. Suyunun rengi yeşil olduğu için yeşil göl denmiş. Çevresi çayırlık. Ağaç yok. Piknik yapabilirsiniz. Ve Uçarsu şimdi size daha yakın.
Gömbe yaylasına Kaş’tan Elmalı ve Gömbe dolmuşlarıyla çıkılabiliyor. Ayrıca günübirlik Gömbe yaylası turları seyahat acentaları tarafından organize ediliyor. (Bilgi için Kaş’taki acentalara başvurabilirsiniz. Kaş rehberi’ne bakınız)
Kaş limanında tekneler arkasında kent
Gömbe ile Elmalı arasında yer alan Kızlar Sivrisi çevresi trekking, binicilik, foto safari ve dağcılık için son derece uygun. Sedirin bir orman oluşturduğu nadir yerlerden biri bu bölge aynı zamanda.
Elmalı
Gömbe’ye komşu başka bir ilçe olan, Teke yöresinin tam ortasında kurulu Elmalı’nın tarihi ilk çağlara kadar uzanıyor. İlçede Selçuklu eseri olan Kesik Minare, tarihi Ömer Paşa, Sinan Ümni Cami ve Türbesi, Kütük Cami bulunuyor.
“Kızlar Sivrisi” doğa harikası olarak yürüyüş ve kamp turlarını Foto-Safari’cileri, Dağcıları ve Sedir Araştırma Ormanı’nın ziyaretçilerini ağırlıyor. Günümüze kadar doğal güzelliklerini koruyan Elmalı’nın üst mahallelerinde bulunan tarihi sokaklar, çift cumbalı ahşap evler, iç ve dış görünümleriyle Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerini sergiliyor. “Aylar” sokağında yer yer yaşları 400 geçkin olan evler ise Safranbolu evlerini kıskandıracak güzellikte.

Kalkan’dan Gömbe’ye
Kaş’ta konaklayanların uğramadan yapamadıkları Kalkan, restoran ve barları, marinası, daracık sokaklarındaki şirin pansiyon ve evleriyle yıllardır cazibesini koruyan turistik bir merkez. Buradan hareketle Kalkan Elmalı yoluna giriyor, bu defa rotamızı Bezirgan yaylasına çeviriyoruz. Bu yol, çıkmadan ve görmeden tarifi zor bir manzaraya sahip. Altınızda beliren minik minik adalara baktıkça kendinizi uçakta gibi hissediyorsunuz. Avuç içi gibi görünen Kalkan koyundaki çam ormanı arasından zirveye doğru 20 km çıkınca yol ikiye ayrılıyor. Soldaki yolla Bezirgan Köyü’ne ulaşılıyor. Hava serin nede olsa yayla havası. Köyün sınırında dik, saç kaplı çatıları olan küçük ahşap evler dikkat çekiyor.
Bir birine çok yakın ahşap merdivenli bu iki katlı evler, buğday saklamak için kullanılıyor. Görünüşleri bakılırsa sanki çekim platosu ya da klip mekanı. Nerelerde ne cennetler var diye düşünürken, Yusuf Öcek’in aile işletmesi olan ağaç gölgesindeki kerevetli “Varyemez Kır Lokantası” ile karşılaşıyorsunuz. Burada kök boya el dokuması kilim ve halılar sergilenirken, Ispanaklı, peynirli, gözleme çeşitleri, kuzu kebap ve saç kavurma yapılıyor. Turistler için köy çevresi ve Bezirgan-Ambar arası at turu düzenleniyor. Yörede köy pansiyonları da bulunuyor.
Tel: (0-242) 837 51 72

1050 metre yükseklikte bir yayla kenti görünümündeki Elmalı, yazın sıcak günlerinde bile bunaltmayan havasıyla oldukça çekicidir.
Elmalı tarihi, antik döneme kadar uzanıyor. 10 yıl kadar önce Elmalı’ya bağlı Bayındır köyünde bir tarlada bulunan ve yurtdışına kaçırılan Elmalı hazineleri, yöreye ilgili birden bire arttırmıştı.
Ömerpaşa camii, 1608’de Kitapçı Ömer Paşa tarafından yaptırılmış, sonradan onarım görmüş ve ahşap mahfil eklenmiş.
Kaş’ta geceler de canlıdır. Bütün dükkanlar açıktır yaz geceleri boyunca. İki katlı evlerin alt katları tümüyle dükkan, cafe, bar ve restoran olarak kullanılır.
Elmalıda tarihi doku büyük ölçüde korunmuş. Kentin üst mahallelerindeki tarihi sokaklar, çift cumbalı evlerle dolu. Çarşıdaki ve üst mahallelerdeki evlerin bir bölümü de restore edilmiş.
Elmalı’nın 4 km kuzeybatısındaki Kızılbel ve 7 km kuzeybatısındaki Karaburun ile Karaburun’un 1.5 km güneyindeki Boztepe’de tümülüs ve oda mezarlar ortaya çıkarıldı. Hepsinin de duvarları renkli duvar resimleriyle kaplıdır. Kazı ve onarım çalışmaları devam ediyor.
Elmalı çevresinde yayla turları için uygun mekanlar bulunuyor. Çamkuyusu yaylasında sedir ormanları arasında yürüyebilir, dağcılıkla biraz ilgileniyorsanız Kızlarsivrisi tepesine tırmanmayı deneyebilirsiniz. Elmalı çevresindeki ormanlar ve küçük göller av turizmi için de uygun.
Ne yenir? Nerede kalınır?
Şansınız yaver gidip de kalmışsa, yol üzerindeki Teke Restoran’da tandır isteyin. Yoğurdu yanından eksik etmeyin. Yemeğinizi Belediye’ye ait binanın en üst katındaki lokantada da yiyebilirsiniz. Binanın bir bölümü de otel olarak değerlendiriliyor. Terasa çıkıp çevreyi seyredebilirsiniz
Ulaşım
Kaş’a Fethiye üzerinden gelebilirsiniz, Fethiye Kaş arası 105 km. Kaş’a Antalya’dan, Kemer, Kumluca, Finike ve Demre üzerinden gelmek de mümkün. Antalya Kaş arası 205 km. Yol güzel. Ancak Kaş’a İstanbul ya da Ankara’dan gelecekseniz. Antalya’ya inip sahil yolundan gelmek yerine, Antalya öncesinde Bucak ilçesini geçtikten sonra Korkuteli ayrımından dönüp Elmalı-Gömbe üzerinden inmeyi deneyebilirsiniz. Yol hem daha kısa, hem daha az yoğun. Korkuteli sapağıyla Kaş arası 197 km. (Antalya üzerinden gelişe göre yaklaşık 100 daha kısa)
Ne zaman gidilir?
Hava sıcaklıkları Antalya ile aynı özellikleri gösterir. (Antalya Rehberi’ne bakınız.) Yılın her mevsiminde tatil yapılabilir. Otellerin bir bölümü yaz sezonu dışında kapalıdır. Denizden yararlanmak için Mayıs sonundan Ekim sonuna kadar uygun sayılır. Çok sıcaktan hoşlanmayanlara Eylül-Ekim aylarını öneririz. Küçük yerleşimler olan Kaş ve Kalkan artan bir ilgi görüyor. Ama gene de sakin bir tatil geçirmek isteyenler için tercih edilebilir durumda.
Ne yenir?
Bir yayla köyü olan Gömbe’nin kekikle beslenen oğlak ve kuzu eti son derece lezzetli. Fırın kebabı, taş fırında odun ateşinde yapılıyor. Ayrıca Kiremitte oğlak eti, köfte, kiremitte alabalık ya da mangalda et ısmarlanabilir. Masanızda yoğurt mutlaka olmalı. Yanınızda götürmek için Yörüklerin yaptığı kese yoğurdu ve peynir satın alabilirsiniz. Kahvaltı için fırında kiremitte yapılan omlet, yöreye özgü. Elma, kayısı, aya reçelleri denenebilir. Sütlü pide ve odun ekmeği üzerine sürüp yemenin tadına doyum olmuyor.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir