Ortahisar – Nevşehir

Ortahisar, Nevşehir-Ürgüp karayolu üzerinde, Ürgüp’e 6 kilometre uzaklıkta bulunan, Nevşehir’in bir kasabasıdır.

En belirgin yapısı Etiler zamanında oyulmuş, 1200 m rakımlı 86 m yükseklikteki Ortahisar Kalesi’dir. Kale hem stratejik hem de yerleşim amacıyla kullanılmıştır. Kalenin eteklerinde Kapadokya’nın karakteristik sivil mimari örnekleri bulunmaktadır. Ayrıca hemen hemen tüm vadilerin yamaçlarına oyulan kaya depolarında yörede yetişen patates ve elma, Akdeniz Bölgesi’nden getirilen portakal ve limon saklanmaktadır.

Ürgüp’ün 6 km batısında ve Nevşehir yolu yakınındadır. 1916 yılında kasaba olmuştur. Doğal güzellikleri ve tarihsel özellikleriyle ilgi çekici bir kasabadır. Kavak, İbrahim Paşa ve Ortahisar’ın içinde yeraldığı vadi Damsa çayı vadisine ulaşır. Bu vadinin Damsa çayı yakınları Üzengi deresi adını alır. Doğal özellikleri içme suyu, maden suları olan bir yerdir. Ortahisarın ortasında dev bir peri bacası olan bir kale vardır. Bu kaleye yabancılar şato da derler. İçi oyuktur. Oda ve salonlar vardır. Tepesine çıkmak zor ise de oradan görülen çevre güzelliği yorgunlukları gideridir. Ayrıca kasabanın çevresinde de pek çok kilise vardır. Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker. Orta hisarda evler kaleye doğru basmak basamak yükselir. Son yıllarda Nevşehir yoluna doğru düzlükte yeni doğal karakteristik yapıya uygun renkli kesme taşan evler yapmışlardır. Bölgedeki kayalar sit alanı olarak belirlenmiştir. Atik ve Cedit adlarında iki mahalleden oluşur. Doğal güzellikleri eski tarihsel yapıları ilginç narenciye ambarları göreme kaya kiliselerine yakın oluşu turislerin rağbet göstermelerini sağlar. Ortahisar vadilerinde son derece ilginç manastır ve kiliseler bulunmaktadır. Bunlar Sarıca Kilise, Cambazlı Kilise, Tavşanlı Kilise, Balkan Deresi Kiliseleri, Hallaç Dere Manastırı’dır.

Ortahisar halkı geçimini bağcılıktan sağlar. Ayrıca büyük baş hayvancılıkta yapılır. Ortahisar Kalesi hem stratejik hem de yerleşim amacıyla kullanılmıştır. Kalenin eteklerinde Kapadokya’nın karakteristik sivil mimari örnekleri bulunmaktadır. Ayrıca hemen hemen tüm vadilerin yamaçlarına oyulan soğuk hava depolarında yörede yetişen patates ve elma, Akdeniz Bölgesi’nden getirilen portakal ve limon saklanmaktadır.

Ayrıca 2004 yılında tüm Kapadokya’nın yaşantısının anlatıldığı Kapadokya’nın ilk ve Tek Etnografya Müzesi Ortahisar’da açılmıştır.

Tarihçesi
2. yüzyıl başından itibaren Orta Asya’dan Anadolu’ya göçlerin başladığı sırada, Özbek Türkleri’nden olan Hibe Dede sekiz kardeşiyle Horasan’dan gelerek, Ortahisar kale çevresine yerleşmiş ve dokuz ayrı ev yapmışlar. Şimdiki Ortahisar’ın büyük bölümünü bu dokuz aile oluşturmuş. Ortahisar M.Ö. 1500 yılında Etiler’in sonraları da, Frigya, Lidya, Pers, Roma ve Bizanslılar’ın hakimiyetine geçmiş. M.S. 1071’de Malazgirt zaferi ile, Kapadokya Türkler’in olmuş.

Ortahisar Kalesi
Dünyanın ilk ve çok katlı yerleşimlerinden biri olan kale, tarihi İpek Yolu kervanlarının sığınak ve barınak amaçlı kullanımına sahne olmuş. İlk kez Hititler tarafından oyulan dev Peri Bacası, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından da kullanılmış.

Ortahisar Kalesi

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir