Prag Gezilecek Yerler
The Charles Bridge – Charles Koprusu
13. yy yapimi olan bu kopru; ozellikle ilkbahar ve yaz aylarinda turistlerin ve yore halkinin en cok gittigi yerlerden biridir. Ya sabahlari daha gunun ilk isiklari ile sehir aydinlanirken ve harikulade bir manzara kopru uzerinde size kucak acarken, ya da gecenin o essiz guzelliginde sevgilinizle yapacaginiz romantik bir yuruyus ile de “Kopru Ustu Asiklari” gibi elele dolasmanin hazzina varabilirsiniz.
Gunesli gunlerde kopru hediyelik esya satanlar, kukla tiyatrolari, muzisyenler, ressamlar ve sanatcilarla ziyaretcilere pekcok secenek sunmakta. Bir yanda koprunun bir yerlerinde calmakta olan kemanin insan ruhunda olusturdugu huznu dusunurken, diger yanda calan bir polka muzigi ile birden huznu geride birakip neselenmeye ve fransizlarin deyimiyle joie de vivre (yasama sevinci)’i hissetmeye basliyorsunuz.
Kral 4. Charles’in bas mimari olan Peter Parler tarafindan yapilan kopru, daha ziyade sovalye turnuvalari icin islevsel bir yapi olusturma amaci ile yapilmis ve o donemde susleme olarak ta sadece bir hac kullanilmisti. Fakat daha sonralari Katoliklerin baskisiyla 30 adet heykel kullanilmistir. (1600-1800 AD). Gunumuzde kopru uzerinde bulunan heykelleri cogu kopyadir cunku sehrin gecen yillar zarfinda yasadigi kotu hava sartlari heykeller oldukca buyuk zararlar vermistir. Su anda 75 adet heykel bulunmaktadir, bunlardan belki de en eski en ilginc olani 8 numarali John Nepomuk heykelidir.
John Nepomuk; supheci Wenceslas IV doneminde rahip olarak gorev yapmaktaydi. Birgun guzeller guzeli kralice gunah cikarmak uzere rahibin yanina geldi. Bunu duyan Wenceslas kralicenin ask konusunda itiraflarda bulundugundan emin bir halde rahibi huzuruna cagirdi ve derhal kendisine soylenenleri birbir anlatmasini istedi. Rahip tanri huzurunda verdigi sozu bozamayacagini ve bu konuda tek bir kelime bile etmeyecegini soyledi. Bunun uzerine sinirlenen kral, rahibi Vltava nehrinden asagi atti. İste tam rahibin nehre atildigi yerde bir hale olustu denir ve bugun heykel uzerinde bulunan hale de o olayi hatirlatmak icinmis. dogrumudur bilinmez ama bizden soylemesi, eger dilek tutup hac ya da haleye dokunursaniz dileginiz gercek oluyormus…
| PRAUGE CASTLE | LESSER TOWN | OLD TOWN | NEW TOWN |
| The Royal Palace
St. George’s Monastery St. Vitus Cathedral Imperial stable Golden Lane The Daliborka Tower The Mihulka Tower Castle Gallery Basilica of St. George The Burgrave’s House Lobkovic Palace The Royal Garden with Ball Hall (Micovna) The Summer Palace of Queen Anne (Belvedere) Loretto Cernin Palace Strahov Monastery |
St. Nicolas’ Church Neruda Street
Church of Our Lady Victorious – Prague Child Jesus Lesser-Town Bridge Towers Ledebour Garden Pálffy Garden Vrtba Garden Wallenstein Garden Petrin Look-out Tower Petrin Labyrinth Funicular Charles Bridge Kampa |
Old Town Bridge Tower Gallery of the Order of the Knights
Clementinum The Municipal House St. Agnes the Czech Convent Powder Tower The Estates’ Theatre Carolinum Betlehem Chapel The House of the Lords from Kunstat and Podebrady Prague Ghetto The Old-Town Hall with the Astronomical Clock (horologe) Church of Our Lady before Tyn (Tynsky chram) House At the Stone Bell |
Wenceslas Square
The National Museum The National Theatre Vysehrad Emmaus Rotunda of the Holy Rood Rotunda of St. Longine Rotun |
JOSEFOV – JEWISH TOWN – YAHUDI KASABASI
Old Town içinde yer alan Josefov, en eski Yahudi yerleşim yeridir. 10. yy da Ujezd ve Vysehrad’in aşağı kısmına yerleşen Yahudiler , daha sonraları 12.yy da Dusni caddesi üzerinde yeni bir yerleşim bölgesi oluşturdular ve bir sinagog yaptılar (Old School > Eski Okul) .
13. yy ortalarında Old-New Synagogue çevresinde bir Yahudi kasabası ortaya çıktı ve bu bir anlamda Yahudi gettosu oldu. Old Town bölgesinde yaşayan diğer insanlardan ayrı bir dünya oluşturdular ve zaten kendilerine getirilmiş yasaklarla iyice içe dönük bir yaşam sürdürmeye başladılar.
Bu yasakların başında politikanın hiçbir alanında yer almamaları, kimi dönemlerde bulundukları yerleri değiştirmek zorunda bırakılmaları ,16’ıncı yüzyılda Yahudilerin ‘bir utanç sembolü’ olarak elbiselerine sarı yuvarlak işaret takmaları zorunluluğu vs. geliyor.
Gerçi tüm bu yasaklamalara ve göce zorlanmalarına karşın gelenek ve göreneklerini çok iyi bir şekilde korumayı basardılar. 1848 yılında politik haklarını elde ettiler. 1890 yılına gelindiğinde ise , sağlık kurallarına uymadığı gerekçesiyle getto baştan aşağıya yıkılmış ve sadece mezarlık ile birkaç sinagog bırakılmıştır.
Parizska ve Cervena caddelerinin kesiştiği noktada bulunan Old-New Synagogue (Stranova Synagogue) bugünkü Yahudi Müzesinin bir parçasıdır.Prag’daki erken Gotik mimari özelliklerini taşıyan en eski yapıdır.(13. yy) Sinagog’un en eski bolumu girişidir. Burada bulunan büyük kutu ile eski dönemlerde Yahudilerden vergi toplanırdı. Bahçesinde F.Bilek tarafından yapılmış bir Musa heykeli bulunmaktadır.
Daracık Cervana caddesi üzerinde bulunan High Synagogue (Vysoka Synagogue) 16. Yy da yapılmıştır. 17. yy da biraz daha büyütülmüş olan yapı, 19. yy da da bazı eklemelerle bugünkü halini almıştır. İlk katta bulunan Rönesans salonu oldukça görkemlidir.
Hemen yanında bulunan Jewish Town Hall (Zidovska radnice) karakteristik kulesi ve bunun üzerinde bulunan İbranici dilindeki saatiyle dikkat çekmektedir. 16.yy sonlarında yapılmış olan bina , daha sonraları Yahudi bölgesi belediye başkanı olan Mordechai Maisel’in topladığı yardımlarla 1763 yılında tamir edilmiş ve bugünkü rococo stilini elde etmiştir.
Ve belki de Yahudi kasabasının en önemli yerlerinden biri Old Jewish Cemetery (Stary zidovsky hrbitov) bizdeki adıyla “Yahudi mezarlığı”. ;Dünyadaki en eski Yahudi mezarlığıdır.15. yy da kurulmuştur.(1478) New town bölgesinde o donemde bulunan mezarlık kapatılınca bazı mezarlar buraya nakledilmiştir.
En eski mezar 1439 tarihli Avigdor Kar’a , en yenisi de 1787 tarihiyle Mozes Baeck’e aittir. Bu mezarlık 300 yıl boyunca Avrupa’da Yahudilerin gömülmesine izin verilen tek mezarlık olmuş. Mezarlıkta 12000 mezar bulunmakla beraber söylenilene göre yaklaşık 100.000 ceset burada bulunmakta.
Çünkü bazı mezarlarda 12 ceset üst üste gömülmüş durumda. Mezartaslarinda ölen kişilerin isimlerin yansıra icra ettikleri meslekleriyle ilgili resimlerde görmeniz mümkün. Örneğin balık rölyefi olan bir mezartasi rehberimizin anllatığına göre balıkçı bir Yahudicin mezarı imiş. Mezarlıkta en unlu mezar , Rabi Low ya da gerçek adıyla Jehuda ben Becalel‘e aittir. Yahudiler arasında adeta bir efsane olan bu kişi 1609 yılında olmuştur.1975 yılında çok sıkı bir çalışma ile tüm mezar taşları restore edilmiş ve Yahudi cemaatinin ileri gelenlerine ait mezar taşları belirlenmiştir. Girişin hemen yanında bulunan Neo-Romanesque tarzındaki 1906 yılında inşam edilen salonda, soykırım sırasında Almanlar tarafından öldürülen çocukların, toplama kamplarında yaşamlarını sürdürürlerken yaptıkları çizimler yer almaktadır.
Yine aynı bölge içinde yer alan bir diğer sinagog ise Klausen Synagogue‘ dır. 1694 yılında inşaa edilen bu yapının ön salonunda yine zengin bir dekorasyon göze çarpmaktadır. Çok eski dönemlere ait Ibranice manuskriptler, Prag’daki Yahudilerin yaşamlarından kesitler sunan dokümanlar bulunmaktadır.
Mezarlığın güney tarafında Rönesans döneminin güzel bir örneği olan Pinkas Synagogue yer almaktadır. Horowitz Ailesinin dua etmesi için yapılan bu 15. yy yapısı olan bina, 1535 yılında büyütülmüştür. İkinci Dünya savaşı sonrasında , iç mekan Bohemya ve Moravia toplama kamplarında ölen 77297 Yahudicin anisini yaşatmak üzere bir anıt-mekan haline dönüştürülmüştür.
Bulunduğu cadde ile ayni adi taşıyan ve 6 sinagogun son parçası Maisel Synagogue. Orijinali Rönesans izlerini taşıyan bu bina Belediye Başkanı M.Maisel tarafından 1892-1905 yılları arasında Neo-Gothic tarzına dönüş tünülmüştür.
NOVE MESTO – NEW TOWN – YENI SEHIR
Vaclavske namesti – Wenceslas Square – Wenceslas Meydanı
750 mt uzunluğunda, 60 mt genişliği ile bir meydandan ziyade Paris bulvarlarını hatırlatan, kültürel ve sosyal yaşamın merkezi olmasının yanısıra, pek çok oteli, mağazaları, restaurantlari ve cafeleri ile cok canlı bir yer. Araç trafiği konusunda sıkıntı olmamasının nedeni sadece izin belgesi taşıyan insanlara geçiş izni verilmesidir. Sağlı sollu çiçek tarhları çevresindeki oturma grupları güneşli günlerde pek çok kişinin gözde köşesidir. 1348 yılında yeni şehir kurulduğunda yapılan bu meydanda, ilk dönemlerde at pazarları kurulurmuş. 1680 yılında St. Wenceslas’in heykeli meydana dikilmiş daha sonrasında meydana ismini vermiştir.(1848 ). 19. Ve 20. yy. da pek çok önemli olaya tanıklık etmiştir. 1848, 1918, 1948, 1968 ve son olarak Kadife Devriminin gerçekleştiği 1989 tarihinde binlerce insan bu meydanda toplanmıştır.
.
Narodni Muzeum – National Museum – Ulusal Müze
Salı hariç her gün 9-17 arası ziyaret edilen bu müzeyi salı günleri 16’ya kadar gezebilirsiniz.
Wenceslas Meydanının bulunduğu yokusun en tepesinde yer alan ihtişamlı müze, Ulusal müzedir.
J. Shulz tarafından tasarlanmış 1885-1890 yılları arasında inşaa edilmiştir.
Binanın ana cephesi tam 100 mt genişliğindedir. Binanın dekorasyonu, merdivenleri, galerileri, ve tabii en önemlisi kubbesi pek çok değerli sanatçının imzasını taşımaktadır.
Giriş katında genelde sergiler yer almaktadır. Geçmişten günümüze dünya tarihini gözler önüne seren bir sergi, dünyanın tüm bölgelerinden toplanmış minerallerle ile ilgili bir sergi, tarih öncesi Çek Cumhuriyeti’nin gelişimi ile ilgili bir sergi vs.
İkinci katında paleontolojik sergilerin yanısıra, bir balina iskeletinin de bulunduğu sergi yer almaktadır.
Museum Antonia Dvoraka – Antonin Dvorak Museum – Antonin Dvorak Müzesi
Adres : Ke Karlovu 20 P.2 Nove Mesto
Metro : Line C Pavlova istasyonu
Pazartesi hariç her gün 10-17 arası hizmet vermektedir.
Villa Amerika adıyla da bilinen, Barok Michna yazlık evi içinde yer alır.K. I. Dienzenhofer tarafından tasarlanmış ve 1712-1720 yılları arasında inşaat edilmiştir. Unlu besteci Antonin Dvorak’in hayati ve yarattığı eserlere adanmıştır.
HRADCANY SQUARE – HRADCANSKE NAMESTI – HRADCANY MEYDANI
Meydanın tam ortasında Meryem Ana ve Bohemya’nın 8 azizin heykeli bulunmaktadır.
Schwarzenberg Sarayı (schwarzenberky Palac No: 2) Prag Rönesans saray mimarisinin en güzel örneklerinden biridir (1545-1563 donemi A.Vlach) .Sarayın tavan süslemeleri ile yine sarayın içinde bulunan “Askeri Tarih Müzesi” görülmeye değer.
Toscana Sarayı (Toscansky Palac no:5) erken barok mimarisi binalarındandır. 1689-1691 yılları arasında J.B.Mathey tarafından tasarlanmıştır. Çatı katında bulunan dinsel heykeller J.Brokof’a aittir.Martinic Sarayı (Martinicky Palac No:8), 16. Yy dan kalma olan bu saray, bugünkü halini 1620 yılında almıştır. Jaroslov Borita of Martinice, Rönesans dekorasyonu kullanarak sarayı yeniden dekore ettirmiş ve Martinic amblemini girişe koydurmuştur. Saray su anda Prag şehri Mimarlar odası başkanına ev sahipliği yapmasının yani sıra konserlere, sergilere ve edebi çevrelerin toplantılarına da ev sahipligi yapmaktadır.
