Türkiye’nin Tatil Yapılacak En Güzel Yerleri

Turizmin gizli cenneti: Kumluca

Alakır Çayı ile Gavur Deresi’nin dağlardan sürükleyip getirdiği alüvyonlu bir ovada yer alan Kumluca, Rhodiapolis ve Olympos antik kentlerine evsahipliği yapıyor. Kumluca, en çok turistik Olimpos beldesindeki ağaç evleriyle tanınıyor. Kumluca sınırları içindeki 2200 yıllık liman şehri Olympos, bugün adını turizmle duyuruyor. Resmi adı Yazır Köyü olmasına rağmen, antik çağlardaki ismiyle anılan Olimpos, tatilini doğa ve tarih içinde geçirmek isteyenler için keyifli seçenekler sunuyor. Yurtiçi ve yurtdışından her yıl binlerce turisti ağırlayan Olimpos’ta, Milli Park içinde yer alması nedeniyle betonlaşmaya izin verilmiyor. Olimpos’ta tatilciler, ağaçların üzerinde kurulan ahşap bungalovlarda konaklayabiliyor. Turistik tesislerin işletmecileri tatil için Olimpos’u tercih edenlere, kaya tırmanışı, doğa yürüyüşü, dalış gibi alternatif sporları yapma şansı sunarken, özellikle genç tatilciler, yöredeki bazı tesisler içindeki eğlence yerlerinde keyifli zaman geçirebiliyorlar. Olimpos’a gelen tatilciler, denize girmek için diğer tatil merkezlerinden farklı olarak antik şehrin kalıntılarının arasından geçiyor. Sık ağaçlar ve sarmaşıklarla gökyüzünün neredeyse görünmez hale geldiği antik kentin içinden geçerek ulaşılan Olimpos Plajı, kısa ve keyifli yürüyüşün ardından Akdeniz’de serinleme imkanı veriyor. Antik kentin içinden geçen Akçay da, balık tutmak isteyenler ve deniz yerine tatlı suda yüzmek isteyenler için seçenek oluşturuyor. Olimpos’a Antalya’dan kalkan minibüslerle ulaşılabilirken, özel araçlarıyla gelmek isteyenler, Antalya-Kumluca karayolundan Olimpos’a ayrılan 7 kilometrelik yolu takip ederek tatil mekanına ulaşabiliyorlar. Gençlerin tercihi Olimpos’tan yana olurken, aileler ise Olimpos’un hemen komşu koyu Adrasan’da konaklamayı tercih ediyor. Adrasan koyunda daha çok ev pansiyonu şeklinde hizmet verilirken, bakir koy Adrasan, Akdeniz’in tadını çıkarmak isteyenlere muhteşem bir tatil imkanı sağlıyor. Antalya’nın Demre ilçesi, dünya çocuklarının ”Noel Baba” olarak tanıdığı Aziz Nikolaus’un yaşamının büyük bölümünü geçirdiği ve mezarının bulunduğu yer. Özellikle Ortodoks turistlerin hac merkezlerinden Noel Baba Kilisesi, her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Myra Antik Kenti ve Andriake Limanı da, ziyaretçilerini geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkarıyor. Deprem nedeniyle sular altında kalan Kekova Antik Kenti de Demre’de görülmesi gereken yerlerden. İlçe merkezinden 25 kilometrelik bir yolla ulaşılan Kekova koyunda, tabanı camla kaplı teknelerle yapılacak turlarda, Kekova antik kentinin kalıntılarını ve su altında yatan amforaları izlemek, tatilcilere ayrı bir heyecan veriyor. Kekova turunda isteyenler dalış turlarına katılarak, Akdeniz’in berrak sularında mavi derinliklerle de tanışabiliyorlar. Demre’de resmi 32 noktada dalış gerçekleştirilirken, dalışa katılacaklara önce teorik eğitim veriliyor. Güvenli bir dalış için gerekli bilgileri rehberlerden alan dalış tutkunları, daha sonra maviliklere doğru yola çıkıyor. Demre ilçesine bağlı Üçağız Köyü’nden de kano turları düzenleniyor. Beş saat süren tur boyunca turistler, Kekova’daki batık kentin üzerinden geçiyor, yüzme ve doğa ile baş başa kalma imkanı buluyor. Özellikle Avrupalı turistlerin büyük ilgi gösterdiği turlarda, Üçağız Köyü’ne gelen turistler, önce uzman rehberler eşliğinde malzemeler, tur elbiseleri, kano kullanımı konusunda bilgilendiriliyorlar. Ardından özel elbiseleri giyen turistlerin, kano ile yolculukları başlıyor. Profesyonel rehberler eşliğinde yapılan turlarda, kanolara tekli veya çift olarak binen turistler, tarihin ve doğanın içinden geçerek bir saat kürek salladıktan sonra Tersane Koyu’na varıyor. Yolda yorulanların imdadına onları takip eden tekne yetişiyor ve kano tekneye bağlanarak çekiliyor. Burada verilen yemek ve yüzme molasının ardından tekrar kanolara biniliyor ve Batık Kent’e geliniyor. Batık Kent’te denizde kano üzerinde verilen molada, Batık Kent’in öyküsü dinleniyor. Daha sonraki mola ise Simena Antik Kenti’nde veriliyor. Simena Antik Kenti’ndeki molada, isteyenler Siemana Kalesi’ne çıkıyor, isteyenler yüzüyor. Ardından kanolara binilerek tarihi kalıntıların bulunduğu küçük adacıkların arasından geçilerek, tekrar Üçağız Köyü’ne ulaşılıyor. Molalarla birlikte beş saat süren kano turlarında, yaklaşık 9 kilometre kürek sallanıyor.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir