Ünye Gezi Rehberi – Ordu
Ünye Kalesi : Ünye’nin 5 km. güneydoğusunda, Kale Köyü’ndedir. Yaklaşık olarak 180- 200 metre yüksekliğindeki bir kayanın tepesindedir. Denizden de görülür. XI- XII. yy’la kadar kullanılmıştır. Yaklaşık 5 metre yüksekliğindeki kale kapısı yarısına kadar toprağa gömülü haldedir. Daha önceleri görülebilen kapı kanatlarının iki tarafındaki renkli hayvan ve insan resimleri ne yazık ki silinme noktasına gelmişler. Bu resimlerin II.Midridat zamanında yapıldığı tahmin ediliyor.
Çaleoğlu Kalesi adıyla da anılan bu ortaçağ kalesi ve çevresi, Bizans İmparatoru I.Andronikos Komnenos tarafından imparatorluğu öncesinde bir müddet tımar olarak kullanılmıştı. Andronikos’un Ünye’de yaşamasına neden olan olayları yukarıda etraflıca yazmıştık. Andronikos, 1183 yılında imparator oldu. 1185 yılında da öldürüldü. Kısa bir süre sonra oğlu Davit’te aldığı korkunç yaralardan kurtulamayıp hayatını kaybetmişti. Davit’in iki küçük oğlu bulunuyordu. Aleksios ve Davit Komnenos adındaki bu iki çocuk o zaman oldukça güçlü bir konumda bulunan ve anne tarafından bu çocuklarla akraba olan Gürcüstan Kraliçesi Tamar’ın sarayında koruma altına alındılar. 1204 Yılında Latinler Konstantinapolis’i (İstanbul) kuşattıktan bir müddet sonra, Kraliçe Tamar Bizans’a karşı bir savaş açmak zorunda kaldı. O sene dünyanın bir çok yerinde görev yapan ünlü Gürcü bilim ve din adamları Kraliçe Tamar’ı sarayında ziyaret ettiler. Tamar tarafından oldukça iyi bir şekilde ağırlandılar. İyi hediyelerle ödüllendirilip görev yaptıkları yerlerine geri yollandılar. Ama Bizans Keizarı tarafından yolda soyuldular. Bu olay kraliçeyi çileden çıkardı. Karadeniz kıyısında bulunan ve özellikle Laz toplulukların yerleşik olduğu Trapizoni (Trabzon), Samsuni, Kerasunti (Giresun), Kotiora (Ordu) ve Heraklia (Karadeniz Ereğlisi) fethedilip Bizans’tan koparıldı. Burda bağımsız bir yönetim kurulup başına da Aleksios Komnenos getirildi. Böylelikle Trabzon Rum İmparatorluğu kurulmuş oluyordu. Aleksisos’un ölümünden sonra da tahta kardeşi David Komnenos geçti. Latinler İstanbul’u feth ettiklerinde bir belge hazırlamışlardı. Bu belgede bir liste bulunuyordu. Bölünen Bizans İmparatorluğu Venedik’liler ve IV.Haçlı savaşı şövalyeleri arasında paylaştırılıcak ve bölüşüm bu listeye göre yapılacaktı. Listede bulunan en doğudaki mülk Oinoe’ydi (Ünye) ama o sırada burası da Trabzon Rum İmparatorluğu sınırları içine katılmıştı.
Kaya Mezarları : Kalenin yanında tetrasil bir kaya mezarı bulunuyor. Yerden 10 metre yüksekte bulunan 3 metre genişliğinde 2 metre yüksekliğindeki mezar üçgen bir alınlıkla sonlandırılmış. Tozkoparan Kaya Mezarı olarak isimlendirilen bu antik eserden başka Ünye’de iki kaya mezarı daha bulunuyor. Birisi, Ünye’ye 20 km’lik bir messafede bulunan Tekkiraz Beldesi Sırma Kadavat mahallesindeki bir dere yatağına yakın bir tepedeki Hellenistik dönem mezarıdır. Diğeri, ilçe merkezinde bulunan Karşıyaka mahallesindeki Balavuz Kaya Mezarı’dır.
Kadılar Yokuşu Sokağı : Bu güzel ve tarihi sokak Ünye Hükümet Konağı’nın hemen arka cephesindedir. Osmanlı devrinde yetişen bir çok kadı bu sokaktan çıktığından bu isimle anılır. Sokağın özelliği Türk İslam ve Rum mimarisinden özgün örnekler sunmasından kaynaklanır. Evler bahçelidirler ve yüzlerini denize dönmüşlerdir. Rum evleri 150-200 sene öncesine tarihlendirilebiliyorlar. Osmanlı evleri de yaklaşık olarak 100 yaşındalar. Sokağın en önemli evi “Kaptan’ın Evi” olarak geçen bina. Sokağın hemen arkasında bulunuyor. Evin çatısının altında mozaik cam süslemeli çerçevelerin arkasına konulmuş bir kandil bulunuyor.Bir deniz fenerini andıran bu kandil 100 sene öncesinde limana gelen denizcilerin bu evi kolaylıkla tespit etmelerine yarıyordu. Bir sorunu olan denizciler kaptanın evini kolaylıkla bulup, sorunlarını çözebiliyorlardı.. Fakat sokaktaki diğer evlerin de ihtişamları bu evden aşağı değil. Arnavut taşı döşeli Kadılar Yokuşu’nun hemen hemen her karışı bir tarih zengini. Evlerin bahçelerinin ortak özellikleri de hemen hepsinde birer taş kuyunun bulunması.
Ünye Kiliseleri : Halen düğün salonu ve kültür sitesi olarak kullanılan bir Ortodoks Rum kilisesi. Yalı mahallesindedir. Bir 19.yy.yapısı olup değişik tamiratlar geçirmiştir. İkinci bir kilise de Aya Nicola adıyla yarımada üzerinde bulunuyor. Noel baba olarak da anılan Aya Nicola’nın özellikle Terme ve Perşembe arasında kalan bölgede uzun yıllar boyunca keşişlik yaptığı biliniyor.
Ünye Hamamları : Osmanlı’lar zamanından kalan Çarşı Hamamı, Saray Hamamı ve Çifte Hamamlar Ünye’deki tarihi izlere zenginlik katmaktadırlar.
Saray Surları : Cumhuriyet Meydanında, anıt çınarın önünden kuzeye giden yolun sol tarafında yükselen surlar, bir 19.yy.sarayına aitiler. Sancak Beyi olan Süleyman Paşa tarafından yaptırılan saray, yapıldığında deniz kenarında bulunan surların üzerine inşa edilmişti. Aynı yüzyıl içinde yanan saraydan geriye görünen surlar kalmış. Fakat, döneminin mimari bir şaheseri olan bina, bir çok batılı ressama esin kaynağı olmuştu. Hemen burada bulunan ve saray camisi adıyla anılan tarihi cami hem surlara hem Cumhuriyet meydanı’na görsel bir zenginlik katıyor.
Binicilik tesisleri : Ünye’ye özgü bir ayrıcalık da Binicilik tesisleridir. Belediya tarafından çok eski bir kültür olan atçılığın yeniden canlanması amacıyla yaratılan bu tesis Ünye’liler tarafından büyük bir memnuniyetle kabul edilmiş.Bütün sosyal yapıları bünyesinde barındıran tesiste konaklama imkanları da mevcut. Yirminin üzerinde ata sahip olan tesiste at tutkunlarına haftanın yedi gününde biniş imkanı ve eğitimi sunulmaktadır.
Ulaşım : 11 Nisan 1959 tarihli Milliyet gazetesi’nde küçük bir haber var. “Sisten Karadeniz’de vapurlar işleyemedi” başlıklı bir haber bu. Bilindiği gibi o tarihlerde İstanbul ve Karadeniz arasında ulaşım denizden de sağlanıyordu. Haberde kesif bir sis olduğu özellikle Ünye açıklarında fazlalaştığı bu yüzden “Güneysu” adlı yolcu gemisinin 24 saat olduğu yerde kaldığı, yolcuların güvertede birbirlerini bile göremediği anlatılıyor. Ne yazık ki günümüzde Karadeniz kıyısındaki kentlere denizle ulaşım mümkün bulunmamaktadır.
Ünye’ye ulaşım kara ve hava yolu ile yapılmaktadır. Çarşamba Uluslararası Havaalanı ile Ünye arası 40 km’dir. Havaalanı ile Ünye arasında günün her saatinde toplu kara taşıma olanağı vardır. Şehir merkezinden geçen sahil karayolu ile kara ulaşımı yapılmaktadır. Tarihi ipek Yolu ile de kent İç Anadolu’ya bağlanmaktadır.
Yazı ve Fotoğraflar :Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr
kaynak: http://www.milta.com.tr/%28S%28jwbvdozkzy51vj55smxe3hro%29%29/s/content.aspx?id=884&typ=8
