Van Gezi Rehberi

Bazı kaynaklar, Asur’luların Van Gölü’ne, “Yukarıdaki Deniz”dediklerini yazıyor. Bazı kaynaklarda da yukarıdaki denizle muhtemelen Karadeniz’in kast edildiği anlatılıyor. Van Gölü, Nairi Gölü olarak geçiyormuş. Urartular da bu isimle anmaya devam etmişler ama bazı kayıtlarında “Dalgalı Deniz” olarak da kaydetmişler. Urartu’lar, gölü bir deniz olarak kabul etmişler. Su ulaşımından faydalanmışlar. Çetin geçen kış mevsiminde dağlık arazi ulaşımı güçleştirdiğinden, suyolu onlar için vazgeçilemez olanaklar sunmuş. Fakat bu büyük uygarlık sadece su yolu ile yetinmeyip dünyanın en büyük yol ağlarından birisini de yaratmış. Yüzlerce kilometre uzunluğundaki “Ordu Yolu” ile kentler birbirine bağlanmış. Yol üzerinde belli aralıklarla kaleler ve karakollar kurmuşlar. Farklı ticaret yolları da yaratmışlar. Ama onlar aynı zamanda suyun uygarlık anlamına geldiğinin farkında olmuşlar. Suya hükmedip uygarlıklarını kurmuşlar.

Van Gölü, çevresinde hakim olan sert iklimi yumuşatır. Çevrede verimli toprakların yanı sıra zengin üzüm bağları da bulunuyordu. Urartu kralı II.Argişti’ye (İ.Ö.714/685) ait bir yazıtta; Rusa’nın oğlu Argişti’nin meyve bahçesinin önü olan bu yerden, Batu’nun oğlu İşpili’ye ait bağa kadar olan bu yerden.. şeklinde bir cümle bulunuyor. Ayrıca Şamram suyu kanalının yakınındaki Kadembastı mevkiinde bulunan bir yazıtta, “bu üzüm bağı Kral Menua’nın kızı Tariria’ya aittir ” deniliyor.

Savat (Kuyumculuk, Urartu’ların olmazsa olmazıydı)

Urartu’lar, Doğu Anadolu Bölgesi’nin ilk kuyumcu toplumuydu. Mücevher kullanmayı seviyorlardı. Dünyanın her tarafına dağılmış müze ve özel koleksiyonların en güzel boncuklarında onları görebilirsiniz. Takılarda; akik, cam, kuvars, frit, altın ve gümüş kullanmışlardı. Kolye, bilezik, yüzük, hızma, hayvan başlı süs iğneleri, fi-bulalar (süslü çengelli iğneler) sıklıkla kullanılıyor, iki ucu ejder başlı bilezikler de tunçtan dökülüyordu. Toplu iğne başı büyüklüğünde madeni tanelerin yan yana yapıştırılması ile oluşturulan “taneleme” sistemini uyguluyorlardı. Bu gün yine aynı takı kültürü “savat” denilen ve ermeni ustaların yaratığı bir gümüş işçiliğiyle, sayıları bir elin parmağı kadar azalmış ustaların hünerlerinde devam ediyor.

Van Kedisi

Şehrin markasını oluşturan kedilerinin en büyük özelliği gözlerinin iki farklı renkte oluşudur. Bu özellikleriyle Van Kedileri 3 gruba ayrılırlar. Her iki gözü mavi olanlar, her iki gözü kehribar (sarı ton) ve bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkli olanlar. Mavi göz her zaman turkuaz mavisi tonundadır. Ancak kehribar gözdeki renk tonu farklılıklar gösterir. Mavi gözlü kediler kısa tüylü ve kadife kürklü olanlar ile uzun tüylü ve ipek kürklü olanlar şeklinde ikiye ayrılır. Yeni doğduklarında gözlerinin rengi grimsidir. 25 gün kadar sonra, göz renkleri farklılaşmaya başlar. 40 günlükken göz renkleri belirginleşir. Aile ortamı içinde insanlarla yaşamayı seven bu kediler, 100. Yıl Üniversitesi bünyesinde kurulan “Van Kedisi Araştırma Merkezinde” koruma altına alınmışlardır. Bu merkez ve Van Valiliği ortak çalışması ile her yıl Van kedisi güzellik yarışmaları düzenlenmektedir.

Van Kilimi

Yüksek dağlarla çevrili olması ve sert iklimi nedeniyle, yörede genellikle hayvancılık yapılmaktadır. Dolayısıyla kilimcilik bu kentte oldukça eskilere dayanır. Van’lılar, atalarından öğrenmiş oldukları tekniklerle halı, kilim, sumak gibi dokuma türlerinin yanı sıra yün, filik, çorap, eldiven, kaşkol gibi ürünlerde dokumuşlardır. Kilimde malzeme olarak kalın kıl veya yün iplik kullanılır. Kilimler yerde yatak bir tezgahta (konar-göçer tezgahı) veya ıstar denilen dikey tezgahlarda dokunurlar. Kirkit adı verilen demirden yapılmış bir tarakla ilmiklerin sıkışması sağlanır. Geometrik şekiller, hayvan figürleri, aşiretleri simgeleyen damgalar, sembolik motifler ya da mimari tasvirler kullanılır. Boyalar doğaldır. Van Kilimlerinde genellikle kırmızı, siyah, natürel kahverengi, lacivert ve natürel beyaz olarak adlandırılan kirli Van beyazı renkleri kullanılır. Saçak örmeleri genel olarak saç örgüsü şeklindedir. Üçlü, dörtlü, beşli ve düz örgü şeklinde olanları da mevcuttur. Bazılarında arka yüzdeki atkı ipleri serbest bırakılır. Doğum ve çoğalmayı simgeleyen eli belinde motifi sıkça kullanılır. Bu motif mutluluk, neşe, saadet ve uğuru simgeler. Güç ve kuvvet timsali olan koç boynuzu motifi, çalışmanın, yaratıcı olmanın ve ticaretin simgesi olan insan motifi, koç, boğa, geyik gibi bazı hayvanlar, ağaçlar, bitkiler, sular, dağlarla ifade edilen bereket motifi, yıldız motifi, küpe motifi sıklıkla kullanılır. Kurt ağzı, yılan, akrep, el parmak ve tarak motifleri ile muska ve nazarlık ve çengel motifi koruma amaçlı motiflerdir. Ayrıca ölümsüzlük ve soy ile ilgili motifler ile ölümle ilgili motiflerde kullanılır.Van kilimleri Cambezar, Çılgül, Gevdan, Gülgever, Gülsarya, Hefçeker, Kaşuran, Lüleper, Şehvani olarak adlandırılırlar.

Okumaya bir sonraki sayfadan devam edebilirsiniz.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir