Yeşilhisar – Kayseri
Yesilhisar in kurulusu kesin olarak bilinmemekle beraber, tarihlerin kaydedebildigi zamanlarda Hititlerle meskun oldugu bilinmektedir. Hitit lerden sonra Pers lerin , M.Ö.3500 yillarinda da Iskender in emrine gecmistir. Pers Komutani Orgüs Oktav, Komutan ve unlu hatip Ciceron u Kapadokya meselesini halletmek üzere buraya gondermistir. Boylece M.Ö. 317 yilinda bu bolge Roma Imparatorlugu nun hakimiyetine gecmistir. Kapadokya bolgesinin sekiz buyuk sehri icinde adý geçen KBISTRA veya SiYiERA bugunku YESiLHiSAR dýr .
M.Ö. 256 yilinda Iran in , sonra tekrar Bizans Imparatorlugu nun hakimiyetine giren Kbistra, 672 yilinda Battal Gazi nin fethi ile ilk defa Muslumanlarin eline gecmistir.
M.S. 20 yilinda Yesilhisar, Romalilar ýn eline gecti. Adi KUViSTRA olarak degistirildi. Halk 313 yilinda ilan edilen Milano Fermani na kadar, Roma doneminin zulmunden cok cekti.
Imparatorun Hiristiyanlýgi kabulu ile birlikte Yesilhisar, Urgup un Goreme siyle birlikte onemli bir dini merkez haline geldi.
Roma Krali I. Teodesyos, imparatorlugu iki oglu arasinda paylastirinca Yesilhisar, Bizans in hissesine dustu ve dogrudan Istanbul a (Kostantinapolis) baglandi. Halen Yesilhisar da bu doneme ait yazili taslara ve diger tarihi esyalara rastlanmaktadir.
Yesilhisar zaman icerisinde iki defa daha Bizans hakimiyetine girmisse de once Abbasi ler sonra Danisment ler tarafindan geri alinmýstir. 1114 yilinda Selcuklu lara, sonra Ilhanli lara, daha sonra da 1324 yilinda Melik Ertana Devleti ne gecmistir.
Sultan Alparslan Malazgirt te Bizans Imparatoru Romen Diojen i buyuk bir yenilgiye ugratinca butun Anadolu ile birlikte Yesilhisar da Selcuklu larin eline gecti.
Bu donemde Yesilhisar, Develi Karahisar olarak anildi. Karahisar anlamýna gelen Zencibar in Turkce ye tercume edilmesi ve Derevliye nin Develi seklinde okunmasiyla bu isim elde edilmistir. Ayrica, yol uzerinde bulunmasý, halkin devecilik ve kervancilikla ugrasmasi da bu ismin verilmesinde etkili oldu.
Bu tarihe kadar irk, dil, sanat ve kultur acisindan tarihin akýsina uyarak, galip tarafin hukum ve etkisi altinda kalmis olan yerli halk 1071 tarihinden itibaren Musluman olup Turkce konusmaya basladý; sanat ve kultur bakimindan da tamamen doguya baglandi.
Bir sure Karamanogullari egemenligine giren Yesilhisar (Karahisar) Yildirim Beyazit zamaninda Osmanli larin hakimiyetine gecmis fakat Timur un Anadolu yu istilasý ile tekrar Karamanogullari nin hakimiyetine girmistir.
Osmanli doneminde Yesilhisari yoneten Karamanoglu Ahmet Bey buraya cok hizmet etti. Sehrin guneyindeki Dundarli Suyu nun Yesilhisar Ovasi na dokulmesini saglayarak kendi adiyla anilan Karamanoglu Hark ini açtý. Sehrin batisinda da Karaman Yolu nu insa etti.
Bu donemde Yesilhisar dan Osmanli sarayina damat olarak giren Hamza Pasa devlet hizmetinde buyuk yararliliklar gosterdi. Hamza Pasa 1724 yilinda Yesilhisar da dogdu, 1740 yilinda Istanbul a giderek Saray da Silahtarliga ve daha sonra da Vezir-i A zamliga kadar yukseldi. Ilcede onun adini tasiyan tarihi bir cami halen ibadete açiktir. Karamanoglu Ahmet Bey in 1463 yilinda olumunden sonra Fatih Sultan Mehmet, bu beyligi ortadan kaldirip Yesilhisari Cem Sultan in kardesi Sultan Mustafa ya verdi.
Ayrica ordunun degerli komutanlarindan biri olan Karacabey, konaklama sirasinda vefat etmis ve kendisi Kösk Tekkesi diye anilan makama defnedilmisti. Bugun Karacabey adi ile anilan mahalleye bu isim, o buyuk komutandan dolayi verilmistir.
Damat Ibrahim Pasa, dogum yeri olan Muskara Koyu nun Nevsehir yapmak icin etrafta bulunan onemli merkezlerin askeri ve mali güclerini ferman ile Nevsehir e kaldirirken Yesilhisar in Zencibar kalesinde mevcut olan 39.000 akce timar ile otuz üc neferlik muhafiz birligini de Nevsehir e goturdu. O tarihten sonra Yesilhisar eski onemini kaybetti.
Osmanli doneminde Yesilhisar da fikih, tasavvuf, felsefe ve edebiyat alanlarinda unlu kisiler yetismistir. Koyunlu Baba, Mir atý Dede, Kocabeyoglu Haci Ali Riza, Kocum-zade Mehmet Efendi ve Omer Gulsani Dede bunlardan bazilaridir.
Osmanli Padisahlarindan III. Mustafa zamanina kadar Karaman Eyalet inin Nigde Sancagi na bagli bir kaza merkezi olan Yesilhisar 1856 yilinda Nahiye olarak Kayseri ye, 1902 yilinda Incesu Ilcesi ne baglandi.
O zamana kadar Develi Karahisar adýyla anilirken isim benzerligi olan yerlerle karistigi icin 1945 yilinda Yesilhisar olarak degistirildi.
1945 yilinda yapilan muracaatla Kayseri ye baglanan Yesilhisar, 11.06.1947 tarih ve 5071 sayili kanun ile ilce olmustur.
Kayseri nin Guney-Batisinda ve sehre 67 km uzakliktadir. 34 derece dogu boylami, 38 derece kuzey enleminin kesistigi noktada ve Akdeniz i Karadeniz e baglayan demir ve karayolunun uzerindedir. Denizden yuksekligi 1100 m ve yüzolcumu 978 km2 dir .
Kuzeyde Incesu, guneyde Yahyali, doguda Develi ilceleri, Bati da Nevsehir in Urgup ve Derinkuyu ilceleriyle komsudur.
Ilcede, Iç Anadolu Bolgesinde gorulen kara iklimi hakimdir. Yazlar sicak ve kurak, kislar- guney iklimine acik olmasi nedeniyle- nispeten ilik gecer. Yagislar genellikle mahsulun suya ihtiyac duydugu aylarda az duser ve mevsim kurak gecer. Bir yillik yagis miktari ortalama olarak m2 ye 200-270 kg dir. Bu miktarin buyuk bir kismi Ocak, Subat, Mart, Kasim ve Aralik aylarinda duser.
Ilcenin 10 km guneyinde sifali maden suyuyla meshur Icmeceler vardir. Ulkenin dort-bir yanindan buraya her yil cok sayida insan sifa bulmak icin gelir.
Ilce, kendi adiyla anilan ovanin bati ucunda Kale Dagi nin doguya uzanan etekleri uzerinde kurulmustur. Kuzeyden guneye dogru surekli esen temiz hava tabakasýnin etkisi altindadir. Erciyes in karli tepeleri ilceden gorulmektedir.
Ilce duz ve cok genis bir ovaya sahiptir ve cevresi Erciyes, Toroslarin bir kolu olan Demir Kazik ve bazi irili ufakli daglarla cevrilidir. Bu daglardan inen yer ustu sulari ilcenin dogusunda bulunan Yay Golu ve Sultan Sazligi ni olusturmustur.
Soganli Koyun cevresinde bulunan ve cok eski devirlere ait olan kilise ve magaralar ozellikle yabanci turistlerin cok sik ziyaret ettigi yerlerdendir.
Ilcede Ic Anadolu da bulunan ve cok eski bitki ortusu gorulur. Az miktarda mese-menengic- ormani mevcuttur. Cay ve dere kenarlarinda kavak, sogut ve cali bulunur.
