Yusufeli İlçesi Gezi Rehberi – Artvin
Yusufeli, Artvin ilinin bu muhteşem ilçesi, içerdiği turizm çeşitliliğiyle ender bulunan yörelerden. Adını raftingle duyurmuş olsa da tarihi eserleri ve doğal güzellikleri Yusufeli’ni vazgeçilemeyenler arasına sokuyor. Kaçkar Dağları’nın zirvelerinden inen Çoruh ve Barhal nehirlerinden faydalanan Yusufeli, Çoruh’un biraz yukarısında, Barhal nehrinin iki yakasında kurulmuş. Tarihi, Eskiçağ dönemine kadar gidiyor. Fakat asıl önemini Ortaçağda kazanmış.
Bu gün Yusufeli, Barhal üzerinde yapılan raftingden dolayı çok biliniyor olsa da, daha başka özellikler içeren bir turistik yöredir. Rafting ve kano haricindeki diğer su sporları, trekking, dağcılık, av turizmi, kampçılık, fotoğrafçılık, böcek, kelebek ve çiçek potansiyeli yanı sıra tarihsel zenginlikleriyle de öne çıkmaktadır.
Yusufeli’nin mimari açıdan asıl önemi Ortaçağda gerçekleşir. Bölgeye hakim olan Bağratlılarca yaratılan kale ve manastırlar, yöre Osmanlı İmparatorluğu’na dahil olduktan sonra da varlıklarını korumaya devam etmişler. Daha sonraları Artvin, Ardanuç ve Borçka ile beraber Çıldır Atabeyliği’ne geçen Yusufeli , 1926 yılında Artvin’in bir ilçesi olmuş. Fakat 1933 yılında Artvin kaza olduğunda Yusufeli Erzurum’a, 1936 yılında Çoruh’a bağlanmış, 1950 tarihinde de yeniden Artvin’e bağlanmış. Bütün bu değişiklikler sırasında Yusufeli ilçesinin merkezi de taşınarak değişmekteymiş. İlçe merkezi önce Erzurum’a bağlı Kiskim’iken, bir ara Öğdem olmuş, 1916 yılında Rusların işgaline girdiğinde de güvenlik açısından Bayburt’a taşınmış. 1926 yılında ilçe merkezi tekrar Öğdem’e alınmış, ama bu defa Artvin’in ilçesi olmuş. Yusufeli adı Şehzade Yusuf İzzettin Efendi’nin adından alınmış. Daha önceki ismi, Kiskim-Keskin şeklindedir. Şimdiki yerine yerleştiği tarih 1950 yılıdır. Yusufeli, çok fazla taşınan bir ilçe olarak dikkatleri çekmesinin yanı sıra suyun iki yakasına yerleşimiyle de bir hayli ilginç bir ilçedir. Gümbür gümbür akan Barhal Çayı’nın köpüklü dalgaları arasına inşa edilen kentin iki yakası, aynı mahallede oldukça yakın bir mesafeye konulmuş iki köprü ile birleştirilmiş. Köprülerden birisi beton diğeri ahşap olarak inşa eilmişler. Kentin dışında da iki yakayı birleştiren Kisparot Kalesi Köprüsü bulunuyor. Köprünün yanı başında bulunan bir kayalığın tepesindeki Kisparot Gözetleme Kalesi de Yusufeli için önemli bir tarihi zenginlik içeriyor.
Çoruh Nehri ve Barhal Çayı ile dağlarda, doğanın koynunda gerçekleştirilen trekking katılımcıları Yusufeli için büyük bir turist potansiyeli oluştururlar. Bu bölge yürüyüş rotaları açısından oldukça önemlidir. Doğal güzellikleri, tarihi ve mimarı dokusuyla doğal ve eşsiz bir turizm cenneti olan ülkemizde Yusufeli’nin de payı küçümsenemeyecek derecede büyüktür. Yusufeli, dağ turizmi bakımından da, gerek Kaçkar Dağı (3937 m.) ve gerekse Altıparmak Dağları ile ideal bir turizm potansiyeline sahiptir. Kaçkar Dağı zirvesi çıkış rotasından en rahat ve en güvenlisi olan Yusufeli-Altıparmak-Yaylalar-Haristav Yaylası-Dilber Düzü rotasıdır. Kaçkar Dağında zirve yapmak için en uygun aylar Temmuz – Ağustos aylarıdır. Altıparmak Dağları silsilesi de dağcılar için mükemmel bir güzergahtır. Bu dağlarda görülmeye değer ilginç bir olay cereyan eder. Sahil tarafından gelen bulutların Altıparmak Dağlarının üçüncü tepesine çarpması gözle görülür. Burada bulutlar yağmura dönüşür, biraz sonrada hemen buz taneleri haline gelerek zirveye dökülür. Altıparmaklar’ ın bu üçüncü doruğunun yüksekliği ve yer şekilleri diğer doruklarla aynı olduğu halde bu olayın yalnızca bu üçüncü dorukta görülmesi çok ilginçtir. Bu olayı izlemek için her yıl yüzlerce turist Altıparmaklar’ı ziyaret etmektedir. İlçenin kuzeyindeki Kaçkar ve Altıparmak dağlarında 50’ye yakın krater gölü bulunmaktadır. Bu göller bozulmamış doğasıyla ve tabii güzellikleriyle görülmeye değer yerlerdir. Kaçkar ve Altıparmak Dağlarının zirvelerindeki buzul gölleri gelen insanları güzellikleriyle dehşete düşürmektedir.
Barhal Çayı
Çoruh’u besleyenlerin içinde en uzun kolu olmasa da “debi” açısından en önemli olanı Barhal’dır. Kaynağı, Kaçkarlar, Altıparmak ve Güngörmez Dağları’ndan gelen derelerden oluşuyor. Yusufeli’nin tam ortasından adeta, evlerin arasından akıyor.
Barhal Kilisesi
Sarıgöl Bucağı Altıparmak köyünde bulunan Barhal Kilisesi, IX.yy’da Kral Davit Magistros tarafından yaptırılmış. Manastırdan günümüze sadece kilisesi ulaşabilmiş. Vaftizci Yahya’ya adanan kilise üç nefli bir bazilikadır. İlçeye uzaklığı 30 km’dir. Pencere kenarlarında bulunan bitkisel süslemeler günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir. 1677 yılında Hacı Şerif Efendi tarafından onarılarak camiye çevrilmiş. Günümüzde de cami olarak kullanılmaktadır. Kilise üç nefli bazilikal planlı olup, dıştan 28.55×18.65 m ölçülere sahiptir. Gri renkte düzgün kesilmiş taşlarla yapılmıştır. Taşlar güney ve kuzey cephelerde eş boyutlu, doğu ve batı cephelerde ortadan yanlara doğru açılan kör kemerlerle hareketlendirilmişlerdir.
okumaya bir sonraki sayfadan devam edebilirsiniz.
