Ağ Sistemi Protokolleri
IP YÖNLENDIRME ( ROUTING )
Farklı bilgisayar ağlarını birbirine bağlamak için yönlendiricilere ( router ) ihtiyaç vardır . Yönlendiricilerin görevi bulunduğu yerde bir ağdan diğerine gidecek olan veri paketlerini alıp hedefine ulaştırmaktır .
[1.bilgisayar] [2.bilgisayar] [3.bilgisayar] ROUTER [1.bilgisayar]
[ 2.bilgisayar] [ 3.bilgisayar ]
İki ağı birleştirmek için ortaya bir yönlendirici koyduk . Yönlendiricinin iki bacağı var . TCP/IP protokolü router’ın her ucunun ayrı bir IP adresi ile bağlanmasını şart koşuyor . Bu yüzden yönlendiricinin bacaklarına da birer IP adresi veriyoruz . Bu bacaklara adres verirken , bacak hangi ağa bağlı ise o ağa uygun bir adres verdiğimize dikkat ediniz . Bir de genelde router’ un bacaklarına verilen adres o ağa verilen ilk adres oluyor . Kural değil ama kolaylık , yabancı bir yerde bile rahatlıkla router’ a ulaşmamızı sağlıyor .
Router kuruldu ama her iki ağdaki bilgisayarların bundan haberi olması gerekiyor . Onları haberdar etmek amacıyla ” default gateway” varsayılan çıkış kapısı kullanılıyor . Eğer kendi ağımızda olmayan bir adrese ulaşmamız gerekirse ilişki kuracağımız yönlendiriciyi gösteriyor .
Bulunduğumuz ağ örnek olarak 192.100.18.0 ise default gateway olarak 192.100.18.1 adresini veriyoruz . ( Bu adres , yönlendiricinin bize bakan bacağını gösteriyor )
Yeri gelmişken birazda PING komutundan bahsedelim . PING komutu ile verilen IP adresine ait bilgisayarın TCP/IP bakımından ayakta olup olmadığını öğrenebilir ve ayakta ise ona ne kadar sürede ulaşıldığını görebiliriz . Yazımı
” ping IP adresi “ şeklinde . IP adresi yerine bilgisayarın ismi de verilebilir ancak ortamda bilgisayar ismini IP adresine çevirecek bir mekanizmanın olması gerekir . Herhangi bir makineye ping çekildiğinde karşımıza çıkan bir parametre de TTL dir . Bir IP paketi yola çıktığında ona bir TTL ( Time-to-Live ) değeri verilir . Bu değer paketin geçtiği router sayısını verir .”0″ olduğunda paketin ömrü bitmiştir ve çöpe atılır .
DHCP ( DYNAMIC HOST CONFIGURATION PROTOCOL )
DHCP , daha eski bir protokolün , BOOTP protokolünün geliştirilmişidir . BOOTP , disket sürücü ya da sabit diski bulunmayan bilgisayarların TCP/IP konfigürasyonunu yapmak üzere geliştirilen bir protokoldü .
Kurulumu şöyledir . Bir makina DHPC sunucu olarak kurulur . Bu sunucuda diğer bilgisayarlara dağıtılacak adresler için bir adres aralığı ve bir subnet maskesi tanımlanır . IP adresi ve subnet maskesi dışında dağıtılabilecek parametreler de ( default gateway, DNS ve WINS sunucu adresleri gibi ) tanımlanabilir . Peki istemci bir bilgisayar ile sunucu bilgisayar arasında neler olur :
1- İlk olarak istemci bilgisayar “Benim IP adresi , subnet mask vb. gibi şeylere ihtiyacım var . ortamda bir DHCP sunucu varsa bana bildirsin ” şeklinde bir mesajı broadcast olarak ağa yollar. Bu mesaja DHCP DISCOVER ( keşif ) diyoruz . Mesajda çıkış IP adresi olarak “0.0.0.0” hedef IP adresi olarak 255.255.255.255 adresi bulunur . Çıkış MAC adresi olarak istemci kendi MAC adresini hedef MAC adresi olarak , henüz sunucunun adresini bilmediği için ; FFFFFFFFFFFF adresini yazar ( broadcast adres ) .
2- Bu mesajı alan sunucu adres havuzundan bir adres seçerek bunu istemci bilgisayara gönderir . Fakat halihazırda istemci bilgisayarın bir IP adresi olmadığı için mesaj yine broadcast olarak gönderilir . MAC adresi olarak sunucu kendi MAC adresini , hedef olarak da istemci bilgisayarın MAC adresini yazar . Hedef IP olarak 255.255.255.255 yazar , çıkış IP olarak da sunucunun kendi IP’ si yazılır ( sunucu tanımlayıcı : identification ). Bu mesaja DHCP OFFER ( öneri) denir .
3- Mesajı alan istemci bilgisayar , IP adresini kabul ettiğine dair bir mesajı , bu sefer doğrudan ( direct ) DHCP sunucuya gönderir . Bu mesaja DHCP REQUEST ( istek ) denir . DHCP ‘den gelen DHCP ACKNOWLEDGE ile de bu IP , istemci bilgisayarımıza kiralanmış olur .
Eğer ortamda böyle bir sunucu tanımlanmamışsa veya istemci ilk mesajına cevap alamazsa ne olur ?
İstemci IP önerisi alamazsa , 1 sn. bekler ve yine ortama mesaj atar . Değişebilen surelerle dört kez daha dener , yine cevap alamazsa , bıkmaz ve her 5 dakikada bir yeniden dener .
Yukarıda eksik kalan bir nokta var , o da kira suresi ile ilgili . Bilgisayar kira suresinin yarısı dolduğunda yine DHCP sunucuya kirayı uzatmak istediğine dair mesaj gönderir , gelen onay ile kira suresi uzatılır veya DHCP’ den gelebilecek DHCP NACK mesajı ile kira suresi sona erer .
DNS ( Domain Name Server )
DNS, 256 karaktere kadar büyüyebilen host isimlerini IP’ ye çevirmek için kullanılan bir yöntem . Host ismi , hatırlayacağınız gibi , hem bilgisayarın ismini , hem de bilgisayarın bulunduğu internet domaini gösteriyordu .
1984 ‘ten önce DNS yoktu . Bunun yerine HOSTS adında bir text dosyası kullanılıyordu . İnternetteki bilgisayarların isimleri ve IP adresleri bu dosyaya elle giriliyordu . İnternetteki bilgisayarların her birinde bu dosyanın bir eşi bulunuyordu . Bir bilgisayar diğer bir bilgisayarla iletişime geçmek istediğinde bu dosyaya bakıyordu . Tabii ki güncelleme çok önemli idi . Bunun için dosyanın Amerika’ daki aslının bulunduğu Stanford Üniversitesine belli aralıklarla bağlanılarak kopyalama yapılıyordu . Fakat , internetteki bilgisayarların sayısı arttıkça hem bu dosyanın büyüklüğü olağanüstü boyutlara ulaştı , hem de internetteki bilgisayarların dosyayı kopyalamak için yaptıkları bağlantılar , Stanford’ daki bilgisayarları kilitlemeye başladı .
Burada bir başka sorun da , bütün bilgisayarlar aynı düzeyde bulunduğundan , bir bilgisayar isminin bütün Internet’ te bir eşinin daha bulunmamasının sağlanması gerekiyordu . DNS bu soruna da dağıtık veri tabanı yapısı ile çözüm sağladı . Bu yapı şöyle sağlanıyor :
Bilgisayarlar bulundukları yer ve ait oldukları kurumlara göre sınıflandırıldı . Mesela , Türkiye’deki bilgisayarların listesini ( .tr domaini ) Türkiye’ den sorumlu bir DNS makine tutuyor . Yine ticari kuruluşlar için .com kullanılıyor .
Internet’ te kullanılan çeşitli domainler ;
Com : Ticari kuruluşlar
Edu : Eğitim kurumları
Org : Ticari olmayan, hükümete de bağlı bulunmayan kurumlar
Net : İnternet omurgası işlevini üstlenen ağlar
Gov : Hükümete bağlı kurumlar
Mil : Askeri kurumlar
Yetki Bölgesi kavramı
Belli bir adres aralığıdır . Örneğin , ytu.edu.tr da ” edu.tr” bir yetki bölgesidir . Her yetki bölgesinden sorumlu bir DNS sunucu / sunucular vardır .
DNS sunucunun yetki bölgesi , en az bir tane domain içerir . Bu domain bölgenin kök domaini olarak adlandırılır . Bir DNS sunucu birden fazla bölgeyi yönetebilir .
DNS sunucu çeşitleri : Çalışmasına göre üçe ayrılır .
Primary Name Server ( Birincil İsim Sunucu ) : Bölgesiyle ilgili bilgileri kendisinde bulunan bölge dosyasından elde eder . Bu dosyaya bilgiler elle , tek tek girilir . O bölgede bulunan bilgisayarlara da DNS sunucu adresi olarak Birincil DNS sunucunun adresi verilir . Böylece, daha önce anlatılan işlemler gerçekleşir .
Secondary Name Server ( İkincil Name Server ) : Bölgesiyle ilgili bilgileri bağlı bulunduğu bir DNS server’ dan alır . Yani , bilgiler bu sunucuya elle girilmez . İkincil DNS sunucu , bölgesindeki bilgisayarların bilgisini bağlı bulunduğu Birincil DNS sunucudan alır . Buna ” zone transfer ” denir . Bu ayrıca bir sorun olduğunda sistemin ayakta kalabilmesini sağlar . Her bölgenin bilgisi ayrı dosyalarda saklanır . Yani , bir sunucu bir bölge için birincil iken diğeri için ikincil olabilir .
Caching-Only Name Server ( Yalnızca tamponlayan İsim Sunucu ) : Kendisinde bölge bilgilerinin tutulduğu bir dosya bulunmaz . Bağlı bulunduğu sunucuya sorarak topladığı bilgileri hem istemcilere ulaştırır , hem de kaşesine koyar .
