Apple’in Yeni İşletim Sistemi iOS 5 Özellikleri

Evet beklenen an geldi ve dün biraz da sıkıntılı olan süreç sonucunda Apple’in yeni işletim sistemi iOS 5’e kavuştuk. Hala yüklemeyenler için süreçten biraz bahsedeyim. Kolay yoldan halletmek istiyorsanız, iTunes‘un 10.5 sürümünü yükledikten sonra iPhone veya iPad‘inizi taktığınızda size 5.0’ın hazır olduğunu ve güncellemek isteyip istemediğinizi soracak, güncelle dedikten sonra 600 MB’ın üzerinde bir dosya indirip güncelleyebiliyorsunuz. Diğer yöntem ise gerekli firmware dosyasını Apple sunucularından indirip, Shift + Update veya Shift + Restore tuşu ile bu dosyayı gösterek yüklemek ama sanırım sunucular artık rahatlamış ve dün aldığımız hata mesajlarını artık almayacaksınız. Yeni iOS’u kullananlar herhangi bir yavaşlık yaşamamışlar iPhone 3GS sahipleri bile sorunsuz ve hızlı olduğunu söylüyor, bu yüzden geçiş için beklemenize gerek yok. Dünden beri ben de iPad’de kullanıyorum, genel olarak beğendim diyebilirim birçok eksik giderilmiş, biraz bunlardan bahsedelim.
Notifications:

Apple’ın iPhone ilk çıktığından beri kullandığı fazlasıya hantal uyarı sisteminin en sonunda güncellendiğini görüyoruz. Daha önceleri bu uyarı mesajları üst üste geliyor, birbirini bastırıyordu hatta oyun sırasında gelen bir SMS mesajı bir anda oyunun durmasına neden oluyor ve fazlasıyla rahatsızlık yaratıyordu. Yeni sistem Android‘deki sistemin neredeyse aynısını kopyalamış diyebiliriz, yukarıdaki çubuğu aşağıya doğru çektiğimizde yukarıdaki gibi bir görüntüyle karşılaşıyoruz; en üstte takvim öğeleri aşağıda ise çeşitli uygulamalardan gelen uyarılar gruplanmış durumda. Facebook, Twitter, Instagram, Mail gibi uygulamalardan gelen tüm uyarılar şekildeki gibi gruplanıyor, bu uyarılara tıkladığınızda direk olarak o uygulama ve ilgili uyarının olduğu mesaj/fotoğraf açılıyor. Uyarılar ayrıca lock-screen dediğimiz ekran kilidinin bulunduğu yerde de görüntülenebilecek. Ayrıca uyarıların önemine göre istersek tepeden aşağıya doğru inen bir uyarı veya ekranın ortasında çıkan bir uyarı şeklinde düzenleyebiliyoruz. Bu özellik geç de olsa güzel bir şekilde uygulanmış.
iMessage

Blackberry’nin BBM ile, Whatsapp‘ın tüm platformlar arası mesajlaşmaya izin vermesi sayesinde yakaladığı başarı ortada. Apple da kendi ürün ailesi Macbook, iPhone,iPod,iPad,iMac arasında önce Facetime‘ı kullanarak Skype-Microsoft işbirliğine rakip oldu, şimdi de iMessage ile BBM ve diğerlerine meydan okuyor. iPhone kullanıcıları açısından mesaj uygulaması birebir aynı şekilde görünüyor, iPad ve diğer ortamlarda ise Message adlı bir uygulama geliyor. Yukarıda örnekleri gördüğünüz gibi e-mail ve telefon numaraları var, iPhone sahipleri telefon numaralarıyla görünürken, diğer ortamlar Apple ID’leri yani Appstore’a girerken kullandıkları e-mail adreslerini kullanıyor. Mesajlaşma gayet hızlı, ayrıca fotoğraf da gönderebiliyoruz. iPhone kullanıcıları mesaj göndermek istedikleri adres/numara kayıtlıysa “mesaj” yerine “iMessage“a dönüyor ve yeşil butondan mavi renge dönüşüyor. Tek problem +90’lı numaraları adres defterinden bulamaması gibi görünüyor, belki de iPad yüzündendir, bilemiyorum. Genel olarak başarılı bir uygulama.
Newsstand


Bu uygulamaya şöyle bir göz gezdirdim, ülkemizde pek kullanılmadığı için hayatımızda fazla bir değişiklik olmayacak, abonelikle üye olunan dergiler için tasarlanmış bir uygulama. Burada gazete/dergi gibi öğeleri ayrıca görebiliyoruz.
Reminders


Productivity- Üretkenlik alanında başarılı bir uygulama. Daha önce notlar alarak hallettiğimiz “To-Do – Yapılacaklar” listesinin biraz daha gelişmiş bir sürümü olarak düşünebiliriz. Gün içinde yapmak istediğimiz işleri sırayla gösteren, ayrıca bunlar için hatırlatma tanımlanmasına olanak veren ve bu hatırlatmaları istersek belirli bir lokasyona göre ayarlayabileceğimiz şık bir uygulama, To-Do kullananlar sevecektir.
Twitter entegrasyonu

iOS’taki diğer büyük eksiklik sosyal ağlarla olan zayıf entegrasyondu, herkes Facebook’u beklerken Twitter entegrasyonu açıklandı hatta Facebook’un son anda kaldırıldığı konuşuldu. Bilindiği üzere Android işletim sisteminde oldukça başarılı bir sosyal ağ entegrasyonu var video, fotoğraf vs her türlü desteklenen öğeyi kuvvetli Share-API’ı sayesinde sosyal ağlarda direk olarak paylaşabiliyorsunuz. iOS biraz daha kapalı bir ekosistem olduğu için bu tip entegrasyonlar biraz eksikti ne yazık ki. İlk adım olarak Twitter entegrasyonu fena bir başlangıç sayılmaz, şekilde görüldüğü gibi Twitter uygulamasına girmeye gerek kalmadan kütüphaneden fotoğrafı direk olarak seçip Twitter’da paylaşabiliyoruz. Benzer şekilde link gibi şeyler de paylaşılabiliyor. Yine de Apple’ın bu konuda alacağı uzun bir mesafe var.
Kamera


Kamera konusundaki yenilikler tabii kamera özelliği bulunan ürünleri etkiliyor, Apple kamera uygulamasının popülerliğinin farkında olduğundan ekran kilidinden tek tuşla kameraya kısayol koymuş. Bunu aktive etmek için bu ekrandayken home tuşuna iki kere tıklamanız yeterli. Ayrıca artık ekranın üzerine dokunmaya gerek yok, sesi açma butonuyla fotoğraf çekilebilecek. Fotoğraf çekerken zoom yapmak için normal zoom yaptığımızdaki parmak hareketini yapmak yeterli. Ayrıca iCloud sayesinde çekilen fotoğraflar direk olarak arka plandaki iCloud hesabınıza kaydedilecek.
Fotoğraflar


Çekilen fotoğraflar üzerinde yapılabilecekler de gelişmiş. Fotoğrafı kesme, keskinleştirme, kırmızı göz gibi işe yarayan basit özellikler eklenmiş.
Safari

iOS’ta en çok eleştirilen noktalardan biri de olduıkça primitif görünen Safari’ydi, iOS 5 ile yeni özellikler eklenmiş olsa da hala fazlasıyla kapalı bir tarayıcı. Birçok firmanın paralı olarak sattığı taracıyılardaki sekmeli tarayıcı artık Safari’nin kendisinde bulunuyor. Ayrıca yine iCloud ile entegre okuma listeleri tanımlayabiliyorsunuz, Reader sayesinde de destekleyen web sitelerinde web sayfası yerine kitap okuma gibi bir deneyim yaşayabiliyorsunuz. Bütün bunlar güzel özellikler olsa da Safari’nin de gelişmesi gereken çok noktası var.
PC’ye gerek yok


Bundan önce herhangi bir iPhone veya iPad aldığınızda kullanmaya başlamadan önce bilgisayarınıza bir kere USB ile bağlamanız şarttı, özellikle iPad gibi tablet bilgisayar aldığımızı düşündüğümüzde neden başka bir bilgisayara ihtiyaç duyduğumuz sorusu yanıtlanamayan sorulardan biriydi. iOS 5 ile artık kablosuz ağ üzerinden bu aktivasyonu gerçekleştirebiliyoruz, ve yine yeni iCloud sayesinde yedekleme ve geri yüklemeyi de tamamen Internet üzerinden yapabiliyoruz.
E-mail/Takvim


E-mail istemcisi de yeni özellikler kazanmış, hizalama, koyu, italik fontlar gibi format özellikleri dışında arama özellikleri de geliştirilmiş durumda. Yine de hala örneğin bir txt dosyasını eklenti olarak ekleyememiz gibi anlamsız kısıtlamalar kalkmış değil. Takvimde de bir iki özellik eklenmiş ve iCloud desteği gelmiş.
Wi-Fi Sync


En çok beklenen özelliklerden biri de bilgisayarınızla USB kablosu olmadan kablosuz ağ üzerinden senkronizasyon yapmaktı. Cihazınızı şarj ettiğinizde ilgili ayarları yaptıktan sonra cihazınız otomatik olarak arka planda kablosuz olarak senkronize olacak.
iPad için multi-tasking hareketleri


Burada iPad denilse de maalesef iPad2 kastediliyor çünkü anlamsız bir şekilde iPad için bunlar kaldırılmış. Uyarılar ve uygulamalar arasında tıpkı yeni Lion‘da olduğu gibi 4 parmak, 5 parmak kullanarak değişik hareketlerle geçiş yapılabilecek. Bu özelliğin iPad’de olmamasını sadece iPad 2’ye geçiş için insanları zorlamaya bağlıyorum.
Airplay


Yine ülkemizi fazlaca ilgilendirmeyen bu özellikle iPhone veya iPad ekranında izlediğiniz videoyu Apple TV’niz varsa TV’nizden aynı anda görebileceksiniz.

kaynak: http://hepsidetay.blogspot.com/2011/10/ios-5-ile-yeni-gelen-ozellikler-neler.html

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir