elit dayanıklılık sporcularında performans gelişimi ve hareket ekonomisi
Elit Dayanıklılık Sporcularında Performans Gelişimi ve Hareket Ekonomisi
Rıdvan ÇOLAK
Özet
Üst düzeyde dayanıklılık sporcusunun yüksek bir VO2 maks’a submaksimal yükte düşük laktat konsantrasyonuna( aerobik ve anaerobik eğik) ve iyi bir koşu ekonomisine gereksinimi vardır.
VO2 maks (earobik güç) dokuların 1 dakikada kullandığı 02 miktarıdır. VO2 maks’a denk gelen egzersiz şiddetinde elit dayanıklılık sporcuları bile 12-13 dk civarı çalışmayı sürdürebilirler, ayrıca ilerleyen antrenman sürecinde elitlerde VO2 maks artışı meydana gelmez yada çok az gelir. Buna karşın antrenmanlar submaksimal hızda kan laktat düzeylerinin daha düşük olmasına neden olmaktadır.
KoŞu ekonomisi submaksimal hızda daha az 02 kullanımın? ifade eder. Buda verili hızda daha az enerji harcanmasın? gösterir ki bu uzun mesafe koşucuları için önemli bir özellik olmaktadır. KoŞu ekonomisini dayanıklılık antrenmanları geliştirmekle birlikte sporcunun koşu( hareket) stili, vücut tibi, ayakkabıs? gibi biyomekanik ve antropometrik özellikleri’ de koşu ekonomisi üzerinde etkisinin olduğu savunulmaktadır.
Elit sporcular performansta atış sağlayabilmek için anaerobik eğik ve koşu ekonomisini geliştirmeye dönük çalışmalar yapmalıdır.
Giriş:
Dayanıklılık sporlarında yüksek düzeyde performans kişinin fizyolojik özelliklerine bağlıdır. İyi bir dayanıklılık sporcusunun;yüksek bir V02maks’a, iyi bir koşu ekonomisine,V02ması etkili kullanabilmesine,submaksimal egzersizde düşük laktat birikimi ve yüksek anaerobik eğişe sahip olması gerekmektedir. Bunlar ise dolaşım sistemi, kapiller yoğunluk, değişik enzim sistemleri ve kas fibril kompozisyonu ile ilgilidir (Maffuli ve ark 1981)
İyi antrene edilmiş atletler düşük hızlarda gerekli enerjiyi tamamen aerobik yoldan sağladıkları için düşük laktat değerleri gösterirler. Hız kademeli olarak artışı zaman çalışan kaslar laktik asit üretir, fakat miktarı bir müddet sonra nötralize edilemeyecek kadar olur. Laktik asitteki artmaya bağlı olarak nötralize edilebilen belli bir oran vardır. Bu laktat konsantrasyonun 2 ile 4 mmol/l laktat arasındaki durumdur, bu aynı zamanda aerobik- anaerobik geçiş kuşaşı olarak adlandırılır.
Birçok spor fizyologuna göre uzun mesafe yarışlarında performans? artırmak için anaerobik eğişin geliştirilmesi V02 maks’ın geliştirilmesinden daha önemlidir.
Dayanıklılık sporlarında yavaş kasılan (ST) fibrillerinin baskınlığı söz konusudur; dayanıklılık performans? aktif kas hücrelerinin yeterli miktarda oksijen (02) ve gerekli besinleri sağlayabilme yeteneğine, ısıyı, C02‘i ve dişer artık ürünlerin ve vücudun dişer bölümlerinde hemostasisi sağlayabilme yeteneğine bağlıdır (Stephand&Astrand 1993).
Dayanıklılık süresi egzersiz anında alınabilen maksimal 02 tarafından sınırlandırılır. Bu yüzden düzenli egzersizler 10-20 dk yada daha fazla çalışmalarda submaksimal 02 alımın? sağlamak zorundadır. Bu tarzdaki antrenman iskelet kasında mitakondri yoğunluşunu ve kütlesini uyarıc? olduğu düşünülmekte. Ayrıca serbest yağ asitlerinin kullanım oranın? yükselterek glikojeni saklama etkisi göstermektedir. (Stephand&Astrand 1993). Düzenli yapılan devamlı antrenmanların dolaşım sistemi üzerinde sol ventrikül çapında büyüme, dinlenik kalp atım hızında azalma ve hipertrofi gibi kardiyak değişimler ortaya çıkar. Ayrıca diastol sonu ventrikül hacmi ve buna bağlı olarak kalbin atım hacmi artar. Maksimal KAH değişmedişinden sol ventrikül hacmi ve atım hacmindeki artı? maksimal egzersizde kalp debisini artırır ve perifere daha fazla 02 taş,ıner. (Akt Hazır 2000)
V02 maks’ın geliştirilmesi solunum, dolaşım ve kas sisteminin geliştirilmesine bağlıdır. Bu ise genetik olarak sınırlandırılmıştır (%80-90 ). Bunun yanında AE miktarı V02 maks ve V02 maksın büyük bir miktarının (%) steady- steate şartlarında kullanabilmesine bağlıdır. Bunların her ikiside antrenmanla gelişir( Fox 1988).
Hafif şiddete sabit yüklü bir egzersize başlandışında egzersizin ilk 15-20 saniyesi kastaki depo ATP ve CP’tan gelen enerji ile gerçekleşir. Bundan sonra çalışan kasta anaerobik glikoliz ürünü olan laktat üretimi ve birikimi başlar. Laktadın 02 ‘nin varlığında da meydana geldişi görülmüştür. Laktat istirahata ve her şiddete ki egzersizde mevcut olup üretim ile eliminasyon arasındaki fark kan laktattındaki birikimin varlığını belirler. ?stirahatta kan laktat konsantrasyonu antrene olmayanlarda 0.4-1.7 mmol/l laktat elit mesafe koşucularında ise 0.3-0.6 mmol/l laktattır (Akt, Çolakoğlu 1995 ). Ayrıca bazal laktat seviyesi düşük koşucuların daha yüksek performans sergiledikleri görülmüştür (Maffuli ve ark 1981 ).
Antrenman şiddetinin Artmasının Plazma Laktat, Ventilasyon E?işi Ve Dayanıklılık Üzerine Olan Etkisi
Dayanıklılık sporcuları genellikle antrenman şiddetlerini müsabakadan birkaç ay önce artırırlar. Performansta gelişim genellikle antrenman şiddetindeki bu artıştan kaynaklanmaktadır. Performanstaki bu gelişimi etkileyen faktörlerin ne olduğu tam anlamıyla belirgin değildir. Maksimal oksijen alımındaki artı? genellikle sedanter ve orta dereceli antrene edilmiş bireylerde dayanıklılık antrenmanın sonucu meydana gelir, bununla birlikte yüksek düzeydeki dayanıklılık sporcularında, antrenmanın devamı boyunca V02maks çok az yada hiç artmaz (Akt Avecado ve ark 1989) . Daniels ve ark (1978) aynı zamanda iyi antrene edilmiş koşucularda antrenman şiddetinin artırılmasından sonra V02maksta değişim olmamasına rağmen performansta gelişim gözlemiştir.
Elitlerde egzersiz şiddetinin belirlenmesinde kan laktat değerlerinin dayanıklılık performansında V02makstan daha yüksek korelasyon göstermektedir. İlerleyen antrenmanlarla submaksimal egzersiz sırasında kan laktat konsantrasyonu aynı iş yükünde, düşük değerler gösterir. Buna karşın ilerleyen antrenmanlarda egzersizin aynı şiddetinde ki laktat içerişi daha düşük yada değişmemiş olduğu rapor edilmiştir. V02maks ta gelişim olmaksızın performansta gelişim olmasından itibaren performans değişimlerinin, artırılmış antrenman şiddeti ile laktat birikimi arasında ilişkiler incelenmiştir. Artırılmış antrenman şiddetini takip eden benzer egzersiz şiddetlerinde kan laktat birikimindeki azalma V02 de değişim olmaksızın performansta gelişimi açıklayabilir (Akt Avecado ve ark 1989). Bu amaçla elit uzun mesafe koşucuları üzerinde yapılan bir çalışmada 8hafta antrenman yaptırılmış haftada 6 gün, günde 5-12 mil ve hafta da 50-65 mil 3 hafta antrenman şiddeti artırılmış haftanın Pazartesi, Cuma ve Cumartesi günleri 5-12 mil koşu dişer günler Maks KAH ın %90-95 inde intervaller uygulanmıştır. Sonuçta dinlenik plazma laktat değerlerinde değişim meydana gelmemiş (0,74/0,80mM),V02makstaki palzma laktat değerlerinde antrenman sonrası değişim gözlenmemiş (10,99/10,55mM), Buna karşın antrenman sonrası laktat konsantrasyonları her submaksimal şiddet değerinde düşük olmasına rağmen sadece %90 ve %85 deki düşüş istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Antrenmanlar sonucu VO2 maks, dinlenik KAH ve maksimum KAH da değişim meydana gelmemesine rağmen (Tablo1)10 km yarı? zamanı ve tükenme zamanında gelişim meydana gelmiştir(Tablo2).
Tablo 1. Dört haftalık antervaller sonucu fizyolojik özellikler (Avecado ve ark 1989).
| Dinlenik KAH | Maksimum KAH | A??rlık |
V02 maks Absolut Relatif |
||
| Önce | 58.14±3.29 | 194.71±2.03 | 65.70±2.03 | 65.30±2.35 | 4.27±0.14 |
| Sonra | 57.00±2.71 | 199.14±0.86 | 65.64±2.13 | 65.792.39 | 4.30±0.12 |
Tablo 2. Antrenman sonrası performans zamanları (Avecado ve ark 1989).
| 10km yarı? zamanı | Tükenme zamanı | |
| Ant öncesi | 35.27±58 | 19.25±2.06 |
| Ant sonrası | 34.24±1.34* | 23.18±2.28* |
*p<0.05
Bu çalışmadaki en önemli bulgular1) antrenman şiddetinde artı? V02 maks ve ventilasyon eğişinde değişiklik olamamasına rağmen dayanıklılık performansında artı? ve plazma laktat konsantrasyonunda düşüş ile 2)OBLA ve ventilasyon eğişinde antrenmanlar arasında fark olabileceğidir. (Avecado ve ark 1989). Yapılan çalışmalar sürekli çalışmalarla aynı şiddete yapılan interval çalışmalarının anaerobik eğik de eğit gelişim sağlamasına rağmen interval türü çalışmada farklı olarak ventilasyon eğişinde gelişimde meydana geldişini göstermektedir.(Poole & Gaesser 1985)
Saltin ve ark antrene edilmiş dayanıklılık sporcularında antrenmanın devamına bağlı olarak V02maks ın çok az yada değişmeyeceğini belirtmiştir. Bu görüşü pek çok araştırmacı yaptıkları çalışma ile doğrulanmaktadır. Bu ise antrene edilmiş elit sporcularda V02maksın yükseltisinin sınırlı olduğunu, performanstaki gelişimin V02 maks ın artırılmasından başımsız meydana geldişini göstermektedir(Avecado ve ark 1989)..
Bu sonuç koşu zamanı V02maks gelişmeden de gelişebileceğini,gösterir, yani dayanıklılık sporcularında V02maks dayanıklılığı gösteren en iyi kriter değildir. V02 maks ile 10 km koşu performans? arasında performans arasında (0.80-0.91) ilişki ,OBLA ile var olan ilişkiden (0.91-0.96) daha azdır(Avecado ve ark 1989).
Elit Dayanıklılık Sporcularında KoŞu Ekonomisi
Yapılan antrenmanlar koşu ekonomisini geliştirmektedir. Örneğin koşucunun 02 tüketimi 6 dk/mil hızda (268m/dk) 47 ml/kg/dk ise 5 ay sonra koşucunun vücut yağ oranı veya aşırlığında değişim olmadan aynı hızda 02 kullanımı 41 ml/kg/dk ise sporcu artık daha ekonomik koşabilecektir (Martin& Coe ).
Boileau ve ark (1982) elit orta(800-1500m) ve uzun mesafe (3000-10000m) koşucuları üzerinde yaptığı çalışmada koşu ekonomilerini karşılaştırmış ve her iki grubun koşu hız? ile oksijen tüketimi arasında farkın az olduğunu fakat uzun mesafe koşucularında her verili hızdaki 02 tüketiminin belirgin bir şekilde daha az olduğunu belirlemiştir. Bu sonuç uzun mesafe koşucularının daha yüksek V02maks a sahip olmalarıyla açıklanabileceği gibi asıl cevap uzun mesafecilerin aynı hızda daha az metabolik ve kardiovasküler stress altında kalmasıyla açıklanır. Düşük hızlar dışında (201m/dk) VC02/V02 (R) oranı uzun mesafecilerde daha az olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç ise uzun mesafecilerin orta mesafecilere göre düşük hızlar dışındaki hızlarda (241,281,382 m/dk) çalışmayı daha az 02 kullanarak sürdürebildişini göstermektedir. Ayrıca uzun mesafecilerin V02maks hızında çalışmayı 12,3dk orta mesafecilerin ise 10,8 dk sürdürebildiklerin tespit etmiştir.
V02maks , koşu ekonomisi, V02 maks’ın kullanım oranı ve submaksimal egzersiz sırasında kan laktat birikimini kinetişi yıllar içinde orta ve uzun mesafe koşucuları için yüksek performans gerçekleştirmede önemli olduğu tespit edildi. Bu faktörlerden bazıları branılara göre atletlerde farklılık göstermektedir. Örneğin uzun mesafe koşucularında orta mesafe koşucularına göre submaksimal egzersiz şiddetinde daha yüksek V02maks (ml.kg-1.dk-1) ve daha düşük kan laktat birikimi gözlenmiştir (Svedenhag& Sjödin, 1985).
V02 maks ve V02maks ‘ın kulanım oranı koşuda performansın belirlenmesinde önemli bir kriter olarak kullanılır. Kan laktat ve koşu hız? ilişkisinden belirlenen grafikler ile uzun mesafe koşularının performansları predikte edilebilir. Aynı zamanda V02 maks noktasındaki koşu hız?, koşu hız? ve V02 arasındaki grafikten ekstrapolasyon ile tespit edilir. Böylece koşu ekonomisi, V02 ile koşu hız? arasındaki ilişkiden tanımlanır (Akt, Jensen ve ark,1999).
Farklı Parkurların KoŞu Ekonomisine Etkisi
Jensen ve ark(1999) antrenmanlarını sürekli koşu pistinde yapan elit atletlerle antrenmanlarının %50 sinden fazlasın? arazide yapan elit orientiring sporcuların koşu bandı, yol ve arazideki performans ve fizyolojik parametrelerini incelemiş. Bu her iki grubun koşu bandı ve yol üzerindeki ölçümlerinde V02maks, maks KAH, maks laktat birikimi ve 3074 metrelik yoldaki parkurda koşu zamanları arasında fark bulunamamıştır. Buna karşın orientiring sporcuların arazideki 1955 metrelik koşu zamanları daha iyi tespit edilmiştir. Submaksimal şiddete ise koşu hızları arasında fark bulunamamış, V02 de ise arazideki değerlerin pisteki değerleden %5-7 oranında daha fazla tespit edilmiştir.KoŞu ekonomisi yolda orientring ve koşucular için 217± 12 ,212±14 ml.kg-1.km-1. den arazide 305±20, 322±33 a çıkmıştır yani %41 ±9, %52±12 lik artışlar söz konusudur. Kısaca sporcularda zorlu parkurda koşu ekonomisi zarar görmektedir. Bu zarar antrenmanlarının büyük kısmın? bu zorlu parkurda yapan sporcularda da görülmekte fakat oranı daha az olmaktadır.
Jensen 1994 yılında yaptığı benzer bir çalışmada elit orientring sporcularında daha zorlu bir parkurda koşu ekonomisini daha yüksek bulmuştur . Ayrıca kumda koşu ile pist ve yol da koşu arasında enerji tüketiminde %15-40 oranlarında daha fazla tespit edilmiştir. (362±18 ml/kg.km) (Akt.Jensen ve ark1999) . Bu da koşu ekonomisinin belirgin bir şekilde parkurun zorluk derecesi ile doğru orantılı olduğunu göstermektedir.
Değişik performans düzeylerindeki sporculardan oluşan heterojen bir üniversiteli bayan grupta koşu ekonomisinin orta düzeyde belirleyici olduğu ortaya konmuştur( Akt. Çolakoğlu. 1995).
KoŞu ekonimisi yada verili submaksimal hızdaki ölçülen oksijen tüketimi (V02) , homojen mesafe koşucularında koşu performansındaki başarı ile yakın ilişkisini olduğu tespit edilmiştir. Böylece elitlerde performansın geliştirilmesi için çalışmalar koşu ekonomisinin geliştirilmesi ( verili hızda daha az 02 tüketimi) üzerinde durulmuştur. (Akt Collins ve ark 2000).
Lindag va ark (1996) elit bisikletçilerin antrenman programlarına %15 intensif interval antrenmanı eklemiş. Peak iş çıkışında (Wpeak) %150 peak deki egzersizdeki tükenme zamanında ve 40 km performansında gelişme olduğunu belirlemiştir
Westgarth ve ark (1997) elit bisikletçilerin antrenman programına 6 hafta içinde 15 tane intensif interval antrenmanı (%15) eklemiş sonuçta Wpeak, 40 km hızları artmıştır ve Wpeak in %60,70,80 şiddetindeki çalışmada yaşların kullanım oranında artı? gözlenmiştir. Ayrıca %Wpeak in 60,70 ve 80 deki karbonhidrat oksidasyonunda (CHO) azalma, %70 ve 80 şiddeteki çalışmada laktat seviyesinde azalma gözlenmiştir. Buna karşın bu farklar daha düşük hızlarda gözlenmemiştir (%60,50).
Çalışmalar dayanıklılık antrenmanı sonucu sedanterlerde performansta gelişim aynı iş yükündeki çalışmada CHO osidasyonundaki azalmayla ilgili olduğunu göstermiştir. (Akt.Westgarth 1999).
Billart ve ark (1999) orta ve uzun mesafe koşucularının antrenman programlarına haftada 1 ve 2 gün intensif interval antrenmanın? 4 hafta boyunca eklemiş. Sonuçta her iki antrenmanın V02maksta değişim gözlenmemesine rağmen, VO2 makstaki koşu hızında artı?, 14 km/saat hızdaki 02 tüketiminde azalma (koşu ekonomisinde artı?) tespit etmiştir
Maraton yarısında önemli olan koşu ekonomisinin 5 km yarısında minimal rol oynadığı bildirilmiştir( Akt Çolakoğlu1995). KoŞu ekonomisi 5 km üzerindeki mesafelerde performansla V02 maks tan daha büyük korelasyon sergiler. Antrene atletlerde submasimal hızda 02 alımındaki azalma koşu ekonomisini artırarak performansta artışa neden olabilir.
Martin elit erkek koşucuların müsabaka için antrenman şiddetlerini artırdışında V02maksta değişim meydana gelmemesine rağmen ventilasyon eğişinde %5-6 oranlarında artı? tespit etmiştir. Benzer şekilde Denise ve ark 40 haftalık bisiklet antrenmanı sonucu V02 maksta değişim olamamasına rağmen ventilasyon ve laktat eğişinde artı? tespit etmiştir. Dayanıklılık antrenmanları çalışan kasta laktat üretimini azaltır. Bu azalma antrenman sürecinde respirasyon kapasitesinin artmasından kaynaklanabilir (Akt, Avecado 1989).
KoŞu Ekonomisine Etki Eden Biyomekanik Faktörler
Pek çok çalışma koşu ekonomisine etki eden fizyolojik parametreleri incelerken, bazı çalışmalarda biyomekanik özelliklerin koşu ekonomisine etkisini incelemiştir(Akt Collins ve ark 2000). Çalışmalar yarı?madaki yada koşudaki yorgunlukla birlikte hız azalması, adım uzunluşunda azalma ve alt ekstremite hareketlerinde hareket genişlişinde azalmanın olduğunu bildirmiştir(Tablo1 )
Tabo 1 . Daha iyi koşu ekonomisini sağlayan biyomekanik faktörler (Anderson,1996).
q Erkekler için ortalamadan biraz daha kısa,bayanlar için biraz daha uzun olmak.
q Yüksek bonderal indeks( vücut aşırlı?ının boya oranı ).
q Düşük vücut yağ oranı.
q Dar pelvis
q Ortalamadan daha kısa ayak boyu, hafif fakat iyi absorvasyonlu ayakkabı.
q Alt segmentlerin kütlesinin daşılımının kalça eklemine yakınlığı
q Take of anında daha küçük hareket açıs? fakat daha hızlı plantar flleksör hareketi.
q Aşırı olmayan kol hareketi
q Yere düşük reaksiyon kuvveti uygulama
q Depo edilen elestik enerjiyi etkili kullanabilme
q Daha geniş antrenman geçmişi.
q A??rlık merkezinin vertikal düzlemde daha düşük salınım.
q Göğüsün biraz daha öne doğru olması
q Salınım sırasında daha acut diz açıs?.
Kas elastikiyetindeki artışın koşu ekonomisini geliştirebilen ana mekanizma olduğu düşünülmüştür. Antrenman rejiminde değişim kas elastikiyeti ve hücre içi oksidatif kapasitedeki artışla koşu ekonomisi değişebilir. Daha büyük V02 maks, aynı egzersiz şiddetinde enerji üretiminde yaşların oksidasyon oranının artması sayesinde koşu ekonomisi gelişim sağlanabilir(Akt Collins ve ark 2000).
Oksijen alım (V02) kinetikleri elit uzun mesafe koşucularında , elit sprinterlere göre sıklık açısından sık olduğu belirlenmiştir (Akt Edvards ve ark 2000).
Sonuç olarak verili hızda düşük latat konsantrasyonu, daha az oksijen kullanımı ( koşu ekonomisi), V02 maks şiddetindeki koşu hızında tükenme süresi ve koşu hız? elit atletlerde performansın gelişiminde rol olmayan faktörlerdir. Bunun yanında biyomekaniksel faktörlerde koşu ekonomisine etmesi sonucu performans üzerinde etkisinin olduğu düşünülmektedir. Sporcular bunun için antrenman programlarında bu özellikleri geliştirmeye çalışarak performansta üst düzel gelişim saplamaya çalışmalıdır.
KAYNAKLAR
1. Avecado.E.,Goldfarb. ıncreased training intensity effect on plasma lactate, ventilatory thrshol, and endurance. Med .Sci .Sport .Exe. 21(5) 563-568.1989.
2..Bıllant, V.L.,B.Flechet,B.Petıt,G.Murıaux, & J-P.Koralszteın. Interval Training At V02maks Effect On Aerobic Performance And Overtrainig Markers. Med. Sci Sports Exerc., Vol. 31 No. 1 pp. 156-163, 1999
3. Boileau.A.R ve ark. Physiological Characteristics of Elite Middle and Long Distance Runners.Can.J.Appl.Sort.Sci.7:3 167-172,1982.
4. Colins .M. ve ark. Acute effect of intense interval training on running mechanics. Journal of Sport Science.18,83-90.2000.
5. Çolakoğlu.M. Dayanıklılık gelişiminin metabolik ve fizyolojik temelleri-1. Beden eğitim ve spor bilimleri dergisi. Celal Bayar Üniversitesi 1(1) 1995.
6. Çolakoğlu ve ark. Belirli plazma laktat konsantrasyonu veren koşu hızları ve 5000m koşu performans? arasındaki ilişkiler. Spor bilimleri dergisi. 6(1) 3-12.1995
7.Daniels,J.T.,R.A.Yarbough &C.Foster. Change in VO2mkas and running performance whit training. Eur.J.Appl.Physiol. 39:249-254,1978.
8. Edwards .M.A ve ark. Gas exchange kinetics in elite runners. Journal of Sport Science 2000.
9.Fox E.L.,Bowers R.,Foss M L., The Physiological Basis of Phsical Education and Athletics, Saunders Co.Publ., Philadelphia. 1988
10.Hazır.T.Aerobik dayanıklılığın değerlendirilmesinde mekik koşusunun güvenilirlişi ve geçerlilişi. Yayımlanmamış doktora tezi. Hacettepe ÜniversitesiAnkara.2000
11.Jansen .K.Johansen.L.Karkkaınen.P.O. Economy in track runners and during path and terrain runinig. Journal of Sport Science 17.945-950. 1999.
12.Martin .E.D & Coe.P. Training Distace Runners. Human Kinetics .1991.
13.Polle D.C.,Geasser.GA.Response of ventilatory and lactate threshold to continuous and interval training .Apll.Physiol Apr:58(4):1115-21,1985.
14. Shephard. R.J.,Astrand. P.O.,Endurance in Sport. Blacweel Scientific Pub. Sf:9-15. London.1993.
15.Weastgarth .C ve ark. Metabolic and performance adaptation to interval training in endurance – trained cyclists. Eur.J.Appl.Physiol 75:298-304.1997.
