elit dayanıklılık sporcularında performans gelişimi ve hareket ekonomisi

Elit  Dayanıklılık Sporcularında  Performans Gelişimi ve Hareket Ekonomisi

Rıdvan ÇOLAK

Özet

Üst düzeyde  dayanıklılık sporcusunun yüksek bir VO2 maks’a submaksimal  yükte düşük laktat konsantrasyonuna( aerobik ve anaerobik eğik) ve iyi bir koşu ekonomisine gereksinimi vardır.

VO2 maks (earobik güç) dokuların 1 dakikada kullandığı 02 miktarıdır. VO2 maks’a denk  gelen egzersiz şiddetinde elit dayanıklılık sporcuları bile 12-13 dk civarı çalışmayı sürdürebilirler, ayrıca ilerleyen antrenman sürecinde elitlerde VO2 maks artışı  meydana gelmez yada çok az gelir. Buna karşın antrenmanlar submaksimal hızda  kan laktat düzeylerinin daha düşük olmasına neden olmaktadır.

KoŞu ekonomisi submaksimal hızda daha az 02 kullanımın? ifade eder. Buda   verili hızda daha az enerji harcanmasın? gösterir ki bu uzun mesafe koşucuları için önemli bir özellik olmaktadır. KoŞu ekonomisini dayanıklılık antrenmanları geliştirmekle birlikte  sporcunun koşu( hareket) stili, vücut tibi, ayakkabıs?   gibi biyomekanik  ve antropometrik özellikleri’ de koşu ekonomisi üzerinde etkisinin olduğu savunulmaktadır.

Elit sporcular  performansta atış sağlayabilmek için anaerobik eğik ve koşu ekonomisini geliştirmeye dönük çalışmalar yapmalıdır.

Giriş:

Dayanıklılık sporlarında yüksek düzeyde performans kişinin fizyolojik özelliklerine bağlıdır. İyi bir dayanıklılık sporcusunun;yüksek bir V02maks’a, iyi bir koşu ekonomisine,V02ması etkili kullanabilmesine,submaksimal egzersizde düşük laktat birikimi ve yüksek anaerobik eğişe sahip olması gerekmektedir. Bunlar ise dolaşım sistemi, kapiller yoğunluk, değişik enzim sistemleri ve kas fibril kompozisyonu ile ilgilidir (Maffuli ve ark 1981)

İyi antrene edilmiş atletler  düşük hızlarda  gerekli enerjiyi tamamen aerobik yoldan sağladıkları için düşük laktat değerleri gösterirler. Hız kademeli olarak artışı zaman çalışan kaslar laktik asit üretir, fakat miktarı bir müddet sonra nötralize edilemeyecek kadar olur. Laktik asitteki artmaya bağlı olarak nötralize edilebilen belli bir oran vardır. Bu laktat konsantrasyonun 2 ile 4 mmol/l laktat arasındaki durumdur, bu aynı zamanda aerobik- anaerobik geçiş kuşaşı olarak adlandırılır.

Birçok spor fizyologuna göre uzun mesafe yarışlarında performans? artırmak için anaerobik eğişin geliştirilmesi V02 maks’ın geliştirilmesinden daha önemlidir.

Dayanıklılık sporlarında yavaş kasılan (ST) fibrillerinin baskınlığı söz konusudur; dayanıklılık performans? aktif kas hücrelerinin yeterli miktarda oksijen (02) ve gerekli besinleri sağlayabilme yeteneğine, ısıyı, C02‘i ve dişer artık ürünlerin ve vücudun dişer bölümlerinde hemostasisi sağlayabilme yeteneğine bağlıdır (Stephand&Astrand 1993).

Dayanıklılık süresi egzersiz anında alınabilen maksimal 02 tarafından sınırlandırılır. Bu yüzden düzenli egzersizler 10-20 dk yada daha fazla çalışmalarda submaksimal 02 alımın? sağlamak zorundadır. Bu tarzdaki antrenman iskelet kasında mitakondri yoğunluşunu ve kütlesini uyarıc? olduğu düşünülmekte.  Ayrıca serbest yağ asitlerinin kullanım oranın? yükselterek glikojeni saklama etkisi göstermektedir. (Stephand&Astrand 1993). Düzenli yapılan  devamlı antrenmanların dolaşım sistemi üzerinde sol ventrikül çapında büyüme, dinlenik kalp atım hızında azalma  ve hipertrofi gibi kardiyak değişimler ortaya çıkar. Ayrıca diastol sonu ventrikül hacmi ve buna bağlı olarak kalbin atım hacmi artar. Maksimal KAH değişmedişinden sol ventrikül hacmi ve atım hacmindeki artı? maksimal  egzersizde kalp debisini artırır ve perifere daha fazla 02 taş,ıner. (Akt Hazır 2000)

V02 maks’ın geliştirilmesi solunum, dolaşım ve kas sisteminin geliştirilmesine bağlıdır.  Bu ise genetik olarak sınırlandırılmıştır (%80-90 ). Bunun yanında AE miktarı V02 maks ve V02 maksın büyük bir miktarının (%) steady- steate  şartlarında kullanabilmesine bağlıdır. Bunların her ikiside antrenmanla gelişir( Fox 1988).

Hafif şiddete sabit yüklü bir egzersize başlandışında egzersizin ilk 15-20 saniyesi kastaki depo ATP ve CP’tan gelen enerji ile gerçekleşir. Bundan sonra çalışan kasta anaerobik glikoliz ürünü olan laktat  üretimi ve birikimi başlar. Laktadın 02 ‘nin varlığında da meydana geldişi görülmüştür. Laktat istirahata ve her şiddete ki egzersizde mevcut olup üretim ile eliminasyon arasındaki fark kan laktattındaki birikimin varlığını belirler. ?stirahatta kan laktat konsantrasyonu  antrene olmayanlarda 0.4-1.7 mmol/l laktat  elit mesafe koşucularında ise 0.3-0.6 mmol/l laktattır (Akt, Çolakoğlu 1995 ). Ayrıca bazal laktat    seviyesi   düşük     koşucuların    daha     yüksek    performans sergiledikleri görülmüştür (Maffuli ve ark 1981 ).

Antrenman şiddetinin Artmasının Plazma Laktat, Ventilasyon E?işi Ve Dayanıklılık Üzerine Olan  Etkisi

Dayanıklılık sporcuları  genellikle antrenman şiddetlerini müsabakadan  birkaç ay önce artırırlar. Performansta  gelişim genellikle antrenman şiddetindeki bu artıştan kaynaklanmaktadır. Performanstaki bu gelişimi etkileyen faktörlerin ne olduğu tam anlamıyla  belirgin değildir. Maksimal oksijen alımındaki artı? genellikle sedanter ve orta dereceli antrene edilmiş bireylerde dayanıklılık antrenmanın sonucu  meydana gelir,  bununla birlikte  yüksek düzeydeki dayanıklılık sporcularında, antrenmanın devamı boyunca V02maks çok az yada hiç artmaz (Akt Avecado ve ark 1989) . Daniels ve ark (1978) aynı zamanda iyi antrene edilmiş koşucularda antrenman şiddetinin artırılmasından sonra V02maksta değişim olmamasına rağmen performansta  gelişim gözlemiştir.

Elitlerde egzersiz şiddetinin belirlenmesinde kan laktat değerlerinin dayanıklılık performansında  V02makstan daha yüksek korelasyon göstermektedir. İlerleyen antrenmanlarla submaksimal egzersiz sırasında kan laktat konsantrasyonu aynı iş yükünde, düşük değerler gösterir. Buna karşın ilerleyen antrenmanlarda egzersizin aynı şiddetinde ki  laktat içerişi daha düşük yada değişmemiş olduğu rapor edilmiştir. V02maks ta gelişim olmaksızın performansta  gelişim olmasından itibaren performans değişimlerinin, artırılmış antrenman şiddeti ile laktat birikimi arasında ilişkiler incelenmiştir. Artırılmış antrenman şiddetini takip eden benzer egzersiz şiddetlerinde kan laktat  birikimindeki azalma  V02 de değişim olmaksızın performansta gelişimi açıklayabilir  (Akt Avecado ve ark 1989).  Bu amaçla elit uzun mesafe koşucuları üzerinde yapılan bir çalışmada 8hafta antrenman yaptırılmış haftada 6 gün, günde 5-12 mil ve hafta da 50-65 mil 3 hafta antrenman şiddeti artırılmış haftanın Pazartesi, Cuma ve Cumartesi günleri 5-12 mil koşu  dişer günler Maks KAH ın %90-95 inde intervaller uygulanmıştır. Sonuçta dinlenik  plazma laktat değerlerinde değişim meydana gelmemiş (0,74/0,80mM),V02makstaki palzma laktat değerlerinde antrenman sonrası değişim gözlenmemiş (10,99/10,55mM), Buna karşın antrenman sonrası laktat konsantrasyonları her submaksimal  şiddet değerinde düşük olmasına rağmen sadece %90 ve %85 deki  düşüş istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Antrenmanlar sonucu VO2 maks, dinlenik KAH ve maksimum KAH da değişim meydana gelmemesine rağmen (Tablo1)10 km yarı? zamanı ve tükenme zamanında gelişim meydana gelmiştir(Tablo2).

Tablo 1. Dört haftalık antervaller sonucu fizyolojik özellikler (Avecado ve ark 1989).

Dinlenik  KAH Maksimum KAH A??rlık

V02 maks

Absolut             Relatif

Önce 58.14±3.29 194.71±2.03 65.70±2.03 65.30±2.35 4.27±0.14
Sonra 57.00±2.71 199.14±0.86 65.64±2.13 65.792.39 4.30±0.12

Tablo 2. Antrenman sonrası performans zamanları (Avecado ve ark 1989).

10km yarı? zamanı Tükenme zamanı
Ant öncesi 35.27±58 19.25±2.06
Ant sonrası 34.24±1.34* 23.18±2.28*

*p<0.05

Bu çalışmadaki en önemli bulgular1) antrenman şiddetinde artı? V02 maks ve ventilasyon eğişinde değişiklik olamamasına rağmen dayanıklılık performansında artı? ve plazma laktat konsantrasyonunda düşüş ile   2)OBLA ve ventilasyon eğişinde antrenmanlar arasında fark olabileceğidir. (Avecado ve ark 1989). Yapılan çalışmalar sürekli çalışmalarla aynı şiddete yapılan interval   çalışmalarının anaerobik eğik de eğit gelişim sağlamasına rağmen interval türü çalışmada farklı olarak ventilasyon eğişinde gelişimde meydana geldişini göstermektedir.(Poole & Gaesser 1985)

Saltin ve ark  antrene edilmiş dayanıklılık sporcularında antrenmanın devamına bağlı olarak V02maks ın çok az yada değişmeyeceğini  belirtmiştir. Bu görüşü pek çok araştırmacı yaptıkları çalışma ile doğrulanmaktadır. Bu  ise antrene edilmiş elit sporcularda   V02maksın yükseltisinin sınırlı olduğunu, performanstaki gelişimin  V02 maks ın artırılmasından başımsız meydana geldişini göstermektedir(Avecado ve ark 1989)..

Bu sonuç koşu zamanı V02maks gelişmeden de gelişebileceğini,gösterir, yani dayanıklılık sporcularında V02maks  dayanıklılığı gösteren en iyi kriter değildir. V02 maks ile 10 km koşu performans? arasında performans arasında (0.80-0.91) ilişki ,OBLA ile var olan ilişkiden (0.91-0.96) daha azdır(Avecado ve ark 1989).

Elit Dayanıklılık Sporcularında  KoŞu Ekonomisi

Yapılan antrenmanlar koşu ekonomisini geliştirmektedir. Örneğin koşucunun 02 tüketimi 6 dk/mil  hızda  (268m/dk)  47 ml/kg/dk ise  5 ay sonra koşucunun vücut yağ oranı veya aşırlığında değişim olmadan aynı hızda 02 kullanımı 41 ml/kg/dk ise sporcu artık daha ekonomik koşabilecektir (Martin& Coe  ).

Boileau ve ark (1982) elit orta(800-1500m) ve uzun mesafe (3000-10000m) koşucuları üzerinde yaptığı çalışmada koşu   ekonomilerini karşılaştırmış ve  her iki grubun koşu hız? ile oksijen tüketimi arasında farkın az olduğunu fakat uzun mesafe koşucularında her verili hızdaki 02 tüketiminin  belirgin bir şekilde daha az olduğunu belirlemiştir. Bu sonuç  uzun mesafe koşucularının daha yüksek V02maks a sahip olmalarıyla açıklanabileceği gibi asıl cevap uzun mesafecilerin aynı hızda daha az metabolik ve kardiovasküler stress altında kalmasıyla açıklanır. Düşük hızlar dışında (201m/dk) VC02/V02 (R)  oranı uzun mesafecilerde daha az olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç ise uzun mesafecilerin orta mesafecilere göre düşük hızlar dışındaki hızlarda (241,281,382 m/dk) çalışmayı daha az  02 kullanarak sürdürebildişini göstermektedir.  Ayrıca uzun mesafecilerin V02maks hızında çalışmayı 12,3dk orta mesafecilerin ise 10,8 dk sürdürebildiklerin tespit etmiştir.

V02maks , koşu ekonomisi, V02 maks’ın kullanım oranı ve submaksimal egzersiz sırasında kan laktat birikimini kinetişi yıllar içinde orta ve uzun mesafe koşucuları için yüksek performans gerçekleştirmede önemli olduğu tespit edildi. Bu faktörlerden bazıları branılara göre atletlerde farklılık göstermektedir. Örneğin uzun mesafe koşucularında orta mesafe koşucularına göre submaksimal egzersiz şiddetinde  daha yüksek  V02maks (ml.kg-1.dk-1) ve daha düşük kan laktat birikimi gözlenmiştir (Svedenhag& Sjödin, 1985).

V02 maks ve V02maks ‘ın kulanım oranı koşuda performansın belirlenmesinde önemli bir kriter olarak kullanılır. Kan laktat ve koşu hız? ilişkisinden  belirlenen grafikler ile uzun mesafe  koşularının performansları predikte edilebilir. Aynı zamanda  V02 maks noktasındaki koşu hız?, koşu  hız? ve V02 arasındaki  grafikten ekstrapolasyon ile tespit edilir. Böylece koşu ekonomisi, V02 ile  koşu hız? arasındaki ilişkiden tanımlanır (Akt, Jensen ve ark,1999).

Farklı  Parkurların KoŞu Ekonomisine  Etkisi

Jensen ve ark(1999) antrenmanlarını sürekli koşu pistinde yapan elit atletlerle antrenmanlarının %50 sinden fazlasın? arazide yapan  elit orientiring  sporcuların  koşu bandı, yol ve arazideki performans ve fizyolojik parametrelerini incelemiş. Bu her iki grubun koşu bandı ve yol üzerindeki ölçümlerinde V02maks,  maks KAH, maks laktat birikimi ve 3074 metrelik yoldaki parkurda koşu zamanları arasında fark bulunamamıştır. Buna  karşın orientiring sporcuların arazideki 1955 metrelik koşu zamanları daha iyi tespit edilmiştir. Submaksimal  şiddete ise koşu hızları arasında fark bulunamamış, V02 de ise arazideki  değerlerin pisteki değerleden %5-7  oranında daha fazla tespit edilmiştir.KoŞu ekonomisi yolda orientring ve koşucular için 217± 12 ,212±14 ml.kg-1.km-1. den  arazide 305±20, 322±33 a çıkmıştır  yani %41 ±9, %52±12 lik artışlar söz konusudur. Kısaca sporcularda zorlu parkurda koşu ekonomisi zarar görmektedir. Bu zarar antrenmanlarının büyük kısmın? bu zorlu parkurda yapan sporcularda da görülmekte fakat oranı daha az olmaktadır.

Jensen 1994 yılında yaptığı benzer bir çalışmada elit orientring sporcularında daha zorlu bir parkurda koşu ekonomisini daha yüksek bulmuştur . Ayrıca  kumda koşu ile pist ve yol da koşu arasında enerji tüketiminde %15-40 oranlarında daha fazla tespit edilmiştir. (362±18 ml/kg.km) (Akt.Jensen ve ark1999) . Bu da koşu ekonomisinin belirgin bir şekilde parkurun zorluk derecesi ile doğru orantılı olduğunu göstermektedir.

Değişik performans düzeylerindeki  sporculardan oluşan heterojen bir üniversiteli bayan grupta koşu ekonomisinin orta düzeyde belirleyici olduğu ortaya konmuştur( Akt. Çolakoğlu. 1995).

KoŞu ekonimisi yada verili submaksimal hızdaki ölçülen oksijen tüketimi (V02) , homojen mesafe koşucularında koşu performansındaki başarı ile yakın ilişkisini olduğu tespit edilmiştir. Böylece  elitlerde performansın geliştirilmesi için çalışmalar koşu ekonomisinin geliştirilmesi  ( verili hızda daha az 02 tüketimi) üzerinde durulmuştur. (Akt Collins ve ark 2000).

Lindag va ark (1996) elit bisikletçilerin antrenman programlarına %15   intensif interval  antrenmanı eklemiş. Peak iş çıkışında (Wpeak)  %150  peak deki egzersizdeki tükenme zamanında ve 40 km performansında gelişme olduğunu belirlemiştir

Westgarth ve ark (1997) elit bisikletçilerin antrenman programına 6 hafta içinde 15 tane intensif interval antrenmanı (%15) eklemiş sonuçta Wpeak, 40 km hızları artmıştır ve Wpeak in %60,70,80 şiddetindeki çalışmada yaşların kullanım  oranında artı? gözlenmiştir. Ayrıca %Wpeak in 60,70 ve 80 deki karbonhidrat oksidasyonunda  (CHO) azalma, %70 ve 80 şiddeteki çalışmada laktat seviyesinde azalma gözlenmiştir. Buna karşın bu farklar daha düşük hızlarda gözlenmemiştir (%60,50).

Çalışmalar dayanıklılık antrenmanı sonucu sedanterlerde performansta gelişim aynı iş yükündeki çalışmada CHO osidasyonundaki azalmayla ilgili  olduğunu göstermiştir. (Akt.Westgarth 1999).

Billart ve ark (1999) orta ve uzun mesafe koşucularının antrenman programlarına haftada 1 ve 2 gün  intensif interval antrenmanın? 4 hafta          boyunca eklemiş. Sonuçta her iki antrenmanın  V02maksta değişim gözlenmemesine rağmen, VO2 makstaki  koşu hızında artı?, 14 km/saat hızdaki 02 tüketiminde azalma (koşu ekonomisinde artı?) tespit etmiştir

Maraton yarısında önemli olan koşu ekonomisinin 5 km yarısında minimal rol oynadığı bildirilmiştir( Akt Çolakoğlu1995). KoŞu ekonomisi 5 km  üzerindeki mesafelerde performansla V02 maks tan daha büyük korelasyon sergiler. Antrene atletlerde submasimal hızda 02 alımındaki azalma koşu ekonomisini artırarak performansta artışa neden olabilir.

Martin elit erkek koşucuların müsabaka için antrenman şiddetlerini artırdışında V02maksta değişim meydana gelmemesine rağmen ventilasyon eğişinde %5-6 oranlarında artı? tespit etmiştir. Benzer şekilde Denise ve ark 40 haftalık  bisiklet antrenmanı sonucu  V02 maksta değişim olamamasına rağmen  ventilasyon  ve laktat eğişinde artı? tespit etmiştir. Dayanıklılık antrenmanları çalışan kasta laktat üretimini azaltır. Bu azalma antrenman  sürecinde respirasyon kapasitesinin artmasından kaynaklanabilir (Akt, Avecado 1989).

KoŞu  Ekonomisine Etki Eden Biyomekanik  Faktörler

Pek çok çalışma koşu ekonomisine  etki eden fizyolojik  parametreleri incelerken, bazı çalışmalarda biyomekanik   özelliklerin koşu ekonomisine etkisini incelemiştir(Akt Collins ve ark 2000). Çalışmalar yarı?madaki yada koşudaki yorgunlukla birlikte hız azalması, adım uzunluşunda azalma ve alt ekstremite hareketlerinde hareket genişlişinde azalmanın olduğunu  bildirmiştir(Tablo1 )

Tabo 1 . Daha iyi koşu ekonomisini sağlayan biyomekanik faktörler (Anderson,1996).

q       Erkekler için ortalamadan biraz daha kısa,bayanlar için biraz daha uzun olmak.

q       Yüksek bonderal indeks( vücut aşırlı?ının boya oranı ).

q       Düşük vücut yağ oranı.

q       Dar pelvis

q       Ortalamadan daha kısa ayak boyu, hafif fakat iyi absorvasyonlu ayakkabı.

q       Alt segmentlerin kütlesinin daşılımının kalça eklemine yakınlığı

q       Take of anında daha küçük hareket açıs? fakat daha hızlı plantar flleksör hareketi.

q       Aşırı olmayan kol hareketi

q       Yere düşük reaksiyon kuvveti uygulama

q       Depo edilen elestik enerjiyi  etkili kullanabilme

q       Daha  geniş antrenman geçmişi.

q       A??rlık merkezinin vertikal düzlemde daha düşük salınım.

q       Göğüsün biraz daha öne doğru olması

q       Salınım sırasında daha acut diz açıs?.

Kas elastikiyetindeki artışın koşu ekonomisini geliştirebilen ana mekanizma olduğu düşünülmüştür. Antrenman rejiminde değişim kas elastikiyeti ve hücre içi oksidatif kapasitedeki artışla koşu ekonomisi değişebilir. Daha büyük V02 maks, aynı  egzersiz şiddetinde enerji üretiminde yaşların oksidasyon oranının artması sayesinde koşu ekonomisi  gelişim sağlanabilir(Akt Collins ve ark 2000).

Oksijen alım (V02) kinetikleri elit uzun mesafe koşucularında , elit sprinterlere  göre  sıklık açısından sık olduğu belirlenmiştir (Akt Edvards ve ark 2000).

Sonuç olarak verili hızda düşük latat konsantrasyonu, daha az oksijen kullanımı ( koşu ekonomisi), V02 maks  şiddetindeki koşu hızında tükenme süresi ve koşu hız? elit atletlerde performansın gelişiminde rol olmayan faktörlerdir.  Bunun yanında biyomekaniksel faktörlerde koşu ekonomisine etmesi sonucu performans üzerinde etkisinin olduğu düşünülmektedir. Sporcular  bunun için antrenman programlarında bu özellikleri geliştirmeye çalışarak  performansta üst düzel gelişim saplamaya çalışmalıdır.

KAYNAKLAR

1. Avecado.E.,Goldfarb. ıncreased training intensity effect on plasma lactate, ventilatory thrshol, and endurance. Med .Sci .Sport .Exe. 21(5) 563-568.1989.

2..Bıllant, V.L.,B.Flechet,B.Petıt,G.Murıaux, & J-P.Koralszteın. Interval Training At V02maks Effect On Aerobic Performance And Overtrainig Markers. Med. Sci  Sports Exerc.,  Vol. 31 No. 1 pp. 156-163, 1999

3. Boileau.A.R ve ark. Physiological Characteristics of  Elite  Middle and Long Distance Runners.Can.J.Appl.Sort.Sci.7:3 167-172,1982.

4. Colins .M. ve ark. Acute effect of intense interval training on running mechanics. Journal of Sport Science.18,83-90.2000.

5. Çolakoğlu.M. Dayanıklılık gelişiminin metabolik ve fizyolojik temelleri-1. Beden eğitim ve spor bilimleri  dergisi. Celal  Bayar Üniversitesi 1(1) 1995.

6. Çolakoğlu ve ark. Belirli plazma laktat  konsantrasyonu veren koşu hızları ve 5000m  koşu performans?  arasındaki ilişkiler. Spor bilimleri dergisi. 6(1) 3-12.1995

7.Daniels,J.T.,R.A.Yarbough &C.Foster. Change in VO2mkas and  running performance whit training. Eur.J.Appl.Physiol. 39:249-254,1978.

8. Edwards .M.A ve ark.  Gas exchange kinetics in elite  runners. Journal of Sport Science 2000.

9.Fox E.L.,Bowers R.,Foss M L., The Physiological Basis of Phsical Education and Athletics, Saunders Co.Publ., Philadelphia. 1988

10.Hazır.T.Aerobik dayanıklılığın değerlendirilmesinde mekik koşusunun güvenilirlişi ve geçerlilişi.  Yayımlanmamış doktora tezi. Hacettepe ÜniversitesiAnkara.2000

11.Jansen .K.Johansen.L.Karkkaınen.P.O. Economy in track runners and during path and terrain runinig. Journal of Sport Science 17.945-950. 1999.

12.Martin .E.D & Coe.P. Training Distace Runners. Human Kinetics .1991.

13.Polle D.C.,Geasser.GA.Response of ventilatory and lactate threshold to continuous and interval training .Apll.Physiol Apr:58(4):1115-21,1985.

14. Shephard. R.J.,Astrand. P.O.,Endurance in Sport. Blacweel Scientific Pub. Sf:9-15. London.1993.

15.Weastgarth .C ve ark. Metabolic and performance adaptation to interval training in endurance – trained cyclists. Eur.J.Appl.Physiol 75:298-304.1997.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir