Kültür Terimleri Sözlüğü – H
Kültür Terimleri Sözlüğü
[a] [b] [c] [ç][d] [e] [f] [g] [h] [i] [ı] [j] [k] [l] [m] [n] [o] [ö] [p] [q] [r] [s] [ş] [t] [u] [v] [w] [y] [z] [x]
Hak
Tanrı “Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal.” -M. A. Ersoy.
halay
Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu “Davullar dövüldü, zurnalar halay havaları üfürdü, düğün dernek kutlandı.” -N. Araz.
halhal
Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik “Vişneçürüğü ipekliden kuş tüyü yastıklara gömülmüş, şaşılacak incelikteki ayak bileklerindeki gümüş halhallar.” -A. İlhan.
halk müziği
Yazılı hiçbir kuram, kural ve öğretiye dayanmadan, yalnızca işitme yoluyla öğrenilerek kuşaktan kuşağa aktarılan, coğrafyaya bağlı değişkenler dışında toplum çapında bir bütünlük gösteren, ilkel yapıda çalgı ve araçların kullanıldığı geleneksel müzik türü. “Halk şarkıları, kent kültüründen bağımsız yaygınlaşmıştır.”
halkbilim
Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini vb. inceleyen bilim, folklor “Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi en önemli halkbilim ürünlerinden birisidir.”
haraç
1 Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para 2 Osmanlı Devleti’nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi 3 Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi “İflas edince büro eşyalarını haraç mezaç satmak zorunda kaldı.”
harem
İslam ülkelerindeki evlerde ve saraylarda içine yabancı erkek girilmesine izin verilmeyen, yalnızca kadınlara özgü bölüm “Harem, ihtiyar hatunların bembeyaz patiska sedirli küçük köşe odalarında kalmıştı.” -F. R. Atay
harmandalı
Ege yöresinde oynanan bir zeybek oyunu. Harmandağlı da denir. Davul-zurna, ya da davul-klarnet eşliğinde bir kişi oynar. Bazı yörelerde dört ve daha fazla kişi tarafından topluca oynandığı da olur. “Baktı ki harmandalıyım, çık, dedi yarın akşam gel; sayılıdır sarhoşluğum benim.” -R. Ilgaz.
hars
Kültür “Kültür (eski dilde hars) tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür.”
hassa
Hükümdarı korumakla görevli askeri sınıf “Hassa ordusu merkezi İstanbul’da olan birinci ordunun adıdır.”
hat
ar. 1 çizgi, yazı 2 Gençlerde yeni çıkmaya başlayan bıyık ve sakal (yüz levhası üzerindeki yazıya benzetilerek “Hat sanmamız ruhindeki, yazmış debiri sun / Bir al kağıd üstüne sünbül kasidesin” -Nedim.
hayrat
1 Sevap kazanmak için yapılan iyilik 2 Halkın yararlanması için yapılan okul, çeşme, hastane vb. yapı “Küçük bir hayrat çeşmesinin başındaydı.” -A. H. Tanpınar. “Cami ve mescitlerden başka mektebinden hastanesine kadar her türlü hayratla bu şehri süslemeye çalışıyordu.” -A. H. Çelebi.
hece
ar. Söz zincirindeki her türlü dizilişin temeli olan ve bir tek sesleme eylemiyle çıkarılan ses ya da sesler öbeği “Oyunlar aruz ve hece olmak üzere iki kesime ayrılmıştı.” -M. And.
hıdiv
“far. Osmanlı Devleti’nde Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan sonra Mısır valilerine verilen unvan. ” “İstanbul’da bulunan Hıdiv kasrı 80’lerde restore edilmiştir.”
hiciv
ar. Yergi “Sarhoşluğu hicvetmek, hiciv silahıyla sarhoşluğa saldırmak gerekmektedir.” -N. Hikmet.
hikaye
ar. 1 Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması 2 Aslı olmayan söz, olay 3 Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düz yazı türü, öykü “Salonunda toplanmıştık geçen gece beş on kişi / Vardı onun kendine has bir hikâye söyleyişi” -E. B. Koryürek. “Anlattıkları hep hikâye idi.”
hiyeroglif
Resim yazı Hititler, Asurlardan öğrendikleri çivi yazısı ve kendilerine ait hiyeroglif yazısını kullanıyorlardı.
horon
Doğu Karadeniz kıyılarıyla (Ordu, Rize, Trabzon, Artvin) Zigana dağlarının kuzeyinde kalan bölgede, topluca, dizi halinde oynanan halk danslarının genel adı. “Horon davul-zurna, genellikle de kemençe eşliğinde, en az beş kişi tarafından oynanır.”
hoşbilezik
Türk halk dansı, bir çeşit bar oyunu . Genellikle Erzincan ve Erzurum yörelerinde, erkek ve kızlar ayrı ayrı oynar. “Düğünlerde köye has eğlenceler vardır, köy odalarında köy gençleri arasında Halaylardan; Ağırlama, Hoşbilezik, Babbili, Gelin, Cenderme, Trakya olarak sıralayabiliriz.”
höyük
1 Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe 2 Toprak yığını, küçük tepe “Höyükler arkeolojik araştırmalarda çok önemli unsurlardır.”
hümanizm
fr. İnsanın düşünsel, duygusal ve fiziksel yapısını temel ölçü olarak alan bir düşünce sistemi ya da ideoloji olarak tanımlanabilir. Rönesans’ta tüm sanatsal yaratmayı yönlendiren ana etmen Hümanizm olmuştur. “İnsani değerler dedik, zaten Yunaniyatın bir adı da hümanizm, yani insaniyat değil midir?” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu
