Elektronik Kıyamet Kopabilir
Güneç tek yaşam kaynağımız olurken bir anda hayatın sonu da olabilir. Güneşte meydana gelebilecek dev patlamaların dünya üzerinde nasıl etkileri olabileceği İngiltere’de bir konferansta tartışıldı. Bilimadamları dev bir patlamanın 2013 yılında olabileceğini söylüyorlar.
Böyle dev bir patlama, dev elektromanyetik dalgalara neden olur ve bu durum dünya üzerindeki tüm elektronik araçların yanmasına veya bozulmasına neden olabilir açıklamasını yapan bilimadamları bu duruma dijital kıyamet adını veriyor.Bilimadamlarına göre, böyle bir dev patlama olursa dünyadaki elktronik çağın sona ereceğini söylüyorlar bu konuda da oldukça ısrarlılar.
Güneşin 11 yıllık bir aktivite döngüsü var. Bu, çok sıcak, manyetik bir plazma olmasından kaynaklanıyor. Bu manyetik alandaki hareketlilik artınca, enerji yoğunluğu da artıyor.
Solar Stormwatch adlı kuruluştan gökbilimci Chris Davis, “Şu anda aktivitenin düşük olduğu bir dönemdeyiz. Ama güneşin üzerinde yine lekeler belirmeye başladı. Bu lekeler, manyetik alanının güneşin yüzeyine çıkmaya başladığının göstergesi. Bu hareketliliğin 2012-2013’te en üst seviyeye çıkmasını bekliyoruz.” diyor.
Bazı bilimadamları, bu zirve noktasında çok büyük ve tehlikeli bir enerjinin açığa çıkabileceğini, uzaya yüksek miktarda radyasyon yayılacağını söylüyor. Patlama sırasında çıkan ışınlar dünyaya ulaştığında, tüm elektronik cihazları kullanılmaz hale getirebileceği, elektrik şebekesinin çökebileceği, radyo, televizyon, telsiz ve internet ileşiminin sekteye uğrayabileceği belirtiliyor.
Bu tehditler Londra’da düzenlenen Afet ve Tehditler karşısında Elektrik Şebekelerinin Durumu konulu bir konferansta tartışılıyor. Konferansın katılımcıları sadece güneş patlamasını değil, türlü afetin şebekelere etkisini ele alıyor. Örneğin İngiltere Savunma Bakanı Liam Fox, Kuzey Kore ya da İran gibi devletlerin nükleer yeteneklerini sıradışı bir şekilde kullanabileceği uyarısında bulundu. Fox’a göre, atmosferin üst tabakalarında bir nükleer patlama bir elektromanyetik darbe yaratarak, kilit sistemleri devre dışı bırakabilir.
Türlü doğal afetin olası etkilerini konuşan uzmanları en çok endişelendiren unsurların başında ise, yine güneş patlamaları geliyor.
YÜZYILDA BİR GÖRÜLÜYOR
BBC’nin aktardığına göre uzmanlar bu tür patlamaların yüzyılda bir görüldüğünü ve yenisinin kapıda olduğunu söylüyor. Sonuncu büyük patlama 150 yıl önce 1859’da olmuş, telgraf haberleşmesi büyük ölçüde çökmüştü.
Londra’daki konferansı düzenleyen bilimadamları teknolojinin gelişmesiyle, bu tür doğal olaylar karşısındaki zaafın da arttığını vurguluyor. Elektrik Altyapisi Guvenlik Konseyi adlı kuruluştan Avi Schnurr’a göre elektrik şebekesi bu tür elektromanyetik radyasyona karşı daha hassas hale geldi.”
“Daha fazla miktarda enerjiyi daha hızlı iletebilmesi için bu sistemi geliştirdikçe, bu hassasiyet de artıyor. NASA’yla birlikte çalışan Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi yeni bir rapor yayımladı. Raporda çok şaşırtıcı birşeyden söz ediliyor. Büyük güneş patlamasının, elektrik sistemine, modern çağda görülmemiş ölçüde zarar verebileceğine dikkat çekiliyor.”
İngiltere Hükümeti bu tehlikeyi ciddiye alıyor. Konferansa katılan savunma bakanının, bilimadamları ve sektör temsilcileriyle yeni toplantılar yapacağı belirtiliyor.
Bilimadamları büyük güneş patlamasının tam zamanını bilemiyor. Uzmanlara göre bu konuda tedbir almak için bir an önce harekete geçmeli.
“Kemer sıkma dönemlerinde bile bu tehdit görmezden gelinemez.” diyen The Sun Kings kitabının yazarı Sturat Clark, “Şimdiden önlem almazsak, hiçbir elektronik mali işlem yapamayız.” diye ekliyor. Ancak en azından uydu sektörünün temsilcileri rahat. İnmarsat temsilcilsi Ruy Pinto, uyduların bu gibi olasılıklar düşünülerek geliştirildiğini kaydediyor.
Pinto “Uydular, 36 bin kilometre uzaklıkta. Oraya gidip tamir edemeyeceğimiz, kimseyi oraya gönderemeyeceğimiz için, uzayda tarih içindeki radyasyon oranına bakıp her tasarıma yeni eklemeler yapıyoruz. Uydular, bu tür olaylarla başa çıkabilecek şekilde tasarlanıyor. Bu olaylara karşı, bu tür hayati ve pahalı bir altyapıyı korumak ekonomik açıdan da gerekli.” diyor.
Ancak yeryüzündeki altyapının tehlikelere daha açık olduğunu söyleyen bilimadamları, güneşin yüzeyindeki hareketlilikten erken uyarı işaretleri bulmaya çalışıyor. Amaç önlem için en azından birkaç gün kazanabilmek. Halihazırdaki sistemlerse, bu tür bir felaket karşısında ancak yarım saat önceden uyarı gönderebiliyor.
