İnsan Beyni Üzerinde Yapılan Deneyler

Yüzyıllardır insanlar hem kendilerini ve de doğayı anlmaya çalıştı. Kendi vücutları üstünde çok değişik çalışmlar yaptılar. İnsan vücudunun nasıl olduğunu anlamak için ölüler üstünde çalıştılar. Hastalıklar olduğunda değişik bitki karışımlarını denediler. Ancak insan sadece vücudu ile değil, aynı zamanda beyni ile vardı. İnsanın beyin ve psikolojik yönü üstünde İkinci Dünya Savaşı sonrasında Rus bilimadamlarının çok ciddi çalışmalar yaptığı ve parapsikoloji konusunda çok değişik buldular elde ettiği biliniyor. Blim dünyasındaki bir söylentiye göre pek çok bilgi dünyadan saklandı. işte tarih içindeki bazı ilginç bilimsel deneyler:

ZİHİN KONTROLÜ
CIA, 1953’ten 1960’ların sonuna kadar “MKULTRA” kod adıyla bir program yürüttü. Programın 150 alt projesi hakkında ayrıntılı bilgi yok, çünkü bilgilerin çoğu hâlâ çok gizli kabul ediliyor. Belgelerden birinde “bellek yitimine neden olan malzeme ve fiziksel tekniklerden” söz edilmesi, programın amaçlarından birinin beyni yıkanmış CIA gizli ajanları yetiştirmek olabileceğini akla getiriyor. MK-ULTRA’nın siviller üzerinde psikoaktif nitelikte ilaçlarla gizli denemeler yaptığı biliniyor.

BAŞ NAKLİ
1954’te Vladimir Demikhov, bir Alman kurdunun boynuna bir köpek yavrusunun başını ve ön bacaklarını yamayarak iki başlı bir köpek ‘yaratmıştı’. Rus bilimcinin bunu izleyen 15 yıl içinde

ortaya çıkardığı 20 tane çift başlı köpeğin hepsi de doku reddi nedeniyle bir ay içinde öldü. Demikhov’un deneylerinden ilham alan Amerikalı cerrah Robert White, 1970’te bir maymunun başını başka bir maymunun vücuduna nakletti, ameliyat komplikasyonları nedeniyle maymun ertesi gün öldü.

VÜCUT-DIŞI DENEYİMİ
Nörolog Olaf Blanke bir epilepsi hastasının beyninin sağ angular gyrus bölgesine 3,5 miliamperlik elektrik akımı verdiğinde, kadın kendisini “yatağın 2 metre üzerinde havada duruyormuş gibi” hissettiğini söylemişti. Elektrik akımı 5 miliampere çıkarıldığındaysa bu kez “kollarının ve bacaklarının kısaldığını” hissetmişti. Blanke’ye göre elektriksel uyarıyla ortaya çıkan bu yanılsamaların nedeni, angular gyrus bölgesinin vücudun konumunu algılamada rol oynayan sinirsel devrenin bir parçası oluşu.

BEYÜN GÜCÜYLE ÇALIŞAN ROBOT

Gordon, biyolojik beyne sahip bir robot. Yarı makine yarı sıçan oluşu, onu teknik açıdan bir sayborg (sibernetik organizma) yapıyor. Sibernetik uzmanı Kevin Warwick, Gordon’u bir odanın içinde yuvarlanabilecek ve duvarlara çarpmamayı öğrenebilecek şekilde tasarlamış. Gordon’un uyum sağlama yeteneğinin kaynağı yapay zekâ değil: Robotun başında bulunan 50 ila 100 bin arası nöron, sıçan hücrelerinden mekanik motorlara sinyaller gönderen 60 elektroda bağlı.

ZİHİN MIKNATISLARI
Allan Snyder’in, sanat ve matematik becerilerini arttıracak “fikir şapkası”, beynin sol ön temporal lobuna, atımlar halinde manyetik uyarılar gönderiyor. Bu bölge, etrafımızdaki dünyayı sadeleştirerek çevremizde meydana gelen değişikliklere daha çabuk tepki verebilmemizi sağlıyor. Şapkanın etkisi kalıcı değil, ama birkaç dakika taktığınızda bile dâhice becerilere sahip olabiliyorsunuz. Michael Persinger’ın “Tanrı şapkası”nda da benzer şekilde mıknatıslar kullanılıyor ve takanlar, yakınlarında ruhani bir varlık hissediyorlar.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir