Bitkisel Tedavi – Fitoterapi
Fitoterapi Yunanca phytos=bitki ve therapy=tedavi kelimelerinin birleşiminden oluşan dilimize “Bitkisel Tedavi” diye çevirebileceğimiz insanlık tarihi kadar eski bir bilimdir. Çünkü varlığı, birebir insanın varlığıyla ilintilidir. Aynı şekilde hastalıklar da insanın yeryüzündeki macerasıyla birlikte ortaya çıkmış ve insanlar bu hastalıklara çare bulmak amacıyla en önce doğaya koşmuşlardır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 1980 yılında Tıbbi Bitkileri ” bir veya birden fazla organıyla tedavi edici veya hastalıkları önleyici olabilen veya herhangi bir kimyasal-farmasötik sentezin öncüsü olabilen bitki çeşitleridir.” şeklinde tanımlamıştır.
Kısaca “tıbbi bitkilerle tedavi” anlamına gelmekte olan “FİTOTERAPİ”, terim olarak ilk kez Fransız hekim Henri LECLERC (1870-1955) tarafından kullanılmıştır. Hastalıkların, tedavi edici değere sahip taze veya kurutulmuş bitki kısımları (DROG) ya da bunlardan elde edilen ekstraksiyon ürünleri kullanılarak üretilen çay, damla, draje, kapsül, şurup, tablet ile tedavi edilmesi “fitoterapi” olarak değerlendirilmektedir. Fitoterapi, farmakognozinin modern tedaviye uygulanışı olarak görülmektedir.
Fitoterapi, günümüzde alternatif tıp konuları arasında değerlendirilmekte ise de, aslında birikimi, gelişimi ve uygulanışı ile birçok tıp bilimine öncülük etmiştir. Kronolojik olarak da klasik tıp yöntemleri, ve tıp kurallarına karşı bir alternatif değil, tam tersi diğer tedavi yöntemleri, fitoterapiye bir alternatif olarak gelişmişlerdir.
Gerek insan sağlığı ve gerekse doğa ve çevre sağlığı, fitoterapinin gerekliliğini güçlendirmektedir. Bugün, dünya nüfusunun çoğunluğu için bitkiler, en seçkin ilaç kaynaklarındandır. Büyük farmasötik firmalar, yeni lider yapılar için bir kaynak olarak yüksek bitkilere yeniden ilgi göstermektedirler.
Bitkisel kökenli doğal etken maddelerin (alkaloitler, glikozitler, sabit ve uçucu yağlar, terpenler gibi) ve sentetik kimyasal bileşiklerin saflaştırılmış tek madde halinde çağdaş tedavi alanında kullanılmaları yanında, “FİTOTERAPÖTİK=FİTOFARMASÖTİK=FİTOFARMAKA” olarak isimlendirilen “kimyasal analizlerle karakterize edilebilen ve biyolojik etkilerine bağlı olarak doz-cevap ilişkileri ortaya konabilen bitkisel hammaddeli ilaçlar” olarak tanımlanabilen bitkisel ilaçlardan da yararlanılmaktadır. Fitoterapinin, var olan kimyasal ilaçlarla tedavinin yerine geçmesi söz konusu olmasa da, tedavide kimyasal ilaçlara destek vermesi hem hastanın hem de doktorun bazı sıkıntılarını ortadan kaldırmaktadır.
Bitkisel ilaca ilginin yeniden canlanmasının ana kaynağı, modern ilaçların her hastalığı tedavi etme yeteneğine sahip olmayışı, birçok yan etkilerinin bulunuşu ve çok pahalı oluşudur. Bitkisel preparatların yan etkisinin hemen hemen hiç bulunmaması, bazen bunların sentetik ilaçlara tercihini bile sağlamaktadır. Bitkisel ilacın etkisi geç görüldüğü için uzun süre kullanılması gerektiğini, en az üç aylık kullanım sonrasında, preparatın etkisi hakkında bir bilgiye sahip olunabileceğini akılda tutmak yerinde olur.
Bilimsel temele dayanan ve yararları kanıtlanmış fitoterapötiklerin tedavide uygun bir yer almasını sağlanması için eczacıların olduğu kadar diğer, tıp mesleğini seçmişlerinde kolektif gayretlerine gereksinme vardır. Özellikle tıp doktorlarının bitkisel ilaçları benimsemesini sağlamak, ülkemizde fitoterapinin geleceğini belirleyecek bir kriter niteliğindedir.
Bitkilerin hastalık tedavisinde kullanılmasının ilk bilimsel izleri ve yazılı delilleri beşbin yıl öncesi erken dönem Çin, Hint ve Yakındoğu medeniyetlerine kadar uzanmaktadır. Bitkilerle sağaltım, günümüzde de modasını yitirmeyen bir bilimdir. Uzak geçmişin doğal reçetelerinin halen birçok hastalığa çare olması, özellikle uzmanlarca hazırlanan yapay ilaçların bir takım yan etkilerinin ortaya çıkması, bu bilime olan ilginin artarak devam etmesinin başlıca nedenlerinden biridir.
Sizlere bir fikir vermesi açısından bazı bitkilerin sağaltıcı özelliklerine bakalım;
ALFALFA (Yonca ) : Doğal Kalsiyum ve Vitamin kaynağıdır. Pek çok vitamin ve mineralin yanında aminoasidleri de içerir. Mükemmel gıda kaynağıdır. Romatizmadaki şişme ve iltihabı azaltır. Kabızlıkta rahatlatıcıdır.
ASTRAGALUS (Geven otu ) : Bağışıklık sistemini güçlendirir. Gribe karşı antikor üretimini ve bunların hastalıklarla savaş kabiliyetini arttırmakta etkilidir. Sadece gribe karşı dayanıklılığı arttırmakla kalmayıp aynı zamanda hastalığın süresini de kısaltır.
BİLBERRY’S ( Yaban Mersini ) : Göz üzerinde ışığa duyarlılığı arttırmak,gözün değişen ışık kaynaklarına adaptasyonunu sağlamak ve bilhassa gece şartlarında görüşü kuvvetlendirmek gibi yararlı etkileri vardır.
CAT’S CLAW ( Kedi Pençesi ) : Fiziksel ve ruhsal bitkinlik çekenlerde enerji verici, sindirim sistemi rahatsızlıklarında rahatlatıcı bilhassa aşırı aktif veya stresli yaşayanlar için enerji kaynağıdır.
CATNIP ( Kedi nanesi ) : Sindirim sistemindeki gazı giderir, İshali kontrol eder, Bronşitte, kramplar ve hasta mide için yararlıdır, Spazm çözer, sakinleştirir. Vücut ısısını arttırmadan terlettiği için soğuk algınlığı ve gripte kullanılır. Yetişkinler ve çocuklarda ateşi düşürür.
CITRIN&CHROMIUM ( Garcinia combogia ) : Aldığımız proteini kasa, şekeri de enerjiye dönüştürerek kilo kaybetmemize yardımcı olan doğal bir üründür.
DANDELION (Karahindiba ) : Tüm dünyada yetişen bu bitkinin yaprakları böbrekleri çalıştırarak idrar söktürücü özellik gösterir .İdrar yolları,böbrekler ve karaciğer üzerinde canlandırıcı etkiler yapar.
DONG QUAI (ANGELICA SINENSIS – Melek otu) : Dong Quai Çin,Kore ve Japonya’da yetişen aromatik bir bitkidir. Ginseng kadar meşhur bir bitkidir. Çok amaçlı bir kadın toniği olarak düşünülür. Çin’de genellikle kalp, dalak,ciğer ve böbrek güçlendirilmesinde kullanılır. Kadın ve erkekler için genel bir kan toniğidir.
ECHİNACEA ( Kirpi otu ) : Günümüzde Avrupa ve ABD’de Echinacea’nın en yaygın kullanım alanı solunum sistemi rahatsızlıklarıdır. Bunlar; soğuk algınlığı, grip, otitis media, öksürük ve bronşit’ tir. Echinacea bütün dünyada bu alanlardaki kullanımı ile haklı bir şöhrete ulaştı. Bir çok araştırma raporu bu durumu desteklemektedir.
GİNKGO BİLOBA ( Japon Eriği ) : Gelişmiş hafıza, zihinsel etkinlik, konsantrasyon kabiliyeti, sosyallik ve ruh hali, özellikle yaşlanma için kullanılmıştır. Kullanıldığında;sinir,tansiyon,baş ağrıları,baş dönmesi,bunama belirtileri,akıl hastalığı,kulak çınlaması,görme problemleri gibi hastalıklarda azalma olduğu görülmüştür.
GUARANA ( Brezilya kakaosu ) : Amazon ormanlarına özgü bir bitkidir. Bilinen en zengin kafein kaynağıdır. Ruhsal çöküntü,aşırı yorgunluk ve stresten kaynaklanan baş ağrılarında sıkça kullanılır.
HOPS ( Şerbetçi otu ) : Sinir sistemi üzerine sakinleştirici etkileri ile bilinen bir bitkidir. Gerginlik,sıkıntı,stres ve asabiyetten kaynaklanan uykusuzluk durumlarında kullanılır. Uyku verici ve kabusları önleyicidir, Kas spazmlarında faydalıdır, Ağrı kesici ve ateş düşürücüdür, Alkol alma isteğini azaltır,sinirden kaynaklanan gastrik mide hareketlerini kontrol eder.
LEMON BALM ( Oğul otu ) : Sinir sistemi ve uyku rahatsızlıklarında sakinleştirici olarak kullanılır. Sinir bozukluğundan kaynaklanan mide ağrısı ve tansiyon yüksekliklerinde faydalıdır.
MILK THISTLE EXTRACT ( Deve dikeni sütü) : Karaciğer takviyesi aynı zaman da karaciğerde biriken toksinlerin atılmasını sağlar.
MOUNTAIN GRAPE (Dağ üzümü ) : Vatanı batı Avrupa olan bu bitki tonik ve alteratif özelliklere sahiptir. Kirli kanın temizlenmesi,psoriasis ve sifilis’te kullanılması tavsiye edilir. Kabızlık hallerinde ise Cascara Sagrada ile kombine edilerek kullanılır. Sindirim ve absorbsiyonu arttırır.
PSYLLIUM SEED (Karnıyarık otu çekirdeği) : Vatanı Avrupa ve Asya olan bu bitki demulsent ve emolyent etkileriyle bilinmekte ve halk arasında kullanılmaktadır. Mükemmel bir barsak ve kolon temizleyicisidir.
ROSE HİPS ( Kuşburnu ) : Bilinen en zengin doğal vitamin C kaynağıdır. Vitamin C grip,soğuk algınlığı, gibi salgın hastalıklardan korunmada son derece faydalıdır. Vücut dokularının gelişimi ve güçlenmesi için son derece önemlidir.
SARSAPARILLA ( Saparna ) : Anavatanı Amerika ve Batı Hindistan olan bu bitki insan vücudunda testosteron üretimine yardımcı olan doğal bir steroid içerir. Hormon dengelenmesi, cinsel yaşamın canlandırılmasında kullanılır. Ayrıca cilt hastalıklarında,romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarında olumlu etkileri görülmüştür.
UVA URSI ( Ayı üzümü ) : Vatanı Avrupa ve Asya olan bu bitki asırlardır idrar söktürücü etkileri ile bilinmekte ve halk tarafından kullanılmaktadır. Bugün de halk arasında böbrek,idrar yolları enfeksiyonlarında,yüksek tansiyonda idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır.
VALERIAN (Kedi Otu ) : Sıkıntı, stres ve asabiyetten kaynaklanan uykusuzlukların giderilmesinde kullanılan sakinleştirici özellikli bir bitki’ dir.
kaynak: http://www.taylankumeli.com/basin_detay.asp?menu_id=5&id=261
