bir olimpiyat böyle geçti…?
Kule atlamada altın madalya, sporcuları filikaya doldurup, döndüre döndüre ayaşı fırlatan armatöre gitti… Boru hattı havaya uçurulduğu için, doğalgazla çalışan Olimpiyat Meğalesi bir hafta erken söndü. Olimpiyatın sembol hayvanı kene, 7 sporcuyu ?sırdı, 4’ü öldü. Rus boksörün cenazesinin koli içinde verilmesi üzerine, Moskova nota verdi. Madalya sevinciyle sağa sola ateğ açan maganda, Avustralyalı eskrimciyi vurdu. Tribündeki arbede sırasında magandayla birlikte yanlışlıkla 3 Çinli voleybolcu gözaltına alındı. Polis, itiraz eden Alman yelkencilere biber gaz? sıktı. Sarho? seyirciler, havuza atladı, İtalyan bayan yüzücünün mayosu yırtıldı… İlaçlı gazozla uyutulan jimnastikçilerin 4’ü tecavüze uğradığı için, Romanya oyunlardan çekildi. Amerikan rüya takımı maça gittişinde, Olimpiyat köyündeki evlerine gecekonducuların yerleğtişi ortaya çıktı. Zabıtanın müdahalesi sırasında, kepçe operatörü Japon masa tenisçinin ayağın? ezdi. Kübalı judocular soyuldu. Hollandalıların bisikletleri, Macarların gülleleri çalındı. Kürekçilere, Kadıköy-Eminönü vapuru çarptı. Brezilya bayraşı yerine Fenerbahçe bayraşı çekildi. Brezilya’dan özür dilendi, düzelteyim derken, bu sefer Fransa bayraşı çekildi… E-5’te kaybolan Somalili maratoncular, Küçükçekmece’de bir kamyonun kasasında bulundu. ‘Biz size yolu gösteririz’ diyerek 500’er dolarlarını alan bir çetenin kurbanı oldukları anlaşıldı.
‘Atıcılık’ kategorisinde ise, Recep altın, Tayyip gümüş, Erdoğan bronz kazandı. İstiklal Marı? yerine, beraber yürüdük biz bu yollarda çalındı… ‘Muhteğem atıyorsunuz’ diyen yalaka basın mensupları tarafından omuzlara alinan Recep, ‘Bu millet arkamızda olduğu sürece, biz daha çoook atarız, daha çoook madalya alırız’ dedi.
