büyük iskender
İskender veya III. Aleksander (Yunanca: Μέγας Ἀλέξανδρος [Megas Aleksandros])[1](20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya – 10 Haziran M.Ö. 323, Babil)[2][3], M.Ö. 336 – M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük imparatoru. Makedonya kralı II. Filip’in oğlu. Ayrıca Büyük İskender, İskender Rumi, İskender Yunani ve Makedonyalı İskender olarak da bilinir.
Pers İmparatorluğu’nu yıkarak Makedonya’dan Hindistan’a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş, Eski Yunan uygarlığının Doğu’ya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür.
Gençliği ve tahta geçişi [değiştir]
II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos’un kızı Olimpias’ın oğlu olan İskender, 13-16 yaşlarında Aristo’dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe, tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip’in Byzantion’a saldırdığı M.Ö. 340’ta Makedonya’yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi, iki yıl sonra II. Filip’in Yunanlılara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması’nda ordunun sol kanadına komuta etti.
II. Filip’in öldürülmesinin (M.Ö. 336) ardından komutanlarca kral ilan edildi. Öncelikle bütün olası hasım ve rakiplerini öldürttü. Babasının sağlığında Asya seferini gerçekleştirmek üzere oluşturulan, Korintos’taki Helen Birliği sinhedrion’da (meclis) bu birliğin hegemonu ve başkomutanı seçildi. Delphoi üzerinden Makedonya’ya dönerken M.Ö. 335 ilkbaharında Trakya’ya girdi. Şipka Geçidini aşarak Triballileri (Triballoi) ezdikten sonra Tuna’nın öbür yakasına geçerek Getaları dağıttı. Ardından batıya dönerek Makedonya’yı istila etmiş olan Hiryalıları yendi. Bu sırada öldüğüne ilişkin söylentiler üzerine Atina’da ayaklanma patlak verdi. Bu ayaklanmanın ardında hem yeni Pers kralı III. Dara’nın mali desteği, hem de Demostenes’in çabaları yatıyordu. Askerlerini günde 30 km gibi o çağa göre çok yüksek bir hızla ilerleterek Yunanistan’a giren İskender, tapınaklar ve şair Pindaros’un evi dışında bütün Teb’i yerle bir etti. Yaklaşık 6 bin kişinin öldürüldüğü, sağ kalanların köle olarak satıldığı bu sindirme hareketi sonunda bütün Yunan Devletleri Makedonya üstünlüğüne boyun eğdi.
Daha Hindistan seferine başlamadan yönetimde kanlı temizlik hareketlerini başlatan İskender, yokluğu sırasında da bu politikayı sürdürerek satraplarından üçte birini değiştirmiş, altısını öldürtmüştü. MÖ 324 ilkbaharında Susa’ya vardığında hazine görevlisi Harpalos’un 6 bin paralı asker ve 5 bin talentle Yunanistan’a kaçtığını öğrendi (Harpalos daha sonra Girit’te öldürüldü). Makedonyalılarla Persleri kaynaştırma politikasına daha çok ağırlık verdiği bu dönemde, Dareios’un kızı Barsine’yle (Stateira olarak da bilinir) evlendi ve komutanlarıyla askerlerini de aynı yolu izlemeye özendirdi. Ama Perslerin ordu ve yönetimde giderek eşit bir konuma yükselmesi Makedonyalıların tepkisini çekmeye başladı. Makedonya’da askeri eğitim gören 30 bin Persli gencin dönüşü, Baktriane, Sogdiana ve Arakhosia gibi Doğu ülkelerinden gelenlerin süvari birliğine, ayrıca Pers soylularının kraliyet muhafız birliğine alınmaları bu hoşnutsuzluğu daha da artırdı. İskender’in Makedonyalı eski askerleri ülkeye geri göndermeye karar vermesi, imparatorluğun güç ve yönetim merkezini Asya’ya kaydırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildi. M.Ö. 324’te Gpis’te çıkan ayaklanmaya kraliyet muhafızları dışında bütün ordu katıldı. Bunun üzerine İskender bütün orduyu dağıtarak Perslerden yeni bir ordu kurdu ve ayaklanmanın sona ermesinden sonra 10 bin eski askeri armağanlarla yurda gönderdi.
Kendisine tanrısal onurlar yakıştıran ve bunu Yunan kentlerine zorla kabul ettiren İskender, MÖ 324 kışında Luristan’da yerel halka yönelik sert bir sindirme hareketine girişti. İlkbaharda Babil’e geçerek bir bölümü uzak ülkelerden gelen elçileri kabul etti. Bu arada Hindistan’la deniz bağlantısını sağlamak için Arabistan kıyılarına yönelik bir sefer için hazırlıklara başladı. Ayrıca Hazar Denizi’nin ötesine bir keşif birliği gönderdi. Babil’de sulama kanalları yaptırmayı ve İran Körfezi kıyılarında yeni kentler kurmayı planladığı bir sırada, uzun bir içkili eğlencenin ardından hastalandı ve on gün sonra henüz 33 yaşındayken öldü. Cenazesi önce Memfis’e, oradan İskenderiye’ye götürüldü ve burada altın bir tabuta kondu.
İskenderin ölümünden sonra imparatorluk 4 parçaya ayrıldı. Cassander Yunanistan’a, Creatus ve Antigonos Batı Asya’ya, Seleukos Doğuya, Ptolemy ise Mısır’a hükümdar oldular. Cassander güce olan tutkusunu kısa zamanda göstererek 7 yıl sonra İskender’in annesi Olimpias’ı idam ettirdi. 12. yılın sonunda ise İskenderin karısı Roksana ve imparatorluğun gerçek varisi olan oğlunu zehirlettirdiğinde ise artık İskenderin soyunu tamamen kurutmayı başarmıştı. İskender’in metresi Barsine’den doğan oğlu Herakles’i de zehirletti. Hatta Cassander’in İskender’in ölümünden sorumlu olduğu da iddia edilmektedir.
