En İyi Arkadaşım Demirden Bahsettim Mi?
Gece, kimse yok, ses yok, yo var, müzik. Bir kaç parça demir, çok estetikler, tam bir daire. Bazen demirler kare, ya da silindir boru şeklinde olabiliyor. Enerji içinizde öyle bir sıkışıyor ki, onu atmanız gerek, işte tam bu anda tüm maddi manevi enerjinizi atmak için imdadınıza yetişebiliyor, Demir.
Bu akşam Veysel’lere gittim, terasta mangal falan yaptık. Komedi tiyatro tarzında çok güzel hareketler bunlar adlı programı izliyorduk. Orada bir skeç vardı, konusu sahne aynı değişen insanlardı konusu. Sahne hep aynı bizim tükettiğimiz kendi sevgimiz ve sevgilerimizdi. Güzel, mesaj vardı. Sevgi, sevmek ve sevilebilmek, ne kadar da insani bir durum böyle. Demiri çok seviyorum, yıllardır aramızda bir aşk var. Biraz soğuklar ama olsun, beni asla terk etmediler ya da yarı yolda bırakmadılar. Kendi iç sesimi dinelememe ve enerjimi atmama hep yardım ettiler. Soğuk, ama benim elimde ısınıyorlar. Üniversite yıllarında bir ağırlık kombinesi vardı. Bir sürü demir fırlamıştı her yerinden, onunla takılırdık, neredeyse her akşam. Kimse fark etmezdi beni ve benimle ilgili hiç bir şeyi, fark eden de sanırım fark ettiğine pişman olmuştur.
Bu günlerde yeni bir proje var ve biraz zor gibi, başladım, henüz alt yapısını hazırlıyorum, onu yaptıktan sonra düzenli bir şekilde çalışmaya başlayacağım. Demir ve ben.
Evrende sonsuzluk içinde birbirimizi üzmeye gerek yok, belki bir hayat harcanacak, ancak yaşatılacak kaldindeki sevgi ise, buna değer.
Demirden farklı bir konuya geldik. Demirden daha fazla bahsetmeyeceğim, sadece, sıcak bir kalp, bir demiri kora çevirebilir ve kor bir demir kolay kolay bir daha soğumaz. Soğuduğunda bir şeye benzemez, onu tekrar ısıtmalı ve yeniden şekil vermen gerek. Sıcak bir kalp…
