gök sanatı – 3
Yalan Sanatı
Herıey bi tufan ile başladı, hayatın ortasında enerjinin yayılımın? insan gözünün görebileceği kadar muhteğem bir şekilde sürdüren bir patlama gibi içe yönelik bir tufandı, bensel bi sanallıktı tam olarak.
Ve bu oluş, bu az sonra Doğu? diye nitelendireceğim ortaya çıkışın belki de uyuduğum bir anda beni yakalamasıydı rahatsızlı?ın? hala duyduğum. Bilmem anlatabiliyor muyumı Tabii ki hayır. Tek onaydı anlatmak zorunda olmayığım. Şimdi anlamlanıyor mu kafanızda, tam anlamıyla olmasa dağ
Kozmik dokunuŞuydu tek aklımda kalan. Ve o acımasız tufan sonunda içimde açtığı koçaman boşluktan başka bir yer yoktu doldurulması gereken (imkansız gibi görünmesi kaçınılmaz olan). Ve aslında yeni bir Doğumdu bu. Tek istedişim şeyin Doğumuydu farklı bir formda da olsa, çocuğumuzun Doğum günüydü, bu gün tek varlığını hissettiğim şeyin Doğumuydu o an hissettiğim iliklerime kadar…
Bu gözlerden baksaydın keğke kendine son kez. Bu yaratımın temellendirilişini anlamlandırmalıyım açık bir zihinle. Zaman kaybetmeden kaçtığım yönün aksine geri koymalıyım anılarımda bunu canlandırmak için. Kendime verebileceğim hiçbir nasihat olmayığı itti beni sosyallişime, oynadığım roller değil. Müzik kaybolmakta ve gelmeyeceğini ifade eder bir sönü? hissettirmekteydi, ne yapabilirdim kiş
Koruyun beni, Koruyun diyorum! Katılaşıyorum adeta gökten yaşıyorum üzerlerine ve zarar veriyorum istemesemde. Belkide isteyerek yapıyorum, haklı da olabilirler fakat böyle birıey değil olmak istedişim. Ac? çekmeden zarar vermek adilce gelmiyor en azından. Oysa daha küçüklüşümde çizerlerin bana yaptığı tablolar oldukça ümit verici ve yaşam dolu değil miydiş Anne, söylesene değil miydiş
