geçmişten günümüze spor – ödev

Spor bugünkü yapilis biçimine, ilk toplumlardan modern toplumlara dogru olan degisim içinde yasam biçimi olma, estetik ve fizik güzellikleri yakalama, elitlere eglence kaynagi olma, savaslara hazirlanma, soguk savasin araci olma gibi bir kisim asamalari geçerek gelmistir. Bu degisim içinde spor, 20. yüzyildan baslayarak, bilimsel çalismalara açilmis, degisen toplumsal kosullar nedeniyle ekonomik bir yön kazanmaya baslamistir. Bilim adamlari, daha iyi sporcu yetistirme ya da toplumsal yasam içindeki rekabet ve ilerleyen teknik yasama uyumu saglama çabasinin yani sira, insanin yasam kalitesini yükseltebilme, stres ve depresyon ile basaçikabilmesine yardimci olma amaciyla da çalismalar yapmaya baslamislardir (Koruç ve Bayar, 1990). Baslangiç yillarinda spor egzersizi, spor biyomekanigi, spor hekimligi gibi alanlarda çalismalar yapilmis ama sonra sporun gelisen ve büyüyen yapisi nedeniyle spor psikolojisi, spor sosyolojisi, spor pedagojisi, spor felsefesi gibi alanlari da içine alan ve spor bilimleri adi verilen yeni bir bilim dalinin olusumu baslamistir. Sporun günümüzde, ekonomik yani ile de ihmal edilemez bir fenomen oldugu açiktir. Spor, izleyeni, saglik için spor yapani ve yarisan sporcusu ile gerek reklamlardan, gerek basindan, gerekse de sanayici ve yatirimcilardan büyük destek alarak olaganüstü bir ekonomik ivme kazanmis görünmektedir.

– PArt II SPOR · Spor ; üstüne egitim, hekimlik, fizyoloji, farmakoloji, ekonomi, sosyoloji, psikoloji, felsefe, degisik teknolojiler, politika, hukuk, iletisim gibi alanlarda bilimsel arastirmalar yapilan, çok yönlü etkilesimleri bulunan bir alandir. · Spor , temel ve özgün bir eylem alanidir. Temel bir eylem alanidir , çünkü insanin dogasina dayanmaktadir. Insanin dogasi , canliliginin tek ve en önemli belirtisi harekettir. Spor, Özgün bir eylem alanidir, çünkü bireyin yapici – yaratici etkinlikleriyle biçimlenmektedir. Insanin hareket dagarcigi tarihsel gelisimi içerisinde ihtiyaçlari dogrultusunda gelismistir, bu nedenle de yapici-yaratici etkinlikleri kapsamaktadir. (Erdemli,A;Insan,Spor ve Olimpizm;s,27) Max Scheler’e göre insan kendisini gerçeklestirmek için dünyaya gelmis bir varliktir. Dolayisiyla, diger canlilarda gördügümüz, kendi sinirlarinda yetkin ve yeterli olma durumu insanda yoktur. A.Gehlen bunu, gelismesindeki gecikmislik (retardation ) görüsü ile açiklamaya giriserek, insan’i bir “eksiklikler varligi” varligi olarak belirler. Insanin yasami, bu eksikligin giderilmesidir. insana akil-vicdan ve bunlara dayanan irade özgürlügü vermistir. Insanin kendisine yarasir bir yasama için dayanagi, sahip oldugu özgün yetenekleridir. Her insanin degisik degisik eylem alanlarinda birinde veya birkaçinda daha güçlü olabilir. Özel kabiliyet denilen bu güçlerin de ortaya çikarilmasi gerekmektedir. Insanin sahip oldugu özgün yanlarini somutlastirmasi hümanizmanin temel dayanagidir. Böylece insanin önemli bir yasama görevi beliriyor : Insan açilip somutlasmasi gereken bir içkin varliga sahiptir. Yasamak bu baglamda kendimizi gerçeklestirmektir. Ayri deyisle elimizde ham olarak bulunani , kendimize göre biçimlendirmek, gelistirmek, yetkinlestirmektir. Yani insanlastirmaktir. Insan ilgili oldugu her seyi; dogayi, evreni , kendi kurdugu yasami, kendi yarattiklarini, kültürü insanlastirir, yani ona kendisine göre yeniden biçim verir, kendisine uygun duruma getirir. Hareket insan için hamdir. Insan hareketi kendisine göre biçimlendirir, anlamlandirir, degerlendirir ve böylece ortaya eylem çikar. Eylem hareketin insanlastirilmis biçimidir. Eylem belirledigimiz bir amaca ulasmak için hareketlerimizi biçimlendirip, bütünlestirip, yönlendirdigimizde ortaya çikar. Bu nedenle de çok zaman eylem yöneldigi amaçla anilir; yürüyüse çikmak, ders çalismak gibi. · Birey açisindan baktigimizda spor, öncelikle bir beden olayidir. Beden olmadan, bedene dayanmadan spor olanaksizdir. Çünkü spor, bedene içkin bulunan hareket kabiliyetinde temellenir. Yani hareketin olmadigi yerde spor yoktur. Insanin sahip oldugu temel hareketler ya da hareket kabiliyetimiz belirli , sinirli ve her birimizde kendimize özgüdür. Bireysel farkliliklarimiza ragmen her birey spor yapacak güce sahiptir. Esas olan kabiliyetlerimiz ve becerilerimiz dogrultusunda ” spor için egitim ” i tam anlamiyla gerçeklestirebilmektir. (Erdemli,A;age;s.27) · Spor özgürlesmektir, çünkü sportif eylem sirasinda kendi gücümüzün sinirlarini ögrenmeye ve yeteneklerimizi bilmeye , kisaca kendimizi tanimaya , tanidigimiz bireysel yeteneklerimizi kullanmaya, kullandigimiz becerilerimizi gelistirmeye ve sonuçta kendimizi mükemmellestirmeye yani özgürlesmeye baslariz. (Erdemli, A ; age; s.28) · Spor, sadece bedene dayali bir eylem olarak kalirsa yozlasir ve bozulur. Çünkü çok yönlü bir etkinligi gerektiren spor , tek boyutlu olarak sadece ilkel ben’le yani salt güç ve kuvvetle sinirlanmis olur. Bedeni taniyip bilmek, bedeni yönetip yetkinlestirmek sporun bir baska yaniyla bütünlesmedikçe yani güzellesmedikçe eylem, spor olmaz. Sporda bedenin güçlü bir hareketi , güçlü bir güzellikle ortaya çikar. Beden gücünün incelmis bir beceri ve davranis gücüne dönüsmesiyle sporda güzellik dogar. Sportif davranis , yanlizca güzel olanin eklenmesiyle tamamlanmaz. Spordaki güzelligin, davranistaki erdemlilikle bütünlesmesi gerekir. Sportif davranis, bedensel güç ve beceri ,güzellik ve erdemle bütünlestigi zaman tamamlanir. (Erdemli, A ; age; s.28-29) · Fair Play sportif davranisin yapisindadir. Spor , insana yanlizca bir oyun olmasi bakimindan degil, bireyin orada güzel ve erdemli davranislar yaratmasi bakimindan da haz verir. Kuskusuz bu insani yücelten bir hazdir. (Erdemli, A ; age; s.29) Türkçe’de “sportif erdem” sözüyle karsiladigimiz, Ingilizce kökenli “Fair Play” in geçmisine baktigimizda bir birlesik sözcük olan Fairnes ile karsilasiriz. Burada Fair ; düzgün, kurallara uygun, töreden sapmayan, iyi , güzel gibi bir çok , fakat hepsi de olumlu anlamda kullanilmaktadir. Fairnes , sözcügü ise girilen ugrasta dürüst davranmak, hak gözeterek eylemek, mertçe, Insan’a yarasir biçimde yasamak anlamina gelmektedir. Bu biçimiyle kavram Ingiltere’de 19. y.y. baslarinda Gentleman’in bir belirgin niteligiydi. Gentleman ( Türkçe’si ile çelebi, efendi kisi ) ise yanlizca sporda degil, yasaminin her baglaminda fairness’i gözetmek zorundaydi. Fairness’in günlük kent yasaminda, ticaret iliskilerinde kullanimi ise uzlasma, sözlesme ve anlasmalara uymak, alinan ortak kararlarda sapmamak biçimindeydi. Kavrama daha geriye giderek baktigimizda, Antik çagda, Grekçede “dike” olarak ” adaletlilik” anlaminda , Protagoras Felsefesinde , yine Ahlaklilik ilkesi düzeyinde rastlariz; ayni baglamda Ploton’un Devlet Felsefesinde, Aristoteles’in Ahlak anlayisinda ” kendine egemen olma ” ile, Stoa Felsefesinde ise genel insan sevgisiyle kosut olarak kullanilir. Bu diger kullanim ve anlamlari yaninda , Spor baglaminda ” Fair, oyunu düzenleyen, kurallarin üzerinde bulunan, fakat oyuna içkin ve onun güzellik pariltisindan dogan bir kuraldir; “Fair, oyun kurallari içinde kavranamayan , fakat bireyin spor yapanlari gözönünde bulundurup, onlari bir gereksinme, bir onur olarak duyup , kabul ettigi; sözcüklerle dile getirilmeyen, fakat orada , bütün olduklari kosullarda esit görme istegidir. Kurallara iliskin sportif erdem, oyunun kurallarina uyma, herhengi bir nedenle kurallardan sapmamaktir. Bu bakimdan kavram tüm insan iliskilerinde geçerlidir. Bir çok baglamda kullanilan sportmence sözü ile dile getirilmek istenen de budur. (Erdemli, A ; age; s. 161-162) · Spor ; yapan insanda, daha yetkin ve daha yeterli olma bilinç, duygu ve istegini yaratan bir eylemdir. Bu mükemmellesme sportif davranisin içerdigi güzellik ve erdemlilikle bütünlesince spor, yalniz yapanda degil, izleyen’de de mükemmellesme istek ve bilincini uyandirir. Çünkü gerektigince gerçeklesen bir sportif davranis insani örnek alinacak, özenilecek, yinelenip, daha iyisi için çaba gösterilecek biçimde etkiler. (Erdemli, A ; age; s.29) · Spor, bir uygarlasmadir. Insan zorunlukla ilkel olarak dogan bir varliktir. Ancak, insanin ilkel olarak ölmesi gerekmez. Insan uygar olararak da ölebilir. Dogrusu insan yasami ilkelden uygara gelisen bir süreçtir. Insan birçok bakimdan uygarlasma olanagina sahiptir. Spor , insanin ilkelden uygara gelistigi bir yasama baglamidir. Bu uygarlasmayi günlük yasamanin bir bölümü yaparsak bozariz. Kendine özgü olusunu kirariz. (Erdemli, A ; age; s.30) · Spor , amaci kendisinde olan bir eylemdir. Önemi, islevi ve gücü kendi disinda bir amaci bulunmamasindan gelir. Spor kendisi için yapilir. (Erdemli, A ; age; s.30) Her eylem bir amaca yöneliktir. Bir insan hareketini eyleme dönüstüren en önemli özelliklerden biridir, ayri deyisle eylemin var olma kosullarindan biridir “Amaç.” Bir eylem, bir amacin gerçeklestirilmesi için araç durumunda ise, bu Amaci kendi disinda olan bir Eylemdir. Örnegin bir genç insan sinavda basarili olmak için ders çalisiyorsa, onun bu ders çalisma eylemi amaci kendi disinda olan bir Eylemdir. Bir ressam para kazanmak için resim yepiyorsa, onun bu resim yapma eylemi de amaci kendi disinda olan bir eylemdir. Eger ders çalisan genç insanin amaci o konuyu, sinav kaygisi olmadan, yanlizca ögrenmekse , onun bu ders çalisan eylemi, amaci kendisinde olan bir Eylemdir. Insanin bazi eylemleri de kaçinilmazcasina amaci klendisinde olmak zorundadir. Eger böyle olmazsa, eylem bozulur, çarpiklasir, yozlasir ve ulastigi amaç olumlu özelligini yitirir. Örnegin sanat, ögrenme, bilim, felsefe, ibadet, spor vb. amaci kendisinde olarak yapilmasi gereken eylemlerdendir. Amaci kendisinde olan eylemler çikar saglama veya yarar üretme kaygisindan uzak olduklarindan amatör eylemlerdir. Amatör sözü genellikle bir isin heveslisi, henüz o isi tam bilmeyen anlaminda kullanilir. Yarar üretmenin önemli oldugu ortamlarda amatörün böyle anlasilmasi dogaldir. Yaraticiligin gözetildigi ortamlarda amatörce eylemek önemlidir. Amatör bir konuyu iyi bilen, onunla bütünlesmis, çalisamalarina zamanca sinir koymayan, o alanda denemeler yapan kendisini bu denemeler için gelistiren, yapici-yaratici olan bir insandir. Bu etkinlik ancak sevgiden baska bir güçle olmadigi için amatör denilir. Spor spor için yapilir. Ayri deyisle özü geregi, yapisi geregi, karekteri geregi ve varolus kosullari geregi spor amatör bir ugrastir. Sporun buraya dek saydigimiz özelliklerin, örnegin bir oyun olmasi, özel bir bilinçle yapilmasi , insanin ona tüm varligi ile katilmasi, eglence olmasi ile bundan sonra deginecegimiz özellikleri hep amaci kendisinde olan bir eylemi dile getirmektedir. Sporun amaci kendisinde olmasi, yani amatör bir eylem olmasi onun profesyonelce yapilmasini engellemez. Sporda bir kazanç saglanabilir. Spordan kazanç saglanmasi, sporun özü geregi profesyonel oldugu anlamina gelmez. Spor profesyonelce yapilabilir, fakat amatörlük özelligi yitirilmemek kosulu ile. Bu özelligin yitirildigi yerlerde Fair Play olayi ortaya çikar. Simdi önemli bir sorunla karsilasiyoruz : Spor profesyonelce yapilirken amatörlük özelligi nasil ve hangi bakimlardan yitirilmeyecektir ? Bu sorun sonradan çözülebilme özelligi tasimiyor. Sorunun en köklü çözümü Saglikli bir Spor Egitimiyle mümkündür. Spor yasamina sonradan baslamis ve profesyolence kaygilarla baslamis birinden amatörlügün gerektirdigi erdemli davranislari bekleyemeyiz. Saglikli bir spor egitimi ise isini geleneklerine uyarak ve severek yapan profesyolellerin dogmasini saglayacaktir. Degilse , spor etkinligi kazanma hirsi ile her davranisi olagan gören kisilerin varliginda, her an ilkel ve kaba hareketlere dönüsebilecektir. Burada artik ne sportif davranisin güzelliginden duyulan cosku vardir, ne sportif yaraticilik, ne yaratici yeniden canlandirma, ne yorumlama, ne ben bilinci, ne hosgörü, ne kardeslik , ne rakibini dost bilme, ne de sevgi vardir. Burada kendisine yabancilasmis, sevgisiz, hoyrat ve çorak bir insan bulunmaktadir. Burada sporcu olarak insan yitirilmistir. (Erdemli, A; age; s.216-219) · Spor, bir arinmadir. Spor bu anlamda günlük yasamdan uzaklasmadir. Oysa biz hep, günlük yasamayi ona bulastirmaya çabalariz. Basarili olmak için antrenman yapariz, saglik için kosariz, ün kazanmak için rekor deneriz, para için sahaya çikariz, kilo vermek için hoplar, siçrariz. Evde, yolda, iste birilerine, birseylere kizdigimiz için hakeme, sporculara küfreder ya da birseyler atariz. Kisacasi sporu , spordan baska hersey için yapariz. Oysa hakkini vermek isteyen, spor yapmaya basladiginda, yanlizca spor böyle oldugu ve bunu gerektirdigi için günlük yasamin kaygilarindan , sikintilarindan, korkularindan, hirslarindan , tutkularindan, kin ve nefretlerden, düsmanliklardan ; yani günlük yasamin insani bozan tortularindan uzaklasmaktadir. Onlari arkada, asagida birakmaktadir. Bu anlamda spor bir arinmadir. (Erdemli, A ; age; s.31) · Spor bir aydinlanmadir. Bireyin daha küçük yasta kendi sportif bilincine ulasmasi yani kendi sportif tanimini bilmesi kendini bilmek yolunda en önemli adimdir. Kendini sporla da bilmek, gelistirmek, yetkinlestirmek, özgürlestirmek sporla gerçeklesen bir aydinlanmadir. (Erdemli, A ; age; s.32) · Spor, bir deneme, bir çaba ve bir ugrastir. Yani bilinenlerden, yapilabilinenlerden, becerilenlerden hareketle, yeni olani ortaya çikarmak, olani asmak çabasidir. Mutlaka sonuca varmak zorunlu degildir. Spor , sonuçta olmak degil, yolda olmaktir, eylemde olmaktir. Sporu coskulu, haz verici, yapici-yaratici, gelistirici kilan böyle hep deneyen, daha olumlusuna yönelen ugras içinde bulunmaktir. Orada insan bedensel ve zihinsel tüm güçlerini sonuna dek kullanir, orada insan neleri basarabilecegini bilir, kendini tanir. Kendi varliginin ayirdina varir. (Erdemli, A ; age; s.32) · Spor Bir Hümanizmadir. Hiçbir çikar, günlük kaygi gütmeksizin insanin kendisinden gelistirdigi yapici-yaratici ugras olmasi bakimindan Spor bir Hümanizmadir. Bir hümanizma olmasi bakimindan spor yanliz insan için vardir. Insanin disinda hiçbir varlik spor yapamaz. Spor ugrasina insan tek basina girer; takim sporu da olsa her sporcu kendi özgün ugrasini kendisi verir. Fakat bir tek insana özgü spor olmaz. Bireysel sporlar olabilir ve vardir, fakat bireye özgü spor olmaz ve yoktur. Bu nedenle uluslara özgü ya da ulusal sporlar da olamaz, fakat uluslarin agirlikli olarak yaptiklari sporlar bulunabilir. Çünkü bir spor olgusu daha ortaya çikarken bütün insanlar için geçerlik tasir. Öyleyse spor insanlarin ortak eylemidir, yani insana özgüdür. Spor insanin tüm yasamina özgüdür. Ayri deyisle spor insanin sürekli etkinligidir. Sporu yanlizca bir beden olayi olarak görenler onu insan yasaminin belli bir dönemine özgü sayarlar. Oysa spor önce bir beden olayi olamsina karsin bedeni çok asar ve diger yönleri onu insan yasaminin bütününe yayar. Spor yaparken taniyip, kullanip, gelistirdigim bendeki has güçler yasamimim sonuna dek gelistirilmeyi isler. Burada herkes için spor önemle ortaya çikar. Çünkü burada spor insan için bir haktir. Sporun tek tek her insan için hak oldugu yerde her insanin kendisine en uygun sporu yapmasi gerekir. Ayrim gözetmeksizin her insan bir spor olgusuna katilabilir. Bu da herkes için spor demektir. Insani merkez alan bir çevre olayi bedenden baslayan bir kültür olayi olarak spor insana özgün bir yasama biçimi kazandirir. Bu sportif yasama biçimi’dir. Sporun günübirlik yasamaya kosut gelismesi bu baglamda gerçeklesir. (Erdemli, A ; age; s.33-34)

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir