Didim – Aydın İlçesi
Didim Aydın ilinin güzel ve küçük bir ilçesidir. Doğal güzellikleri ile aynı zamanda bir tatil merkezidir.
Turistik bir yerleşim olan Didim, hızla gelişmekte ve nüfusuda artmaktadır. Bu nüfus artışının en büyük nedeni İngilizlerin buraya yerleşmesidir. Tabiki yılın 11 ayının soğuk ve yağışlı geçtiği İngiltere ile kıyaslanınca Didim’i ve tüm bu bölgeyi seçtikleri için İngilizlere hak vermek lazım. Didim,i dünya çapında üne kavuşturan, o fotoğraflarda gördüğümüz pasifik adaları benzeri muhteşem denizi ve tanınmış altınkum plajı yanısıra zengin tarihi dokusudur. Didim, dünyanın en zengin tarihi dokusuna sahip bölgelerinden biri olan Ege Bölgesindedir. Didim’den yola çıkıp hangi yola saparsanız sapın, karşınıza mutlaka bir tarihi eser çıkar. Bütün bu tarihi zenginliklerin dışında, Bafa Gölü ve Kuş Cenneti gibi doğal zenginliklerde Didim’in yanıbaşındadır. Aslına bakarsanız Didim’den yola çıkarak Ege Bölgesini gezmek hiçte zor değil. Bodrum, Kuşadası, Şirince, Selçuk, Pamukkale…Hepsi yakınlarda. Bu arada, Didim’in içindeki güzelliklerden de biraz bahsedelim…Mesela Altınkum Plajından başka, Didim’de daha birçok plaj ve koy bulunmaktadır. I. koy, II. koy, III. koy, manastır koyu…Yeşilkent ve Mavişehir de seçenekler arasındadır. Tabiki Didim yalnızca plajlardan, koylardan ve tarihi eserlerden ibaret değildir. Didim özellikle yaz aylarında hareketli bir gece hayatına da sahiptir. Mesela adını Didim’in sembolü haline gelmiş olan Medusa”dan alan bir büyük, bir kaç tanede küçük diskosu, onlarcada barı vardır. Değişik müzik zevklerine hitap eden barlarda vardır. Bunların dışında Didim-Bodrum arasında tekne seferleri ve tekne turları da vardır. Dilerseniz tekneyle Bobrum’a gidebilir, orayı gezebilir, dilerseniz de sabah saatlerinde başlayıp akşamüstü biten tekne turlarından birine katılabilirsiniz. Kış aylarında ise bizce Didim’in en güzel yanı, hava güzel ise limanda balık tutmak ve ya Altınkum’u dolaşmak, hava yağışlı ve rüzgarlı ise dalgalanan denizi izlemektir. Tabiki kış aylarında Didim’de yapacak daha başka şeylerde vardır. Didim son bir-iki yılda hızla gelişmiştir. Bunda artan İngiliz nüfusun da çok etkisi vardır. İngilizlerin Didim’e yerleşmesi, başta emlak piyasası ve inşaat sektörü olmak üzere Didim ekonomisini canlandırmış, kış aylarında da işler hale getirmiştir. Ve neticede Didim’in çehresi de hızla değişmeye başlamıştır. Özellikle, yapılan onca yeni inşaata rağmen değerini artıran emlak, dikkat çekmektedir. Beş yıl önce sudan ucuza giden emlak, arsa ve araziler, bugünlerde el yakan fiyatlara alıcı bulabiliyor. İnşasına başlanması planlanan marinası tamamlandıktan ve yeni turizm yatırımları yapıldıktan sonra da sanırız hatırı sayılır bir yere gelecektir Didim…
DİDİM TARİHİ
Didim,Balat (Miletos)’ın 18 km. güneyinde şimdiki adı Yenihisar olan, fakat tarihten aldığı ismi ile tanınan bir ilçemizdir.İsminin tarihi,burada adına tapınak yapılmış olan kehanet tanrısıApollon’a dayanır.Didim’in kelime anlamı İon’caya dayanır ve “İkiz” anlamına gelir.İkiz anlamına gelen bir isim konmasının nedeni ise, Tanrı Apollon’un, Tanrıça Artemis’in ikiz kardeşi olmasıdır.Şimdilerde turizmi ile tanınan Didim,bir zamanlar kehanetin merkeziydi.Her yerden gelen kahinler burada toplanırken,Apollon kahinlerinden biride burada yaşıyordu. Didim’in tarihte yer almasını sağlayan Apollon Tapınağı,M.Ö.494 yılında Pers’ler tarafından yıkılmış,M.Ö.313 ile M.S. I. y.y. başı arasında Ephesos’lu Paionios’la Miletos’lu Daphnis’in planına göre yeniden yapılmışsa da tamamlanamamıştır.Yunan tapınaklarının en büyüklerinden biridir.Bizans döneminde çıkan bir yangın ve XIV. yüzyılda olan bir deprem sonucu yıkıntı haline gelmiştir. Kalıntılarda XIX.y.y. ile XX.y.y. başlarında yapılan arkeolojik kazılar sonucu tapınağın tümü ortaya çıkarılmıştır.Tapınağın uzunluğu 109,genişliği 51 m.dir.İnsan ve hayvan kabartmaları ile süslenmiş taş duvarları,ustalıkla işlenmiş üç tane İon sütunu kalıntısı ve merdivenleri görülmeye değer güzelliktedir.İon sütunlarının iki tanesi Louvre Müzesi’ndedir. Tapınağın dört yanı yedi basamaklı bir merdivenle çıkılan platformla çevrilidir.Yapıyı iki sıralı 124 sütun sarar.Yüzdeki 13 basamakla tapınağa çıkılır ve 12 sütunlu ön salona girilir.Sütunlar sekiz köşeli kaideler üzerine oturmuş yüzleri bitki motifleri ile süslüdür.Sütun yüksekliği 19,40 m.dir.Pranaos,kahinlerin Apollon’dan aldıkları sözleri halka bildirmek için toplandıkları ve anıtkapı arkasındaki iki sütunlu salon, bu salondan 22 mermer basamakla inilen ve içinde kutsal kuyu bulunan sarnıç ve kilise bölümleri vardır.Didim Miletos’a 4 km.lik mermer döşeli kutsal bir yolla bağlı idi. Son iki km.sinde koltukta oturan rahip ve rahibelerin heykelleri bulunmaktaydı. M.Ö. II.y.y.da Didimeia şenlikleri, Yunanlıların burada bir araya gelmesini sağlardı. Sömürgecilik için girişilen hareketlerde bu tapınak bir haberalma merkezi olarak kullanılmıştır.(Apollon sayfasında daha fazlasını bulabilirsiniz.)
MEDUSA
Bu gün,Didim’in sembolü haline gelmiş olan Medusa, Yunan Mitolojisinde Gorgo’ların en ünlüsüdür.(Mitolojik birer varlık olan üç kız kardeşten en kötü olanı.) Kafasında saç yerine yılanlar olan kanatlı bir genç kadın olarak betimlenir.Gorgo’lar içinde bir tek o ölümlüdür ve Perseus tarafından kafası kesilerek öldürülür. Boynundan fışkıran kanlardan, Poseidon’dan olma oğulları Pegasos ile Khrysaor doğar. Bakanları taşa çeviren kafasının, kesildikten sonra Athena’ya verildiği, onun da bunu kalkanına yerleştirdiği söylenir. Bir başka öyküye göre ise Perseus, Medusa’nın kafasını Argos’ta pazaryerine gömer. Gene bir öyküye göre Herakles, Medusa’nın saçının bir lülesini Athena’dan alarak Tegea Kenti’ni saldırılardan koruması için Kepheus’un kızı Sterope’ye verir. Bakanları taşa çeviren bu lülenin fırtına çıkaracağına ve düşmanı kaçıracağına inanılırdı.
