Halfeti Gezisi – Şanlıurfa

M.Ö.3.000’li yıllara tarihlendirilen Halfeti, Akdeniz iklimi egemenliğindeki verimli bahçelerinde muz, greyfurt, hurma yetiştiriyor, kayısısının lezzeti ve çokluğuyla Malatya’ya rakip oluyordu. Birbirinin görüntüsünü kesmeyen taş evlerinin her biri mükemmel ustaların sabır ve sanatlarının birer örneğiydi.. Halfeti’ye has siyah gül, başka topraklarda kırmızıya dönüşüyor ama burada sadece siyaha yakın bir kırmızılıkta açıyordu. Birecik Barajı yapılıp, Halfeti suya kurban edildiğinde bütün o verimli bahçeler bir anda yok oldular. Halfeti’lilerin büyük kısmı kıraç topraklarda yabancı oldukları yerleşim birimlerine taşınmak zorunda bırakıldılar. Su, Halfeti mahallelerinin büyük bir kısmını yuttu. Ona rağmen kalan evler, suyla barışık yaşamayı başardılar. İnanılmaz bir güzelliğe bürünüp gidenlerin fotoğraf karelerine muhteşem manzaralar olarak yerleştiler.

Halfeti Evleri :

Fırat’ın kenarında kurulu olan Halfeti, yerleşim olarak değişik bir görünüm sergiler. Bir çanağı andırdığı düşünüldüğünde, ortada akan su ve keanrlarında giderek yükselen bir yerleşim olarak algılanabilir. Birecik barajıyla suyun iki tatarfı kapatılarak çanağın derin olan kısmı baraja dönüştürülmüş, muhteşem bahçeler, içindeki mahalleler yavaş yavaş suyun içine gömülmüştür. Halfeti evleri buraya özgü bir taşın Ermeni taş ustalarının hünerli ellerinde  ilmek ilmek dokunarak yapılmışlardı. Evlerin konumlandırılmaları da usta bir bilgi birikimiyle gerçekleşmişti. hepssi Fırat’ı görüyordu. Kullanılan taşlar Halfeti’ye özgüydü.Halfeti’liler taşı “Havara” olarak adlandırıyorlardı. Bireccik Barajı Halfeti’nin büyük bir kısmını yutmuş olsa da düntanın en özgün ve güzel kasabalarından biri olarak Halfeti kalan evleriyle gidenleri bekliyor. Taş evler, özgün sokaklar ve Fırat’ın mavi suları emsalsiz bir tablo oluşturmuş. Bu evlerden üçünü anlatmak gerekirse;

Bey Konağı : 

Havara taşı kullanılan Hamid Bey Konağı, 1910 yılında inşa edilmiş. Selamlık bölümü iki katlıdır. Üstteerkek misafirlere ait  odalar, altta, tuvalet, ahır ve hizmetçi odaları bulunur. Güneyinde bulunan çifte eyvandan harem bölümüne geçilir. Harem, eleneksel biçimde inşa edilerek ortadaki havuzlu hayatın etrafına odalar yerleştirilmiştir.

Kanneci Konağı :

Yine 1900’lü yılların başında, haremlik ve selamlık olarak inşa edilmiştir. Havara taşının kullanıldığı konağın süsleme ve bezemeleri ahşaptır. Konağın en özellikli yeri kapısıdır. Kapı, geniş bir avlunun içine bahçe tanzimi yapılarak oturtulmuştur.

Halfeti’nin Siyah Gülü

Sadece Halfeti’de siyah açıyor. Aslında tam siyah değil, siyaha yakın kırmızı bir renktedir. Kokulu bir güldür. Yarı katmerlidir. İlkbahar ve sonbaharda çiçek açar. Çalı görünümünde, 1- 1,5 metre boyundadır .Çiçeklerinin çapı 6/7 cm.’dir.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir