Bilişim Suçları-Biyometrik Pasaport
Biyometrik pasaport öncelikle terörle mücadele kapsamında kullanılarak teröristlerin çesitli ülkelerde kanunsuz biçimde dolaşımının engelenmesi için düşünülmüştür bunun en büyük nedeni Amerika´da ki 11 Eylül saldırılarının daha önce çesitli ülkelerde yaşadıkları tespit edilen teröristler tarafından yapıldığı idaalarıdır. Aslında biyometri; tarım, çevre ve biyobiliminde çok önemlidir ve biyometrik pasaportta sözkonusu olan ‘tanınma’ olarak değil genellikle ‘doğrulama’ amacı ile kullanılmaktadır.
Buradan da anlaşılabilecegi gibi biyometrik pasaport ile birlikte havaalanlarında ve sınırkapılarında kimlik kontrolünün en güvenli şekilde yapılabilmesi amaçlanmaktadır. Bu durumu biyometrik işlemi, bir kısım vücutsal karakteristiğin, bu krakteristiklerin alındığı insanla eşleştirilmesi sonucunda kişi hakkındaki bilgiler ile söz konusu kişinin o an ki benzerliğinin eksiksiz kontrolünü mümkün kılmaktadır. Bu anlamda Sifre/PIN, kart veya chipkart gibi biyometrik kriterler bir başkası tarafından kullanılamamaktadır.
Burada kullanılan teknolojinin temeli biyolojik uyumluluk olarak kısaca açıklanabilir. Genel olarak üç temelde ele alınır. Birincisi genetik koşullardır ki bunlar kısmen kalıtsal olarak aktarılmaktadır, ikincisi embriyo safhasında meydana gelen kazalar sonucundakı oluşumlardır ki bunlar hayat boyu taşınmaktadır ve sonuncusu ise davranışa dayalı kazanılmış ve değiştirilebilir özelliklerdir.
Biyometrik sistemi fizyolojik kriterler ile calışmaktadır. Bu kriterler ya değiştirilemez veya değiştirilebilsede bir sürece bağlıdır. Statik ve dinamik form arasında ki farklılıklar herzaman korunamaz çünkü statik form olarak kabul edilen koşullar belirli uygulamalar neticesinde değiştirilerek dinamik form olabilirler.
Fizyolojik krakteristikleri kullanan biyometrik sistemler tanınmayı ve kontrolü yazılım ve donanımsal kombinasyonlar ile belirlerler. Çeşitli sistemleri kullanmak uygulamanın kendine has özellikleri açısından önemlidir mesela bir sistem parmak izi, yüz veya göz irisi tanınmayı kullanırken bunlara diğer karakteristikleri eklemekte mümkündür ama sistemi özelleştiren özellik davranışsal karakteristiklerinde integre edilmesidir.
Fiziksel karakteristikler ile çalışan sistemler parmak izi, yüz veya iris gibi pasiv karakteristikleri kulanmaktadır. Burada herhangi bir ekstra etkiye ihtiyac yoktur ve karakteristiklerin girilmesi herhangi kamera yardımıyla yapılabilir. Davranışsal karakteristiklerle çalışan sistemler buna karşılık imza, ses, bir klavye üzerindeki yazı ritmi gibi kişisel karakteristiklere dayanır. Bu karakteristikler insansal hareketlerdeki kişisel özelliklerin benzerliğini araştırmaktadır.
Bütün biyometrik sistemlerde tanınma temelde aynıdır. Sistemler kendilerine özgü teknolojik yapılarından bağımsız olarak aşağıdaki bileşenleri elde ederler:
– kişileştirme ve kullanıcıların sisteme kayıt edilmesi
– kişinin biyometri ile ilgili özelliklerinin girilmesi
– kayıtların kaydedilmesi (Şablonlar)
– yeni alınan bilgilerin kaydedilmiş olanlar ile karşılaştırılması.(Eşleştirme)
Biyometrik karakteristiklerin girilmesi, ilk referanz bilgilerinin oluşturulması ve daha sonra tekrar tanıma bilgilerinin girilmesi algılayıcılar mesela kamera, mikrofon, tuş konsolu, imza ve parmak izi algılayıcısı için basınca duyarlı taban yardımıyla yapılır. Kişinin biyometrik sisteme bilgilerinin girilmesi ilk olarak orjinal karakterden bir resim oluşturularak önkayıt edilmesidir buna “Saf bilgi” denir. Üretici firmanın algoritmasının bir ürünü olarak bu orjnal bilgi sablon haline getirilir. Bu kaydedilen bilgiden çıkarılan şablonun özünü de içermektedir. Sadece resimlerin karşılaştırılması orjinal resmin referans olarak kaydedilmesi ve yeni bir orjinal resim ile eşleştirilirmesiyle olur bunun için ayrıca şablon oluşturulmasına gerek yoktur. Eşleştirme aşamasında kaydedilmiş şablon ile yenilenen görünüşün biyometrik sistemde oluşturduğu şablonun karşılastırılma işlemi yapılmaktadır. Şablonların eşleşip eşleşmediğini kullanılan alet mesaj olarak bildirir.
Biyometrik karakteristiklerin girilmesi, değerlendirilmesi ve eşleştirilmesi aşamasında ölçüm hataları kaçınılmazdır çünkü kullanılan karakteristikler zamanla değişmektedir. Bu hatalar yaşlanmadan kaynaklanan değişikliklerden olabileceği gibi dış etkenlerden kaza ve yaralanmalardan oluşabilecek değişikliklerden de kaynaklanabilir. Dış değişikliklere saç ve sakal modeli, gözlük veya lens takmak, başka kozmetik ürün kullanmak örnek verilebilir. System karakterleri ile kullanıcının görünüşü hiçbir zaman birbirinin aynısı olmaz böylece biyometrik karakterli iki resim asla birbirisinin aynısı değildir. Eşleşmenin kabul edilip edilmediği daha çok sistem eşleşme puanı ve diğer atanmış parametrelerin karşılastırılması ile olur. Biyometrik karakteristikler aynı olup olmadıkları ile değil yeterli derecede benzerlik olup olmadığını kontrol etmektedir. Eğer işlem sonrasında alınan değerler tolerans aralığı değerlerinde değil ise sistemden hata mesajı gelmektedir. Gerçekleşme olasılığı hata kabul oranı olarak adlandırılır.
kaynak : isref.com
