Kimyasal Savaş Gerçeği

(c) Koyulaştırıcılar ;

(1) M1 Koyulaştırıcısı (Napalm): Napalm adı i].e tanınan koyulaştırıcı, karışık alüminyum sabunu olup, içindeki organik asitlerin % 50 sini Hindistan cevizi yağından, % 25 naftanik asitlerden, % 25 oleik asitlerden üretilmişlerdir.

(2) M2 Koyulaştırıcısı (Napalm) :Yardımcı bir standart koyulaştırıcı olan M2 koyulaştırıcısı %95 Mi koyulaştırıcı ve yüzde % 5 uçuculuğu giderilmiş silika aeroselinin iyi bir karışımıdır.

Yalnız hava kuvvetleri tarafından kulla­nılmaktadır, MI ve M2 koyulaştırıcılar aynı amaç için kullanılırlar.

(3) M3 Koyulaştırıcı : M3 koyulaştırıcısı 2 etil hekzoik asidin alüminyum sabunudur. Üzerinde yapılan gelişme­ler henüz tamamlanmamakla beraber standart bir koyulaştırıcıdır.

Bu koyulaştırıcının Mi ve M2 koyulaştırıcılardan farklı havaya bırakıldığında az rutubet emmesidir.

(4) Diğer Koyulaştırıcılar : Tabii kauçuk ve isobütil metakrilat (polimerde) etkili koyulaştırıcılardır.

Yağlı yangın maddeleri ekseriye beyaz fosforlu tutuşturucularla teşhis edilmişlerdir. Beyaz fosforun tutuşması su ile önlendiğinden, su üzerine atılacak yağlı yangın maddesinde sodyumlu tutuşturucu kullanılır.

2- MADENİ YANGIN MADDELERİ

Madeni yangın maddeleri, değişik magnezyum şekillerinden toz demir oksit ihtiva eden grenli alüminyumdan oluşurlar. Madeni yangın maddeleri ikiye ayrılır.

(a) Magnezyumlu Yangın Maddeleri : Magnezyum yu­muşak bir madendir, tutuşma ısısına getirildiğinde, havada şiddetle yanar. Katı ve toz şeklinde yangın imha maddesi olarak kullanılır.

(b) Termit Yangın Maddeleri : Termit özellikle toz demir oksit (Fe2O3) ile toz veya granül halinde alüminyum karışımıdır.

3- YAĞLI MADENİ YANGIN MADDELERİ KARIŞIMLARI

Standart olan tek yağlı ve madeni yangın maddesi PT-l, karışımıdır.

PT-l magnezyum oksit, yeterli miktarda damıtılmış petrolü olan karbon ve asfalttan meydana gelen ve (goop) diye adlan­dırılan macunu esas alan komplaks bir karışımdır. Bu karışım II. Dünya Savaşı sırasında muayyen magnezyum bombalarının imalinde sı­nırlı olarak kullanılmıştır.

c- ALEV VE YANGIN CİHAZLARI

Yangın maddeleri alev ve yangın cihazları ile kulla­nılır. Alev ve yangın cihazları şunlardır.

1- PORTATİF ALEV CİHAZLARI,

2- MEKANİK ALEV CİHAZLARI,

3- UÇAK YANGIN BOMBALARI,

4- YANGIN KARA MAYINLARI,

5- YANGIN EL BOMBALARI,

6- YANGIN ROKET BOMBALARI,

KİMYASAL SAVAŞ MADDELERİNİN BULUNMASI VE TANINMASI

GENEL BİLGİLER

Düşman tarafından atılacak savaş gazlarına karşı gerekli korunma önlemleri alınabilmesi için; savaş gazlarının bulunması ve tanınması çok önemlidir.

Savaş gazlarının bulunmasında ve tanınmasında çabukluk, basitlik ve doğruluk esastır. Diğer taraftan bu gazların tanımlamasını yapacak personelinde iyi bir eğitim görmüş olması gereklidir.

Genellikle savaş gazlarının tanınması sadece duyular ile veya hariçten fiziksel veya kimyasal bir yardım ile yapılır.

Bu bakımdan savaş gazlarının tanınması için tatbik edilen metotlar “SUBJEKTİF” ve “OBJEKTİF” olarak iki başlık altında topla­nır.

1- SUBJEKTİF (ÖZNEL) METODLAR:

Sübjektif metotlar, beş duyudan yararlanarak yapılır. Bir kimyasal maddenin sübjektif bulunması, o maddenin varlığı hak­kında sadece bir ikaz sağlamalıdır ve bunu müteakip derhal koruyucu maske takılmalıdır. Objektif bulma yöntemi bunu takip etmelidir. Objektif tanımlamalar sübjektif metotlarla yapılan tanımlamaları teyit etmelidir. Bu nedenle, beraber uygulandıklarında bu yöntem­lerle mevcut olabilecek herhangi bir kimyasal maddenin tanımı hak­kında. geçerli bilgi elde edilebilir.

Tanım hususunda personelin sübjektif metotlarla eğitim görmüş olması lazımdır.

SÜBJEKTİF METODLAR: Koku, görme, işitme, tatma ve vücutta yaptıkları ilk tesirleri bulma ve tanıma gibi kısımlara ayrılır.

a- KOKLAMA İLE BULMA VE TANIMA:

Biliyoruz ki bazı zehirli kimyasal savaş maddelerinin kendilerine has kokuları vardır. Örneğin; İperit, sarımsak gibi, levizit, sardunya yaprağı gibi, siyanidrit asit, acı badem çekirdeği gibi kokar. Bu kokuların veya benzerlerinin yapılarak personele öğretilmesi ve eğitilmesi gereklidir. Bilhassa gaz ara­yacak, ikaz edecek personelin iyi koku alabilen bir buruna sahip olmasına önem verilmelidir. Şunu da önemle belirtmek gerekir ki, bazı kimyasal gazlar son derece öldürücü olduklarından ve bir kaç nefes alış zayiata sebep olabileceğinden koklama duyusu bir tanıma vasıtası olarak kullanılmaz. Koklama duyusu ile tanıma en son baş­vurulacak tanıma yöntemidir.

KOKLAMA İLE TANIMADA KAİDELER

1-KOKLA: Bunun için burunla nefes almak lazımdır. Ağızla nefes alınmaz. Koklamada dikkat edilecek bir husus, KAN ve SİNİR gazları ihtiva eden gazlar asla koklanmaz.

2-SADECE BİR KEZ KOKLA : Çünkü tekrar edilen koklamalar koklama hissini köreltecektir.

3-KOKLADIKTAN SONRA DÜŞÜN : Kokuları hatırlamak tecrübe ile elde edilir. Kokuları ezberlemek lazımdır.

4-KOKLADIKTAN SONRA BURNUNDAN BİRKAÇ DEFA NEFES VER: Sonuncunun tesiri geçmeden tekrar koklamaya kal­kışma

5-KOKLAMA ESNASINDA SİGARA İÇME: Çünkü koku alma hissini bozar.

6-HER KOKU HİSSİNE BİR İSİM VER: Böylece onu ta­nımla. Şayet tanımlama yapamadıysan, normal hava kokusundan başka koku duyulduğu zaman gazın var olduğu kabul olunur ve gaz ikazı ve­rilir.

b- GÖREREK BULMA VE TANIMA

Zehirli kimyasal maddelerin etrafta bulaşıklarının görülmesi suretiyle tanınmasına çalışıldığı gibi, düşman uçakları­nın havadan bir şeyler serpmesi ve saçmalarını görmek veya düşman tarafından gelen duman ve sis görüldüğünde şüphe edilir ve gerekli koruyucu önlemler alınır.

c- İŞİTME İLE BULMA VE TANIMA

Mermi patlama seslerinden kimyasal mühimmatı fark etmek mümkün olur. Örneğin; kimyasal maddelerle dolu topçu mermileri, gerek havada ilerlerken gerekse patladığı zaman tahrip tanelerine nazaran daha az ses çıkarırlar. Gaz ile dolu topçu mermileri muhtemel olarak çok az ses ile patlarlar. Gaz taarruzlarında kazanılan tecrübe ile sağlanabilir.

d- TATMA İLE BULMA VE TANIMA

Muayyen bir dereceye kadar gazlar tatma yoluyla fark edilebilir. Sigara, su veya yiyeceklerde alışılmayan tatların hissedilmesi bu maddelerin gazlanmış olduğu hakkında fikir verebi­lir.

e- VÜCUTTA YAPTIKLARI İLK TESİRLERİ İLE BULMA VE TANIMA

Zehirli kimyasal savaş maddeleri gerek damla gerek­se buharları vücutta fizyolojik etkiler yaparlar. Gözlerde yanma, gözyaşı akması, gözlerde kızarıklık, öksürük, aksırık, boğaz ve burunda yanma, baş ağrısı, bulantı, kusma, gözbebeklerinin küçülmesi, görüşün karartılı ve bulanık olması, göğüste tazyik ve sıkışma, sebepsiz olarak burun ve ağızdan akıntı gelmesi gibi durum­lar zehirli kimyasal savaş maddelerinin kullanılmış olduğunun belirtileridir.

2- OBJEKTİF (ÖZNEL) METODLAR İLE BULMA VE TANIMA

Bu metotlarda sübjektif metotlarda olduğu gibi beş duyudan faydalanılmaz. Ancak elde mevcut bazı detektör vasıtaları ve malzemesinden faydalanı1ır.

OBJEKTİF METODLARDA KULLANILAN DEDEKTÖR VASITALARI VE MALZEMELERİ ŞUNLARDIR

a- DEDEKTÖR KAĞIDI,

b- DEDEKTÖR KALEMİ,

c- DEDEKTÖR KİTLERİ,

d- ERKEN İKAZ-ALARM CİHAZLARI,

a-DEDEKTÖR KAĞIDI

Yakıcı gazların sıvı şekilleriyle, sinir gazlarının sıvı şekillerini tanımaya yarar.

b-DEDEKTÖR KALEMİ

Sadece yakıcı kimyasal savaş maddelerinin tanınma­sında kullanılır.

c-DEDEKTÖR KİTLERİ

Zehirli kimyasal savaş gazlarının gaz veya buhar şe­killerini tanımaya, tanınması yapılamayan gazlardan numune almaya yarayan müşterek bir vasıtadır.

d-ERKEN İKAZ-ALARM CİHAZLARI

Sinir gazlarının buharlarını uzak mesafelerden bul­ma ve tanımada kullanılan, ses ve ışıkla ikaz eden otomatik cihazlardır.

Bu malzemelerin tanıtımı ve kullanılması Korunma Dersinde görülecektir.

I-KİMYASAL SAVAŞ MADDELERİNİ ATMA VE YAYMA METODLARI

a- KİMYASAL SAVAŞ MADDELERİNİ ATMA VE YAYMA VASITALARI:

1- HAVANLARLA,

2- TOP VE OBÜSLERLE,

3- GÜDÜMLU FÜZELERLE,

4- SERBEST ROKETLERLE,

5- UÇAKLARLA,

6- ÇEŞİTLİ BOMBALARLA,

7- KARA MAYINLARIYLA,

b-KİMYASAL SAVAŞ MADDLERİNİ YAYMA METODLARI

Kimyasal savaş maddeleri şu metotlarla yayılırlar.

1-İNFİLAKLI TİP MUHİMMAT: Kimyasal madde ile doldurul­muş bir mermi veya bomba yeryüzünde infilak edince, doldurulmuş sıvı her istikamete saçılır.

2-PÜSKÜRTME CİHAZLARI: Uçaklardan saçılan kimyasal savaş maddelerinden meydana gelen serpinti saçılma hattından itiba­ren büyük bir rüzgar altı bölgeyi kapsar.

3-TERMİK TİP MÜHİMMAT : Bu mühimmat kimyasal savaş madde­leri saçmak için hararet neşrederler. Bunlar jeneratör, el ve tüfek bombası gibi.

4-SAÇICI CİHAZLAR: Helikoptere monte edilmiş veya portatif saçıcılarla çok ufak zerrecikler halinde püskürtülmüş kimyasal savaş maddeleri olup, püskürtmek için basınçlı havadan faydalanılır.

II- KİMYASAL SAVAŞ MADDELERİNİN DEPOLANMASI

Kimyasal savaş maddelerinin bulunduğu yerde kimseye zarar vermeyecek şekilde depolanması şarttır. Bunun içinde kimyasal savaş maddeleri aşağıdaki muhafaza kaplarına konarak depolanması yapılır.

MUHAFAZA KAPLARI

a- 1 tonluk bidonlar,

b- 55 galonluk çelik veya demir bidonlar,

c- 25 Kg.lık madeni kaplar,

d- Tahta veya fiber sandık kutular,

Bütün bu bidon ve kapların üzerinde, içinde bulunan gaz ve kimyevi maddenin ismi, kod numarası, ayrıca bidonların üzerin­de de ne kadar basınca dayandıkları ve ağırlıkları yazılmalıdır.

III- KİMYASAL SAVAŞ MADDELERİNİN TİPLERİ

A TİPİ : H-HD-HT-HN-GA-GB-GD-HL-L,

B TİPİ : AC—CG-CK-CL-CN-CNB-CNC-CNS-DP-PS-DM-FS, FM,

C TİPİ : WP , PWP,

D TİPİ : İM-NP-PT-l, TH-HC-CN-DM Bombaları,

A GRUBU : Kalıcı gazlar ve sinir gazları,

B GRUBU : Boğucu, kan, göz yaşartıcı gazlar ve sisler,

C GRUBU : Yanabilen maddeler,

D GRUBU : Yanabilen sıvılar (Emprenye ve temizleme malzemeleri),

IV-KİMYASAL SAVAŞ MADDELERİNİN İMHA ŞEKİLLERİ:

a-Denize akıtmak,

b-Yakmak,

c-Tahrip kalıpları ile infilak ettirmek,

d-Tahliye,

e-Kimyasal maddeler ile tesirsiz hale getirmek,

f-Açık havada bırakmak,

g-Gömmek,

KİMYASAL SAVAŞA KARŞI SAVUNMA

I-GİRİŞ

Günümüzde kimyasal silahlar ne kadar geliştirilmişse, bunlara karşı korunma sağlayan malzemelerde o denli geliştirilerek üstün bir seviyeye ulaşmış bulunmaktadır.

Bu mükemmel koruyucu malzeme, bilgili ve mahir ellerde kimya savaşından beklenen zayiatı çok azaltacaktır.

Kimyasal saldırılara karşı etkili bir savunma yapabilmek önleyici ve koruyucu tedbirleri bilmekle mümkün olacaktır 0 halde kimyasal savaştan, bilgisiz ve hazırlıksız olanlar en çok zarar görecek olanlardır. Bu yönden asker, sivil herkesin kimyasal savaş hakkında bilgi sahibi olmaları, korunma çarelerini bilmeleri gerek­lidir. Bu bakımdan bilinçlenme ve eğitime barış zamanından başlan­ması zarureti vardır.

Kimyasal ajanlara maruz kalındığın da alınacak önlemler ve yapılacak işlemler şu sıra içinde verilebilir:

1-Deteksiyon ve uyarı

2-Koruyucu önlemler

3-Ön tedavi, ilk yardım ve kendi kendine tedavi

4-Dekontaminasyon

5-Spesifik ve destekleyici tedavi

Deteksiyon işlemi; detektör kayıtlarıyla , elle kullanılan detektörler ile ve otomatik detektörler ile yapılır. Turnusol kağıdı benzeri olan boya pigmenti içeren selülöz liflerinden yapılmış bu kağıtlar, hardal gazı ile bordo, Gx ile Turuncu, Vx ile yeşil renk verir. El dedektörleri ise, bir kimyasal renk reaksiyonuna veya enzimatik reaksiyona dayalı olarak çalışan deteksiyon tüpleridir. Otomatik dedektörler, enzimatik, kimyasal, iyonizasyon veya optik yöntemlerle çalışan ve havada gaz veya aerasol halindeki ajanı teşhise yarayan aletlerdir. Alev iyonizasyon-alev emisyon detektörlerinde gaz molekülleri, hidrojen gazı alevinde iyonize ve eksite edilirler. İyonizasyon akımı hidrokarbon konsantrasyonu ölçmeye yararken, fosfor atomunun spesifik foto emisyonunun ölçülmesiyle de fosfor konsantrasyonu belirlenir. Bu yöntem özellikle sinir gazlarının tespiti için uygundur. Amaç, ajanın tehlikeli konsantrasyonda olup olmadığını saptamaktır. 30 dakikalık temastan sonra hafif semptomlar yapan hava konsantrasyonları ve günde 3 litrelik tüketimle hafif semptomlara neden olan su konsantrasyonları şunlardır:

KİMYASAL AJAN

Hava (30 dakika temas) mg/m3

Su (3 L/24 saat)
mg/L

Sarin, Soman

0.1 – 0.3

0.1

Vx

0.02 – 0.04

0.02

Hardal gazı

1 – 5

1.0

HCN

50

Fosgen

1.0

Gaz maskeleri , koruyucu ve güvenli sığınaklarının zamanında ve gereğince kullanımı kimyasal silahlara karşı korunmanın birinci basamağını oluşturur. Gaz maskeleri, tüm yüzü koruyan, solunan havayı adsorbsiyon kapasitesi yüksek bir karbon filtresinden süzerek içeriye alan apreylerdir. Bunların sağladığı koruyuculuk, uyarının erken verilmesine, maskenin takıldığı süreye ( 10 saniye kadar) , filtre materyalinin (aktif kömür) adsorbsiyon kapasitesine ve sızdırma oranına bağlıdır. Ancak buradaki karbon filtreyi doyurup, ajanın serbestçe geçişini sağlamak üzere perfluorizobııten gibi maske kırıcılarında geliştirildiği bildirilmektedir. Cilt temasını önlemek için de koruyucu giysilerin kullanımı söz konusudur. Bu giysilerin dış yüzeyi yağa rezistan, kolaylıkla dekontamine olabilecek pamuk ve sentetik karışımı bir materyalden, tercihen butil kauçuğundan yapılır. İç yüzeyleri ise bir plastik köpüğe tutturulmuş ince aktif kömür partiküllerinden oluşan bir filtre tabakasından yapılmıştır. Sığınaklarda dikkat edilmesi gereken ise, filtre edilen hava ile ventilasyonun uygun hacimde olmasıdır.

Dekontaminasyon, zor, zaman alıcı, fakat zorunlu bir işlem olup, kimyasal ajanlara karşı korunmada hayati öneme sahiptir. Sinir gazları ve yakıcı gazların boya, lak, plastik ve kauçuk gibi materyallerdeki çözünürlüğü daha fazladır ve bu yüzden bunların dekontaminasyonu zordur. Dekontaminasvon, yıkama, durulama, kurutma, adsoran materyale emdirme ve ısı kullanılarak yapılır. Dekontaminasyonun iki dakikadan daha kısa bir sürede yapılması toksik maddenin absorbsiyonunu önleyerek kişinin yaşama şansını artırmaktadır. Cilt için dekontaminasyon ajanları olarak sudan başka, sabunlu, sodalı, bikarbonatlı, hipokloritli su, fuller toprağı, MgO ve klorlu kireç karışımı adsorban pudra, kloramin ve Na tiyosülfat çözeltileri. nadiren gazyağı, parafin ve organik çözücüler kulanılmaktadır. Bu amaçla bir absorban pudra (MgO ve klorlu kireç karışımı içerir), sıvı alkali sabun çözeltisi, temizleyici bez ve tampon flaster pad ihtiva eden hazır kişisel dekontaminasyon kiti mevcuttur. Yaralının hiçbir dekontaminasyon işlemi yapılmaksızın hastaneye getirilmesi de hatadır. Ayrıca yıkama işlemleri sırasında yaralı cildi oymak, toksik ajanın absorbsiyonunu artırır. Gözün dekontarninasvonu bol akar su veya SF ile yapılmalı, hardal gazı ile temasta %2.5’luk Na tiyosülfat çözeltisi ile yıkama tavsiye edilmektedir. Bunlardan başka, kontamine alanın, eşya, malzeme, teçhizat ve besinlerin de dekontaminasyonu gereklidir.

Sadece birkaç kimyasal ajanın spesifik antidotu vardır. Bundan başka konvansiyonel ve kimyasal silahların yada iki kimyasal ajanın birlikte kullanıldığında oluşan kombine yaralanmalarda, ilave teşhis ve tedavinin de gerektiğı göz önüne alınmalıdır.

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir