Kimyasal Savaş Gerçeği

a- SİNİR GAZLARININ GENEL OLARAK FİZYOLOJİK BELİRTİLERİ (MUSKARİNİK-NİKOTİNİK-SSS) :

1- Sebepsiz burun akması,

2- Göğüs tıkanıklığı,

3- Göz bebeklerinin nokta kadar küçülmesi,

4- Ağızdan salya akması,

5- Bulantı, kusma aşırı terleme,

6- İdrarını tutamama

7- Sebepsiz sıçramalar,

8- Kaslarda seğirme (Sıvı bulaşma),

9- Görüşte bulanıklık,

10- Denge bozukluğu,

11- Baş ağrısı,

12- Şaşkınlık, miskinlik,

13- Çırpınma, koma ve ölüm,

b-SİNİR GAZLARINDAN KORUNMA

Sinir gazlarına karşı aşağıdaki malzemelerle ko­runma sağlanır.

1- Maske, gazlara karşı korunma sağlayan sığınaklar,

2- Gaz elbise ve pelerinleri veya diğer koruyucu örtüler,

3- Atropin iğnesi,

4- Atropin sülfat eriği,

5- Atropin sülfat tabletleri,

c-KENDİ KENDİNE YARDIM

Gaz belirtileri görüldüğünde süratli hareket esastır.

1- Göze gaz bulaşmış ise, gözünü bulaşan sıvıdan bol bol su ile yıkayarak temizle,

2- Yüzünde veya diğer açık yerlerinde bulunması muhtemel olan gaz bulaşığını su veya sabunlu su ile bol bol yıkayıp temizle,

3- Maske tak,

4- Yukarıda 1-5 arasında gösterilen araz belirirse bir atropin iğnesi yap,

5- Bulaşık elbiseleri temizle veya at,

d-İLK YARDIM

1- Sinir gazı ile gazlanmış bir kişiye derhal bir atropin iğnesi yapılır,

2- Mümkünse hasta açık ve temiz havaya çıkartılır. Eğer temiz havaya çıkartılamazsa, bulaşan sıvıyı su ile iyice yıkayarak temizle, su yoksa ku­rutma kağıdı ile alıyormuş gibi temizle. Gaz göze bulaşmış ise, baş arkaya eğilip göz kapakları elle açılmak suretiyle gözün içine temiz su dökerek yıkanır, fakat göze el sürülmemelidir.

3- Gerekiyorsa gaz maskesi takılır.

4- 4-9 arasında araz belirirse hastayı iki veya daha fazla atropin iğnesi yapılır.

5- Gerekiyorsa suni teneffüs yaptırılır.

6- İlk yardımdan sonra gazlanmış şahıs mümkün olduğu kadar çabuk doktora gösterilir.

II- YAKICI GAZLAR

a- GENEL BİLGİLER

Hücre DNA’sını tahrip ederek hücre faaliyetlerini durdurur. Hücre zehirleyici ve yapısını değiştirici etki gösterir.

Buhar ve sıvı olarak kullanılan yakıcı gazlar gözlere ve akciğerlere etki eder ve deriyi yakarlar. Bazı çeşitle­ri acı vermez, diğerleri ise acı verirler. Renkleri renksizden ko­yu kahve rengine kadar değişen yağlı sıvılardır.Buhar halinde iken normal olarak görünmezler. Bu gazların bir kısmı kokusuz olup, diğerlerinin hardal, sarımsak, sardunya, bayır turpu kokusu vardır. Yakıcı gazlar etkilerini sinsice gösterirler. Dokunulduğunda ağrı ve sızı duyulmaz, etkisi geçtir. Bu bakımdan korun­mak son derece güçtür.

Yakıcı gazlar personeli saf dışı etmek ve saf dı­şı olma korkusu altında bulundurup, giyildiğinde içinde uzun müddet kalınamayan koruyucu elbiseleri çıkarmamayı sağlayan gazlardır. Ay­nı zamanda maskenin hasıl ettiği korunmayı bertaraf etmek içinde kullanılır. (HD)

YAKICI GAZLAR İKİYE AYRILIR

1- LAVİNSTEİN İPERİTİ (H),

1- İPERİTLER: 2- DESTİLE İPERİT (HD),

3- AZOTLU (HN-l, HN-2, HN-3)

1- LEVİZİT (L)

2- İPERİT-LEVİZİT KARIŞIMI (HL),

3- İPERİT T MADDESİ KARIŞIMI (HT),

2- ARSENİKLİLER: 4- FENİLDİ KLORARSİN (PD),

5- ETİLDİKLORARSİN (ED),

6- METİLDİKLORARSİN (MD),

7- FOSGENOKSİNİ (CX),

I. Dünya Savaşı sırasında en fazla kullanılan ya­kıcı gaz iperittir. İlk defa Almanlar 1917 de Ypres’te İngilizlere karşı Destile İperiti (HD) kullanarak kimyasal savaşta yeni bir çığır açmışlardır.

b-YAKICI GAZLARIN FİZYOLOJİK ETKİLERİ

1- Gözlerde kızarıklık, sulanma, yanma, iltihap,

2- Gözlerde ışığa karşı hassasiyet,

3- Göz kapaklarının şişmesi,

4- Öksürük ve boğulma hali,

5- Boğaz ve nefes yollarında iltihaplanma,

6- Ciltte kızarıklıklar ve yanma,

7- Ciltte kabarcıklıklar,

8- Bulantı ve kusma,

MUSTARD (H)KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Saf iken berrak, renksiz veya amber renkli. Sudan ağır zeytinyağı kıvamında, hardal, turp, sarımsak benzeri bir kokuya sahiptir.

Öldürücü ve kapasite bozucu, vezikan, gaz veya sprey olarak uygulanır.

LEVİZİT (L)KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Arsenikli vezikan olarak da anılır. Bu grupta levizitten başka etildiklorarsin, metildiklorarsin ve fenildiklorarsin de bulunur. Bu üçü “diks”diye de anılır. Saklamaya dayanıksızdır. Uçuculuğu H gazından daha fazladır.

a-KORUNMA

1- Maske,

2- Gaz elbisesi, gaz pelerinleri veya diğer koru­yucu örtüler,

3- Sığınak,

4- Koruyucu merhemler,

5- M-258 KİTİ

b-KENDİ KENDİNE YARDIM

1- Eğer sıvı halindeki yakıcı gaz gözünüze kaçmışsa; gözlerinizi bol su ile yıkayınız, Yıkadıktan sonra ağrıyor ve sardunya yaprağı veya sarımsak kokusu duyuluyorsa M-258 KİTİ kullanınız.

2- Buhar halindeki yakıcı gaza karşı da gözleri süratle bol sabunlu su ile yıkamak ve hemen maske takmak icap eder.

3- Yüzünü, kulağını ve boynunu bulaşan maddelerden temizle ve maskeyi yüzüne uydur.

4- Cilt üzerine bulaşmış sıvıyı sürtmeden yarayı temizler gibi sil.

5- Koruyucu merhemi ovuşturarak sür.

6- Gazlanmış elbiseyi derhal değiştir veya temizle, bulaşmış kısımlar az ise bulaşan kısmı kes at.

7- Sıvı haldeki iperit’in başa bulaşması halinde; saçlar kesilip atılır, baş derisi sabunlu su ile yıkanarak temizlenir.

8- Eğer ilkyardımda gecikilmiş ve içi su dolu kabarcıklar meydana gelmişse; bunların üzeri te­miz bir sargı ile örtülüp delinmemesine dikkat edilmeli ve derhal doktora başvurulmalıdır.

c-İLKYARDIM

Yaralanmış olup da kendi kendine yardım yapamayacak durumda olanlara yanındakiler tarafından yukarıdaki şekilde ilkyardım yapılır.

NOT : Göze sıvı yakıcı gazlar bulaştığından emin olmadan M-258 KİTİ kullanma.

III- KAN ZEHİRLEYİCİ GAZLAR

a- GENEL BİLGİLER:

Kan zehirleyici gazlar genellikle gaz veya buhar olarak atılır ve solunum yoluyla vücuda girerler. Vücut hücreleri­nin kandaki oksijeni kullanmalarına engel olmak suretiyle dolaşım ve solunum sistemlerini etkilerler. Bu gazlar renksizdirler. Bazı­larında şeftali çekirdeğinin bayıltıcı kokusu veya acı badem koku­su vardır. Bazıları burnu tahriş edebilir. Kan zehirleyici gazı fazla teneffüs eden kişiler bir kaç dakika içinde kendilerini kaybedebilir ve ölebilirler.

KAN ZEHİRLEYİCİ GAZLAR;

1- HİDROJEN SİYANÜR (AC)

2- SİYANOJEN KLORİD (CK)

3- ARSİN (SA)

Kan zehirleyici gazlardan (AC) ve (CK) çabuk tesir edici, (SA) ise geç tesir edici, zayiat meydana getirici gazlardır.

AC ve CK gazları ilk defa Fransızlar tarafından I. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır.

b-KAN ZEHİRLEYİCİ GAZLARIN FİZYOLOJİK ETKİLERİ

1- Burun ve boğazda tahribat,

2- Öksürük (CK),

3- Göğüs darlığı ve boğulma hali,

4- Gözde tahriş ve yaşarma,

5- Baş ağrısı, baş dönmesi, göz kararması,

6- Bulantı ve kusma,

7- Solunum artması (AC),

8- Güç ve ağır teneffüs (CK),

9- Titreme (SA),

10- Koma ve ölüm (Fazla miktarda teneffüs edildi­ğinde.)

HİDROJEN SİYANİD (AC)KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Katı, sıvı, gaz halinde bulunabilir. Gaz halinde uygulanır.

c-KORUNMA

1- Koruyucu maske ve sığınaklar,

2- Amilnitrit Ampul,

d-KENDİ KENDİNE YARDIM

1- Maskeni tak,

2- Mümkünse temiz hava bulunan yere git,

3- Lüzumsuz hareketler yapma,

4- Gaz almış isen, derhal bir amilnitrit ampulünü kır, maske içine serperek teneffüs et. 3-4 dakika ara ile tekrar et,

5- Elbiselerine sıvı gaz bulaşmış ise çıkar ve havalandır.

e-İLKYARDIM

1- Kendi kendine yardımda olduğu gibi eğer teneffüs durmuş ise derhal suni teneffüs uygula,

2- Hastayı sıkı tut, yürümesini engelle,

3- Hemen bir ilkyardım merkezine gönder,

Amilnitrit ampulü ceman 8 adet 3-4 dakika ara ile kullanılabilir. Suni teneffüs amilnitrit ampulünün etkisini kolaylaştırır.

IV- BOĞUCU GAZLAR

a-GENEL BİLGİLER

Boğucu gazlar, solunum yoluyla vücuda girerler. Nefes yolları ve akciğeri tahrip etmek suretiyle solunum sistemi­ni etkilerler. Fazla miktarda alındığında gazla şişen akciğerler kanın serumu nedeniyle sıvı ile dolar ve oksijen eksikliği ölüme neden olur. Tıpkı su içerisinde boğulmak gibi ölüm meydana geti­rirler. Çok uçucu olan bu gruptaki gazlar genellikle renksiz ve yeni biçilmiş çayır, çürümüş saman ve mısır püskülü kokusu gibi kokuları vardır.

Bu gruptaki maddelerin en önemlileri;

2- FOSGEN (CG)

3- DİFOSGEN (DP) dir.

Fosgen Birinci Dünya Savaşı’nda geniş şekilde kullanılmış ve kimyasal madde ölümlerinin % 80’i fosgen ile gerçekleştirilmiştir.

Fosgen ve difosgenin fizyolojik etkileri aynı­dır. Her ikisi de saf dişi edici kimyasal savaş maddesidir.

b- BOĞUCU GAZLARIN FİZYOLOJİK ETKİLERİ

1- Öksürük,

2- Burun ve boğazda tahriş ve akınti,

3- Solunumda güçlük,

4- Gögüste darlık,

5- Gözlerde yaşarma (DP)

6- Dudaklarda morarma,

7- Baş ağrısı,

8- Bulantı ve kusma,

9- Yoğunluk,

10- Şok ve ani ölüm,

c- KORUNMA

Maske takarak veya emin sığınaklara girerek ko­runma sağlanır.

d- KENDİ KENDİNE YARDIM

1- Boğucu gazların belirtileri görüldüğünde hemen maske takmak,

2- Gazlı sahadan dışarı çıkmak ve dinlenmek,

3- Vücudun oksijen ihtiyacını arttıracak her tür­lü hareketten kaçınmak,

4- Tembih edici alkolsüz içki almak (Kahve ve çay gibi),

e- İLKYARDIM

1- Hastanın maskesini yüzüne uydur.

2- Hastayı yürütme ve konuşturma,

3- Hastayı rahat ve sıcak tut, elbiselerini gevşet

4- Alkollü içki ve sigara verilmez, ancak tembih edici şekerli çay ve kahve verilir.

5- Solunumda bir duraklama görüldüğünde suni so­lunum yaptırılamaz, (Akciğerler arızalı olduğu için) oksijen cihazı tatbik olunur.

6- İlk fırsatta ve sarsmadan en yakın sağlık merkezine götürülür.

V- UYUŞTURUCU GAZLAR:

a-GENEL BİLGİLER

Uyuşturucu gazlar, geçici olarak fizyolojik ve zihinsel etkiler veya her iki etkiyi birden hasıl ederek personeli aldığı görevi yapamayacak hale getiren kimyasal savaş maddeleridir.

Bu gazlar genellikle zerre (aerosol) ler halinde bazıları da buhar halinde atılırlar. Solunum yolu ile vücuda girerler. Kan dolaşımını, sindirim ve sinir sistemini etkilerler.

Uyuşturucu gazlar genel olarak iki grupta toplanmıştır;

1- Felç, körlük ve sağırlık gibi geçici fiziksel etkiler gösterenler, (Fjzikoşimik maddeler)

2- Geçici olarak, akıl hastalıklarına neden olan­lar (Psikoşimik maddeler),

Uyuşturucu gazlar, sivil halka karşı kullanılması pek mümkün olmayan gazlardır. Ancak askeri gereksinmelerde kullanıl­dığı gibi, sinsi faaliyetlerde de kullanılır.

Bu maddelerden bir tanesi, bu günün konusu olan ve modern esrar olarak kullanılan LSD-25 (Asit Liserjikdietlamid) dir.

LSD-25. çok küçük miktarı ile etkili olup, bilhas­sa zaman ve mekan algılamalarında zihni karışıklıklar ve tereddütler meydana getirirler. LSD ile zehirlenmelerin klinik arızaları bulantılarla başlar. Bunu 45-60 dakika sonra hayal görme ve benzetmeyle karışan bir zihinsel karışma devresi takip eder. Hiç bir tedaviye ihtiyaç göstermeden tesirler kendiliğinden ortadan kalkar.

Uyuşturucu gazlardan bir diğeri de Benzilat’lardır. Bu grupta olanların başlıcası “(BZ)” (3-KİNUKLİDİNİL BENZİNAT) maddesidir. (BZ) son derece, hem zihni ve hem de fizyolojik bozukluklar yapan psikolojik bir savaş gazıdır. Çok küçük dozlarda bile etkilidirler. Hafif dozlarda tatlı sarhoşluktan ağır bunalıma kadar değişen belirtiler görülür. Yüksek dozlarda ise, kuvvet kaybı, buhran ve akli hareketlerde yavaşlama meydana getirerek, açık ve dengeli düşünmeye geçici olarak engel olur­lar. Adeta kişi kim olduğunu ve ne yaptığını bilemez hale gelir. As­keri şartlarda etkisi ise, moral bozukluğu, disiplinsizlik ve emirlerin yerine getirilmemesi şeklinde ortaya çıkar. Etki bir kaç daki­ka ile bir kaç saat arasında, görülür. Devam süresi saatlerce ve hat­ta günlerce devam edebilir. Tedavi yapılmadan iyileşme görülür. (BZ) personeli öldürmez saf dışı eder.

b- FİZYOLOJİK ETKİLERİNİN SAATLERE GÖRE DAĞILIŞI

1-4 Saat İçerisinde :

1- Tansiyon yükselmesi, baş dönmesi, kalp çarpıntısı ve vücut ısısında yükseliş.

2- Ağız, dudak ve ciltte kuruma,

3- Görüşte bulanıklık, göz bebeklerinin büyümesi,

4- Kusma, kabızlık ve idrar tutulması,

5- Şaşkınlık, işitmede güçlük,

6- Uyuşukluk ve sersemleme,

4-12 Saat İçerisinde:

1- Çevreye intibaksızlık,

2- Korku,

3- Hareketsizlik veya gayesiz dolaşma.

12-96 Saat İçerisinde:

1- Gelişi güzel, tahmin edilmeyen davranışlar,

2- Hayal ve sayıklamalar,

96 saat sonunda tedricen normale dönüş başlar. De­vam süresi kullanılan maddeye göre değişir.

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir