Nükleer Silahlar

I- Giriş

Iı- Terimler Hakkında Açıklamalar

NÜKLEER SİLAHLAR VE ÖZELLİKLERİ

I- Atom ve Hidrojen Bombaları Arasındaki Fark

II- Nükleer Silahlar ile Klasik Silahlar Arasındaki Fark

III- Nükleer Silahların İnfilak Şekilleri

IV- Nükleer Silahların Etkileri

A- Ani Etkileri

1- Işık

2- Isı

3- Ani Nükleer Radyasyon

4- Basınç (Blast)

B- Kalıntı Etkileri

1- Nükleer Silahların Müteakip Tehlikeleri

2- Serpinti bölgesinin Büyüklüğünü ve Serpintinin Şiddetini

Etkileyen Faktörler

3- Serpintinin Özellikleri

4- Kalıntı Radyasyon Hastalıkları

5- Hastalık Belirtileri ve Sonuç

6- Korunmada Ana Prensipler

7- Serpintiden Korunma Bakımından Dikkat Edilecek Diğer

Hususlar

8- Korunma Faktörü

9- Sonuç

10- Serpinti Bölgesi

11- Serpinti Bölgesinde Sivil Halkın Kontrolü

12- Z Bölgelerinin Tahliyesi

13- Serpinti Tahmini

I- GİRİŞ

Nükleer Silah deyimi bize; atom çekirdeğini hatırlatmaktadır. Bir atomun parçalanması ya da iki atomun birleşmesi halinde açığa çıkan enerjiden yararlanılarak nükleer silahlar yapılmış ve geliştirilmiştir. Bu enerji, gerçekte çok fazla ise de faydalanılan kısmı gayet azdır. Fakat bir bombada milyonlarca, milyarlarca atom bir anda parçalandığı ya da birleştiği için açığa çıkan enerji astronomik rakamlarla konuşulacak düzeye ulaşmakta ve bu enerjiyi anlatacak birim, bildiğimiz ölçülerden farklı, onların dışında ifade edilir.

Şu kısa açıklama, atom ve hidrojen silahlarının ayrı esaslara göre yapıldıklarını ve klasik silahlardan başka nitelikte oldukla­rını göstermeyecektir.

Esaslar ayrı ayrı ele alınırsa :

Atom silahları (Nükleer silahlar), fisyon olayından istifade edilerek yapılmıştır. Bu olay, bazı ağır metal (uranyum, plutanyum gibi) atomların nötron bombardımanı sayesinde eşit olmayan iki parçaya ayrılmasıdır. Bu esasa göre yapılan silahlar için enerji biri­mi kiloton (KT) 1.000 ton T.N.T.(Dinamit) nin yıkma gücüne muadil bir basıncın ifadesidir.

Hidrojen silahları (Termonükleer silahlar), füsyon olayından faydalanılarak yapılmıştır. Bu olay bazı hafif hidrojen (döteryum, trityum gibi) atomlarının çok şiddetli ısı karşısında birleşmeleridir. (Bu ısıyı ancak bir atom infilakı verebilmektedir.) Bu esasa göre yapılan silahlar için kudret birimi megaton (MT.)dur. Megaton 1.000.000 ton T.N.T.nin yıkma gücüne denk bir basınçtır.

Gerek atom, gerekse hidrojen silahları infilak ettirildikten sonra yaptıkları etkinin özelliklerinden hiç bir fark göstermediklerinden hepsine birden NÜKLEER SİLAH deyimini kullanmakta bir sakın­ca yoktur.

II- TERİMLER HAKKINDA AÇIKLAMALAR

a-Nükleer: “Nüve”ye ait, çekirdeğe ait kelime anlamında olan bir te­rim, atom çekirdeğinin parçalanması esasına dayanan silahlar için ad olarak kabul edilmiştir.

b-Termonükleer: Hidrojen atomları çok büyük ısı karşısında birleşebildiklerinden bu esasa göre yapılan hidrojen bombaları, aynı zamanda bu adla da anı1maktadır.

c-Radyasyon: “Şua intişarı, şualanma” kelime anlamında olan bu sözcük nükleer silahların çeşitli tehlikelerden (Işık, ısı,gama ışınları, alfa zerreleri, beta zerreleri, hatta nötronlar ve serpinti)de, teh­likenin etrafa yayılmakta olduğunu belirtmek için kullanılmaktadır.

d-Radyoaktif: Bu sözcük nükleer silahlar hakkında konuşulurken daima “Gama ışını yayma özelliği olan ya da gama ışını yayan” anlamında kullanılır.

e-Radyoaktivite: “Şua şeklinde enerji yayma özelliği” sözlük anlamında olan bu kelime, nükleer silah atıldıktan sonra “meydana gelen gama ışınları.” için tehlikenin varlığını anlatmakta kullanılı­yor

f-Röntgen: Bir gram uranyumdan bir metre (1 m. ya da 91.44 cm.) uzaklıkta ayakta duran bir şahsın bir saatte vücudunda biriktirdiği varsayılan gama ışını miktarıdır.

NOT: Aslında gama ışını biriktirmek diye bir şey söz konusu de­ğildir. Bütün mesele vücutta iyonize olma sureti ile hizmet göremez hale gelen hücreler miktarıdır ve dozimetrelerin de gösterdiği bu miktarın, eğer biriktirme durumu gerçek olsaydı, örneğin; 150 röntgenlik hastalık başlangıç dozunu biriktirdiği dozimetre ile edilmiş bir şahsa şiddet ölçen bir alet (örneğin; İyanizasyon kutusu) yaklaştırdığımız zaman 150 rakamını okumak gerekirdi. Halbuki aletin ibresinde kıpırdama dahi görülmez.

Bir İyilik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.