Nükleer Silahlar

Bilimsel denemeler için silahlar

a. Toprak altında,

b. Su altında,

c. Atmosferde de infilak ettirilmektedir.

IV- NÜKLEER SİLAHLARIN ETKİLERİ

Bir nükleer infilaktan önce, silahın kudretine göre yarıçapı değişen bir ateş topu meydana gelir. Ateş topunun merkezindeki ısı, güneşteki ışından 2-3 defa daha fazladır. İşte aşağıda incelemeye başlayacağımız bütün etkiler etrafa bu ateş topundan yayılmaktadır.

Nükleer infilakın bütün etkilerini 100 kabul edersek, bu et­kilerden :

% 35 ‘i Isı (Işık ile birlikte gelmektedir.)

% 5 ‘i Ani Nükleer Radyasyon.

% 45 ‘i Basınç (Blast)

% 15 ‘i Kalıntı Radyasyon

olarak karşımıza çıkmaktadır.

A- ANİ ETKİLERİ

1- IŞIK:

Nükleer şimşek adı da verilen bu ışık güneşten bir kaç defa parlak olduğu için pırıl pırıl güneşli bir günde bile bir nükle­er infilakı rahatça haber verilecek niteliktedir. Ancak, muayyen mesafeler için çıplak göze direk olarak ulaştığı takdirde 15-45 dakika süren geçici bir körlüğe sebep olmaktadır.

Nükleer şimşekten korunmak için saydam olmayan her çe­şit ekrandan istifade edebiliriz. Bu ekran, isterse en ince cinsten bir kağıt parçası olsun, Işığın öldürme gücü olmadığından % hesabın­da ayrıca yer verilmemiştir.

2- ISI:

Nükleer ısı radyasyonları, nükleer şimşeğin beraberin­de gelmektedir. Bu sebeple belirli bir uzaklıkta ve açıkta bulunan şahıslar için çok tehlikeli olurlar.

Isı radyasyonunun özellikleri;

a. Devamlıdır,

b. Çok süratlidir,

c. Çevre,ısının ani olarak yükseldiğinde geniş çapta yangınlara sebep olur,

d. Mesafe ile azalır,

e. Nüfuz hassası yoktur,

şeklinde özetlenebilir.

Bu özelliklere göre ısı radyasyonları incelenirse gö­rülür ki ışık hızındadırlar ve silahın kudreti ile değişen bir devamlılıkları vardır. Ancak infilak yerinden uzaklaştıkça şiddetinden kay­betmekte ve saydam olmayan bir engel (Ekran) tarafından engelin tutuşma ve yanma kabiliyeti ile ters orantılı olarak durdurulabilmekte ya da şiddeti azaltılabilmektedir. Yine bu yüzden belirli çevrelerde çok şiddetli (Yanma kabiliyetinde olan her şeyin tutuştuğu) ve yine belirli çevrelerde çabuk tutuşan maddelerin çıkardığı yangınlar görülmekte­dir.

20 kilotonluk bir nükleer bombaya göre yukarıdaki deyim genişletilirse : Yer sıfır (GZ) den itibaren 600 metre yarıçapında bir 1 bölgenin yangın yönünden “NÖTR BÖLGE”,

1600 metre yarıçapında bir bölgenin yanabilen her şeyinin tutuştuğu alan yangın yönünden “ANA YANGIN BÖLGESİ”,

2400 metre yarıçapındaki bir bölgenin de çabuk tutuşan maddelerin yandığı alan yangın yönünden “MÜNFERİT YANGIN BÖLGESİ” olduğu görülecektir. Yangın bölgeleri için 10 megatonluk silaha göre rakamlar vermek gerekirse: Nötr bölgenin 5600, ana yangın bölgesinin 19.200, mün­ferit yangın bölgesinin ise 27.200 metre olduğu görülür.

Isının insan cildinde meydana getireceği yanıklar üç derecedir. Bunlar

1. derece (Güneş yanığı gibi) yanıklar,

2. derece (İçi su dolu kabarcıklar şeklinde) yanıklar,

3. derece (Kavrulma şeklinde derin) yanıklardır.

Yer sıfırdan itibaren 20 kilotonluk bir silaha göre ortalama yanık mesafelerini (yarıçap olarak) şöyle sıralamak mümkün­dür; 220 metreye kadar 3.derece, 2800 metreye kadar 2.derece, 4000 metreye kadar l.derece yanıklar meydana gelir. Ancak bu mesafelerin kar ve yağmur yağışı ile havada yoğun duman veya sis bulunması halin­de yandan aza etki derecesinin inebileceğini kaydetmek gerekir.

Yine burada hemen belirtilmesi gerekli olan şey cildimizi korumada giyimin büyük rol oynamasıdır. Yünlü eşya, pamuk ve keten eşya; açık renkli eşya koyu renkli eşyaya oranla çok daha iyi koruma sağlar.

20 KT.luk bomba yer sıfırdan 800, 10 MT.luk bombada ise 6500 metre uzaklıkta ve açıkta ısı radyasyonlarına yakalanan şa­hısların elbiseleri tutuşsa bile, bu elbiselerin telaşa kapılmadan çıkarılması halinde hayatları kurtulacaktır.

Isı radyasyonlarından korunmak için bu radyasyonların nüfuz hassası olmaması özelliğinden faydalanıyoruz. Her engel derece derece koruma olanağı vermektedir. Fakat duvar gibi yanmayan yanmayan elbette en iyi koruyacaklardır. Diğer etkilerden korunma maksadı ile alacağımız tedbirlerin bizi, ısı etkisinden de % 100 koruyacağına inanmak lazımdır.

3- ANİ NÜKLEER RADYASYON

Öldürme kudretinde olan bir etki de ani nükleer radyasyondur. Bu etkilerden söz edilince hemen akla gelen en önemli teh­likeler; alfa ve beta partikülleri ile nötronlar ve gama ışınlarıdır. Bunlardan

a. Alfa Zerreleri: 2 nötron, 2 protonu olan pozitif elektrik yüklü partiküllerdir. Menzilleri bir kaç santimetre içinde olup nüfuz hassasları yoktur.

b. Beta Zerreleri: Negatif elektrik yüklü ve çok küçük kitlesi olan bir iyondur. Menzili 4-5 metre kadar olup nüfuz kabiliyeti bulunmamaktadır.

c. Nötronlar: Elektrik yüklü olmayan fakat atom çekirdeklerinden fırladıklarından radyoaktif olmaya müsait cisimlenin atomlarını parçalayıp onları suni olarak rayoaktif hale getiren zerrelerdir. Büyük tehlike yaratacak kabiliyettedirler fakat menzilleri 100 metreden biraz fazladır.

d. Gama Işınları: Yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar halinde yayılan bu etkinin hem uzun menzilli ve kitlesiz oluşu, hem de engel tanımayan bir nüfuz kabiliyeti bulunuşu tehlikeyi çoğaltmaktadır. Bu sebeple ani nükleer radyasyon denince hemen gama ışınları akla gelir.

GAMA IŞINLARININ ÖZELLİKLERİ

1- Devamlıdır,

2- Çok süratlidir,

3- Hissedilmez,

4- Büyük bir nüfuz hassası vardır,

5- Kısa bir süre için tesirlidir,

6- Öldürücüdür,

7- Cansızlara etkisi yoktur,

Şu halde gama ışınları bir dakika ya da biraz fazla devamlılığı olan, ışık hızında yayılan, duyu organları ile varlığını anlamak mümkün olmayan ve hücreleri iyonize ederek insanı has­ta edip öldürebilen bir tehlikedir. Bunlardan daha önemlisi bu ışın­ları hiç bir engelin tamamen durdurma imkanı sağlayamamasıdır.

Önemli özelliği kısa bir süre için etkili oluşudur ve cansızlara etkisi olmadığından herhangi bir yan etkisi söz konusu değildir. Örneğin : Cama ışını etkisinde kalmış gerek su, gerek çiğ ve pişmiş gıda maddelerinin içilip yenilmesinden bir zarar doğmayacağı gibi maden, taş ve toprak gibi diğer maddelerde ayrıca bir tehlike teşkil etmezler.

Burada korunma yönünden en çok üzerinde durulması ge­reken özellikle gama ışınlarının nüfuz kabiliyetidir ve sorulacak bir soru vardır; “Madem ki gama ışınlarını hiç bir engel tamamen durduramıyor, o halde hangi ekran, ne kadar durdurma imkanı tanır?”

Bu sorunun cevaplandırılması suretiyle korunmanın esasları da verilmiş olacaktır. Engeller, yoğunluklarına göre gama ışınlarını durdurma yeteneğine sahiptir. Yoğunluğu en çok olan madde, en fazla yarı kalınlık veren maddedir. Bildiğimiz maddelerin yoğunluklarına göre hangi kalınlıklarının yarı kalınlık sayılabileceğini şöyle sıralayabiliniz.

Sıkıştırılmış toprak için 15 Cm.

Kurşun için 1,25 Cm.

Çelik için 3,75

Beton için 12,50 “

Briket için 15

Tuğla için 15

Taş için 15

Gevşek toprak için 15 Cm.

Ağaçlar için 20-25 Cm.

Su için 33 Cm.

Ani nükleer radyasyon tehlikesi olarak sözü edilen gama ışınları diğer etkiler gibi muayyen çevrelerde belli etkiler ya­parlar. Küçük kudrette silahlarla taarruza uğrayacağı, hedef dahili neticesinde anlaşılmış bulunan hassas bölgelerde bu tehlike sebebiyle mutlaka ve dikkatle koruyucu tedbir alınmasına ihtiyaç vardır. Çünkü; 20 KT.luk bir nükleer bombada ani nükleer radyasyon tehlikesinin bir dakikalık sürede % 50 ölüm dozunu verebilen miktarı (% 50 ölüm dozu 450 röntgen olduğuna göre 450×60=27.000 r/s.lik şiddet, 1200 metreye savaş dozu ise, savaş dozu 75 r.olduğuna göre 75×60 =4500 r/s. lik şiddet 1600 metreye kadar ulaşabilmektedir. Bu mesafeler lO MT.luk bombaya uygulanınca % 50 ölüm dozunun yaklaşık olarak 3600 savaş dozunun ise, 4000 metreye ulaştığı görülür. Eğer nominal bomba ile 10 MT.luk bom­ba için verilen yaklaşık tesir mesafeleri. Basınç etkisi için verile­cek mesafelerle karşılaştırılırsa önceki paragrafta “Dikkatle koruyucu tedbirler alınması” hususunun neden önemle üzerinde durulduğu kolay­lıkla anlaşılacaktır.

4- BASINÇ (BLAST)

Ateş topundan yayılan yoğun ısının genişleyerek havayı itmesi sureti ile meydana gelen basınç etkisi, infilak yerindeki boş­luğa dışarıdan soğuk havanın hücum etmesi yüzünden iki yönlü olarak görülür. İlk tesir sırasında tamamen yıkılmayan binaların, emme safhası da denilen ikinci safhada yıkılmaları bu sebeptendir.

Genel etki tablosunda % 45 olarak gösterilen basınç tesirinin özellikleri :

a. Devamlıdır,

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir