Nükleer Silahlar
g-Röntgen-Saat (r/s.): Şiddet birimidir. Bir yerde mevcut olan radyoaktivitenin miktarı, birim cinsinden ve şiddet ölçen herhangi bir radyak aletten öğrenilebilir.
h-Doz: Bir şahsın, röntgen ya da mili röntgen birimine göre bir defada veya değişik zaman bölümlerinde vücudunda biriktirdiği gama radyasyonu miktarıdır. Genellikle doz terimi, toplam doz (Akümülatif doz) anlamına kullanılmaktadır.
ı-İyonizasyon: Gama ışınları, nötronlar, alfa ve beta zerreleri gibi yüksek hızı olan radyasyon; ne türlü olursa olsun cisimlerin atom kabuklarına çarpınca bu atomlardaki elektronların kabuktan fırlamasına ve dolayısıyla bu atomun elektriki dengesinin bozulmasına sebep olur. İyonizasyon, bu olayın adıdır. Hücre iyonizasyona uğrarsa canlılık fonksiyonları sona erer.
i-Radyak (RADİAC) Alet: Radyak sözcüğü dilimize, İngilizceden geçmiş ve İngilizce beş ayrı kelimenin (Radiation, Detection, İdentification And Cornputation=Radyasyonu arayan, teşhis eden ve sayan ) baş harflerinden meydana gelmiştir. Bu işi gören araçlara da radyak aleti adı verilmiştir.
k-Yarı Kalınlık: Herhangi bir maddenin (Taş, beton,kerpiç gibi) kendisine ulaşan gama ışınının şiddet olarak yarısını durdurabilen kalınlığına denir.
Bu kalınlık, gelmekte olan ışınların enerjisi ile (Ani nükleer radyasyon olarak adlandırılan gama ışınları, kalıntı tesirleri içindeki gama ışınlarından çok daha aktiftir.) değişir ayrıca maddenin vasıfları ve hali ile değişmesi mümkündür. (Tarladaki gevşek toprak ile yoldaki sıkışmış toprakta olduğu gibi.)
l-Yarı Ömür: Belirli ölçüde bir elementin radyoaktif hale getirildiği an ölçülen radyoaktivitesinin şiddet olarak yarıya inmesi için geçme si gereken zamandır. Radyoaktif olabilen her elementin ayrı ve belli bir yarı ömrü vardır. Bu yarı ömür şimdilik, hiç bir kimyasal ya da fiziksel yöntemle uzatılıp kısaltılamamaktadır.
m-Radyoaktif Çürüme: Parçalanma veya çözülme şeklinde konuşulan ya da yazılan bu terim, radyoaktif hale gelmiş veya getirilmiş bir elementin gama ışını neşredemez duruma geldiğini ifade etmek için kullanılmaktadır.
n-Monitör: Radyak aletleri kullanan, radyasyonu arayan ve ölçen kimselere verilen addır.
o-Niga: Satıhta ya da satha yakın bir nükleer infilakta açığa çıkan nötronların; toprakta bulunan potasyum, demir, manganez, alüminyum, sodyum gibi elementleri radyoaktif hale getirmesi (Bu elementler miktar itibariyle az da olsalar yüksek dozda gama ışını neşrederler) sebebiyle yer sıfır etrafında meydana gelen ve dairevi şekilde olan bölgeye NİGA. BÖLGESİ ve bu tip radyasyona NİGA RADYASYONU denir.
Toprak yapısındaki maddelerin hepsi nötronlar sebebiyle radyoaktif hale gelirse de, bir çoğunun yarı ömrü saniyelerle ifade edilecek kadar azdır. Fakat yarı ömrü 45 dakika olan alüminyum her toprakta bulunduğundan ilk 1,5 saat içinde niga bölgesinde yüksek dozda radyoaktivite neşreden asıl maddedir. Yarı ömür 2,6 saat olan manganez ile ömrü 15 saat olan sodyum ilk 1,5 saatlik süreden sonra 10-20 saat daha radyasyon neşrine devam ederler. Bundan sonraki sürede yarı ömrü 15 saat olan sodyum belli başlı radyoaktif kaynağı olur.
NÜKLEER SİLAHLAR VE ÖZELLİKLERİ
I- ATOM VE HİDROJEN BOMBALARI ARASINDAKİ FARKLAR
Bu silahların belirtilmesi gereken başlıca farklılıkları şunlardır;
a- Hidrojen silahları istenilen kudrette yapılabildiği halde atom silahları için sınırlı kudret söz konusudur.
b- İki silahın etki alanları değişiktir. Aynı ağırlıkta olan iki silah tan; hidrojen silahlarının etki alanı yarıçapı atom silahlarının 2,5 katıdır.
II- NÜKLEER SİLAHLARLA KLASİK SİLAHLAR ARASINDAKİ
FARKLAR
Nükleer silahlarla klasik silahların karşılaştırılması ise bize şu sonuçları vermektedir.
a- Klasik silahlar bir amaç (Yan etkileri hariç) için kullanıldıkları halde, nükleer silahlar aynı anda bir çok etkiyi birden yapabilmektedirler.
b- Klasik silahlarda etki alanı olarak sokak ya da binalar kabul edildiği halde, atom bombalarının en küçüğünün (Nominal bomba = 20 KT.luk) etki alanını kilometrelerle ifade etmek gerekmektedir.
c- Klasik silahlarda en ağır etkili bir tahrip bombasının etki süresi saniyenin 1/100 ü olduğu halde nominal atom bombasındaki basınç etkisi süresi 7/10 saniye; nominal bombanın 500 katı olan 10 MT. luk hidrojen bombasında 5 saniyedir.
d- Klasik silahlardan hiç birisinde yokken nükleer silahların infilakı halinde diğer etkilerle birlikte radyolojik etkileri de ölüm ve hastalık saçar. Ayrıca silahın yerde veya yere yakın infilakında radyoaktif serpinti tehlikesi doğar.
III- NÜKLEER SİLAHLARIN İNFİLAK ŞEKİLLERİ
Nükleer silahlar bir çok şekilde infilak ettirilmektedir. Bu şekillerden bizi ilgilendiren en önemlileri;
a- Havada infilak,
b- Satha yakın ya da satıhta infilaktır.
Nükleer silah havada infilak ettirildiğinde (1945 Ağustosunda Hiroşima ve Nagazaki’ye yapılan nükleer taarruzda olduğu gibi) basınç ve ısı etkisinde satıh infilaklarına oranla yaklaşık olarak % 30 artış gösterilmekte, buna karşılık silah radyoaktif serpinti tehlikesi meydana getirmemektedir. Halbuki müteakip tehlikede denilen serpinti tehlikesi, kapladığı geniş bölgelerde yaşayan canlıları uzun süre korunma zorunluluğunda bıraktığı ve silahlar kudret itibari ile çok fazla büyümüş bulunduklarından satıhta infilak ettirilen bir termonükleer bomba, dünyadaki büyük şehirlerden çoğunu banliyölerle birlikte tesir altına alabildiği için artık havada infilak şeklini tercih sebebi ortadan kalkmış gibidir.
