İLK YARDIM – KANAMALARDA NE YAPILMALI?
Kan, onu tüm vücuda taşıyan ve büyük bir boru hattına benzeyen karmaşık bir sistem oluşturan damarların (atardamar, toplardamar ve kılcaldamarlar) içinde dolaşır.
Kan damarlarından birinin bütünlüğü bozulduğunda kan dışarı çıkar ve kanama gelişir (Şekil 5.1 ve 5.2a).
Kanamalar kanın rengine göre ayırt edilmeye çalışılır. Atardamar kanamalarında parlak kırmızı, toplardamar kanamalarda ise koyu kırmızıdır. Aslında, pratik açıdan kanın yaradan nasıl aktığına dikkat etmek çok önemlidir, Atardamar kanamalarında kan kalbin atışlarına denk gelen vurular ile çıkar, “baloncuklar” içerir. Toplardamar kanamalarında bir musluğun akışı gibi sürekli olarak akar. Kapiller kanamalarda ise yaranın üzerinde birden çok kanayan noktalar halinde sızar.
Kanamayı bir yarada gördüğümüzde (örneğin bir yerimiz kesildiğinde) bu dış kanama, vücudun içinde kaldığı için (örneğin, karına gelen şiddetli bir darbeden sonra) kanamayı gözle görmediğimiz durumlarda ise iç kanama olarak adlandırılır.
Kanamalarda, kan kaybı mümkün olduğu kadar çabuk kontrole alınmalıdır. Unutmamamız gerekir ki kanama, küçük miktarlarda olsa bile herşeyi lekeleyerek korkutucu bir görüntü oluşturur ve Önemli bir durum varmış izlenimi verir.
YAPILMASI GEREKENLER:
1-Hasta/yaralıyı yatıştırın, onunla konusun (ona ne olduğunu sorun).
2- Olay yerinin ve kendi emniyetinizi sağlayın, hasta/yaralının kanamaya neden olan tehlikeden uzakta olduğundan emin olun. Örneğin hasta/yaralı cam kırıklarının olduğu yerde kalırsa bu, yeni kanamalara yol açabilir {Şekil 5.3).
3- Hasta/yaralının ayakta durmasından kaçının. Bayılıp yere düşebilir ve yaralanabilir. Bu da yeni yaralanmalara yol açabilir.
4- Hızlı davranın, yaranın üzerine elinizle bası uygulayın. Mümkün olduğu kadar çabuk yaranın üzerini gazlı bez ya da temiz bezlerle örtün (eşarplar, peçete, küçük havlular vb. temiz olduğu sürece işe yarayabilir).
Basıyı yaklaşık 10 dakika süreyle uygulayın. Bu, kanamaların çoğunu durdurmak için yararlı olacaktır (Şekil 5.3).
5- Kanama kol ve bacaklarda ise, kanın yaraya ulaştığı basıncı azaltmak amacıyla kalp seviyesinin üzerinde tutarız (bunu yapmaya çalışırken hasta/yaralı ağrı duyarsa kırık olasılığı vardır çekmeyiniz).
6- Kanamanın doğrudan bası uygulamasıyla durmadığını görürseniz tıbbi yardım iste/in. Bunun için, hasta/yaratıdan yaraya bası uygulamayı kendisinin sürdürmesini isteyin. Bu mümkün değilse, yarayı sıkı bir bandajla sarın (Şekil 5.4). Böylece yardım istemek için elleriniz serbest olacaktır. Bandaj yoksa temiz kumaş parçaları, eşarplar vb. gibi malzemeleri yarayı tamponladığınız bez üzerinde bağlayarak bir bandaj oluşturun
ÖNEMLİ:
Yaraya doğrudan bası uygularken, kullandığınız pansuman malzemeler. Oluşan kan, pıhtısını koparıp kanamayı artıracağından bunları kaldırmayın. Bunun yerine üzerine yenilerini koyun ve bastırmaya devam edin (Şekil 5.5).
İÇ KANAMA
Bazı durumlarda, dışta asgari kanama işareti görülse bile önemli bir kan kaybı gelişebilir. Bu durum bir İç kanamayla karşı karşı/a olduğumuz anlamına gelir.
Bu tür kanamalarda tehlike kanamanın saklı kalıp dışarı/a çıkmamasından (görülmemesinden) kaynaklanır, saptanması güçtür. Normal olarak şiddetli bir darbeden sonra gelişir.
Bu nedenle, şiddetli bir darbe aldıktan sonra görünürde dış kanama belirtisi olmayan, ancak aşağıdaki belirtilerin bulunduğu kişilere (özellikle çocuklarda) özel bir dikkat göstermek gerekir.
· Solgun, soğuk ve terli bir cilt (özellikle yüzde)
· Zayıf ve hızlı nabız
· Hızlı ve yüzeysel solunum
· Yavaş yavaş uyku haline dönüşen tedirginlik ya da endişe
Bu belirtiler önemli dış kanamalarda da gözlenebilir ve hasta/yaralının genel durumunda bir ciddiyete işaret eder. Bu durum şok olarak adlandırılır, bu gibi durumlarda hasta/yaralının üstü örtülmeli ve yaldan 30 cm hafifçe yukarı kaldırılarak yatırılmalıdır. Bu durumda 112 aranarak hasta/yaralın m bir sağlık kuruluşuna nakli sağlanmalıdır (Şekil 5.6).
Özel dikkat isteyen bir durum da burun kanamalarıdır. Çocuklarda çok sıktır ve kendiliğinden ortaya çıkabilmekle birlikte genellikle doğrudan yüze gelen darbelere ya da yaralanmalara (Örneğin top çarpması) bağlıdır.
Durmasını kolaylaştırmak için baş ve işaret parmaklan yardımıyla burun kanatlarını burnun yumuşak kısmını burun bölmesine doğru bastırmak gerekir. Bu sırada hasta/yaralıdan başını öne eğmesi ve ağızdan nefes alması istenmelidir. Bası 10 dakika boyunca uygulanmalıdır (Şekil 5.7).
Başın arkaya yatırılması önerilmez. Çünkü burun ve ağız bağlantılı olduğundan hasta/yaralı kendi kanını yutacaktır, bu da rahatsızlık yaratabilir ya da mide bulantısına yol açabilir. Ayrıca, oluşan pıhtı bozulabileceğinden, kanamanın durması için yeterli süre geçmeden burun sümkürülmemelidir.
UNUTMAYIN:
Kafa bölgesine alınan şiddetli bir darbeden sonra burun ya da kulaktan kanama bir kafatası kırığı belirtisi olabilir. Özellikle hasta/yaralı bilinçsiz ise ve gözlerinin ya da kulaklarının çevresinde morluk varsa, bu durum dikkate alınmalıdır.
