kaya

insanlar cesareti farklı farklı tanımlaya bilir ancak genel bir tanım vardır değil mi? “zor durumlarla yüzleşebilmek için kendinde bu gücü hissetme” diye yaklaşık olrak bir sözlük tanımı vardır. ancak asıl cesaret işte insanın kendi ile olan yüzleşmesidir. çünkü insanın yenmekte ve yüzleşmekte zorlandığı asıl şey gene kendi içindedir. zaafları ve istekleri hiç durmadan isterken insan ne yapabileceğini şaşırır, iç çatışmalar deriz bunada. ben içimdeki bu çatışmalara dur diyorum ve kendimdeki haz ilkesine dayanan iç güdüleri dizginliyorum, neden mi, içimdeki sevgiyi koruyorum, özü onun yapısını değiştirebilecek ona zarar verebilecek herşeyden saklıyorum, ona iyi bakmazsam bu ben olmam, değerlerim silinir, zayıflar, belkide güç buna dayana bilmektir. belki diyorsundur lafı döndürdü dolaştırdı nereye getir ama bu gerçek biliyorsun, eğer bunu başarabilirsem ve sürdürebilirsem kendimi kendime ispatlamış olurum, kaçmıyorum, suyun önündeki yosunlar tutmuş, balıkların akıntıdan korunmak için dibine yuvalar yaptığı, toprağa saplanmış, sökülmeyen bir kaya gibi, bu nerden mi aklıma geldi? bu tanımı bir nehri saatlerce günlerce seyrettiğim zamanlar oldu, seneler önce, hayatın bir nehir gibi su gibi olduğunu olduğu düşündüm ve ona direnemiyorsun sürükleniyorsun, ben se bunu kontrol etmeye çalışıyorum, bazen güçlü bazen zayıf ama şimdilik gidiyorum, ne zaman kendi mi bırakacağım bilmiyorum, ama izliyorum, ve hala dayanabilirim yani kaçmıyorum. bana kalsa çok anlatırım çokkk, kendi yaptıklarımın aynısını sana da tavsiye ederim işe yarıyor ben ce zor ama ossun bir her zaman arkadaşız, benimle ilgili çok şey biliyorsun, benim senin hakkında bildiğimden daha fazla dikkatli ol akıntıda kıyıdan kıyıya vurma sakına

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir