Kerkük Petrolleri ve Lozan Barış Antlaşması
ABD temsilcisi Locan Barış Antlaşmasına imza atmadı.
-Milli mücadele sonrası Bağımsız Türkiye Devleti’nin tanınması için Lozan Kongresi toplandı.
-Uzun görüşmeler ve tartışmalardan sonra Lozan anlaşması imzaya açıldı.
-ABD delegesi imza atmadı.
-ABD’nin beklentisi Musul petrollerinden yüksek bir pay almaktı.
1.ABD’nin 1920 tarihli Ortadoğu’yu kontrol haritası
2.Ermeni petrol zengini Gülbenkyan
3.Sykes-Picot paylaşım anlaşması-1916 yılı
4.Kerkük petrolleri bulunuyor.1900’lü yılların başlar
Aylar süren masabaşı görüşmeleri sonrasında nihai anlaşmayı imzalamak üzere bir araya geldiler. Osmanlı imparatorluğunun tasfiyesi, krizler,savaşlar sonrası aynı coğrafyanın kaderini belirleyecek bir anlaşma metni hazırlanmış Lozan’da 24 Temmuz 1923 tarihinde. Türkiye Devleti’nin kuruluşunun bütün dünya ülkeleri tarafından tanınması anlamına da geliyordu anlaşma metni. Anlaşma metnine imza atanların ismi okunanlar başlarını sallayarak kendilerine ayrılan koltuklara oturdular. Son kez birbirilerine baktılar.Biraz tebessüm biraz da derin bir endişe ile kalemlerini çıkararak önlerine uzatılan belgelere imza atmaya başladılar. Az önce ismi okunanların durumu hafızalarda yankılanmıştı, salonun her bir yerinden…
-Büyük Britinya ve İrlanda Krallığı Birliği, deniz aşırı Britanya ülkeleri Yüce Kralı ve Hindistan İmparatoru temsilcisi İstanbul’da yüksek komiser soylu bir insan
Horace Montagu Rumbolt…
-Fransa Cumhuriyeti adına Fransız Büyükelçisi, Cumhuriyetin doğuda Yüksek komiseri, Lejyon donor nişanının Grand Ofisiye rütbesine sahip General Maurice Pele…
-İtalya Yüce Kralı adına , İtalya’da yüksek komiser soylu ve nişan sahibi Marki Gamille Garroni…
-Japonya Yüce İmparatoru’nun Roma Büyükelçisi Kentaro Jusammi…
-Bulgaristan Yüce Kralı’nın temsilcisi ulaştırma eski bakanı Boğdan Morghof…
-Yunanlılar Yüce Kralı adına eski başbakan Sovör nişanının Gran kruva rütbesine sahip mösyö Venizelos…
-Romanya Yüce kralının temsilcisi orta elçi Diamandi…
-Sırplar- Hırvatlar- Slovenler Yüce Kralı’nın temsilcisi Hırvatlar- Slovenler Yüce Kralı’nın temsilcisi Yavonoviç…
Ve Türkiye Büyük millet Meclisi’nin seçerek gönderdiği Edirne Milletvekili ve Dışişleri Bakanı İsmet Paşa… Sinop milletvekili Dr. Rıza Nur…Trabzon milletvekili Hasan Bey…
Toplantıyla katılanların önündeki anlaşma metninin maddeleri, ek protokoller bir bütün halinde ve dosyayı kabartıyordu. Osmanlı’nın tarihe karışması ile ortaya çıkan devletlerin sınırları, askeri, eğitim, ekonomi ve siyasi ilişkilerle ilgili her konuda kurallar getiriyordu. Türkiye için anlaşmanın imzalanması çok önemli idi. Zira Türk milletinin bir ölüm kalım savaşı vererek kazandığı milli mücadele sonrası Türkiye Devleti’nin siyasi ve hukuki varlığı bütün dünya tarafından tanınmış olacaktı… derken sözlerimi geriye alıyorum…
Büyük savaş sonrası dünyayı yönlendiren Amerika Birleşik Devletleri temsilcisinin ismi de yoktu, kendisi de… Lozan’da imza anlaşmasının yapıldığı salonda!
Bu durum bir unutkanlık olamazdı! Belliydi ki ABD temsilcisi gelmemişti Lozan’a, görüşmelere katılmamış anlaşma metnine imza atmak da istememişti. Halbuki ABD’nin İstanbul’daki Büyükelçisi savaş boyunca Osmanlı Hükümeti ile yakın ilişkiler içinde idi. Anadolu geneline yayılan Amerikan misyoner okullarının hukuki durumu, tüccarların hakları ve pek çok sosyal, siyasi, ekonomik konuda Türkiye devleti ile çözümlenmesi gereken konular vardı…
Lozan anlaşmasının sınırların kabulü ile ilgili bölümde tarihin derinliklerinden gelen anlaşmalar yansımıştı. Örneğin Türkiye-İran sınırını düzenleyen 1639 tarihli Kasrı Şirin anlaşması aynen kabul edilmişti. Benzer şekilde Suriye, Kafkaslar, Balkanlarda Yunanistan ve Bulgaristan ile olan sınırlar da tespit edilmişti. Toplantıya katılanlar arasında Japonya İmparatorunun temsilcisinin de bulunması Lozan’a olan ilgiyi yansıtıyordu. Ki görünüşteki durum böyleydi. Anlaşma metninin maddeleri aralandığında dikkati çeken husus ise Türkiye-Irak sınırının ilerde çözümlenmesi görüşlerinin yer alması idi. Irak, ünlü ajan Gertrude Bell’in çizdiği haritaya göre kurulmuştu, Osmanlı’nın Musul, Bağdat ve Basra eyaletleri bir araya getirilerek … 1918 yılı ekim ayı sonlarında Türk askerleri Musul ve Kerkük bölgesini ellerinde tutuyordu. Türkiye’nin misakı milli olarak kabul ettiği Türkiye devletinin sınırlarını belirleyen çerçeve görüşte de yer alıyordu Musul ve Kerkük’ün Türkiye’de olması.
Lozan anlaşması nihai ve büyük bir başarı değildi. Açık kapılar ve çözümlenmesi gereken sorunlar vardı orta yerde anlaşma metnine yansıyan ve de “sırıtan”.
