Basketbolcu

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

TANIM
Topu karşı potaya el ile atma kuralına dayanan ve beşer kişiden oluşan iki takım arasında oynanan basketbol oyununu; temel bir eğitim alarak, bir ücret karşılığı sözleşme ile bağlı bulunduğu bir spor kulübünde lisanslı olarak ve kurallara bağlı kalarak gerçekleştiren sporcu kişidir.
_______________________________________________________

A- GÖREVLER
– Takımla birlikte sezon öncesi hazırlık çalışmalarına, sezon içi çalışmalara ve kamp programlarına katılır,
– Baş antrenörün belirlediği çalışma programını antrenörler nezaretinde uygular,
– Takımla birlikte maç takviminde belirtilen tüm basketbol müsabakalarına ve turnuvalara katılır,
– Antrenörlerin maç öncesi, maç sırasında ve mola ve devre aralarında vereceği taktikleri ve oyunları dinler, uygular,
– Sezon çalışmalarını (11 aylık bir çalışma) yürütür,
– Kategorisi (yaşa göre) ile ilgili müsabakalara katılır,
– Gerekli sağlık ve beslenme kontrollerinden geçer, sakatlıklarını klüp doktoruna bildirir ve tedavisini yaptırır,
– Takımı ile ilgili bütün toplantılara (rakip takımın analizi, oynadığı maçtaki istatistikler vb.) katılır,
– Karşılaşmayı yöneten hakemlere ve rakip takımın oyuncularına saygılı, centilmen ve sportmence davranır, uluslar arası oyun kurallarına uyar,
– Antrenör, klüp yöneticileri, diğer teknik ve idari kadro ile sporcu arkadaşlarıyla iyi ilişkiler içerisinde bulunur,
– Davet edilmesi halinde milli takımın kampına katılır ve milli takım adına basketbol karşılaşmalarına katılır,
– Bedeni ve ruhi sağlığını korur, sporcuya zarar verecek kötü alışkanlıklardan uzak durur.

KULLANILAN ALET
VE MALZEMELER

– Antrenman forması, spor ayakkabısı, spor çorabı,
– Basketbol topu, basketbol potası, huniler, sıçrama çubukları, sağlık topları, kasa, minder, pas trambolini (bir oyuncunun paslaşmasını sağlayan yardımcı alet), kuvvetle ilgili ağırlık barları, dumbbellar, koşu bantları, bisiklet, atlama ipi, savunma yastıkları, skoar bord (zaman skoru, oyuncu faullerini, alınan molalar sayılar ve periyotları gösteren cihaz).

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

B- MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER

Basketbolcu olmak isteyenlerin;
– Üst düzeyde sportif yeteneğe,
– Sağlıklı bir vücuda sahip,
– Atletik özellikleri, uzun kolları, bacakları olan, kasları yeteri kadar güçlü,
– Belli bir zeka seviyesinde,
– İleri görüşlü,
– Yetenekli, yaratıcı
kimseler olmaları gerekir.

C- ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI

Basketbolcular, kapalı bir spor salonunda çalışırlar. Çalışma ortamı temiz ve sıcak, sahanın ise uygun basketbol parkesi ile kaplı olması gerekir. Çalışma ortamı gürültülüdür. Genellikle düzenli ve disiplinli gündelik yaşam sürmeleri basketbolculardan beklenmektedir. Basketbolcular; diğer sporcu arkadaşları, koçları, idareciler vb. kişilerle iletişim içindedirler.

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

D- MESLEK EĞİTİMİ
MESLEK EĞİTİMİNİN
VERİLDİĞİ YERLER
Meslek eğitimi; 10-12 yaşlarında basketbol eğitimi veren kurum ve kuruluşlarda (basketbol klüpleri, basketbol kursu veren özel işletmeler, okullar, üniversitelerin spor bölümleri gibi) verilmektedir.
ÖN EĞİTİMDE BAŞARILI
OLUNMASI GEREKEN DERSLER
– Beden Eğitimi.
MESLEK EĞİTİMİNE
GİRİŞ KOŞULLARI
Amatör ve profesyonel basketbol kulüplerinin alt yapı seçmelerine ve çeşitli kurumların basketbol kurslarına katılabilmek için genellikle en az 9 yaşında olmak ve sağlık raporu (Spor Yapmasında Sakınca Yoktur Belgesi) ile başvurmak gerekmektedir.
Basketbolcu seçerken;
– Sporcunun vücut yapısı (sporcunun boyu, kilosu, vücut yapısı, vücudun ağırlık merkezi vb.) özellikler.
– Kondisyonel ön şartlar: Sporcunun genel ve özel dayanıklılığı, statik ve dinamik kuvveti, sürati ve reaksiyon yeteneği, beceri ve hareketlilik gibi özellikleri.
– Öğrenim yeteneği:
 Sporcunun algılaması,
 Gözlem ve analiz etme yeteneği.
– Performans için ön şartlar:
 Sporcunun yoğun yüklemelere dayanabilme özelliği,
 Antrenman isteği,
 Başarıya ulaşma arzusu.
– Zihinsel yetenekler:
 Dikkat,
 Oyun anlayışı,
 Yaratıcılık,
 İnisiyatif kullanabilme yeteneği,
 Taktik yetenekleri.
– Sosyal faktörler:
 Liderlik,
 Sorumluluk taşıma,
 Takım anlayışı gibi özellikler.
– Psikolojik faktörler:
 Sağlam psikolojik yapı,
 Müsabakaya hazır olma,
 Strese dayanabilme,
 Zoru başarma isteği olmalıdır.
Ayrıca, üst düzeyde sportif güce ve başarıya ulaşmak için yetenekli sporcuların zamanında ve doğru bir biçimde seçilerek uzun süreli ve sistematik bir çalışmaya girmeleri zorunludur.
BASKETBOLCU
_______________________________________________________

D- MESLEK EĞİTİMİ

EĞİTİMİN SÜRESİ
VE İÇERİĞİ

Basketbol eğitimi, en az 10-12 yaş arasında başlamalıdır. Eğitimde;
Teknik Antrenman: Basketbol oyunuyla ilgili tüm temel çalışmalar (top sürme, pas verme, şut atma, ribound, savunma çalışmaları, hücum çalışmalar).
Taktik Antrenman: Müsabakalarda uygulanacak oyun sistemi, rakip takıma göre hazırlanma gibi takımca çalışacak konuları kapsar.
Kondisyon Antrenmanları: Değişik dönemlerde antrenmanın özelliğine göre sporcunun kuvvet, dayanıklılık, sürat, koordinasyon (beceri), hareketlilik beş temel motorik özelliğinin (kişinin doğuştan getirdiği temel kondisyonel değerler) geliştirilmesini, korunmasını sağlayan çalışmaları kapsar.
Teorik Antrenmanlar: Sporcuların gerek saha (salon) içerisinde gerekse saha dışında basketbola özgü konuları içeren bilgilendirme amaçlı yapılan çalışmaları kapsar (beslenme, spor sakatlıkları, doping veya yabancı maddelerin zararları, basketbol oyun kuralları, motivasyon yöntemleri vb.)

EĞİTİM SONUNDA ALINAN
BELGE-DİPLOMA VE UNVAN

Lisans alan sporcu “Basketbolcu” unvanını alır. Spor okullarında “Katılım Belgesi” verilmektedir.

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

E- ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI

Günümüzde basketbolcu mesleğine olan ilgi artmakta, branşın başarısı yükselmekte, basketbolla ilgili uluslararası temaslar gelişmekte, basketbolcu sayısı her geçen gün artmaktadır. (2010 yılında Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye’de yapılacaktır) Bu gelişmeler iş bulma olanağını arttırmaktadır.

“Resmi Gazetenin 15 Kasım 2006 tarihinde yayınlanan ve 26347 sayılı yönetmeliğe göre”;
Üniversitelerin fakülte veya dört yıllık yüksekokullarından mezun olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesindeki genel şartları taşıyanlardan;
a) Olimpiyat Oyunları, Parolimpik Oyunları, Üniversiad Oyunları ile Akdeniz Oyunlarında ferdi ve takım müsabakalarında ilk üç dereceye girenlerin,
b) Uluslararası Olimpiyat Komitesinin tanıdığı spor dallarının büyükler kategorisinde Dünya veya Avrupa şampiyonalarında ilk üç dereceye girenlerin,
c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yarışmaların takım sporlarında en az on kez ülkemizi temsil ederek milli sporcu belgesi almış olanların,
kendi istekleri üzerine, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde açık bulunan sportif eğitim uzmanı ve antrenör kadroları ile öğretmenlik için aranan diğer özel şartları da taşımaları kaydıyla Milli Eğitim Bakanlığında açık bulunan beden eğitimi branşında öğretmen kadrolarına sınavsız atanabilirler.”

Ayrıca okullar, kulüpler, spor ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilmektedirler.
Profesyonel basketbolcular, transferleri ile ilgili değişik kulüplerde faaliyetini sürdürürler. Amatör olarak spor yaşamını devam ettiren basketbolcular, performanslarına göre iş bulma olanaklarına sahip olabilirler.

F-EĞİTİM SÜRESİNCE VE EĞİTİM SONRASI KAZANÇ

EĞİTİM SÜRESİNCE

Eğitim süresince herhangi bir kazanç söz konusu değildir.

EĞİTİM SONRASI

Amatör takımlarda oynandığı zaman, asgari ücretin 2-3 katı ücret alırlar. Profesyonel olarak yapıldığında ise, transfer miktarı ve aldığı ücret yükselmektedir.

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

G- MESLEKTE İLERLEME

Basketbolcular mesleğe amatör olarak başlar ve profesyonelliğe kadar yükselebilirler. Eğitim alarak antrenör, teknik direktör, , teknik ve idari menejer, spor yöneticisi veya yetenekleri doğrultusunda basında spor yorumcusu veya spor yazarı olabilirler.

BENZER MESLEKLER

– Voleybolcu,
– Hentbolcü,
– Futbolcu

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

H- EK BİLGİLER

TLAHIOTEHIE’DEN, SEPET TOPUNA BASKETBOLUN TARİHİ…

Basketbol, basket (sepet) ve ball, (top) kelimelerinin birleşimi ve Türkçe’ye çevirisi ile “sepet topu” anlamını taşıyor. Sepet Topu, yani basketbol, bulucusu veya orta çıkaranı olan Dr James Naismith tarafından isimlendirilmiş.
Bugün tüm dünyada milyonlarca insanı peşinden sürükleyen en önemli ve en büyük spor dallarından biri olan basketbolun tarihi aslında çok uzun yıllar öncesine, hatta 1890’lı yıllardaki icadından da öncesine dayanıyor. Kristof Colomb’un Amerika’yı keşfinden önce Güney Amerika’nın yerlilerinden olan “Mayas” kabilesi arasında da basketbola çok benzeyen “Tlahiotenie” adıyla bir oyun oynandığı ve bu Tlahiotenie’nin Mayas kabilesinin milli oyunu olduğu tespit edilmiştir. Basketbolun anavatanı, ortaya çıkışı ve yaygınlığı göz önünde bulundurulduğunda Amerika olarak kabul edilse de “basketbolun babası” diyebileceğimiz ve basketbolun mucidi olarak kabul edilen Dr.James Naismith, aslen bir Kanada’lı. Uzun yıllar Amerika’da spor eğitmenliği yapan Naismith’in, Mayas kabilesinin oynadığı Tlahiotenie oyunundan esinlenerek “sepet topu” oyununu ortaya çıkardığı düşünülmektedir.

MAYAS KABİLESİNDE OYUN TARZI BİRAZ FARKLI
Güney Amerika’da yerleşik Mayas kabilesi ile ilgili günümüze gelen kalıntılardan edinilen bilgilere göre, bu sportif kabilede basketbolun biraz daha farklı tarzda veya daha çok fiziki güce dayalı oynandığı söylenebilir. Bugünkü Basketbol oyun alanının en az 5 misli büyüklükte bir sahada mermerden yapılmış duvarlar üzerine yerden yaklaşık 4 metre yüksekliğe yere paralel değil, dik olarak sabitlenmiş ve yarım metre çapındaki çemberlerle oynanan Tlahiotenie oyunu bugünkü basketbol sporundan daha zor şartları içinde barındırıyormuş.

MAYAS’LAR MERMER ÇEMBERE, NAISMITH SEPETE ATMIŞ TOPU
Mayas kabilesinin Tlahiotenie oyunundan esinlediği düşünülen Dr. James Naismith, Amerika’nın Sprinfield eyaletinde beden eğitimi öğretmenliği yaparken uzun yıllardır hayalinde yaşattığı bu sportif oyuna son şeklini verir. Spor Salonunun karşılıklı duvarlarına asılan tahtadan yapılma sepetlere topu sokma esasına dayalı olan bu oyun, ilk olarak atlet ve beyzbolculara iyi bir kış antrenmanı olarak tasarlanır. Duvara asılı sepetlere topu atma hedefinden dolayı da Naismith oyununa “sepet topu” anlamına gelen basketbol adını seçer.

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

H- EK BİLGİLER

KISA SÜREDE TÜM AMERİKA’YA YAYILDI, FRANSA’DA BEĞENİLMEDİ.
1892 yılında Springfield eyaletinde doğan basketbol sporu kısa sürede Amerika’nın dört bir yanına yayılır ve iki sene içinde Amerika’daki okulların başlıca spor dallarının arasına girer. Liselerde ve Üniversitelerde gençler tarafından oldukça yoğun ilgi gören basketbol semtlerdeki jimnastik salonlarına kadar girerek taraftar kitlesini daha da arttırır. Amerika’lılar tarafından çok sevilen basketbol için en önemli adım ise 1897 yılında atılır. Ülkelerinde yeni doğan bu spor için milli bir şampiyona organize eden Amerika’lılar böylece bu sporun kıtada daha da yaygınlaşmasını sağlar. Basketbol, doğumunun henüz birinci yılını doldurmadan bu kez Avrupa’ya sıçrar. Futbolun da yeni yeni oynanmaya başladığı Avrupa’daki ilk basketbol deneyimi Fransa’da yaşanır. Paris’de bir spor salonunda deneme amaçlı oynanan maçta basketbolu beğenmeyen ve sevmeyen Avrupa’lılar bu spor dalını çabuk unutarak tarihe gömerler. Amerika’nın bu yeni spor dalını diğer dünya ülkelerine sergilemeleri ise 1904 yılında olur. Bu yıl da düzenlenen St Louis Olimpiyat oyunlarında basketbola gayri resmi olarak yer veren Amerika’lılar kulüp takımları arasında düzenledikleri maçlarla basketbolu diğer ülkelere de tanıtırlar. Bu olimpiyat oyunlarından sonra ise Amerika’nın en büyük salonlardından biri olan New York’taki Madison Square Garden kapılarını basketbola açar.
AVRUPA’LILARIN BEĞENMEDİĞİ BASKETBOL UZAKDOĞU’DA HASTALIK OLDU
1904 yılında Amerika’da yapılan Olimpiyat oyunlarına uzaklık nedeniyle çok fazla ülke katılmasa da Basketbol’un şöhreti uzakdoğu’ya kadar yayılır. 1913 yılında ilk kez düzenlenen bir basketbol turnuvasında Filipin birinci olurken, Çin’de ikinciliği alır. Avrupa’da ise basketbolun sevilmesi askerler aracılığı ile olur. Birinci Dünya Savaşında sık sık diğer ülkelerin askerleri ile basketbol maçları yapan Amerika’lı askerler bu sporun Avrupa’da sevilmesinde başrolü oynarlar. Bunun sonucu olarak 1919 yılında Paris’te İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Amerika’lı askerlerin katılımıyla ilk kez basketbolda uluslararası bir turnuva düzenlenir. Amerika’nın kazandığı bu turnuvayı 1922 yılında yine Fransa’da düzenlenen ilk uluslararası bayan basketbol turnuvası izler.

VE FİBA KURULUYOR.
Atlet ve Beyzbolcuların kış antrenmanı için geliştirilen ancak kısa sürede geniş bir çevrede sevilerek uygulanan Basketbol’da uluslar arası bir federasyon ihtiyacı 1932 yılında giderilir. Arjantin, Çekoslavakya, İtalya, Letonya, Portekiz, Polonya ve İsviçre bir araya gelerek Uluslararası Basketbol Federasyonu FIBA’yı kurar ve ilk başkanlığa da İsviçre’li Leon Bouffard getirilir. FİBA’nın kuruluşunun ardından ise ilk Avrupa Şampiyonası 1935 yılında Cenevre’de düzenlenir ve birinciliği Letonya, ikinciliği İspanya, üçüncülüğü ise Çekoslavakya kazanır.

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

H- EK BİLGİLER

İLK OLİMPİYATLAR VE İLK DÜNYA ŞAMPİYONASI
Daha önce Amerika’lıların 1904 St Louis Olimpiyatlarında gayri resmi olarak olimpiyatlara koyduğu basketbol branşı, bu kez 1936 yılında resmi olarak olimpiyat oyunlarında yer alarak olimpik spor unvanına sahip olur. Berlin’de düzenlenen olimpiyat oyunlarına her ne kadar damgasını Adolf Hitler ve Amerika’lı atlet Jesse Owens vursa da Basketbol ilk kez yer aldığı olimpiyat oyunlarında taraftar kitlesini biraz daha arttırır. Bu tarihten itibaren olimpiyat sporu unvanını alan Basketbol ilk Dünya Şampiyonasını düzenlemek için 1950 yılına kadar beklemek zorunda kalır. Araya giren ikinci dünya savaşı ile diğer spor branşlarında olduğu gibi gerileme yaşayan Basketbolda, dünya savaşından sonra ilk Dünya Şampiyonasını Arjantin’de düzenliyordu. Buenos Aires’de organize edilen ilk dünya şampiyonu unvanını final maçında Fransa’yı 66-41 mağlup eden Arjantin alır.

VE TÜRKİYE’DE BASKETBOL
Amerika’da başlayarak yavaş yavaş tüm dünyaya yayılan basketbol ateşinin ülkemize gelmesi ise çok geçmeden olur. Amerikalılar 1904 yılında St.Louis Olimpiyatlarında gayri resmi olarak düzenledikleri basketbol turnuvası ile bu sporu dünyaya tanıtmaya çalışırken, Türkiye’de ilk basketbol müsabakası aynı tarihte İstanbul Robert Koleji Spor Salonunda oynanır. Robert Koleji Beden Eğitimi öğretmeninin girişimleri ile yapılan basketbol müsabakaları bu öğretmenin ülkesine dönmesi sonucu 1911 yılına kadar rafa kalkar. Bu tarihte Galatasaray Lisesinde Beden Eğitimi Öğretmeni olan Ahmet Robenson tarafından yeniden canlandırılan basketbol, bir maçta tüm oyuncuların sakatlanması ile yeniden hem kalplerden hem salonlardan ırak kalır.

İLK BASKETBOL FAALİYETİ FENERBAHÇE’DE
Bugüne kadar gelen kayıtlara göre kulüp bazında basketbol çalışmaları yapan ilk kulüp Fenerbahçe’dir. 1907 yılında kurulan Fenerbahçe kulübü basketbol şubesini de 1913 yılında açar. 1920 yılında yapılan girişimler sonucunda daha bilinçli oynanmaya başlayan basketbolda ilk ciddi karşılaşma 1921 yılında Cağaloğlu Öğretmen Lisesi Bahçesinde Amerika ile Türkiye arasında oynandı ve Amerika’lılar bu maçı 18-14 kazandı.

İSTANBUL LİGİ KURULUYOR
Türkiye’de de önemli bir taraftar kitlesine sahip olan basketbolun ilk lig müsabakaları 1927 yılında başlar. İstanbul Basketbol Mıntıkası takımının kurulması ve bu takımın öncülüğünde düzenlenen İstanbul Ligi Kurtuluş, İstanbul Maccabi, Barkhoba, Beyoğluspor, Protkeba ve İtalyan Kartal takımlarından oluşur ve Maccabi takımının rakiplerine mutlak bir üstünlüğü vardır. 1933 yılında kurulan Türk Spor Kurumu öncülüğünde resmi müsabakalar oynanmaya başlar ve ilk yıllar Galatasaray takımının üstünlüğünde geçer.

BASKETBOLCU
_______________________________________________________

H- EK BİLGİLER

İLK TÜRKİYE ŞAMPİYONASI ve İLK DEPLASMANLI LİG
Sadece illerde lig birinciliği statüsünde oynanan Basketbol 1946 yılında o zamanki adıyla Spor Oyunları Federasyonu Başkanlığına getirilen Vedat Abut tarafından Türkiye Şampiyonasına çevrilir. İstanbul, İzmir ve Ankara takımlarının katılımı ile düzenlenen ilk şampiyonada Beykoz ilk Türkiye Şampiyonu olarak tarihe geçer. 1966 yılında ise Türk basketbolu yeni bir çehreye kavuşur. Faik Gökay Başkanlığındaki Basketbol Federasyonu tarafından hazırlanan bir talimatla ilk kez Deplasmanlı Basketbol ligi uygulanmaya başlar ve Alınordu Deplasmanlı ligin ilk şampiyonu olur.

BASKETBOLUN İLK KURALLARI
1892 yılında Dr.James Naismith tarafından bulunan basketbol oyununun ilk kuralları da bu yıllarda yazılır. İşte 1937 yılına kadar yürürlükte kalan basketbolun kurallarından bazı maddeler.
1 – Oyun 7 kişilik iki takım arasında oynanır.
2 – Oyun sırasında yapılan sayılara 3, faul atışından yapılan sayılara 2 puan verilir.
3 – Top herhangi bir yöne iki elle ya da tek elle atılır.
4 – Top yere bir ya da iki elle vurulur, yumrukla vurulmaz.
5 – Oyuncu topla koşamaz, Topu yakaladığı noktadan atmak zorundadır.

I- YARARLANILAN BİLGİ KAYNAKLARI

– Meslek elemanları,
– www.basketbolegitim.net.tr
– Türkiye Basketbol Federasyonu,
– Resmi Gazete,
– Meslek Danışma Komisyonu (MEDAK) üyesi kuruluşlar.

İ- DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN BAŞVURULABİLECEK YERLER

– İlgili Eğitim Kurumları,
– Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Danışma Merkezi,
– Bünyesinde Meslek Danışma Merkezi Bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir