Dördüncü duvar
Dördüncü duvar, aslında sinemada da kullanılan bir tiyatro terimi. Oyuncular ile izleyiciler arasındaki hayali bir duvar, yani oyuncuların bize doğru bakıp biz yokmuş gibi davranması anlamına geliyor. Aslında düşünürsek, izlediğimiz bütün filmlerde “dördüncü duvar” kuralı uygulanıyor.
İşin eğlenceli tarafı ise, dördüncü duvarı balyozlayan filmler. Haneke’nin “Funny Games”inde, karakterlerin filmin içinde olduğunu bilmesi ve filmi geriye sarması etkileyici bir örnek. Filmi anlatan bir dış ses olması, dördüncü duvarı yıkmış sayılmıyor, mesela Fight Club. Filmin karakterlerinden birinin, filmin bir sahnesinde izleyenlere dönüp konuşmaya başlaması ise sayılıyor. “Ferris Bueller’s Day Off”ta Matthew Broderick’in sürekli film hakkında yorum yapması mesela. Kevin Smith’in birçok filminde de karakterler, izleyici ile muhabbet ediyor.
Bir karakterin kameraya bakması da dördüncü duvarı yıkıyor, buna “sahneyi kırmak” deniyor. “Airplane!”, “Top Secret!”, “Animal House” gibi eskilerin efsanevi komedilerinde sıklıkla rastlanıyor ama “Kuzuların Sessizliği”, “JFK”, “Goodfellas” gibi suratı asık filmlerde de mevcut. Bizce en efsanevi olanı ise, “Spaceballs”da Rick Moranis’in bir “Spaceballs” video kasedi takıp filmde daha sonra neler olacağını izlemesi. “Amelie”de de bol bol dördüncü duvar yıkılıyor.
“Stranger than Fiction”da Will Farrell’in, içinde olduğu filmi anlatan dış sesi duymaya başlaması da sayılabileceği gibi, bu bir meta gönderme de olabilir.
Kaynak: http://www.istegenc.com.tr/content/sinema/article.asp?lngArticleID=4828
